7 Aralık 2019 Cumartesi

Okuyalım:Aşkın Gözyaşları


Günümüzde 'Aşk' tanımı gittikçe ucuzlaşıyor,gittikçe değeri azalarak sıradanlaşıyor.Çoğunlukla da aşk iki insan arasında yaşanabilecek hissedilebilecek en derin en güçlü duygu bağı olarak tanıtılıyor..aslında tam da öyle bir duygudur aşk ama bunların yanısıra da bir araçtır..

Daha büyük daha muhteşem bir rutbeye ulaşmak için yaratılmıştır aşk..
Örneğin annelik duygusu:Bir insanın başka bir insanı kendinden de çok sevebiliyor oluşu bununla sınırlı olarak gösterilmiştir oysa bu iki canlı arasındaki bağın daha da büyük bir gerçeğe götürebildiğini yansıtmalıydı,bu iki insan ve aralarındaki yaratıcıyı..
Allah'ı..



İki insan arasında kurulan güçlü bağları aşk ile veya büyük sevgi tabirleri ile sınırlandırıyoruz.Bu duygunun ötesine geçmek,acısıyla kavrulmak bir çok şeyden vazgeçmek,fedakârlık göstermek uykusuz kalmak bir başkasını kendimize tercih etmek olmalıydı aşk..
Önyargılardan uzak bedenin çok daha ötesinde bir alemin varlığına şahit olmak..
Seri olarak yayımlanan Aşkın Gözyaşları kitabının ikincisini okumuş oldum..eski yılların,nice yaşanmışlıkları ve insanların birbirine kitlenerek nasıl daha ulvi olabileceklerini,maneviyatın ve inancın son nefese kadar nasıl sürebileceğini ve hayatı nasıl daha anlamlı kılabileceğini anlatıyor..

Kitabın bir çok yerini çizdim..bir kısmını sizinle de paylaşmak isterim..


ALINTILAR:

Nâr olmadan,nur olunmaz
Nur olunmadan aşka visal bulunmaz.
Yak beni Rabbim


Çocukların koşuştuğu bir avludur kalbim,ağlayan-ağlamayan bütün çocukların.

-Neden hep siyah giyinmişsin?Tek elbisen bunlar mı?
-Siyahı severim,Ömrümde siyahın dışında libas giyinmedim.Dışım gece olsun ki ,içimin güneşi belli olsun.

-İç huzuru ve mutmain olmuş nefsin ferahlığını vermeyen şeyler,ilim olamaz.

-Namerd insan,gururunu satar,mert insan ise onu kırar.

-Din muhabbettir,mükellefiyyet değil ama mükellefiyetler yerine getirilmeden muhabbet olmaz.

-Aşkın sırrı,Allah'tan Allah'a yakınlığı satın almaktır.

-Vesvese imanın ta kendisidir.Hırsız dolu eve mi girer boş eve mi?
Şeytan imanı olana gelir.
Dürter onu.
Vesvese verir.
Bir kişide vesvese varsa korkmasın.Vesvese günah işlenen yerde değil sevap işlediğin yerde gelir.
Hiçbir kişi meyhanede vesveseye düşmez.Ancak,camide,hayırda ve hasenatta şeytan ona gelir,imanını çalmaya çalışır.
Vesvese varsa rahatsın.Bırak şeytan boşuna yorulsun.Sana Allah'ın yeter.
Fussilet suresi:
''Eğer şeytandan gelen kötü bir düşünce seni dürtecek olursa,hemen Allah'a sığın.Çünkü O,hakkıyla işitendir hakkıyla bilendir.''

-Samimi bir mümin,diğer insanların açlığı ve susuzluğuna karşı nihayetsiz derecede duyarlıdır.
Her türlü acil ihtiyaca hazır olmayı ister.Bu yüzden kendi ihtiyaçlarını unutur.
Nerede ihtiyaç çığlığı duysa ,anında cevap vermeden edemez.
Çünkü yardım etmek için dayanılmaz bir cazibe hisseder.Bu onun yaşam tarzıdır.Kulluk buna denir.Gerçek ihtiyaç Allah'ı aramaya olan ihtiyaçtır.

-Kin besleyen kişi kin dolu kimselerin mezarları yanına gömülür.Kinin asıl kaynağı cehennemdir ve insanın kini ise onun bir parçası olup dinin düşmanıdır.
Eğer insan nefret,öfke ve kin üretiyorsa Allah'tan uzaklaşır ve korkarım,dinini kaybeder.
Allah'ın gazabından kurtulmanın çaresi kendi öfkeni yok etmektir.


