3 Ağustos 2022 Çarşamba

Şükürler Olsun ki Taşındık (Çoktaan)



Sevgili blogcanlarım,sıcaktan buhrandan nemden anca kendime gelerek yayın girme imkanı buldum..Tabii internet bağlantının tekrar bağlanması da tam yirmi iki gün sürünce yayın girmek nerdeyse tarihe karıştı bir nevi ancak şükür yavaş yavaş bir çok şey yoluna girdi diyebilirim,sıcaklar hariç..

Bazen bu seriyi neden başlattığımı da düşünmüyor değilim,ne gerek vardı burada anlatmaya diyorum ama eskilere de dönüp bakınca benzersiz bir hazine gibi geliyor bana :)

Neler yaptık neler..ve nasıl nasıl yaptık tam detay vermek mümkün değil ama şu var ki insan isteyince niyet edince Allah yardım ediyor..kısacık bir zaman zarfında bile o kadar çok şey değişebiliyor ki,gözleriyle görünce anlıyor bu değişimleri insan..



TAŞINMADAN BİR GÜN ÖNCE

Evin bir odasına koliler yığıldı,mutfak eşyalarının yer aldığı koliler oturma odasını işgal etti,beyaz eşyalar henüz paketlenmedi bu iş için nakliyat firmasını bekliyoruz..yerde halı yok,pencerelerde sadece bir adet perde asılı..yerler o kadar da temiz değil.Duvarlarda indirilmiş çerçevelerin izi..
Buzdolabı nerdeyse bomboş.
Kahve rafı boşaltıldı,son sabaha bırakılan kahve gerekçleri hariç.
Gece oldu..bu evde geçireceğimiz son gece oldu..
Nasıl hissettiğimi bilmiyorum,pişman mıyım ileride mutlu olurum ümidi ile biraz daha huzurlu muyum bilemiyorum..geriye bıraktıklarımın ne olduğunu bile bilmiyorum ve çok enteresandır ki bu kadar düşünmeme,hissiyatımı tam olarak anlayamam halimi bile bu evden çıkar çıkmaz unutacağımdan eminim!..

İnsan nasıl bir canlıdır arkadaş..nasıl bir canlıdır..




TAŞINMA GÜNÜ/SABAH VAKTİ

Erkenden açıldı bilincim..bu evdeki son sabahımız..bunca eşyaya rağmen nasıl bir hafifliktir hissedilen,komşuların yıllarca duyduğum alışılmış sesleri..nakliyat firmasını beklerken son bir kahve içeceğiz sonrası da değişim..
Sonrası buradan ayrılmak,insan olarak nelere ihtiyaç duyduğumuzu tek tek gözden geçirme hali yaşanacak..
İş giysileri,deniz eşyaları,saksıdaki limon ağacı,avludaki salıncak,motor kaskı,un kovası,araba buzdolabı,boya kutuları,çöp kovası,balkona serilen küçük ince halı,halı yıkama fırçası,paspas kovası..

Ne kadar çok ilgi alanı ve ihtiyacı var insanoğlunun..
Nakliyat firmasından iki kişi gelince yangından kaçarcasına evden çıkıp yeni eve gittim..ne kolilerin taşınmasını ne de o merakli komşuların bakışlarına maruz kalmaya niyetim yok..bu müstakil evin iyi yönlerini sıfırlayan bir düşünceydi..sürekli zorluklarını hatırlatan düşünce..




*kadın erkek eşittir muhabbetine girmemek lazım arkadaşlar,eşit değiliz vallahi onlar başka konularda çok mahir kadınlar başka..hiç öyle saçma yarışlara sokmayın kendinizi.
bırakın bazı şeylerde mahir veya üstün olsunlar.
bkz:ağır eşya taşıma.

