17 Aralık 2018 Pazartesi

İlk Kar


Bembeyaz bir diyara ''Günaydın'' demek ne kadar iyi geliyor insana..Bembeyaz sessiz ve olabildiğince duru.Dokunmaya kıyamazsın,anlatmaya gücün yetmez.Alt tarafı kar diyenlerin aksine sen seni üzenleri kıranları bile affetmişsin kime ne..kar işte,kar.Huzurun geçiş töreni beraberinde örtmüştür çirkin olan ne varsa ''çirkef canlılar bile iyi oldu artık'' fısıldayarak omuzlarına dökülmüştür ümit sıcacık bir hırka gibi.
Gözlerimi açar açmaz odaya dolan aydınlık ne güneş aydınlığına benzer ne mehtap ışığına,kar beyazı böyle bişey ve kar soğukluğuna rağmen yumuşatıyor insanın içini.





Gözümün önünde kar taneleri,şekilleri gözümün önünde..her seferinde farklı ama bir o kadar da tanıdık işte..





Ne güzel yağarsın kar
Sanki doğa yepyeni
Beyaz bir sayfa açar.
Günahsız bir çocuk gibi
Ak pak yağan kar,
Havada mis gibi bir kar kokusu var
Ne güzel yağarsın kar..

Ne güzel yağarsın kar
Sanki bütün kirleri örtercesine
Söyler misin bana,senin sırrın ne? 
Beyaz inci tanesi,pamuk pamuk yağan kar
Bugün senin ayrı bir güzelliğin var
Havada mis gibi bir kar kokusu var
Ne güzel yağarsın kar..


tamamını gör
PAYLAŞ:

14 Aralık 2018 Cuma

Cuma Kartı:Kalbinizi ve Sesinizi Yumuşatın

Bugünkü Cuma Kartımızda sayın Cahit Zarifoğlu'nun güzel bir sözü yer alıyor..severek kullanmanızı dilerim..


Kartı orjinal boyda görmek veya indirmek için:

KALBİNİZİ VE SESİNİZİ YUMUŞATIN



Sevgilerimle,hayırlı cumalar..

UYARI:Tasarım tamamen bana aittir,gelir elde etme amaçlı kullanıldığı takdirde hakkım helal değildir.
Kişisel kullanım dışında hiç bir yerde kullanılamaz.




tamamını gör
PAYLAŞ:

Okuyalım:Uçurtma Avcısı



Duyguyu kaleme kalemi duyguya aktarmanın adı yazarlıktır diye bilinenin aksine bazı kalemler duyguların yattığı yere de dokunuyor yani yüreğe..duyguların meskenine kalemiyle inebilen insan yazarlıktan öte bir şeydir ve yazabilme yeteneğinin daha büyük bir gücü olduğunu görebilir insan böylece.


Böyle bir yeteneğe sahip olan insanın vazifesi büyüktür.Her insan yazamaz her insan aktaramaz belki ama her insan hayal edebilir,kalbinde olmasa da ya vicdanında ya hayalinde bir çok şeyi canlandırıp o hayalin içine girip dolaşabilir kendini kahramanların yerine koyup gözyaşı bile dökebilir.


Anlamıyor,surat asınca yüzündeki kırışıklıklar derinleşiyor.Boğazım yanıyor,ter gözlerime batıyor;aldığım her nefes kızgın bir alev;galiba ağlıyorum.Bir daha soruyorum.Yalvarıyorum.Sonunda polis kıbleyi gösteriyor.
Geçici seccademi yere serip diz çöküyorum,alnımı yere dayıyorum;gözyaşlarım çarşafı ıslatıyor.Yüzüm batıya dönük.Sonra,on beş yıldır namaz kılmadığımı anımsıyorum.Duaları çoktan unutmuşum.Lâ ilahe il Allah,Muhammed ü resul Allah.Allah'tan başka Tanrı yoktur Muhammed de onun elçisidir.Artık Baba'nın yanıldığını görebiliyorum;bir Allah var,her zaman da vardı.O'nu burada,bu umutsuz,yılgın koridordaki insanların gözlerinde görebiliyorum.Burası Allah'ın gerçek evi;O'nu kaybedenler O'nu yine burada bulabilir.-göz kamaştırıcı ışıkları,göğe yükselen minareleriyle o beyaz camide değil.Allah var,olmalı.Şimdi dua edecek,O'na yakaracağım;bunca yıldır O'nu ihmal ettiğim,yalan söylediğim,ihanet ettiğim,hiçbir cezayauğramadan,özgürce günah işlediğim için..bir de O'na,bunca zaman görmezden gelip şimdi sıkışınca,sırf ihtiyaçtan başvurduğum için beni bağışlamasını isteyeceğim.Kitabın söylediği kadar merhametli,verici ve rahim olduğu için O'na yalvardığımı açıklayacağım.
Başımı eğiyor,yeri öpüyor,söz veriyorum:Zekât vereceğim,namaz kılacağım,Ramazan'da oruç tutacağım,Ramazan bittikten sonra da orucu sürdüreceğim.Kutsal kitabındaki hiçbir sözü unutmayacak,çöldeki o boğucu kente,hacca gidecek,Kâbe'nin karşısında diz çökeceğim.
Bütün bunları eksiksiz yapacak,bugünden başlayarak her gün O'nu düşüneceğim.Yeter ki duamı kabul etsin,şu tek arzumu yerine getirsin:Hasan'ın kanı ellerime bulaştı;oğlunun kanıın da bulaşmaması için Sana yalvarıyorum.
Birinin içli içli ağladığını duyuyorum;bu,benim.
Dudaklarım,yanaklarımdan süzülen yaşlar yüzünden tuzlu.Koridordaki bütün gözler üzerimde,hissediyorum ama kıbleye doğru eğilmeyi sürdürüyorum.
Dua ediyorum.Korktuğumun başıma gelmemesi,günahlarımın bedelini,bunu hiç hak etmeyenler aracılığıyla ödememek için Allah'a yalvarıyorum.

