18 Aralık 2017 Pazartesi

Eğlence Yeri Dünya-Frankfurt Havaalanı


Frankfurt Havaalanı Terminal 2 bölümünde oldukça büyük olan bir bölüm var..Dün günlerden Pazardı ve yapılacak bir şeyler arıyordum.Çocukları son bir kaç haftadır kaldığımız kasaba dışına çıkarmadık..
Pazar olmasına rağmen eşimin işleri son sürat devam etti dolayısıyla eğer ki bir şeyler yapılacaksa kendisini hesaba katmadan yapıalcaktı.
Oğlumla çocukları havalanına götürmeye karar verdik hem sıcak bir ortamdı hem de oyun oynamaları için güzel bir yer vardı ..
Kızlar treni çok sever,ben de öyle..dolayısıyla havaalanına gideceğimizi söylediğimizde havalara uçtular..oyun yerini daha evvel de ziyaret etmiştik bir seyahat öncesinde..
Hazırlanıp gittik..hava buz gibiydi ama havaalanı elbette ki bambaşka bir dünya gibiydi..

Mc Donald's amcanın yerindeydi bu oyun alanı dolayısıyla istikamet  havalanı ve ardından Mc Donald's.Havaalanı yaşadığımız kasabadan sadece bir durak uzakta..kısa bir sürede ulaştık.

Kızlar ayakkabıları çıkartıp oyuna dalınca yiyecek bir şeyler aldık ve onları izleyebilecek bir masaya oturduk..geniş komple cam olan uçakları seyredebileceğin güzel bir yer de vardı ama oradaki masaların tümü doluydu ne yazık ki..
Oğlumla sohbet etme imkanımız oldu..daha ciddi konular konuşmak onu memnun ediyor,özellikle de kızların yanında konuşulmayacak konular..


İnsanların havaalanlarındaki rahatlığını çok severim..kimileri yerlere oturur kimileri bağdaş kurar kimileri sere serpe uzanır kimileri evden getirdiği aluminyüm folyo kağıdına sarılmış ekmeğini yer..çocuklar her zaman renklerin en güzelini katar elbette ordan oraya koşan çocuklar yakalamaya çalışan anneler,bebek arabaları,sütünü içen çocuklar elinde balonu olan çocuklar,aşıklar..


Yılbaşına özel süslenmiş,her zamanki gibi dünyanın her yerinden yolcular farklı yüzler farklı insanlar,ordan oraya koşturan,yetişmeye çalışan insanlar..
Pilotlar,hostesler,havaalanı çalışanları güvenlik temizlikçiler..
Mağazalar cıvıl cıvıl insanlar kendi telaşları içindeydi..yani herşey normaldi..


Say ki dünya hayatı bu küçücük alanda sergileniyor..bir çok ülkeden gelen farklı insanlar,heyecan,telaş,ayrılık,kavuşma,mutluluk ve hüzün,koşuşturma,yetişme kaygısı,eşyalarını-sahip olduklarını beraberinde taşıdığın sahip olduğun malları kaybetme endişesi sevdiklerinle birlikte yürüme arzusu,günlük karelerle beraber harmanlanarak daha dar bir alanda vucüt buluyor..tüm bunları havaalanında görmek mümkün..


İnsanları seyretmeyi çok severim..giyim kuşamları,yanında olan insanlarla konuşurken veya bir başına olduklarında sergiledikleri tavırlar yüz ifadeleri mimikler..kısaca bedenim ordaydı ama ruhen kendimi çok farklı hissediyordum sanki,iğreti gibi bir şey,sık sık kalabalık ortamlara çıkmayınca böyle oluyor sıkıntı yok :)..

İnsanlar hem çok güzel hem çok farklı..bunu görmek beni bir çok şeyi sorgulamaya sevk ediyor..ışıklı ortamlardan da etkilenirim dolayısıyla sanki bambaşka bir dünyaya girmiş gibi hissettim kendimi..



Eve dönerken küçük kasabamıza ulaştığımızda bilindik sakin ortama girmiş olduk..acelesiz yürüyen insanlar,az sayıda insanlar..akşam vakti,sokakların nerdeyse boş oluşu havanın soğukluğu..karanlık..

-Eğlendiniz mi? diye sordum çocuklarıma..

Hepsinin cevabı aynıydı..herkes kendine göre eğlenmiş hoş vakit geçirmişti..

-Şimdi nasıl hissediyorsunuz? dediğimde ise..

Etrafa baktılar küçük kasabamıza geldiklerine sevindiklerini söyledirler..

-Televizyondan çıkmış gibi mi hissediyorsunuz?..dedim..

-Eveet,aynen öyle,dediler..

-O halde televizyondan çıkıp gerçek hayatın tadını çıkarın,taze havanın,soğuğun,karanlığın sessizliğin değerini bilin canlarım,teleziyonu kapatabiliriz şimdi..dedim..

O anda aklıma bir ayet düştü..

Dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlenceden ibarettir.. Muhammed Suresi/36

Kalabalık yerler bana bunu çağrıştırır hatta çarıcı bir şekilde bu ayetin canlandığını görürüm.
Havaalanları,pazarlar,alışveriş merkezlerinde hep bu duygulara kapılırım..çünkü böyle ortamlarda bulununca insan acizliğini,ekonomik durumunu,herşeyin geçici olduğunu,yarın diye bir şey olmadığını herşeyin ''o  andan'' ibaret olduğunu çok net görebiliyor..

Görebiliyor çünkü bu ortamlarda bulunan güzel yüzlü veya fizikli insanlar onu eğlendiriyor,iyi durumda olmak için hazırlanmış giyinmiş insanlar içinde kendini iyi mutlu ve güzel hissettiriyor...ama biliyor ki bunların hiç birine sahip değildir,olamayacaktır ve bunların tümü geçicidir..

Ancak ,nsanoğlu,unutur..dünyaya dalar..

Bu ortamlardan ayrıldığı zaman gerçek ortaya çıkıyor çünkü,her zaman..maddi manevi halin,kulluğun,dünyada sahip oldukların veya sahip olmak için harcadığın ömrün zamanın enerjin..hepsi ortaya çıkıyor.

Farkına varsa da varmasa da yürğinin en can alıcı yerinde bu ayetin ne demek istediğini hissediyor:

Dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlenceden ibarettir.. Muhammed Suresi/36



Kiremithanem
Kiremithanem

”Bu Dünyada Çiçeklere Bakmak İçin Cehennemin Çatısında Yürüyoruz,Haydi Gelin,Çatıya Çıkalım!”

9 yorum:

  1. O sebeptendir sakin ve sade hayatı sevdiğim...

    YanıtlaSil
  2. Bazen sen de uzay boşluğundan dünyaya baktığını düşünür müsün?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazen dünyalı olmadığımı düşündüğüm olur.

      Sil
  3. İnsanları seyretmeyi ve gözlem yapmayı senaryo yazarlığı kursunda hocamız tavsiye etmişti.Psikolojik incelemelerde de gözlem çok önemli.Siz,insanları seyretmeyi seviyorum deyince benim de aklıma bunlar geldi.İnsanları seyretmenin zihni de sakinleştirici bir yönü var :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Senaryo yazarlığı konusunda hiç bir fikrim ve bilgim yok..ancak dediğin gibi birini izlerken onunla ilgili çok fazla sayıda hikayeler canlandırabilirim hayalimde.Tabii ki düşündüklerim izlediğim veya daha doğru yerinde olacağını düşündüğüm tabirle seyrettiğim şahsın hayalimdeki 'rölü' gerçeğinden ve var odluğundan çok farklıdır ama bunu çok yapıyorum.
      Ama senarist yönüm var mıdır bilmem çünkü hayalimde kurduğum o hikayeleri kaleme almak nerdeyse imkansız bir şey benim için.

      Sil
  4. Malesef secenek yok kışın bizde hem sicak hem eglenceli diye cocuklari hep avmlerdeki saatlik parklara yada oyun alanlarina goturuyoruz.bunca yazdigin konu içinde nedense dikkatimi celbeden tek sey bir afiş galiba metal bir robot parmaginda naif bir kelebek.ne kadar da goz tirmaliyor.ne kadarda ışıklı olsa bile o yapayligini ışıklar kapatamiyor soguk ve sevimsiz..ne anlatiyor bilmem tabii sadece paylasmak istedim:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O reklam panosu benim de dikkatimi çekti ona bakınca ne.dusundum biliyor musun?
      İnsan istediği kadar kusursuz veya son derece kullanışlı işlevsel bir şey tasarlayadursun Allahın yarattıkları gibi zarif estetik ve mükemmel olamaz hiç biri😙

      Sil