Çok güzel bir dua:

''Ey Rabbimiz!..
Gece ve gündüz vakitlerimizi zikrinle canlandır,bizi kendi yolunda,hizmetinde tut ve amellerimizi kabul gören,rağbet edilenlerden eyle!..
Öylesine ki artık bütün amellerimiz ve zikirlerimiz tek zikir şekline dönüşsün ve bütün hallerimiz Senin hoşnutluğunda,Senin hizmetinde geçsin,ta ki bir ucu Cennet ve cemâline varana dek...
Ey Rabbimiz!..
Bizleri yalancı dünyanın,imtihan tecellileri karşısında ihlâsını koruyan,firâset ve bâsiret sahibi,takva ehli âşık-ı sâdık kullarından eyle!..
Ey dileyenlerin imdadına yetişen!
Ey sadık kalplerin dostu!
Ve ey alemlerin Rabbi!
Ey ismi devâ,zikri şifa ve itaati zenginlik olan!
Sermayesi ümit ve sığınağı ağlamak olan bizlere merhamet eyle!..

Ne insanlar geldi geçti..kimileri eser kimileri keder bıraktı.
Kimileri ahirette konaklar saraylar kimileri bitmek tükenmek bilmeyen ızdıraplar biriktirdi..
Kişi dünyadan toplar malzemeyi inşa etmek için ahiretini.
Döndür başını bir bak evrene,dünya dışında var mıdır başka bir yaşam yeri.
Apaçıktır ki burası imtihan ve inşa etme yeri.
Dilerim ki gidişimizin ardından geriye dua eden kalpler ahirette de huzur bulacağımız ferah ve Rabbimizin rızasına muvaffak oluruz..



O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

6 Aralık 2019 Cuma

Türkçe Karakter Destekli El Yazısı Fontlar Serisi #2

Sözünü nerdeyse bir yıl evvel verdiğim bir yazının 2'ncisini bugün hazırlayıp sizinle paylaşmak nasip oldu.
Ama bu kadar gecikmenin sorumlusu inanın ki ben değilim :(
Önce bilgisayarımdan oldum ardından ne zaman serilerime bir yayın daha eklemek istesem bilgisayarımda kalan malzemelerime ihtiyaç duydum,malzemelerin çoğu elimde olmayınca da hazırlamak mümkün olmadı..
Örneğin görsellerde kullandığım bir çok malzeme artık elimde değil bununla beraber çok işime yarayan editleme programım da uçup gitti şimdilerde kör topal kurtarılan malzeme ile bir şeyler yapmaya çalışıyorum.
Bloga daha çok vakit ayırmak istiyorum ayırıyorum da ama bazı yayınlar o kadar zaman alıyor ki o süreci buradan anlatmak asla hakkını vermeyecektir sırf bu sebepten dolayı sevgi ve binbir emekle hazırlanan yayınlarımı siz sevgili dostlarımdan paylaşmayı ve daha çok kişiye ulaştırmanızı rica ediyorum.
Bloga ayırdığım zamanın çoğu yayını ve görsellerini hazırlamakla geçiyor paylaşmak daha çok kişiye ulaştırmak bu yüzden bir adım geride kalıyor her zaman.
Bu aşamada sizin desteğinize ihtiyacım var.
Şu anda karşınızda olan yayın mesela hazırlanması belki de 4 ila 5 saatimi aldı tabii 5 saat boyunca pc başında değildim ama toplamda bu yayın için bu kadar bir zaman da gerekebiliyor..
İşinize yarayacak Türkçe Karakter Destekli El Yazısı Fontlar aradım ve buldum bu serinin ilkini kaçıranlar içinde hızlıca linkini bırakıyorum BURAYA,ne yazık ki sayıları çok fazla değil bayağı bir kurcalayarak bulunuyorlar umarım her birini sever kullanır ve istifade edersiniz..
En sevdiğiniz hangisi yazmayı da unutmayın olur mu,ama paylaşmayı da..
Buyrun canlar:


*Arzu ettiğiniz fontu indirmek için ilgili linke tıklamanız yeterli

Oldwin  

İkinci seriden en sevdiğiniz hangisi oldu,hangisi fethetti gönlünüzü bilmek isterim yazmayı unutmayın bu yüzden :)

Beğendiyseniz yayını paylaşın canlar bayağı bir emek gerektiren türden yayınlar bunlar.
Herkese hayırlı Cumalar dilerim..

Sevgiyle kalın..