TAŞINMA GÜNÜ/EŞYALARIN YENİ EVE GELİŞ FASLI

Büyük bir rahatlıkla ve her eşya kolisi ait olduğu odaya yerleştirildi,hiç bir eşyayı taşımama izin vermediler,bu da güzel bir şeydi..alışkın değildim ama şunu şu odaya bunu bu odaya demekti yapmam gereken şey..
Bir saat içinde bütün eşyalar eve girdi..karşı ve yan apartmanlarda bir kişi bile ''ne oluyor?'' şeklinde çıkıp taşınmayı izlemedi..derin,çok derin bir rahatlama hissettim..

İzlenmek ne kadar da rahatsızlık veriyormuş meğer..




YENİ EVİN EKSİKLİKLERİ

Eşim ben ve iki adet matkap ile delinecek asılacak monte edilecek,o yokken evde yamuk eksik özensin yapılan bir çok işi elden geçirip düzeltmekle meşgulüz..
-Eve ben yokken her hangi biri girsin istemiyorum,deyişi kulaklarımdan gitmiyor..
Mutfak tezgahını tekrar düzeltti,bulaşık makinesinin yerine oturmasında sorun olan detayı buldu,estetik açıdan hoş görünmeyen pürüzleri yok etti..izledim öylece..

Hayranlık duydum..





Yabancı birinden bir şeyi istemek için bazen iki bazen dört kez düşünürüm ama eşim olunca ''şunu da düzeltelim'' veya ''bu tam olmamış bir el atsak mı?'' demek nasıl bir lüksmüş meğer..
Ocağımızın düzeni farklı olduğu için henüz ocağı bağlayamadık,ocak üstünü sipariş ettik henüz gelmedi,dolayısıyla yemeği piknik tüpünde yapmalıyım..

Olsundu..

Bir kaç gün böyle geçti işte..sabahtan akşama kadar,eksikleri tamalamakla,koli boşaltmakla,yorgunluktan bitap düşmekle,bir yandan da çocuklar,düzensiz bir düzen içinde var olma çabası..
Bütün odalar tamalanınca geriye dört adet koli kaldi,ikisi ayakkabı diğerleri de kitaplarım..
Henüz kitaplığım yoktu,internet üzerinden uygun fiyata raflı siyah bir kitaplık buldum..kitaplık eve gelince kitaplarımı büyük bir keyifle sıralamaya başladım..evim şimdi ev olmuştu sanki,ama yine de sanki..




Kitaplarım kitaplıktaki yerini alınca ve onlara komşu olarak çiçeklerim de eklenince taşınma işinin bittiğini düşünmeye başladım..
Sonraki gün kargo firmasından mesaj geldi..
Ocak üstünü alıp eve geldik..
Ev o anda ev olmuştu işte..
Ocağın mavi alevlerini görünce ev olmuştu..
Ocağım yanmıştı çünkü..ocağım yanıyordu ve bu ev demekti..

Eskilerin deyişiyle ''ocağın sönmesin/ocağın hep yansın'' dedikleri ne kadar da isabetli bir sözmüş meğer..
Ocak yanmadan bir yapının içine istediğin kadar eşya doldur..ocak yoksa,ocak yanmıyorsa o yapı ev olmuyor..

Ev bir düzene girdi sıra bir kaç güzel kare paylaşmaya geldi (en sevdiğim ) bunca emekten sonra dinlendirici bir eylem diyebilirim :)



Sıcaklardaki tonik kahvem,ne demek tonik? Zihnimi uyandıran direnci canlandıran bir nebze de serinleten bol Frappe demek :)



Sizi bilmem ama beni bu görüntü mest ediyor mest!..


Klimasız bir evde püfür püfür üfleyemeyen ama çok şık olan vantilatör hazretleri :)



Üzülme..


Mutlu anlar :)



Yeni evde ilk sabahın kahvesi olur kendisi..


İlk dolunayı..



Kalbimin köşesi :)



Orman manzaram..şehrş kuş bakışı izleyemiyorum artık ancak ben de meraklı komşular tarafından izlenmediğim için inanılmaz huzurlu hissediyorum..



