19 Şubat 2019 Salı

WhatsApp'ı Nasıl Kullanıyorum?

WhatsApp az veya çok herkesin hayatında yer alıyor,günlük konuşmalarımızın tümü nerdeyse onun aracılığı ile yapılıyor.Bir çok veriyi de onun aracılığı ile sevdiklerimizle veya katıldığımız gruplarda paylaşmayı seviyoruz.
Telefon denince artı kaklımıza ya Instagram ya da WhatsApp geliyor yani WhatsApp olmasa telefonun telefon olduğunu unutacağız çünkü aramalarımız dahi onun aracılığı ile yapılıyor.
WhatsApp'ı başka bir şekilde de kullanmak mümkün oysa..
İnternette dolaşırken beğendiğimiz ama kendimize saklamak istediğimiz veya ileride paylaşırım ama bunu nereye kaydedeyim dediğimiz gibi durumlar mutlaka yaşamışızdır değil mi?
Saklamak istediklerimizi şöyle derli toplu bir şekilde nerde saklayabiliriz biliyor musunuz?

WhatsApp'ta tabii ki..
Şöyle ki;
Evvela bir grup kurup adlandırıyoruz ardından bir kaç kişiyi ekleyip grup oluşunca tümünü gruptan çıkartıyoruz.
Böylece grupta tek başımıza kalmış oluyoruz..


Gruba gönderilen şeyler müzik olabilir yazı olabilir video olabilir kısaca dijital ortamda ne varsa hepsini gönderip saklayabilirsiniz.


Yukarıdaki görselde benim grubumu görebilirsiniz bir Allah'ın kulu yok tabii,grup kavramından da  eser yok tabii ki çünkü sadece ben varım ancak buraya o kadar çok şey gönderip saklıyorum ki örneğin en son sevgili Handanın yayınladığı Filmler yayını var onu asla kaybetmek istemediğim için grubumda paylaştım üzerine tıklayıp hemen ilgili yayına ışınlanabilirim çünkü :)
Veya ilham geliyor hiç ummadığım bir anda eyvah bunu mutlaka yazmam gerek diyorum,uzunluğu veya büyüklüğünü de dert etmiyorum yazıyorum gruba ardından WhatsApp'ı bilgisayardan açıp yazımı bloguma alıp üzerinde çalışabiliyorum..Fotoğraflarımı da ayni şekilde hafıza kartımdan alıp WhatsApp'a gönderiyor ardından da Instagram gibi yerlerde kolaylıkla paylaşabiliyorum.
WhatsApp'ı bu şekilde kullanmak o kadar işime yarıyor ki,siz de bilin istedim.
Siz nasıl kullanıyorsunuz veya önerileriniz varmı?
Paylaşırsanız berhudar olurum :)

Sevgiler..



tamamını gör
PAYLAŞ: Whatsapp

Blog Maceram - 28 Günlük Meydan Okuma (19)


En merak edilenlerden, baştan itibaren blog maceranı dinlemek isterim.

Blog tarihim epey zengindir benim..
Bir çok blog açmış biriyim çünkü.
Karşıma nasıl çıktı nasıl haberdar olduğumu da çok net hatırlıyorum.
Kendimi birileriyle buluşturmak gibi bir arayış içindeydim,ama blog diye bir kavramın olduğunu da bilmediğim yıllardı.
Bir şeyleri dışa vurma isteği baş gösterdi bir de o zamanlar ben daha yeni tesettüre girmiş biri olarak yaşadığım inanılmaz bir farkındalık durumum vardı.
Koskocaman yepyeni bir aleme girmiş gibiydim,yıllarca süren uyku veya gafletten çıkmış kendimi yepyeni ve taptaze hissediyordum.
Bu duygularımdan da bir şekilde başkalarını da haberdar etmek istiyordum.
İlk açtığım blogum dini bilgiler konulu bir blogdu ve o blogda epey bir yayın yaptım,az evvel gidip ilk bloguma yine baktım da toplam 2468 tane yayın girdiğimi gördüm.Buradan görebilirsiniz:tık tık
İnsanları bir şekilde dinimizden ve barındırdığı güzelliklerden haberdar etme çabasıydı bir bakıma.