O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

3 Aralık 2019 Salı

Yürüyüş Notları:Atlar Sincaplar ve Bir Takım Düşünceler


Yürüyüşlerimi hem hareket etmek hem de doğaya daha yakın olmak için yaparım,gün içinde yürüyüşe çıkmayı pek sevmem ancak sabahın erken saatlerinde veya karanlıkta yürümeyi seviyorum.
Kızlarımı okula bıraktıktan hemen sonra (08:11 civarı) Cafe Ernst'in yolunu tutup kahvemi alırım.
11-12 kahveden sonra bir tanesi bedavaya gelen müşteri kartı da çıkartmıştım burada.
Kahvenin fiyatı 2:60 euro.
Orta boy cappuchino alırım genelde üzerine de bolca kakao rica edip koyduruyorum.Genelde ''kakao ister misiniz?'' diye sorarlar.Her seferinde ''Ja,bitte'' derim..yani:''Evet,lütfen''.
Kaldığım kasabada bir çok yerin kahvesini denemişliğim var.
Cappuchino'yu en iyi Cafe Ernst yapıyor,Espresso'yu ise bir İtalyan dondurmacısı yapar.
Ancak miktar olarak az maliyet olarak çok olduğu için çok sevmeme rağmen Espresso almaktan vazgeçtim.


Kahvemi alıp eldivenlerimi giyiyor ve okulun dışında olan park yerinde park ediyorum.
Evvela kulaklığımı çıkartıp dinleyeceğim müziği seçiyorum bazen Kur'an'i Kerim de dinlerim tamamen ruh halime bağlıdır seçimim ardından makinemi omuzuma koyup arabayı kitleyip yol alıyorum..
Buradaki yürüyüşümde arabamı okulun parkında park etmedim,mezarlıkların olduğu bölgede park ettim..belki bir gün buradaki mezarlık hakkında da yazarım,biraz çekiniyorum bunu yapmaktan zira tüylerimi ürperten Almanlar içinse ''normal'' olan bir durumla karşılaşmıştım.
Yürüyüş yolunun hemen başında bir at çiftliği var.Sabahın erken saatleri olduğu için atlar dışarıdaydı.Hava oldukça soğuk biraz sisli ve güneşliydi.


Bu çiftlikte çalışmayı isterdim doğrusu,atlara karşı özel bir ilgi ve sevgi duyuyorum belki de onalra karşı duyduğum saygıdan kaynaklı bir şeydir bilemiyorum.Çin astrolojisinde at oluşumdan da kaynaklanıyor olabilir :)


Atlara pek yaklaşamadım,bu fotoğrafları CANON EF 75-300mm f/4-5.6 objektivimle çektim,daha fazla yaklaşmak veya yaklaştırmak mümkün görünmüyordu.
Almanların kimisi fotoğraf çekilmesinden hoşlanmaz ve bunu yüksek ses ve kaba bir dille getirebilirler.
İzin alıp belki de yaklaşabilirdim atların yanına,çiftliğin çitleri çok yakındı ama hiç öyle bir rica etme moduna girmek istemedim,uzaktan çekebildiklerimle yetindim.

Ve yürüdüm..mezarlıklar ile beni ayıran daracık yolda..bir yanda dünyadan ayrılanlar bir diğer yandan da ayrılmaya aday olarak ben vardım.


Az ileride otoban yolu var,arabalar süratli bir şekilde geçiyordu diğer yandan ise sakinlik yeşillik vardı..bu saatte buralarda dolaşan insanlar köpeğini gezdiren insanlardan ibarettir ve ben tabii ki.
Bizim kadınların çoğu çoktan iş başı yapmıştır.Evler boş,kimse evinde ne temizlik işi ile mşgul ne de komşuda kahve içer.Evlerin bu şekilde özellikle sabah saatlerinde boş oluşları canımı sıkıyor.
Sabah saatlerinde kapısını çalıp kahvesini içebileceğim hiç kimse yok,herkes çalışıyor.
İhtiyacı olan da çalışıyor ihtiyacı olmayıp ihtiyacı olandan işi çaldığının farkına varamayan da çalışıyor.
Bir çok şeyden kendilerini mahrum bıraktıkları kanaatindeyim.Herkesi yolcu edip evin işini yaptıktan sonra keyifle kahvaltı etmek veya el işini alıp ruhuna iyi gelecek şeyler izlemek/dinlemek veya bir şeyler okumak olmadı çiçeklerin bakımı ile ilgilenmek veya kendisine vakit ayırmak sevdikleri için taze yemek pişirmek veya ekmek dahi yoğurmak eşlerinin kazandıkları ile evi idare etmek kanaat getirmek şükretmek ve bereketlenmesi için dua etmek neden paradan daha kıymetli oluyor ki?
Yapılan her iş de ibadet niyetiyle yapıldığı takdirde sevap da kazandırmıyor muydu?
Düşüncelerim derin bir iç çekişle son buluyor genelde.
Evde olmanın lüksü kadınlar tarafından unutulması veya paraya tercih ediliyor oluşunu hazmedemiyorum bir türlü..