Ve malum mutfak..eskisi kadar olmasa da güzel oldu..tam içime sindi mi sinmedi mi olayına hiç girmiyorum zaten yorulunca insan herşeyi beğeniyor :)
Ama hakkımı yemeyeyim güzel oldu ya :)
Yeni bir halı dışında bir ihtiyacı yok elimde olanı kullanıyorum şimdilik..bir süreliğine idarelik ama yoktan iyidir elbette..toparlandı işte,taşındık yerleştik..Rabbim bundan sonrasını da huzurlu ve güzel eylesin dilerim..

Düşüncelerinizi paylaşmaktan çekinmeyin mutlu olurum :)


Sevgilerimle..




O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

28 Haziran 2022 Salı

Ev Değil Köydür Taşınan & Hamalın İpi


Ayaklarımın şiştiğini,sabah uyandığımda kollarımın uyuştuğunu,gün içinde her iki ayağımda da kramp/uyuşma karışımı bir hal de meydana gelindiğini görünce az daha paniğe kapılıyordum..

Yorgunluktan mıdır yoksa her hangi bir vitaminin eksikliğinden midir veya daha ciddi bir şey midir bilemedim..

Gözlerimde de fark edilir boyutta bir değişim söz konusu..azıcık dinlenince geçen türden.

Bu Perşembe taşınma var..çocuk odasında 28 balkonda da 3 adet yani toplamda şu ana dek tamı tamına 31 adet koliyi eşya ile doldurmuşum..balkonda duranlar ise ayakkabılarımız..ve henüz mutfağı boşaltmadım.

Bu nasıl bir aşırılıktır bu nasıl bir israftır anlamış değilim,bu kadar mı abartılı yaşıyoruz yoksa herkes öyle mi?

Evet biz 5 kişilik bir aileyiz yazı var kışı var yağmurlu havaya sıcak havaya soğuk havaya özel günlere uygun ayakkabılarımız mevcut ama bu kadarı da bana fazla geldi sanki..

İki abiye kıyafetim var her özel günde onlardan birini giyerim her ikisine de uygun iki adet topuklu ayakkabım var yine de çok fazla mı acaba diye düşünüyorum..nasıl hesabını vereceğiz bunca eşyanın.

Sahip olunan eşyalar ile ilgili bir kıssa işitmiştim yıllar evvel aşağıda yerini aldı lütfen okuyun:



HAMALIN İPİ



Zengin varlıklı bir adam ölümden çok korkuyor ve mezarda bir kefenle nasıl yalnız yatacağım diye endişe ediyor ve ölünce mutlaka yanında birisinin olmasını istiyormuş. Ben ibadetten çok yoksunum hep dünyaya çalıştım diye düşünüyormuş.


Bir gün çocuklarına ve aile yakınlarını çağırarak konuyu onlara anlatıyor, “ ben ölünce bir gece benimle beraber mezarda kalacak birisini bulun. Kabirden çok korkuyorum” demiş.


Yakınları aramışlar taramışlar, ama bir türlü bir gece babaları ile mezada kalacak birisini bulamamışlar. Bir gün bir tanıdık gelmiş:


“ benim tanıdığım bir hamal var, durumu çok iyi değil her halde o kalır”
demiş.


Adamı bulmuşlar zengin adamın huzuruna çıkarmışlar, adam hamala,” ben ölünce bir gece benimle kalırsan sana malımı mülkümü vereceğim. Bunun içinde seninle sözleşme yapmamız lazım” demiş.



Hamal, “ zaten bitmişim ola ki mezarda ölürsem zaten bir şeyim yok. Ölmezsem hayatımı devam ettirecek bir mala sahip olurum” diyerek teklifi kabul edip sözleşmeyi imzalıyor.


Bir gün rahatsızlaşan zengin adam ölüyor. Hamalı buluyorlar ve soruyorlar:

“ yapılan sözleşmeye sadık mısın yoksa vaz mı geçtin” diyorlar.


Hamal, “ vaz geçmedim sözümde duruyorum” demiş.
 