Sürükleyici bir o kadar da acı bir konusu olan Uçurtma Avcısını bitirdiğimde gözbebeklerimde beklemede olan yaşlarım birden boşalıverdi.
Çocukların dünyasını zevk için zarara uğratan veya nefsâni duyguları için yerle bir edenlerden bir kez daha nefret ettim aynı zamanda dostluğun,saf sevginin hayatımız boyunca bizi nasıl etkilediğini nasıl sürekli en küçük kararlarımızda bile şekillendirmeye devam ettiğini düşündüm.Çocukluğun saflığını benzersizliğini ve daha buraya ifade etmekte zorluk çektiğim binlerce duygusunu akıcı ve etkileyici bir dille kağıt üzerinde okumak neden bu kitabı okumamız gerektiğini de hatırlatmış oldu..
Birilerinin gerçeği birlerinin hayallerine gölge düşürüyor olabilir ama hayat tam da böyle bir şeydir işte,dedirtti.

UÇURTMA AVCISI  KİTABINDAN ALINTILAR

-Her kadının bir kocaya ihtiyacı vardı.
Bu,içindeki şarkıyı susturan biri olsa bile.

-Yaşam bir trendir,atla!

-Yeniden iyi biri olmak mümkündür.

-Vicdanı olmayan ,iyiliği bilmeyen bir insan acı da çekemez.

-Çocukların dehsetle baş etme yöntemi budur:uyuyakalmak.



En büyük hayaller en büyük yalanlar en büyük acıların olabildiğince itina ile gizlendiği bu devirde sarsıcı uyandırıcı etkiye sahip bir kitaptır Uçurtma Avcısı..
Tavsiye ederim..

Sevgilerimle,hayırlı Cumalar.





tamamını gör
PAYLAŞ:

10 Aralık 2018 Pazartesi

Pileli Etek-Annesi Diker Evladı da Giyer


Epey elimde (fermuarsızlık yüzünden) sürünmüş olsa da sonunda bitti çok da güzel oldu..kız çocukların etek sevgisini herkes bilir benimkiler de öyle,ne kadar kabarık o kadar iyi,fıtratımızda var etek giymek sanki,elimdeki kumaşları yavaş yavaş değerlendirmek de cabası.
Büyük kızıma diktiğim eteğin en zor aşaması kızımın üzerinde fotoğraflamak oldu.
Kıpır kıpırdı hava soğuktu biraz naz biraz isteksizlik derken nihayet fotoğraflarını çekebildim..
Annesi diksin onalr daseverek giysin dilerim :)


Küçücük detaylar ve yapılan işin sadeliğidir bence işin sırrı,fazla süsleyince gözümde ağır ve şatafatlı görünüyor bu yüzden her zaman sadelikten yanayım.



Yalvar yakar bir kaç poz yakaladım sonunda,hava soğuk olduğu için motnumuzu çıakrtamadık ama olsun :)


İstedikelri zaman çok güzel fotoğraflar çekebiliyorum,bu sefer pek istemediler :(


Herşeye rağmen güzel fotoğraflar elde ettim en azından kıpır kıpır oluşları objektife yansımış oldu,eh tabii eteğin güzelliği de :)
Yapımının fotoğraflarını ne kadar baktımsa bulamadım,pileli etek dikmek zor bir şey değil aslında ama sözlü olarak tarif etmek gerçekten sıkıntı o yüzden bu kadarıyla yetiniyoruz diyorum biraz dikişten anlayan varsa sanırım fotoğraftan bile neyin nasıl yapıldığını çözmüştür ;)

Sevgiler..



tamamını gör
PAYLAŞ: