13 Mayıs 2022 Cuma

450 Saatte Aile Danışmanı Olmak

 


Yanlış duymadınız,450 saatlik bir eğitim görerek aile danışmanı olmak artık çok kolay..nedir bu?

Taksitli koltuk takımı mı alıyoruz nedir?

Ciddi ciddi böyle bir paylaşımı instagram'da gördüm,iki saniyede alevlendim hiddetlendim yok yok celallendim hatta veyahut her biri birden oldum.

Bu kadar kısa bir sürede eğitim almış birinin aile gibi bir kuruma yardım edebilecek deneyim ve birikime nasıl sahip olabilir?

Böyle bir eğitim almış birine siz ailevi bir sorun için gidebilir misiniz ya da?

Hızlı hayatı modern çağı biraz fazla abartmadık mı neler oluyor,bu kadar kolay mı gerçekten?

Sanmıyorum..ama şaşırmıyorum da..

Artık her şey olabilir diyorum bu dünyada.

Her şey olabilir..



O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

10 Mayıs 2022 Salı

Bİr İlkbaharı Daha Gördü Gözlerim




An'da kaldığım zaman dilimlerinin sayısı gittikçe azalıyor,daha fazla koşuşturmaca daha fazla dünyalık daha fazla bir şeylere yetişme telaşı..oysa,oysa farklı bir yapım var benim..
Keyifçi,ortamcı,huzur merkezli ya da..bunların hiç birinden eser yok desem nerdeyse yeridir.

Kendimle başbaşa kaldığım an'lar artık daha değerli çünkü sayıları az..yeni evin boyama süresi uzadıkça kendimle daha fazla kaldığımı fark ediyorum..durmadan hayaller kurmadan da duramıyorum..
Pencerelerin önünde raf gibi bir şeyler yapmak lazım,penceremin önünde muhakkak çiçekler olsun istiyorum yönünde küçük ulaşılır hayaller kuruyorum örneğin.

Terası bir bahçeye dönüştürmeliyim diyorum sonra bir filmde görmüştüm ya hani işte ona benzer olabilir,serin akşamlarda kitap okuduğumu hayal ediyorum sonra,sokaktan bisiklet süren saklambaç oynayan çocukların tatlı sesleri eşliğinde.
Arkaplanda tatlı bir müzik mesela bunun gibi..ve kahvem bir yanımda belki kitabım da öyle bilmem.

Güzel olmaz mı terasta yaz akşamlarında veya sabahın çok erken saatlerinde seccadeyi serip namaz kılmak?

Ne kadar tatlı bir hayal değil mi?

Nicedir kitap da okuyamadığım için yükleniyorum kendime..
Bir noktaya odaklanma sorunu yaşıyorum,kafam o kadar dolu ki..yoksa büyütüyor muyum önemsiz şeyleri belirli şeylere mi takılıyor aklım diyorum sonra,yapmasam bunu?
O kadar gereksiz kaygılara neden yer veriyorum ki içimde..
Her biri hiç bir temeli olmayan gerçekleşmeyecek kaygılar ürkütücü senaryolar,iç sesin acımasız saldırısı..sadece ben miyim böyle olan acaba bilemiyorum..
Toparlanacağım belki de veya bambaşka birine dönüşeceğim,zaman geçtikçe daha az önemser oldum bir çok şeyi,belki de tadım eskisi gibi olmadığı için..
Belki de bana hoş gelmeyen bir şehirde sevmediğim bir düzen içinde beni daha çok ifade eden bana daha yakın küçük bir düzen kurmanın zorluğudur böyle hissettiren..


Kaybolsam, yine ben çıkarım kendimi aramaya. Üzülsem kendi ruhumda bulurum teselliyi, kaçıp gitsem yine kendime dönerim. Hayatın bana öğrettiği en mühim ders kendimden başka kimsenin beni bu kadar sevmeyeceği. Hayata küser, kendimle barışırım. Ben sahiden iyi ki varım.

Bu ve buna benzer sözlere ne kadar iyhtiyacım oluyor bazen ve ne kadar çok şikayetçiyim ben aslında bir bilseniz..aslında şikayetçi değil de olması gereken ana parçası eksik hayatımın o yüzden ben böyle,bölük,darmadağın veya umursamaz kimi zaman..



Denize doğru yol aldığım ancak yol kenarında bu güzellikleri görünce hele da vakitlerden sabahın erken saatleri olduğu için renkleri çok çekici geldiği için arabayı kenara çekerek kaybettim yine kendimi doğanın içinde..














O kadar keyifliydi ki durup seyretmek,azıcık üşüyerek ve yavaş yavaş güneşin ısısını daha fazla hissederek sıcaklığın yükseldiğini tatmak..yaşıyordum çünkü,hayattaydım,hafif bir rüzgar dalgalandırıyordu gelincikleri,kalbimdeki tozları da öyle...bir ilkbaharı daha görüyordu gözlerim işte,şükrediyordu her hücrem..
Şükür çoktu,güzellik bol miktarda vardı ama bir yanım nasıl kıvrılmış içine doğru,ucu yanık mektup misali.