Adamı hamalla birlikte kabre koyup mezarı kapatıyorlar.


Dışarıda yakınları ne olacak diye beklerken, kira men katibin melekleri sorguya geliyorlar. “Ölü bizim de şu canlı kim” diye sormuşlar. Kendi aralarında demişler ki, “ ölü zaten bizim önce şu canlıyı sorgulayalım” diyorlar.


Hamal kazancı olan iple mezara girdiği için meleklerin dikkatini hamallık yaptığı ip çekiyor. Başka bir şeyi olmayınca bu ipin hesabını soruyorlar.


Hamala ip suali bir saatten fazla devam ediyor. Sonra araya bir mola veriliyor. Hamal bu molayı fırsat bilip mezardan dışarıya kendisini atıyor.



Zenginin yakınları merakla hamala soruyorlar, “ ne oldu da kaçtın” diye.



Hamal, “ aman Allah'ım ben bir saatte hamallık ipi nasıl kazandığımın hesabını veremedim. Allah sizin yakınınıza yardım etsin. Ben ne mal isterim ne de mülk, bana sadece ipim yeter” diyor.


Okudunuz mu bilmiyorum ama inanılmaz bir kıssadır bu her seferinde de etkisinden kaçamıyorum..
Eskiden bu kadar çok isteklerimiz de yok gibiydi değil mi?





İnsanlar taşınacakken hani eski filmlerde görürüz ya bazen yanlarına 2 döşek bir kaç kap kaçak bir tane buğday süpürgesi 2-3 sandık ve bir kaç bohça ile taşınırlardı kolayca bir at arabasına veya bir kağnıya sığacak kadardı sahip oldukları eşyalar ama şimdi öyle mi,görünürde bir ev taşınacak ama sanırsın ki bir köy taşınıyor ..
Çok enteresan bir durum içindeyiz kaldı ki ben olabildiğince az eşya alırım ama görünen o ki onlar bile düşündüğüm gibi az miktarda değil..

Ya biz eski insanlara göre daha çok yönlüyüz daha çok yeteneğe sahibiz veya ilgi alanlarımız daha fazla ya da isteklerimizi frenlemeyi kısıtlamayı bilmiyoruz..

Çok daha yetenekli olduğumuza ben inanmıyorum laf aramızda,elimizdeki telefonlar üretkenliğimize de darbe üstüne darbeler vurmadı mı zaten?..belki de bana öyle oldu eskisi gibi kullanmasam da eski gibi üretken ve hobilerimle ilgilenen biri değilim artık..

Siz nasılsınız?
Var mı bu anlamda bi ortak derdimiz :)




O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

24 Haziran 2022 Cuma

Gelen Koliler & Temizlik Girişimleri

 


Motivasyon olmadan hiç bir iş olmuyor,son iki gündür öğle saatlerinde çılgınca yağan yağmur ve dolu karışımı moralimi alt üst etmeye yetti de arttı da,nakliye fırmasından paketleme için koliler geldi..

Artık kaçışı yok bu işin evi de kiraya verdim beklediğimden de saygılı birileriyle karşılaştıran Allah'a sonsuz şükürler olsun,şu anki evin nerdeyse herşeyini beğendiler hiç bir değişiklik yapmak istemediklerini söylediler.

Bir de ardından ''çok zevklisiniz'' demezler mi nedense içim burkuldu,çocukları yatırırken içim daha da burkuldu..bu evde uyuduğumuz son geceler diye geçiriyorum içimden,çocuklara söylemiyorum.

Şu manzaradan uzak kalmak mı ağırıma gitti yoksa canımızı dişimize takıp evin tadılatını kış aylarında yapış olmanın zorlukları mıdır böyle hissettiren bilmiyorum..



Akşam üstü yine aynı yerde mutfak penceremin önündeydim.