Dünyanın binbir halinden bir hal olsa gerek..tercihler daima şekillendiriyor bizi..garipsediğim şeyler var veya anlam vermekte zorluk çektiğim şeyler bilemiyorum.
Belki de benim kafamdaki ''anne ve ev hanımı'' tanımı çok başka..hala kıymetli ve hala çok değerli.



Renklerin sıcaklığı havadaki soğuğa yeniliyor..ellerim yavaş yavaş donmaya başlıyor,kahvem bitmek üzere..nerdeyse bir saate yakın yürüyorum..hem kendimi hem çevreyi dinliyorum.Arada bir gözüm de çitin ardında mezarlıklarda yatanlara takılıyor..
Neye ne kadar değerdi hayat?..diye sorsam cevap alamayacağım,biliyorum.



Çok yakından fotoğraflamak istediğim bir canlıdır sincaplar..ormanda veya yürüyüş yollarında karşılaşırım diye ümit etsem de bu sefer beni şaşırtarak tam arabaya binecekken karşıma çıktılar hem de iki tane..
Makinem henüz omuzumdaydı dolayısıyla fotoğraflarını çekmek hiç de zor olmadı :)
Sincap refleksleri aşırı hızlı ve zeki bir hayvandır..Kendilerine yaklaşmak bi hayli zor.Küçücük bir hareketi bile uzaktan algılayarak uzaklaşabiliyor.Tehlikenin nereden geleceğini sezebiliyor.Daldan dala atlayışları inanılmaz bir estetikle gerçekleşebiliyor.
Gün içinde kendilerine bir çok yerde rastlamışımdır,genelde meyveli veya kabuklu ağaçların çevresinde dolaşırlar.
Sabahın erken saatlerinde sayıları daha fazladır malum kahvaltı için erken iş başı yaparlar.
Son derece sevimli ele avuca sığmaz halleri var.
Zaman zaman karşıma çıktıklarında ben telefonumu veya makinemi çıkartana dek ortadan kaybolurlar.


Burada gördüğüm canlılar arasında benim favorimdir ayrıca:)


O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

2 Aralık 2019 Pazartesi

Okuyalım:Şeker Portakalı



İster çok güzel bir çocukluk geçirmiş olun ister kötü..inanıyorum ki bu kitapta her çocukluğu ifade eden bir şeyler var..
Kimimizin isteyip de yapamadığı şeyler var,yapıp da pişman oldukları ya da..biraz pişmanlık biraz gözyaşı bolca hayal ve her haliyle benzersiz olan çocukluğumuzu hatırlatan harika bir kitap ile geldim bugün..



Nicedir hevesleniyordum okumak için ancak son kitap alışverişimde seçilen kitaplardan son anda bu kitabı sepetten çıkarmış olmam garipsenecek bir durumdu açıkçası neden çıkardığımı yani neden elediğimi de bilemedim.
Ardından bir tanıdığın elinde görünce yalvar yakar kitap elilme ulaştı..çok kısa bir sürede okuyup bitirdim..


Sevgili Zezê ile kitabın nasıl bittiğini anlayamadım..hem ağladım hem güldüm,bağrıma basarcasına sevdim benimsedim..
Bunca zaman neden okumadığıma anlam veremedim..
Bu kitabı daha geniş daha derin bir özetle tanıtmayı çok isterdim ancak yapamıyorum..gözlerimin önüne geliyor sanki şeker portakalı fidanı ve ona cılız gövdesini pırıl pırıl hayallerini yaslayan minik bir çocuk..
İlk fırsatta kitabı satın alıp on yaşında olan kızıma vereceğim..küçük büyük herkes bir kerecik bile olsun bu kitabı muhakkak okumalı..
Öyle tatlı hatırası var ki artık bende mutlaka kitaplığımda olmalı..




O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

28 Kasım 2019 Perşembe

Kötü Nazar Emojisi var mı?


