22 Şubat 2019 Cuma

Stay Cool/Sakin Kal - 28 Günlük Meydan Okuma (22)


İnanıyorum bu yazı faydalı olacak, bildiğin şeyler hakkında ipucu verebilirsin. Ne bileyim mutfak ipuçları ya da fotoğraf ile ilgili ya da şu an hiç aklıma gelmeyen birşeyle ilgili.. İpuçları hayati önem taşırlar, içlerinde deneyim barındırırlar..

Yirmi yıldır yaptığım işten yani artık iyi olduğumu düşündüğüm alandan bahsedeceğim bugün,onunla ilgili faydasını gördüğüm şeylerden ipucu ve önerilerde bulunacağım.Eklemek istediklerinizi de çok çok dikkate alacağım.

Evvela evlilik:


  • Aradan kaç yıl geçerse geçsin eşinle aranda bir ölçek espiri iki ölçek de saygı olsun.Asla ve hiç bir zaman gerçekten ne düşündüğünü söylememeye çalış,içini kusmak derler ya bunu asla yapma.
  • İkinci önerim de para için yani maddi sebeplerden dolayı eşinle asla tartışma,bu durum eşinle aranı kolaylıkla açabilir aranızdaki sevgi ve saygıya zarar verebilir.
  • Başbaşa vererek bazen sen onun yerine bazen o senin yerine geçerek ama en önemlisi aynı safta olduğunuzu bilerek maddi sorunları ele almak en güzeli.Senin ailen benim ailem diye bir kavramın yeşerip dal budak vermesine izin verme,sen onun o da seninse seninkiler benimkiler diye bir şey yok.Ailemizden olan herkes bizimkilerdir.
  • Karşına çıkmıştır diye tahmin ediyorum ama ben bir kez daha yazmak isterim ki anne ile babanın arasında bir kişi daha var bu üçüncü şahsı ilk gören de çocuklarımızdır bu üçüncü şahıs eşler arasındaki ilişkidir buna iyi bakalım.
  • Asla ve asla geceyi eşinle küs olarak geçirme,ilk fırsatta mutlaka barışmaya çalış,araya bir parça espiri katmayı unutma küsemesin sana,nefsin neyi öneriyorsa sen tam tersini yapmaya çalış,barış.

Çocuklar:


  • Çocuklarını başka çocuklarla aynı kefeye aynı hizaya koyma,birazcık uzaktan seyret hem kendine hem ona zaman tanı.Dikine gitme derler ya işte öyle bişey.kaderden kaçamazsın ne olacağı varsa olacaktır.Sen ona yapabileceğin verebileceğin her ne varsa en iyisini yap ver ve öğret yolunu mutlaka bulacaktır.
  • Çocuğun içindeki vicdanın mutlaka canlı ve aktif olmasına dikkat et yalnız,vicdan çocuğu kötülük yapmaktan acı veren biri olmaktan alıkoyan en etkili etkendir.Vicdan sahibi bir çocuk yaptıklarının muhasebesini mutlaka yapacaktır yanlış yapsa bile doğruyu mutlaka bulacaktır.
  • Çocuğunla asla ve asla inatlaşmamaya çalış bir şekilde hep onlar kazanır senin elinde kalan şey ise anne çocuk arasında zarar görmüş bir ilişkiden başka bir şey olmayacaktır.Sözünü bu şekilde geçiremeyecek geçirdiğini zannedeceksin.
  • Çocuk ister ergen olsun ister bebek olsun yumuşak ses ve sakin bir anneye asla karşı koyamaz,bu hep aklında bulunsun.
  • Mutlaka ama mutlaka eşinle olduğu gibi çocuklarınla da biraz espirili davranmaya çalış espirinin miktarı dozunda olsun her daim mevcut olsun,unutma ki çocuklar muzipliği çok sever.