Pencerenin arkasında ben önünde gece..özleyeceğim bunu hem de çok özleyeceğim biliyorum.GÜn içinde değişen hava,geçip duran bulutlar mevsimlere göre yeşeren veya sararan ağaçları gözlemlemek çok keyifliydi benim için..



Ama şimdi geriye değil önüme bakmam gerek.

Evin boyası bitti temizliğini de dün şiddetli yağmurdan dolayı yarıda bırakmak zorunda kaldım,çocuklar evde yalnızdı durmadan yıldırımlar düşüyordu gök gürlüyordu bir an evvel nehre dönüşmüş caddelerden geçerek eve ulaştım.



Hayaller kurmak için zorluyorum kendimi en son aldığım evye hayal kurma kaynağım oldu onu da paylaşacağım henüz monte edilmedi çünkü,sürekli bir şeyler kurguluyorum,beynimin bir yerlerinde bir şeyler yanmaya başlıyor sanki,geceleri de canlı olan uyumayan bişeyler.Sabah kalkar kalkmaz hep aynı rahatsızlık,adını da koyamıyorum.

Nedir ki bu ruh halinin kaynaği,biliyorum kaynağını bulsam çözeceğim ama çözemiyorum.

Bu evden çıkmak benim fikrimdi,küçüktü hepimiz sığmıyorduk zaten bir misafirim gelse ağarlamak sıkıntıya neden oluyordu aman neyse..duygusal yaklaşıyorum belki de bilmiyorum..


Diğer evin olumlu yönlerini düşünmeye zorluyorum kendimi,evet böyle bir manzaran olmayacak belki ama yürüyüş yoluna çok yakın olacaksın 2dakikada sokaktasın 3 dakikada yürüyüş yolunda nedir seni böyle huzursuz eden,evin arka sokağında çocuklar için park bile var..yollar şimdiki evin yolları gibi yokuşlu değil bisiklet sürmek de daha kolay top oynamak da,bakkal da hemen dibimde nasıl unuturum yemeğim eksik olan bir malzemeden dolayı yarım kalmayacak!..


Terasın olacak kocaman dağa bakan penceren..manzaran yine olacak sadece şimdikinden azıcık farklı rahatla biraz..

Ev büyük odalar çok rahat kışlıkları çıkartırken cinnet geçirmeyeceksin,her kış sonrası fırça 15 gün eline yapışıp boyamak zorunda kalmayacaksın..rahatla biraz deyip durdum kendime..rahatla biraz..



Dün bir çiçeğimi daha götürdüm yeni eve pathos'umu mutfak dolaplarının üstüne koydum,havasına alışsın yabancılık çekmesin diye..daha evvel götürdüklerim de sevmiş olmalı o evi taze bir yeşile dönüşmüş tepeleri uzamaya meyletmişler..

Hayırlısı olsun diyorum..istemeye istemeye gidecek gibiyim,içimdekiler ile gün boyunca nasıl baş edeceğim bilmiyorum,geri de dönemem.

Söz verildi bir kere kontrat hazırlanacak,kiracı eve gelip koltuk için ölçüler dahi aldı üstelik de çok saygılı bir bayan..



Koliler geldi kızlar heyecanla eşyalarını toplamaya başladı bile bende ölü sessizliği..hava bulutlu ya ondandır belki..havanın durumu da her yerden görünüyor bu evde ah ne edem :(

Çocuklara hayranım nasıl da kaygısız ve saf bir iradeleri var belki de çocukluk böyle bir şey bilemiyorum..



Almanyadan buraya taşınmış bir insanım dubleks bir evin eşyalarını bu küçücük 60 metrekarelik evin içine sığdırmaya çalışırken elediklerim uzlaştıklarım geçirdiğim cinneti vazgeçtiğin hobilerini bile ne çabuk unutmuşum insan nasıl da ayak uyduruyor bir çok şeye yine ayak uydurursun işte diyorum kendime ..herşey gözümde neden büyüyor onu da bilmiyorum..yorum yapacak olursanız motive edici şeyler yazın bana,hayal kurduracak şeyler ne bileyim iç açıcı şeyler..lütfen.