Akşam yemeği bitmiş sofra toplanmış bulaşıklar makinedeki yerini almış,tezgâh da mis gibi görünüyor bir kahve yapıp en son okuduğum kitap ile ilgili bir yazı yazmak için uygun bir zaman dilimi düşüncesiyle açtım bilgisayarımı bu akşam.
Daha yazı yazmaya başlamadan en son paylaşılanlara göz attım hızlıca okuma listesinde.
Karşıma sevgili GeCe'nin yazdığı yazının başlığı takıldı..aklımdan geçen değildir umarım başına gelen diyerek yazıya tıkladım ancak tam da korktuğum şey ile ilgili yazmıştı ne yazık ki..
Kaleme aldığı yazısından sahiplendikleri ikinci kuşları Loly'den bahsediyordu evet ikinci kuşlarıydı Loly çünkü ilk kuşları uçup gitmiş kayıplara karışmıştı yanlış hatırımda kalmadıysa.
Çocukların minik canlılara karşı olan hassasiyeti az çok hepimiz biliyoruz sevgili GeCe yeni bir kuş alarak çocukları mutlu etmişti ancak ömrü ne yazık ki beklenenden de kısaydı..
Yazısında kuşun korkudan geçirdiği şok sonucu son nefesini verdiğini bununla beraber bir ihtimal instagramda paylaşılan bir görselden ötürü kötü nazar ihtimaline de değinmiş..işte tam da bu sözü beni çok etkiledi.
Bir kaç kez hemen bir paylaşımın ardından paylaştığım şey ile ilgili olumsuz bir şeyin yaşandığına şahit olmuştum çünkü.
Bir keresinden yol kenarından ilkbahar mevsiminde bir avuç pembe çiçekler avuçlamış büyük kızımın fotoğrafını paylaşmış hemen ardından bir kaç saat içindeydi yanılmıyorsam kızım ellerini öyle bir yaraladı ki korkudan ne yapacağımı şaşırmıştım,buna benzer bir örnek daha var ki yaz tatilinden paylaşılan bir fotoğrafın ardından yolculuk esnasında ailece yasadığımız sıkıntılı bir durum başımıza gelmişti bu bunun gibi ve daha niceleri var..Acaba diyorum çok mu düşüncesiz hareket ediyoruz acaba diyorum çok mu iyimseriz?
Paylaşımlarımız çoğu zaman düşüncesiz veya gerçekten sevincimizi paylaşmak için yapılmaktadır veya art niyet taşımadan belki de gerçekten sevincimizi bizi sevenlerle paylaştığımızı düşünerek paylaşıyoruz kimbilir ama bu sevincimiz veya saf niyetimiz kötü nazar ihtimalini veya nazara gelme ihtimalinin önüne geçememiştir.
Instagram hesabımı gizli tutmama rağmen ve takipte olanları yakından tanıyor olmama rağmen nazar konusu her daima beni korkutmuş,defalarca frenlemiştir.
Bu durum blogum için de geçerli.
Nice fotoğraf var ki paylaşmaya çekiniyorum,ekranın karşısında nasıl bir insan hangi ruh hali ve niyetle blogumda veya Instagram sayfamda dolaştığını bilemiyorum dolayısıyla benim için çok değerli olan ne varsa bu gerek bir süs eşyası gerekse sevdiklerim olsun şöyle bir duraksıyor ve düşünmeden edemiyorum.Elbette arada bir paylaşıyorum ama sonrasında daima istisnasız her seferinde bir huzursuzluk meydana geliyor,defalarca paylaştıklarımı tek tek incelemiş hatta bir çoğunu yani benim için çok çok değerli olan şeyleri silerek kaldırdıktan sonra huzur bulamıyorum..
Günümüzün sosyal medyada yoksan,yoksun mantığı bir çok şeyi hafife almamıza veya biçtiğimiz değeri aşama aşama düşürmemize mi neden oluyor acaba?
Diğer yandan da bir insanın neye kötü nazar ile bakacağını tahmin etmek epey zordur örneğin takip ettiğim ünlü bir anne/kitap yazarı hanımefendinin paylaşmış olduğu bir fotoğrafta bir diğer hanımefendi fotoğraftaki havlu kenarının ne muazzam şekilde ütülenmiş olduğunu dile getirerek takdir etmiş,evet bu güzel bir davranış belki ama bu bana biz insanların sırada sanılan paylaşımları hayal bile edemeyeceğimiz şekilde incelediğimizi kimi zaman takdirden çok hem hased hem kıskançlık duygularımı körükleyebileceğini düşündürdü..
İçimiz rahat edemeyip bir çok şeyi paylaşınca hem mutlu oluyoruz hem de mutluluğumuz beğeni baloncukları göründükçe artıyor ama bu artışın yanısıra artan başka şeyler de var anlaşılan..
Gören her göz güzel görmez,güzel sözü yazar belki veya yazmaz ama kötü göz kendini sosyal medyada belli etmez,kötü niyet emojiler ile ifade edilemez itina ile de gizlenmektedir tabii ki.

Giderayak sevgili GeCe'ye tekrar ve bir kez daha sabırlar bir an evvel çocuklarının da bu olayı yaşayacakları daha tatlı hatıralar ile değişmesini ve unutmalarını diliyorum.
İnsan bazı şeyleri iyi ki unutabiliyor ..
İyi ki unutmak var..özellikle de çocukları derinden etkileyen bu tür olaylar yaşanınca.
İyi ki..