O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

7 Mayıs 2022 Cumartesi

İlk Sıraya Koyduklarım



Kalbinizde ilk sıraya Allah'ı koymazsanız; 

Hem Allah'ı kaybedersiniz, 

Hem de ilk sıraya koyduklarınızı. 


Hz. Ömer (r.a)


Bu söz karşıma çıktığında hızlı bir film şeridi gibi gözümün önünden geçti son dönemin zorlukları.Bir kişiden ötürü yaşananlar,ailemize olan etkileri,kalbime olan hasarları ve benim korkunç hatalarım.

Cahil,cahilsin işte,dedim kendime.

Daha hiç bir şey bilmiyorsun,daha Rabbini bile tanımıyorsun,öyle ya tanısan ön sıralara başkalarını koyar mıydın böyle?..hiç!


Bilmediğin için ve bilmeyi geçtim öğrenmek için azıcık kafa yorup zaman ayırmadığın için gereksiz acılar çektin,çekmeye devam ediyorsun.

Birilerinin sana çektirdiği acıları öteledim,senin sana çektirdiklerin bile kalbe yük biliyorsun,yaşıyorsun zaten..

Ne kadar çarpıcı ve etkileyici bir farkındalık içeriyor bu söz değil mi?..kime ne kadar neden verdiğimiz kıymeti baştan sona sorgulamama vesile olmakla yetmedi olmaya da devam ediyor.

Bazı sözleri evin ortasında en çok görünen bir duvara kara kalem ile kalın kalın yazılarla yazasım var bu da onlardan biri oldu işte.

Hayatımın içinde yer alan,özellikle önemli rolü olan bir kaç kişiye karşı sergilediğim davranışlarla beraber hissettiklerimi bile tek tek oturup düşünmeme itiyor.

İlişkilerimde mesafeyi ayarlamak kırklı yıllarıma kadar öyle zor oldu ki,müsamaha göstermem gereken yerde aksini yaptım mesela,sesimin daha gür çıkması gereken yerde cılız bir ses çıkardım,savunmaya geçecekken bir köşeye sinmeyi tercih ettiğim özellikle de fedakarlık yapacağım derken farkında olmadan kendimden o kadar ödün vermişim ki bilip düşünmeden.

Kalbimin de intikamı hırslı olacak biliyorum,bağırıp çağırdı zaman zaman uyarmak için nerdeyse göğüs kafesimden çıkacak gibi bile oldu ''duy beni duy beni'' diye diye..işitmedim,öteledim onu da..

Ama,kader..diyebilir miyim?


Kaderden kaçılmaz,kaderden kaçmak da kaderdir diye de bir söz vardı değil mi?

Buna nasıl bir karşıtım olabilir?




Sevgilerimle..




O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

5 Mayıs 2022 Perşembe

Benden Dışarıya Yayılan Işık



Bin biçim yüzlerce şekli olan bir dönemin içindeyim,ne kadar çok hayat birikimi ekleniyor keseme bi bilsen..ama şu var ki buraya yazarak açık detaylar veremiyorum.

Malum,ketumluğum..

Sabahın çok erken saatlerinde yaptığım kahvem bitmek üzere,bir parça araladığım penceremden dolayı da sağ elim buz kesti,birazdan ikinci kahvemi pişireceğim muhtemelen.

Bir yandan da müzik açmışım bunu dinliyorum,kafamın içi cinnet kuyusu,sessiz olun.


Kimilerini öldürüyorum kimilerini tekrar yaşatıyorum,canıma bazı şeyler bol miktarda tak emiş olmasına rağmen cana takılanları ne yazık ki kolayca bir kenara bırakamıyorum.Yüklerini birilerine yükleyen biri de değilim artık,onu da azıcık yapmıştım bir zamanlar zaten.

İlkbaharın pırıl pırıl günleri hafif serin vaziyette geçiyor.

Mutluyum ve mutsuzum,her ikisi de.

Hiç bir zaman tam olamadım çünkü,sen oldun mu ki?

Tam mutlu veya tam mutsuz?..olunuyor mu bilmem,benim için hiç bir zaman olmadı böyle bir şey..hep bir diken hep bir ara sokak hep bir kıyıya çarpma hissi belirirdi içimde,çünkü burası dünya deyip kaale almıyorum bazı duyguları..

Duyguları dikkate alsa insan çıkamaz içinden hiç bir şey..durmadan gelen bildirimler dikkatimi dağıtıyor olsa da bloguma yazmayı çok çok çok özlediğimden ve kendime çok çok çok hasret kaldığımdan yazdıklarımın fazla üzerinde durmadan yazmaya devam etmek istiyorum.