Nacizane deneyimlediğim bir çok durumdan çıkardığım dersleri paylaştım,inşallah birilerine faydalı olur.

tamamını gör
PAYLAŞ: Whatsapp

21 Şubat 2019 Perşembe

Eleştiri - 28 Günlük Meydan Okuma (21)


Herhangi bir konuda eleştiri hazırlayabilirsin, telefon uygulaması, kitap, müzik ya da restoran ne istersen sana kalmış.Günümüz insanoğlunun kurduğu düzen içinde düzen mevcut insan içinde insan mevcut olduğu gibi.Bu gün iyi olan yarın kötü olabilir bu gün dinini yaşayan sabah dinsiz uyanabilir (Allahım korusun).
Herşey birbiriyle bağlantılı olduğuna inanıyorum,kalben.Her davranış da söz de tohumdur bana göre ekilen biçilmeye mahkumdur diye korkarım ve canıma kanıma imanıma dokunulmadıkça da bir çok şeyi hoş karşılamaya çalışırım,aptal veya saf görünme ihtimaliyle üstelik.Zulüm haksızlık ahlaksızlık bu çemberin dışındadır.
Kınasam yaşamadan ölmeyeceğimi de biliyorum.
Hal böyle olunca dünya üzerindeki düzen ile ilgili pek fazla hatta hiç bir şey söylemeyeceğim.
Her şeyin vardır bir hikmedi bir var oluş sebebi.Aslolan durumlar karşısında sergilenen tavırdır diyor ve huzurunuzdan ayrılıyorum.

Sevgiyle kalın..

tamamını gör
PAYLAŞ: Whatsapp

20 Şubat 2019 Çarşamba

Hava Nasıl Oralarda - 28 Günlük Meydan Okuma (20)


Bugün hava nasıl ? Havaya göre bir liste hazırla mesela. ( film, kitap, kıyafet, yemek artık aklına ne gelirse )

Kış aylarında bu günlerde olduğu gibi ılık ve güneşli havalar görmek güzelliktir.Bu güzel havaları değerlendirerek ruhumuza bir şeyler katmak da görevimiz.Bugün yine hava oldukça güzel ve ılıktı daha iki gün öncesinde olduğu gibi.
O gün ben ve bir arkadaşım fotoğraf çekimine beslediğimiz tutkuyla yola çıkarak güzel fotoğraflar çekebileceğimiz bir yerlere gittik..
Barışın,güneşin huzurun örnekleri her yerdeydi ve gözlerimizin gördüğü her şey fotoğraflanmaya değer nitelikteydi..
Meydan okumamızın konusu da liste hazırlamak,ben bunu metin olarak değil görsel olarak hazırlamak istedim..herkes görüntüleri istediği veya hissettiği gibi yorumlayabilir böylece..

Buyrun..










Suya yakın bir yerdi gittiğimiz yer,deniz değil ama nehir vardı,küçük kayıklar değil ama gemiler vardı,martılar zaten her yerdeydi ve insanlar öylesine rahat ve huzurluydu ki..oturup sadece onları izlemek bile insana mutluluk veriyordu.Havadaki huzuru yudumlamak derim buna ben..

Böylesine güzel bir günü fotoğraflamak yapılacak en güzel şeydi..




tamamını gör
PAYLAŞ: Whatsapp

19 Şubat 2019 Salı

WhatsApp'ı Nasıl Kullanıyorum?

WhatsApp az veya çok herkesin hayatında yer alıyor,günlük konuşmalarımızın tümü nerdeyse onun aracılığı ile yapılıyor.Bir çok veriyi de onun aracılığı ile sevdiklerimizle veya katıldığımız gruplarda paylaşmayı seviyoruz.
Telefon denince artı kaklımıza ya Instagram ya da WhatsApp geliyor yani WhatsApp olmasa telefonun telefon olduğunu unutacağız çünkü aramalarımız dahi onun aracılığı ile yapılıyor.
WhatsApp'ı başka bir şekilde de kullanmak mümkün oysa..
İnternette dolaşırken beğendiğimiz ama kendimize saklamak istediğimiz veya ileride paylaşırım ama bunu nereye kaydedeyim dediğimiz gibi durumlar mutlaka yaşamışızdır değil mi?
Saklamak istediklerimizi şöyle derli toplu bir şekilde nerde saklayabiliriz biliyor musunuz?