Blogcu'da bir takım değişiklikler sonucu başka bir platform arayışına girdim ve Blogger'i keşfettim.
O dönem bir çok kişi blogunu terk edip gitmişti benim samimi olduğum birileri yoktu amacım sadece bilgilendirmek ve İslamın güzelliklerini aktarmaktı.Aşık olmuştum çünkü.Ancak insanların yavaş yavaş bloglarını terk ediyor oluşu üzücüydü.
Genç Mümine blogunu kapattıktan sonra İstikamet Cennet diye bir blog açıp oradan devam etmeye karar vermiştim ama ömrü uzun olmadı.
Blogger üzerinde açtığım bir sonraki blogum Değmesin Yağlı Boya bloguydu.
Nasıl sevmiştim onu.
Konusu içeriği herşeyi bambaşkaydı,tasarıma olan tutkum işte o zaman baş gösterdi diyebilirim.
Temaya yapmadığım deneme görmediği değişiklik kalmamıştı.
Bir zaman sonra bu tutkum işe dönüştü gelir kapım oldu çok iyi para kazandığımı hatırlıyorum blogum da bir çok kişi tarafından tanınmış ve biliniyordu.
Hatta bilmelerini istemediğim okumalarını istemediğim birileri tarafından bile.
Böylece Değmesin Yağlı Boya her ne kadar başarılı ve popüler olsa da gözümde,soğudum ne ettimse ısınamadım devam edemedim ve kapattım.
Vurgun yemiş gibiydim o aralar.Kendimi kendimden kaçırıyordum sanki :)
Yeni bloglar açtım yazmayı denedim ama Boya gibi olmuyordu hiç biri.
Yazmak paylaşmak da bir ihtiyaç olmuştu artık yani blogsuz kalmak bir yanımın öksüz kalması anlamına geliyordu artık bir bakıma.
Kiremithanem bloguma gelince onun hikayesi de biraz ilginç aslında çünkü çok zorlandığım bir dönemde açmıştım,ondan evvel bir kaç blogum daha olmuş ama yazamamıştım ve bu durum beni öyle üzüyordu ki,arasıra Boya'ya gidiyor temayı tekrar düzenliyor içerik hazırlıyor ama yayına alamıyordum.Sürekli üzerimde bir göz var gibi hissediyor kendim olamıyordum..
Kiremithanem ismi içimi ısıtıyordu yaz diyordu korkma diyordu burası güvenli diyordu.
Ne olursa olsun yazmaya devam edeceğim deyip yayınlarımı girmeye devam ettim ve karşıma öyle güzel insanlar çıktı ki,onca gidenin ardından yeni insanlarla tanışmak beni bloguma daha da çok bağladı.
Bu güzel insanlar sayesinde bu yayını yazıyorum ben bugün..
Blog hayatımın bir parçası artık istesem de vazgeçemiyorum,anılarımı gidip gördüğüm yerleri hayattan aldığım dersleri bir şekilde buraya aktarmayı seviyorum..
Bunu seviyorum.
Sizi seviyorum..



tamamını gör
PAYLAŞ: Whatsapp

18 Şubat 2019 Pazartesi

Bir İnsan:Nedime Abla - 28 GÜnlük Meydan Okuma (18)


Evet bugün yaratıcı günümüz, bugün blogun için yeni bir seri başlat. Bu yazı ilki olsun ve elinden geldiğince her ay devam ettirmeye çalışabilirsin mesela..