O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

23 Kasım 2019 Cumartesi

Bitlere Kesin Çözüm - Bu Yayında Bit Fotoğrafı Bulunmamaktadır

Bit tarağı

Bitlerden nasıl kurtulurum?
Bitler uçar mı?
Bitler nasıl ürer?
Bitler nasıl temizlenir?
Bitler zıplar mı?
Bitler günde ne kadar yumurtlar?
Bitlere kesin çözüm
Bitlere için gaz yağı
Bitler için sinek ilacı
Bİtlere karşı doğal çözüm
Bitler için lavanta yağı..vs vs..
Onu sür bunu sür ara,çocuğu nerde yakalarsan dizine yatır olmadı ayaktayken başını yokla yine ara.
Gece uyuyama kaşın,lafı geçince kaşın.Bu kabusu yaşamayan var mı acaba?
Yaşlılara sor komşulara sor diğer annelere çekine çekine utana sıkıla sor kaşın..
Markete git eczaneye git çeşit çeşit ürünler al eve gel çocukların yıkanmaktan tel tel ayrılmış uçuşan başlarına sür..ve tekrar çözüme ulaşama..kocakarı formüllerini hesaba katmıyorum bile.
Baştan al sonra bir daha sitelere gir kocaman kocaman bit resimleri ile yüzyüze gel daha da çok kalksın için korkun bir nebze daha artsın..
Tam bır kabus..
Bir kaç gün süren bir durum da değil üstelik,araştırdıkça korkusu da büyüyor insanın uzmanlaşıyorsun da bir yandan ne üzerine,bit üzerine..hele o korkunç devasa resimler yok mu aah ne gerek var onlara ne gerek var?..yani demek istediğim bitler için çözüm ararken bit denen o canlının anatomisini beynine kazıtıyorlar resmen...hiç şık değil :) neyse..
Bir çok aşamadan geçerek bir şekilde çözüme ulaşıyor insan veya ulaştığını sanıyor çünkü bitler gitse de içine yerleşmiş olan o korku bir türlü gitmiyor..öylesine eli başına gitse çocuğun hele bir de bir parça kaşınsa için ürperiyor geri mi döndüler diye çocuğu tekrar aldığın gibi yatırıyorsun dizine bir yoklama daha yapıyorsun..

Bit tarağı

Geçen sene tam da böyle bir hal içindeydik,ben ve kızlarım..
Evimize bit denen kabus çökmüştü,başıma ilk kez böyle bir şey geldiği içinde inanmakta zorluk çekmiştim.
Kim,benim çocuklarım mı bitlendi?
Benim çocuklarım?..
Öyle ya,temiz olan çocuklara gider bunlar,okullar açılınca sık sık yaşanan bir sorundur ebeveynlerin dile getirmekten çekindikleri bir durumdur üstelik.
Okulun yolunu tuttum müdürün kapısını çaldım durumu izah edip her sınıf öğretmeninin ebeveynleri çocukları yoklamaları için ricada bulunmasını istedim ama aldığım cevap daha da sarsıcıydı.
Böyle bir ricada bulunmak mümkün değil dediler,bu konuda bilgilendirme yapmak çocukların psikolojisini olumsuz etkileyeceğini vurguladılar ve en sonunda yaşadığımız bit sorununun bizden kaynaklandığını da hafif iğneleyici bir tavırla dile getirdiler(!)
Hem mahcup hem şok olmuş bir halde müdürün odasından ayrıldım..çocuğumu sorun ortadan kalkana dek okula göndermememi de sıkı sıkı tembihlemeyi ihmal etmedi kendileri sağ olsunlar.
Söz uzadı farkındayım,sorun uzun sürdü çünkü..benim de psikolojim iyiden iyiye bozuldu yat kalk kafamda hep aynı düşüncelerle tam iki ay boyunca yaşadım hala bu yazıyı yazarken bile arada bir kaşındığımı itiraf ediyorum.

Bit ilacı

Çözüm neydi?

Gerçekten,bitlerden nasıl kurtulduk?

Denediklerim arasında bir çok etkili yöntem vardı örneğin eczaneden almış olduğumuz yukarıda resmini gördüğünüz bu ürünle bit sorunu ortadan kalkar gibi oldu yani bir süre rahatladık ama gel gör ki 3-4 hafta sonra bitler tekrar baş gösterdi kısaca bu çözüm de işe yaramadı..
Dediğim gibi o kadar çok şey denedim ki bitlerden kurtulmanın imkanı olmadığını düşünmeye başladım.
Sonra bir gün uzun araştırmalarımın ardından koltukta oturmuş televizyon izlerken aklıma bir fikir geldi!
Madem ki bu bit denen illet kolay kolay saç telinden çıkmıyor madem ki bir tanesi bile çok sayıda yumurta bırakıyor çözüm bitleri değil yumurtalarını yok etmekten geçmeli..
Yumurtaları yok etmek çok çok zordur ama öyle pratik bir yöntem buldum ki büyük bir rahatlık ve memnuniyetle onu paylaşmak istiyorum..