Anne yüzün son bir kaç gündür hep düşük neyin var sorup durdu kızlarım..ben de bilmiyorum ki aslında neyim var diye..siz eşyalarınızı paketlemeye devam edin deyip ben daha henüz çiçeklerim dışında hiç bir şey taşımak için hazırlamış değilim.

Manzara geride kalacak,yemek yaparken perdeyi aralayıp şehrin sisinden yemeğin buharıyla karşılaşmayacak gözlerim..ama olumlu yanları daha çoktur eminim..bilemiyorum yani.

Beni tanıyanlar ''orada çok rahat edersin'' deyip avutuyorlar beni.

Evet canlarım umarım

Çok rahat ederim umarım.


Motivation please!









O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

22 Haziran 2022 Çarşamba

Doğal Sineksavarlar

 


Ümit Kataş beyfendinin sayfasında yeni gördüm,kaydedip Instagramın çöplüğünde dursunlar istemedim hem çok önemli bir konu değil de nedir bu?

Mis gibi önerilerde bulunulmuş,elde edilmesi yapılışı kullanışı da pratik ve kolay,dişli canlılar kapı pencere demeden her açıklıktan girmeye devam ediyorlar hadi onu bir şekilde önleriz de açık havada kendimizi nasıl koruyabiliriz kendimizi kimyasallara boğmadan?

Sonunda o kimyasallar yüzünden kendimizi zehirleyeceğiz,yetti ya! :)


Doğal sineksavarlar şöyle:

LAVANTA YAĞI


Vücuda sürülen lavanta yağı sayesinde sivrisinekleri bizden uzak tutabiliriz,iddia bu yönde :)

..siradaki.


KARANFİL YAĞI



Sinek kovucu sprey yapmak için,yarım bardak suyun içine bir çay kaşığının dörtte birin kadar karanfil yağı ilave edin ve uygulayın.

Miis gibi kokacaklarından şüphem yok bu arada :)



CITRONELLA YAĞI / IDRIS OTU


Bu bitkiden elde edilen yağ da oldukça etkiliymiş canlar..


OKALİPTÜS YAĞI


Keskin kokusu sinek ve keneleri dahi uzaklaştırır,İritasyon riski taşıdığı için vücudunuzun küçük bir bölümünde bir test yapın,çocuklarda uygulanmaz.


FESLEĞEN


Pencere önü balkonlara kapı önlerine yatakların başına altına üstüne neresi müsaitse koyun diyorlar çok etkilidir etkisi de eskiden bu yana biliniyor diyorlar,deneyebiliriz..benim penceremin önünde küçük bir fesleğenim var,beybi..henüz çok küçük bu canlılar ile savaşmaya :)


ITIR YAĞI



Buhardanlıkta yakılarak kullanılan ıtır otu yağı sineklere karşı çok etkili olduğu iddia ediliyor,kullanım şeklini sevdim nedense :)


BIBERIYE


En sevdiğim bitkilerden biri olan biberiye de sinekleri kovma konusunda maharetlidir,bayılırım bu bitkiye sinekleri kovmasa da olur,o derece :)


Sizin bildiğiniz başka bir yöntem var mı acaba?

Kara sinek sivrisineksavar olarak iş gören?

Vardır bu canlıların da bir hikemti muhakkak ancak bazen çok can yakıyorlar ya :)


Kaynak:https://www.instagram.com/umitaktasofficial/


Sevgilerimle..










O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

Hello Yaz & Patatesler!

 


Hello yaz!..
Geldin ya sonunda,hoş geldin sefalar getirdin..
Kenarı köşeyi dağı yamacı,toprağı ağacı sıcaklığınla suya muhtaç etmeden verdiklerinin tadına hızlı bir şekilde varmak için acele ediyorum,elim ayağıma dolandı!





Köydeki eve her gidişimde üzerime bir huzur hırkası giydiriyor doğa,her seferinde aynı duygu aynı rahatlık..