WhatsApp'ta tabii ki..
Şöyle ki;
Evvela bir grup kurup adlandırıyoruz ardından bir kaç kişiyi ekleyip grup oluşunca tümünü gruptan çıkartıyoruz.
Böylece grupta tek başımıza kalmış oluyoruz..


Gruba gönderilen şeyler müzik olabilir yazı olabilir video olabilir kısaca dijital ortamda ne varsa hepsini gönderip saklayabilirsiniz.


Yukarıdaki görselde benim grubumu görebilirsiniz bir Allah'ın kulu yok tabii,grup kavramından da  eser yok tabii ki çünkü sadece ben varım ancak buraya o kadar çok şey gönderip saklıyorum ki örneğin en son sevgili Handanın yayınladığı Filmler yayını var onu asla kaybetmek istemediğim için grubumda paylaştım üzerine tıklayıp hemen ilgili yayına ışınlanabilirim çünkü :)
Veya ilham geliyor hiç ummadığım bir anda eyvah bunu mutlaka yazmam gerek diyorum,uzunluğu veya büyüklüğünü de dert etmiyorum yazıyorum gruba ardından WhatsApp'ı bilgisayardan açıp yazımı bloguma alıp üzerinde çalışabiliyorum..Fotoğraflarımı da ayni şekilde hafıza kartımdan alıp WhatsApp'a gönderiyor ardından da Instagram gibi yerlerde kolaylıkla paylaşabiliyorum.
WhatsApp'ı bu şekilde kullanmak o kadar işime yarıyor ki,siz de bilin istedim.
Siz nasıl kullanıyorsunuz veya önerileriniz varmı?
Paylaşırsanız berhudar olurum :)

Sevgiler..



tamamını gör
PAYLAŞ: Whatsapp

Blog Maceram - 28 Günlük Meydan Okuma (19)


En merak edilenlerden, baştan itibaren blog maceranı dinlemek isterim.

Blog tarihim epey zengindir benim..
Bir çok blog açmış biriyim çünkü.
Karşıma nasıl çıktı nasıl haberdar olduğumu da çok net hatırlıyorum.
Kendimi birileriyle buluşturmak gibi bir arayış içindeydim,ama blog diye bir kavramın olduğunu da bilmediğim yıllardı.
Bir şeyleri dışa vurma isteği baş gösterdi bir de o zamanlar ben daha yeni tesettüre girmiş biri olarak yaşadığım inanılmaz bir farkındalık durumum vardı.
Koskocaman yepyeni bir aleme girmiş gibiydim,yıllarca süren uyku veya gafletten çıkmış kendimi yepyeni ve taptaze hissediyordum.
Bu duygularımdan da bir şekilde başkalarını da haberdar etmek istiyordum.
İlk açtığım blogum dini bilgiler konulu bir blogdu ve o blogda epey bir yayın yaptım,az evvel gidip ilk bloguma yine baktım da toplam 2468 tane yayın girdiğimi gördüm.Buradan görebilirsiniz:tık tık
İnsanları bir şekilde dinimizden ve barındırdığı güzelliklerden haberdar etme çabasıydı bir bakıma.