Keyif alıyorum..

Kahve pişiren biri olsa..koysa yanıma kırmızı kupamı,buram buram hayat koksa oda,sarılsa da hayır demezdim bu arada ama..neyse..

Penceremin önünde çiçeklerim boy alıyor,onların büyüdüğünü görmek nasıl mutlu ediyor beni bir bilsen..yıllar yılı hiç bir çiçeğim yanımda yıllanmadı,yol almadı çünkü.

Birilerini ya arkada bırakmak zorunda kaldım ya da birilerine vermek zorunda kalmıştım hep,Gel de buna üzülüp gününü kahretme şimdi ama etmeyeceğim..

Şükretmem gerken trilyonlarca şey var.

Sevgili bloğum..caaağnım bloğum..ne çok ihmal ettim seni ciğerim..

Yıllar yılı neden yazdığımı merak eder dururdum ve bil bakalım bir kaç gün evvel ne oldu?..karşıma harika bir alıntı çıktı,kısacık ama muhteşem bir tanım..ekliyorum hemen:


“Benden dışarıya yayılan bir ışık var, varlık âlemine ve kâinata benim de mütevazı bir katkım var," dedirtecek bir anlayışa sahip olmak gerekir. Senin içinde olmanla dünya ne kazanıyor, nasıl değişiyor? Tıpkı parmak izin gibi biricik hangi var oluşu katıyorsun dünyaya?


Başı Sınuklar İçin Kılavuz, Kemal Sayar




Gerçek yaşantımda kime neler kattığımı derli toplu bir bakış açısına sahip olmadığım için anlamak zor ancak buradaki yani sanal alemdeki katkım blogum sayesinde nasıl da belirgin :) nasıl nasıl mutlu oldum.
Kemal Sayar beyfendinin harika tanımlarından sadece bir tanesi,kendisini çok severim bu arada..
En son Hatıraların Evi kitabını almıştım almasına ama okuyabildim mi,henüz hayır :)
Hayır çünkü eskisi kadar kitaplarıma ilgi gösteremediğim bir dönemdeyim,ilgi alanları mdeğişiyor bakış açım değişiyor..

İlgi alanlarıma ne oldu peki?
Çok şey ve hiç bir şey!..
Müzik zevkim değişti biraz net olarak bunu söyleyebilirim,bununla beraber bazı kararlar alıp hayatımı biraz değiştirecek değişiklikler de yapıyorum yavaş yavaş..elle tutulur bir sonuç için zamanın yardımına ihtiyacım var,zaman bir kumaş gibidir gözümdeidesenlerini de biz ekliyoruz yavaş yavaş..kumaşımızın miktarına göre şekillenir deseni,rengi dokusu..dokuyoruz hayatla birlikte dünya hayatındaki izlerimi..

Buna da şükür elbette..

Gitgide daha hafife alır oldum bazı şeyleri,kiminin tavrını kiminin sözünü..daha net görür oldum yanımdaki insanları daha çok sevesim var Allah'ın bazı varlıklarını..hatta bazılarını deli gibi sevesim var sanki..

Hafife almaktan kastım umursamamak değil,öyle anlaşılsın istemem..Hafife almaktan kastım hayata ve hayatımdakilere yer bırakarak onları gözlemleyerek baskı yapmadan fazla ileri gitmeden bir nevi ahenk içinde yol amaktan basediyorum,zorlamadan,sıkıntı vermeden.
Belki de kendimi daha iyi anladığım için böyle oldu,bilemiyorum.

Derin acılar çeken,yıkımlar yaşayan,büyük kayıplar veren insan böyle mi olur zaman sonra onu da bilemiyorum ama ben bu halimi az evvel saydıklarıma bağlıyorum.
Onlardan dolayı değilse,neden olabilir?

Elimde ne kalıyor?..
Son zamanlarda sorguladığım şey.
Allah'a kulluk çok önemli benim için ancak gel gör ki ya eskisi gibi kendimi ibadete veremiyorum ya da kabım çok genişledi içine istediğim miktarda anlam dolduramıyorum..

Hayat bu bana göre.
Anlam..

Anlam yoksa yaptıklarımda aldıklarımda verdiklerimde günlük hayatta ciddi sorunlar yaşıyorum,boş geçsin istemiyorum çünkü hele bu günüm bir önceki günüme benzesin hiç istemiyorum..

Canım bloğum..Rab beni affeder mi acaba?
Siler mi günahlarımı,kusurlarımı sıfırlar mı sence?..buna kederlenirim işte ben..

Hande Mehan da ne güzel şarkı söylüyor..dinlemelere doyamıyorum.
İstanbul'u özlemeye başladım yine.

Şimdilik bu kadar,kalkayım ben.

Bir kahve daha!..







O K U
PAYLAŞ: Whatsapp