Sever misiniz bilmem ama ben yine de yazmak istedim,hayatımzıda bizi etkileyen insanlar olur.Bir şekilde hayatımzıdan geçmiş insanlar biz geç fark etsek de bizlere bir şeyler öğretmiş olan insanlar.Bende bu tip insanların sayısı fazladır.Her biri için Bir İnsan başlığı altında ayrı ayrı yazı yazabilirim yazmasına ama ne kadar başarılı olurum bilemiyorum.
Bugün Meydan Okumanın konusu hayatımdan geçen bir insan ile ilgili olsun,bunu bir seri haline getirebilirim ancak sizin değerli düşüncelerinizi de merak ediyorum.
Devamı gelsin diyorsanız,gelir :)
Buyrun dostlarım..



Bir İnsan:Nedime Abla 

Hatırlamaz mıyım hiç seni?
Bembeyaz kireçlenmiş duvarlı bahçeni,gölgesinde oturduğumuz koca ceviz ağacını,rengârenk menekşe kadife sardunya çiçeklerini.
Nasıl da özenle bakıyordun onlara.Her biri öyle neşeliydi ki çiçeklerinin.Saksılarını tek tek her yıl boyar,sararan bir yapracık gördüğünde sohbet esnasında yerinden kalkar onu alırdın.
Komşuların geldiğinde mis gibi kahve kokularını,bahçede bulunan çeşmede sohbet ede ede bulaşık yıkayışını ve o deterjanın kokusunu..
Evini sonra.
Zemini muşamba,divanları çiçekli basma örtülü odalarını.
Nasıl temiz nasıl titiz bir kadındın sen.
Kendine göstermedin evine ve çocuklarına gösterdiğin ilgiyi.
Özel günler dışında ayağından çıkartmadın çiçekli şalvarını.Başında sürekli bir yazma,bakışların fırıl fırıl.
Komşular sabahları genelde kahvelerini senin bahçende içerdi,özellikle de yaz günleri.
Uyuduğum odanın penceresi açık olunca içeriye giren seslerinizi işitiyordum.
Kapalı gözlerimle yanınıza geldiğimi hatırlıyorum,her birinizin yüzünü ifadelerini mimiklerini öyle iyi biliyordum ki,bu benim için asla zor değildi..
Uzun saplı bir süpürgen vardı senin,evinin avlusunu yıkadıktan sonra köpüklü suları sokaktaki kanalizasyon ızgarasına kadar götürürdün.
Ne kadar uzun süren bir işlemdi bu.Çünkü her evden birileri çıkar iki dakika ayak üstü sohbet eder o şekilde yol alırdın.
Üç çocuk büyüttün sen,bir ev idare ettin,komşularına komşuluk ettin.
Sonra bir gün hayata veda ettin.
Mahallemizin Nedime ablası gözlerini bu dünyaya kapatıp gitti dediler.
Sen sadece gözlerini kapatsaydın iyiydi be Nedime abla.
Ama sen gittikten sonra o bahçe soldu,o ceviz ağacı yalnız kaldı,tavukların da vardı ya senin evet tavukların da vardı.
Hiç biri kalmadı artık.
Ne çiçek yetiştiren kaldı ne de muşambalarını silebilecek birileri.
Eşin evlendi biliyor musun?.
Evlenebileceğini asla tahmin edemediğimiz gibi evlendiği kişi de bizi şaşırttı.
Başka bir kadın girdi senin evine.
Emekle sevgiyle yaptığın ne varsa hepsini değiştirdi.Kendi elini sürmedi üstelik tümünü ustalara ücret karşılığında yaptırdı.
Kıt kanaat geçindirdiğin,masraf olmasın diye kendine almaya kıyamadığın ertelediğin onca şeyin vardı senin,kendine değil evin için ayırdığın para ile ödendi herşey.
Gözün gibi baktığın ne varsa hepsi çöpe gitti.
Sürekli aktarılan ve onarılan o çatı vardı ya hani,kış aylarında evinin içine damlayan tavanların.Hepsi değişti.
Pencerelerin ahşaptı senin onlar da değişti.
Kapılar camlar zemin değişti.Muşambalar da çöpe gitti.
O ev değişti,çocukların da o eve bu kadın yüzünden pek gelmez oldu.
Eşinin dini de değişti Nedime abla.İnsanlara bakış açısı da.
Değiştirmeye kıyamadığın ne varsa,hepsi değişti.Ah Nedime abla..
Bu kadar fedakâr olmaya ne gerek vardı?