Bitlerden kurtulmanın çaresi aşağıdadır:

Saç maşası-Saç düzleştirici

Saç maşası!
Evet yanlış görmediniz..
Bitlerden saç maşası ile tamamen kurtuldum..
Yüksek ısıya dayanamayan bit yumurtalarını yakarak büyümelerini böylece engellemiş oldum..
Saç maşası oldukça yüksek ısıya ulaşabildiğinden bit yumurtalarını tamamen öldürmektedir.
Yumurta yoksa yeni bit furyası da yok demektir bu değil mi? :))
Şükürler olsun!..
Ne gaz yağı ne lavanta yağı ne de eczanelerden alınan o pahalı ürünlere gerek kalmadı böylece..
Bu işlemi sadece iki kez yaptım ve bitlerden tamamen kurtulmuş olduk.
Bit yumurtaları saç tellerine sıkı sıkıya yapışık olduğundan saçlardan tamamen düşmeleri zaman aldı.
Bu yönetmi uyguladıktan sonra çocuğun başında tekrar minik beyaz yumurtalara rastlasanız bile asla endişelenmeyin çünkü hepsi ölüdür.Hala saçlarda bulunmalarının sebebi ısıdan dolayı saça iyice yapışmış oluşlarıdır.
Zaman içince onlar da su ile yavaş yavaş yok olacaktır.
Uzaklarda aramayın kendinizi ve çocuğunuzu yıpratmayın çözüm belki de elinizin altında yani evinizde..


Denemenizi şiddetle tavsiye eder bu tür sorun yaşayan özellikle annelere sabırlar diliyorumGeçmiş olsun bir daha da yaşanmasın inşaAllah..
Allahım kaşınıyorum yine :)))
Sen?

:)






O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

22 Kasım 2019 Cuma

Aroma Mutfak vs Kiremithanem


Çelişki içindeyim.
Nasıl oluyor da insan bir şeyi üretmek için zamanını verir,emek verir,özenir bezenir arzu ettiği yere ulaştıktan sonra kendi elleriyle yaptığını yok etmeyi ister?
Bu nasıl bir haldir a dostlar deyin bana?..
Kısa bir süre evvela Aroma Mutfak blogunu yayına aldım haberini de buradan vermiştim,ona özel olarak instagram hesabı da açtım minik minik ikonlar butonlar tasarladım logosuna kafa patlattım vs..sonra blogun genel görünümü ile de epey yordum kendimi bunun yanısıra fotoğraf çekimleri için ekipman aldım tabağı tepsisi arkaplanı derken kendimi biraz fazla kaptırarak makaleler okudum-izledim yetmedi bit pazarlarında dolaşarak en küflüsünden en eskisinden çatallar kaşıklar avına koyuldum..
Sonuç tatmin edici fotoğraflar da öyle kendimce güzel bir şey ortaya çıktığını düşünüyordum bu şekilde de yol almak istedim ancak ne ettimse umduğumu bulamadım,kendimi yalnız hissettim paylaşırken duyulan o keyifli hazzı bir türlü alamadım alamıyorum,geriye dönüp baktığımda verdiğim onca emeğin de heba olmasına gönül el vermiyor..
Tariflerimi kızlarım için bir sayfaya toplamak istedim asıl amacım buydu ve evet yavaş yavaş önce evimizde pişenleri paylaşmaya başladım lakin dediğim gibi gerek tariflerin hazırlık aşamasında gerek fotoğraflama süreci boyunca keyif alamadım belki bu halim görsellere de yansımıştır,bilemiyorum..
Sizce o blogda yayın yapmaya mı devam etmeliyim yoksa tariflerimi yine eskisi gibi burada Kiremithanemde mi paylaşmalıyım?..
Bana burası hem daha samimi hem daha keyifli geliyor zaman bakımından da daha tasarruflu oluyor tek blog yazmak çünkü artık herkes bilir ki olay sadece bir yayın paylaşmakla bitmiyor o yayının sosyal medyada da paylaşılmadan evvel belirli bir kitle oluşturma şartını beraberinde getiriyor bu da tabii ki ekstra vakit ayırmak demektir..
Aklım böyle böyle gelip gidiyor nicedir,tarifleri hazırlamış fotoğraflamış bekletiyorum da bir yandan..
Neyi nasıl sürdüreceğimi bilemedim..
Sizin bu konuda fikriniz nedir,siz olsanız iki blog iki instagram hesabı yürütebilir miydiniz veya nasıl bir formül bulurdunuz?..
Bu konuda düşüncelerinizi benimle paylaşmanızı rica ediyor herkese güzel bir gün diliyorum Cumamız bereketli olsun inşaAllah..