Blogcu'da bir takım değişiklikler sonucu başka bir platform arayışına girdim ve Blogger'i keşfettim.
O dönem bir çok kişi blogunu terk edip gitmişti benim samimi olduğum birileri yoktu amacım sadece bilgilendirmek ve İslamın güzelliklerini aktarmaktı.Aşık olmuştum çünkü.Ancak insanların yavaş yavaş bloglarını terk ediyor oluşu üzücüydü.
Genç Mümine blogunu kapattıktan sonra İstikamet Cennet diye bir blog açıp oradan devam etmeye karar vermiştim ama ömrü uzun olmadı.
Blogger üzerinde açtığım bir sonraki blogum Değmesin Yağlı Boya bloguydu.
Nasıl sevmiştim onu.
Konusu içeriği herşeyi bambaşkaydı,tasarıma olan tutkum işte o zaman baş gösterdi diyebilirim.
Temaya yapmadığım deneme görmediği değişiklik kalmamıştı.
Bir zaman sonra bu tutkum işe dönüştü gelir kapım oldu çok iyi para kazandığımı hatırlıyorum blogum da bir çok kişi tarafından tanınmış ve biliniyordu.
Hatta bilmelerini istemediğim okumalarını istemediğim birileri tarafından bile.
Böylece Değmesin Yağlı Boya her ne kadar başarılı ve popüler olsa da gözümde,soğudum ne ettimse ısınamadım devam edemedim ve kapattım.
Vurgun yemiş gibiydim o aralar.Kendimi kendimden kaçırıyordum sanki :)
Yeni bloglar açtım yazmayı denedim ama Boya gibi olmuyordu hiç biri.
Yazmak paylaşmak da bir ihtiyaç olmuştu artık yani blogsuz kalmak bir yanımın öksüz kalması anlamına geliyordu artık bir bakıma.
Kiremithanem bloguma gelince onun hikayesi de biraz ilginç aslında çünkü çok zorlandığım bir dönemde açmıştım,ondan evvel bir kaç blogum daha olmuş ama yazamamıştım ve bu durum beni öyle üzüyordu ki,arasıra Boya'ya gidiyor temayı tekrar düzenliyor içerik hazırlıyor ama yayına alamıyordum.Sürekli üzerimde bir göz var gibi hissediyor kendim olamıyordum..
Kiremithanem ismi içimi ısıtıyordu yaz diyordu korkma diyordu burası güvenli diyordu.
Ne olursa olsun yazmaya devam edeceğim deyip yayınlarımı girmeye devam ettim ve karşıma öyle güzel insanlar çıktı ki,onca gidenin ardından yeni insanlarla tanışmak beni bloguma daha da çok bağladı.
Bu güzel insanlar sayesinde bu yayını yazıyorum ben bugün..
Blog hayatımın bir parçası artık istesem de vazgeçemiyorum,anılarımı gidip gördüğüm yerleri hayattan aldığım dersleri bir şekilde buraya aktarmayı seviyorum..
Bunu seviyorum.
Sizi seviyorum..



tamamını gör
PAYLAŞ: Whatsapp

18 Şubat 2019 Pazartesi

Bir İnsan:Nedime Abla - 28 GÜnlük Meydan Okuma (18)


Evet bugün yaratıcı günümüz, bugün blogun için yeni bir seri başlat. Bu yazı ilki olsun ve elinden geldiğince her ay devam ettirmeye çalışabilirsin mesela..


Sever misiniz bilmem ama ben yine de yazmak istedim,hayatımzıda bizi etkileyen insanlar olur.Bir şekilde hayatımzıdan geçmiş insanlar biz geç fark etsek de bizlere bir şeyler öğretmiş olan insanlar.Bende bu tip insanların sayısı fazladır.Her biri için Bir İnsan başlığı altında ayrı ayrı yazı yazabilirim yazmasına ama ne kadar başarılı olurum bilemiyorum.
Bugün Meydan Okumanın konusu hayatımdan geçen bir insan ile ilgili olsun,bunu bir seri haline getirebilirim ancak sizin değerli düşüncelerinizi de merak ediyorum.
Devamı gelsin diyorsanız,gelir :)
Buyrun dostlarım..