*aşırı fedakâr kadınlara hediyemdir/hikaye gerçektir.

tamamını gör
PAYLAŞ: Whatsapp

17 Şubat 2019 Pazar

Atmaya Kıyamadım - 28 Günlük Meydan Okuma (17)


Takıntı denmez belki ama, bazı eşyalara takılırız eskise de hep onları kullanırız ya, var mı senin de böyle takılıp kaldıkların ?

Aslında bu takıntı mıdır bilemiyorum..Kullandığımız bir eşya değil,kullanacağımız bir eşya da değil aynı zamanda..bu gruba giren bu vasıfa sahip tüm eşyaları elden çıkartırım biriktirmem özellikle de kullandığım eskimiş veya bağlı olduğum eşyam da pek yoktur (insan hayatının tamamnını değiştirince böyle şeyleri pek olmuyor en azından kısa bir süre içinde)ama konu ile ilgili bir mevzu var.
Yukarıdaki manto.
Çocukların eşyalarını ayrıştırdığım bir gün karşıma yukarıdaki manto çıktı.
Bu mantonun rengi nil yeşilidir veya su yeşili işte nasıl dersen de,büyük kızım henüz 1,5 yaşında iken Polonya'dan almıştık.
Uzunca bir süre giydikten sonra vermeye kıyamamış saklamıştım.
Ardından küçük kızım olunca haliyle bu mantoyu o da giyebildiği kadar giydi.
Manto küçük kaldı,bir o çekmece bir o dolap taşındı durdu.
Ver dediler,bazı şeyler verilmez dedim,hatırası var.Ki öyledir işte.Bu mantoyu ne vermeye ne de atmaya kıyamıyorum.Biraz yıprandı biraz tüylenmesi de var ama kıyıp da veremiyorum.Kızlarımın bu mantosu ile çekildiği fotoğrafları var öyle eminim ki o fotoğrafları gördükçe mantoya üzüleceğime dolayısıyla saklıyorum onu halâ.





Artık biri giyer mi yoksa bizimle birlikte hep yaşar mı bilmem ama şu var ki gerçekten bazı şeyler atılmaz veya verilemez.
Onunla birlikte hatırası da gider yine de bir çok eşya ile ilgili böyle düşünmediğim aşikâr,ama bu mint yeşili bücür manto..


tamamını gör
PAYLAŞ: Whatsapp

16 Şubat 2019 Cumartesi

İyi Fotoğraflar Çekmek İçin Tavsiyeler - 28 Günlük Meydan Okuma (16)


Yine bir liste günü, herhangi bir konuda 10 maddelik bir liste hazırla. Artık konu sana kalmış.


Bir kaç kez hazırlayacağıma dair söz verdiğim bir konu ile ilgili yazsam çok yeridne olur bugün,hem konuya biraz hakimiyetim var hem de bahsetmekten keyif duyduğum bir konudur.
Konu tabii ki fotoğraf çekmek ile ilgili.Son dört yıldır gönlüme hitap edecek şekilde fotoğraf çekme imkanım oldu,benim için çok farklı bir dünyaya girmektir fotoğraf çekmek,nacizane neler ''tavsiye'' edebilirim derseniz buyrun lütfen..


1-)Evvela şuna gerçekten inanmak gerek.Elinizdeki cihaz ne olursa olsun şahane bir fotoğraf çekebileceğinize inanmanız en önemli faktördür.
Peki hangi fotoğraf ''şahanedir''?
Beklentilerimizi en çok karşılayan veya bizi en çok şaşırtan kare diyebiliriz buna :)

2-)Profesyönel bir makineye geçmeden önce ''sahip olduğum cihaz artık beklentilerimi karşılamıyor''demeniz elzemdir.