Yorumlarda buluşmak dileğiyle..


O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

21 Kasım 2019 Perşembe

Güzel Sonbahar


Sonbahardan görüntülerle doldu hafıza kartlarım..
Birazını paylaşayım en azından..aslında paylaşacak alem içinde alemler var ama işte..kafa biraz dolu yürek biraz başka şeylerle meşgul..dolayısıyla buna da şükür..
Şükür elhamdülillah..
Görüntüler benden düşünceler de sizden olsun..
























O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

20 Kasım 2019 Çarşamba

Söz Dinle - Shakespeare Sözleri


Gizli müslüman olduğuna dair söylemler var..sözlerini daha dikkatlice okumaya çalıştım bu yüzden..
Olabilir mi acaba diye..
Sözlerinin çoğunda sabır tefekkür teslimiyete dair ciddi anlamlar var..kadere rıza hikmet ve nefse sesleniş gibi..
Buyurun bir de siz okuyun dostlarım..


“Huzur içinde ellerimi kavuşturuyor ve bekliyorum. Rüzgara gelgite ya da denize aldırmıyorum; artık zamana ya da kadere isyan etmiyorum. Bana ait olan, bana gelecek çünkü…” Shakespeare

“Acı çekin ve mükemmelleşin.” William Shakespeare


“Kendi kendimize verdiğimiz sözü tutmak, en çabuk unuttuğumuz şeydir ne yapsak.” William Shakespeare

“Bugün olduğun şey için şükret ve yarın olacakların için savaşmaya devam et.” William Shakespeare

“Akıllıca ve yavaşça ilerleyin. Acele edenler tökezleyip düşüyorlar.” William Shakespeare

Boya kullandığını da duydum senin, duymaz olur muyum? Tanrı sana bir yüz vermiş, sen tutup başka bir yüz yapıyorsun kendine.


''Kötü işler gömülse de yerin dibine
Çıkar bir gün insanların gözü önüne.''


"Kendi içindeki dikenler kanatsın vicdanını! "

Herkesi sev, azına güven, haksızlık etme hiç kimseye,
Kaba güçle değil, zekânla çık düşmanın karşısına.
Kendininmiş gibi savun dostunun hayatını,
Gevezeliğin için değil, suskunluğun için kızsınlar sana.

"Zina etmeyeceksin," denildiğini işittiniz.
Fakat ben size derim: Bir kadına şehvetle bakan her adam zaten yüreğinde onunla zina etmiştir.


"Kötü fallar umurumda değil benim. Serçenin ölmesinde bile bildiği vardır kaderin. Şimdi olacak bir şey yarına kalmaz, yarına kalacaksa, bu gün olmaz. Bütün mesele hazır olmakta..."


Madem bu dünya bile yok olacak bir gün
Sevginin bitmesine insan neden üzülsün?


"Ama benim sanatım, tüm varlığıyla sensin:
Beni kara cahilden bilgeye yükseltensin."


Şeytan, işine gelirse,
Kutsal Kitap'tan örnek verebilir.


'' Hoş renklerle boyadılar iğrenç amaçlarını. ''
Kızmak, yerinde duramamaktır yiğitlik ise, durup dayanmaktır.

"Sözlerim uçuyor havaya, ama düşüncem yerde;
Öz olmayınca söz yükselmiyor göklere!"


Biz ne kadar ölçüp biçsek de hedeflerimizi, onlara son şeklini veren ilâhi bir güç vardır.


İnanma yeminlerine. Kılıkları başka, kendileri başka.

Hiç kimse zorlanamaz merhametli olmaya
O ulu Tanrı katından kalbe düşer yavaşça
Narin bir yağmur gibi kalpleri yeşertir
İki kez kutsanmıştır o, çifte iyilik getirir
Merhamet eden ile merhamet alan
El ele geçmekteler o ünlü dar kapıdan
Kudreti karşısında pehlivanlar diz çöker
Saltanat sahipleri onla huzura erer.

Bundan böyle gövdeni küçültüp erdemlerini büyütmeye bak.

içini aç göklere
Beğendiğiniz bedenlere hayalinizdeki ruhları koyup aşk sanıyorsunuz!

O K U
PAYLAŞ: Whatsapp