Poşet al yanına deseydin ya yaz bana!..
Patatesler yetişmiş-miş ve bir kaç mahsül daha :)
Patates almana gerek yok dedi annem,burada var ve bak bizimkiler oldu bile!
Hadi ya!..
Cidden mi?



Ve tekrar bana anlattı üşenmeden..
-Bak şu ilk başta ektiğim yarı patates sayesinde bir kökten elde edilen patates miktarı..
Wow mommy!..




Patatesler eve gelir gelmez özenle yıkandı tabii ki..
Muhteşem patates salatası yapılır bundan :)




Kuru soğanın yoksa bu şekilde yapraklarını kesip kullanabilirsin,boyları küçük ama taze ve lezzetlidir,dedi sonra.
Annem dediyse öyledir.!
Attım onları da poşete!
Sübhansın Allah!




Doğa market vol.1
Bahçemizin mahsulleri..
Onca chemtrails atmalarına rağmen onca yağmur ve doluya rağmen yeşillendi her bitki ve mahsulunü sunmaya hazır duruma geldi..
Ve hatta ağaçlar geçen seneye kıyasla daha fazla meyveyle dolu!..



Doğa market vol.2
İneğimiz kuzumuz eksik :)

Bağış kabul :)


Ihlamur kurutmaca da itinayla devam ediyordu..




Mayıs papatyalar..

a h   m a y ı s   p a p a t y a l a r ı 




Dolu dolu hayranlık besliyorum kendilerine,evime de ektim bunlardan nasıl harikalar kocaman uzun boylu!




Kabakların gövdesi de günden güne büyüyor,kabak candır!




Gözlerinizi kapattığınızda neleri görüyorsunuz?..
Hz. Allah'ı görüyoruz. 
Gözlerimizi açınca da sıfatlarını görüyoruz.
Welcome to matrix!





Sıra sıra fasulyeler ama misafirimiz var..
Bir yılan!
Bahçeye girmiş izine rastlanmıyor,annem de haliyle fasulyelere yaklaşmaktan korkuyor yani demem o ki bu tazecik fasulyeleri yememe ihtimali yüksek :)
Hangi yiğit girip toplayabilir ki o fasulyeleri?



Ne dünyalık ne de başka bir şey meşgul etmiyor gönlümü buraya gelince..lastik terlikleri geçirip ayağıma o ağaç senin bu sebze benim resmini çekmek için dolaşıyorum bahçeyi..havası gökyüzü sakinliği..gecenin sessizliği sabahın erken saatlerindeki serinliği..dahası da var çok çok..onca yer gezdim gördüm ama burası kadar yüreğimin her sokağını yıkayan bir yağmur gibi temizleyen huzur veren başka bir yere rastlamadım!..


Var mı sizin de böyle hissettiğiniz dünyanın bir köşeciği?

Yazın bana 💋



O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

18 Haziran 2022 Cumartesi

Film:Babamın Kemanı

 


Enerjisi güzel bir film,bazı sahneler kalbe sığamayacak kadar sıcak bazı sahneler tatlı bir esinti gibi ılık bazı sahneler filmin içine çekiyor seni..

Bir kaç kez de ağladım,filmden dolayı değil,içimde tutup da bastırdığım hatta içimde olduklarını fark etmediğim duygulardan dolayı..insan kendini bırakınca yüzeye çıkar ya çok derinlere gizlenmiş olan bazı şeyler,öyle birşey..

Kızıl saçlı dünya tatlısı bir kız çocuğu,Engin Altan Düzyatan'ın dünya standartlarındaki oyunculuğu,kurgu senaryo fotoğraf ve mekanlar kusursuz güzellikte..

Filmin müzikleri de öyle..


Filmden kareler








BABAMIN KEMANI FİLM FRAGMANI


Müstehcen sahneler yok şiddet yok küfür yok..

Çok tavsiye!

ama sanırım sadece Netflix'te.


:(








O K U
PAYLAŞ: Whatsapp