3-)Mutlaka daha uygun maliyetli bir cihaz ile fotoğraf çekmeye başlayın bu bir cep telefonu bile olabilir.
Başlangıç için cep telefonları harikadır,çektiğiniz fotoğrafları incelemek istediklerinizi kolayca tutmak veya saklamak veya depolamak açısından oldukça da pratiktir.

4-)Profesyönel bir makineye geçmeden evvela olabildiğince fotoğraf çekmek ile ilgili makaleler okuyun.Makine elinize geçince okumak nerdeyse imkansız.Bu tutku bu denli baş döndürücüdür işte :)

5-)Makineyi elinize aldığınız zaman evvela ufuk çizgisine dikkat etmeniz gerek.Fotoğrafın göze hoş görünmesinde ciddi bir rol oynayan bir etken daha da iyi ışıktır mutlaka.

6-)Bazen iyi bir ışık olmayabilir ama gördüğünüz manzara fotoğraflanmaya değer bir manzara olabilir bu durumda fotoğrafınızı çekmekten vazgeçmeyin.Fotoğrafı bilgisayarda düzenleme esnasında istediğiniz ''kıvama'' getirme ihtimalinizin çok yüksek olduğunu unutmayın.
Fotoğraf düzenlemesi demişken Photoshop asla şart değil,bu program bende olmasına rağmen genel olarak fotoğraflarımı şahane bir düzenleyici olan Photoscape ile hazırlarım.

7-)Fotoğrafa kendinizden mutlaka bir şeyler katın,bu bir duygunuz olabilir veya beğendiğiniz dikkatinizi çeken küçücük bir şey bile olabilir.

8-)Bakıp da gördüğünüz bir manzarayı biraz incelediğinizde fotoğrafını çekmekten hemen vazgeçmeyin,sizin dikkatinizi çektiyse orada mutlaka güzel bir şeyler vardır.Onu bulmaya çalışın.Olmasaydı,dikkatinizi çekmezdi değil mi?

9-)Fotoğraf çekmeden önce kadrajınızı biraz ''okuyun''.Mesela fotoğrafı çekince elinizde nasıl bir fotoğraf olacak tahmin etmeye çalışın ve o yönde pozunuzu düzenleyin.

10-)Her fotoğrafın bir mesajı vardır.


Karınca miktarınca ifade etmeye çalıştım umarım birazcık bile olsa size faydalı olmuştur bu maddeler :)

Güzel geçsin gününüz,Allah'a emanet.





tamamını gör
PAYLAŞ: Whatsapp

15 Şubat 2019 Cuma

Araştır Öğren Anlat - 28 Günlük Meydan Okuma (15)


Bir şeyi araştır, iyice öğren bize de anlat?

Meydan okumamızın en ''sıkı'' maddelerinden birine geldik kanımca.Bir şeyleri araştırmak ve başkalarını da bilgilendirmek.Evvela buraya daha eskş bir yayınımı paylaşacağımı belirtmem gerek ki o yayın hem büyük bir merak sonucu meydana gelmişti hem de oldukça zamanımı almıştı.Doğa alemine karşı olan yoğun ilgimden yola çıkarak her yerde görünen ve ''acaba ne yapıyorlar?'' sorusuna şaşırtıcı bir cevap vermekle kalmayıp bana bir canlının ne denli donanımlı olabileceğini sergileyen BİR KARINCA NE KADAR MUHTEŞEM OLABİLİR yayınını üretmeme vesile olmuştu.
Bir kez daha hayranlık duymak ve bilinmeyen bir dünyayı keşfetmek adına hem bilgilendirmek hem de küçücük bir canlının bile ne kadar marifetli olabileceğine şahit olmanız için ilgili yayınımı okumanızdan menuniyet duyacağım..

Buyrun:BİR KARINCA NE KADAR MUHTEŞEM OLABİLİR 






tamamını gör
PAYLAŞ: Whatsapp