Bir İnsan:Nedime Abla 

Hatırlamaz mıyım hiç seni?
Bembeyaz kireçlenmiş duvarlı bahçeni,gölgesinde oturduğumuz koca ceviz ağacını,rengârenk menekşe kadife sardunya çiçeklerini.
Nasıl da özenle bakıyordun onlara.Her biri öyle neşeliydi ki çiçeklerinin.Saksılarını tek tek her yıl boyar,sararan bir yapracık gördüğünde sohbet esnasında yerinden kalkar onu alırdın.
Komşuların geldiğinde mis gibi kahve kokularını,bahçede bulunan çeşmede sohbet ede ede bulaşık yıkayışını ve o deterjanın kokusunu..
Evini sonra.
Zemini muşamba,divanları çiçekli basma örtülü odalarını.
Nasıl temiz nasıl titiz bir kadındın sen.
Kendine göstermedin evine ve çocuklarına gösterdiğin ilgiyi.
Özel günler dışında ayağından çıkartmadın çiçekli şalvarını.Başında sürekli bir yazma,bakışların fırıl fırıl.
Komşular sabahları genelde kahvelerini senin bahçende içerdi,özellikle de yaz günleri.
Uyuduğum odanın penceresi açık olunca içeriye giren seslerinizi işitiyordum.
Kapalı gözlerimle yanınıza geldiğimi hatırlıyorum,her birinizin yüzünü ifadelerini mimiklerini öyle iyi biliyordum ki,bu benim için asla zor değildi..
Uzun saplı bir süpürgen vardı senin,evinin avlusunu yıkadıktan sonra köpüklü suları sokaktaki kanalizasyon ızgarasına kadar götürürdün.
Ne kadar uzun süren bir işlemdi bu.Çünkü her evden birileri çıkar iki dakika ayak üstü sohbet eder o şekilde yol alırdın.
Üç çocuk büyüttün sen,bir ev idare ettin,komşularına komşuluk ettin.
Sonra bir gün hayata veda ettin.
Mahallemizin Nedime ablası gözlerini bu dünyaya kapatıp gitti dediler.
Sen sadece gözlerini kapatsaydın iyiydi be Nedime abla.
Ama sen gittikten sonra o bahçe soldu,o ceviz ağacı yalnız kaldı,tavukların da vardı ya senin evet tavukların da vardı.
Hiç biri kalmadı artık.
Ne çiçek yetiştiren kaldı ne de muşambalarını silebilecek birileri.
Eşin evlendi biliyor musun?.
Evlenebileceğini asla tahmin edemediğimiz gibi evlendiği kişi de bizi şaşırttı.
Başka bir kadın girdi senin evine.
Emekle sevgiyle yaptığın ne varsa hepsini değiştirdi.Kendi elini sürmedi üstelik tümünü ustalara ücret karşılığında yaptırdı.
Kıt kanaat geçindirdiğin,masraf olmasın diye kendine almaya kıyamadığın ertelediğin onca şeyin vardı senin,kendine değil evin için ayırdığın para ile ödendi herşey.
Gözün gibi baktığın ne varsa hepsi çöpe gitti.
Sürekli aktarılan ve onarılan o çatı vardı ya hani,kış aylarında evinin içine damlayan tavanların.Hepsi değişti.
Pencerelerin ahşaptı senin onlar da değişti.
Kapılar camlar zemin değişti.Muşambalar da çöpe gitti.
O ev değişti,çocukların da o eve bu kadın yüzünden pek gelmez oldu.
Eşinin dini de değişti Nedime abla.İnsanlara bakış açısı da.
Değiştirmeye kıyamadığın ne varsa,hepsi değişti.Ah Nedime abla..
Bu kadar fedakâr olmaya ne gerek vardı?

*aşırı fedakâr kadınlara hediyemdir/hikaye gerçektir.

tamamını gör
PAYLAŞ: Whatsapp