31 Ağustos 2021 Salı

Gül Güzeli



Geceden sebep yazdan sebep şarkıdan sebep..

Gözlerimin arkası kocaman bir ağlama salonu,herkes için bir kişi ağlıyor sanki.

Çok kişiye ağlayan sadece bir kişi,gülmez mi insan veya garipser mi bilmem ve bana ne!..bana ne..gözyaşları da her biri için yeterli..

Bırak..

Yazıp dalayım o salona şimdi.

Dişlerimi istemsizce sıktığımı biliyorum,uyarma beni..

Şu karşıda duran kısa boylu mavi gözlü kadına sesleniyorum nicedir.

Kaç aydır sesleniyorum ona..mor çiçekleri ektiğim günden beri mezarına..

Sesleniyorum..sesleniyorum.

Karşılık vermiyor bana..

Cem Karaca'nın dediği gibi..Bırak!..

Kaynasın içim fokurdasın acılar,havalanır belki yüreğim.

İçim nemli ve hoş pek fark edilmeyen bir koku var,semavi.

Dışa atılamayanların kokusu,insanlar buna büyüme diyor bana göre Allah'ın bir izi.

Git deyince gitmiyor,canlı tutmaya çalışınca da elinde kalıyor hepsi.

Hepsii.

Şu mavi gözlü kısa boylu kadına söyle,bu kadar çok sevecek ne vardı ki beni.

Yerine ne bir insan ne bir sevgi koyabiliyorum şimdi..

Sevmeyin..sevmeyin bu denli böylesine uçurumlu birilerini,içine düşülüyor,çıkılmıyor sonra..

Ben özledim onu..özledim ve bulunduğu yeri bilmiyorum,

Ahirete nasıl gidilir onu da bilmiyorum..

Ürperirsin kapısını bildiğimi söylersem belki..

Bu nasıl bir şarkıdır bu nasıl bir gece ve yaşım kaç oldu şimdi?

Seni kaç sene özlüyorum,kalbimin kaçıncı evresinden sesleniyorum sana ve dünya hiç güzel değil artık..

Yatmam gerek git şimdi..salonlarda sevdiklerimiz var yalnız olmazsın şimdi..git şimdi saat 1'i geçti..

Bilsinler olsun,silme gözyaşlarımı,anlıyorum artık biliyorum,eminim şimdi..

İnsanlar korkabiliyor ağlayabiliyor ve en güzeli insan olduklarını biliyor zayıflıklarından tahammül sınırlarından eminler şimdi..

Kahvem de yok..şarkı da art arda çalıyor Gül Güzeli..

Gül Güzeli..

Masal Perisi..

Gül Güzeli..

Öldü..

Tılsımını kaybetti..

O sevdi..

Sevmeyi bildi..

Bilmiş olmalı ki geriye kaldı bunları yazan bir Sevgi..




O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

30 Ağustos 2021 Pazartesi

En Güzel Mevsimin Arefe Mevsimi:Sonbahar


Muhteşem günbatımlarıyla,uzun bekleyişler sonucu tutulamayan balıklarıyla,şiddetli sıcakları ve akıl almaz yangınlarıyla bir yaz daha usul usul yanımızdan ayrılmak için hazırlanıyor..Sırada sonbahar mevsimi var..
Gelsiiin gelsin..yüreğimde Arefe günü gibi bir coşku bir sevinç ile gelsin.Göreceğim renkler hissedeceğim rüzgâr,tadacağım yağmurun mevsimi olan sonbahar her zaman daha şefkatli daha dingin daha olgun görünüyor gözüme....


Dün çoluk çocuk çadır çanak evdeki yemeği alarak yine denizin yolunu tuttuk.İkindi suları çıktık evden,epey vakit var akşama kadar otururuz demiştik ama pek mümkün olmadı..
Saat 19:30'da hava iyice serinlemeye kızlar hıçkırmaya başladı..
-Deniz sezonu bitti,toplansak mı?..dediğimde kızlar bu sözümden hiç mi hiç hoşlanmadı ama ne çare istemeye istemeye toplamakta yardım ettiler..


Yanıma Türk kahvesi de almıştım her zamanki gibi bir de büyük bir ilgi ile okuduğum Sinan Canan hocanın İFA (İnsanın Fabrika Ayarları) kitabını da..bana kalsa veya beni bıraksalar kalırdım gece boyunca sahilde ama çocuklarla zor.
Mevsim yavaş yavaş sonbahara dönüyor ve bu beni çok mu çok mutlu ediyor..serinliğin hafifliğin sararan yaprakların usulca gelen hafif hüznün,bana unuttuklarımı hatırlatan mevsim..Sonbahar.
Elbette yaz severler bu yazımı sevmeyecek bilirim ama,sırayla arkadaşlar.
Yaz geldi gidiyor şimdi de sıra daha serin severlerin..ve belki de yüreği biraz daha karanfil kokulu olanların..
Dün doğum günümdü,kızlarla evi temizlemeden önce iş bölümü yaptık.Herkes istediği işi üzerine aldıktan sonra işe giriştik.

Ponçik Zeynep toz bezini almış odun sobasında asılı duran maşaya varıncaya kadar her yerin tozunu aldı.
Bal börek kızım Bahar ise mutfağa daldı tezgahı toparladı ben süpürene dek günlük temizlik bitmişti bile..Elhamdülillah..
Sonrasında da denize gitmek için hazırlık,hava oldukça da sıcak iken nasıl oldu da iki saat içerisinde değişip serinlemiş oldu..
Daha çok hissediliyor sonbaharın gelişi bu yıl sanki,yoksa bana mı öyle geldi..
Yazın başında hayal ettiklerim küçük planların kısaca dışarısı ile ilgili boya ve bakım ötesine gidemedi ne yazık ki..
Ki gayet normal bir gelişmed de denilebilir buna.Beş yıl boyunca evde yoksun çiçeğe bitkiye dair bahçede hiç bir şey kalmamışiyeni ektiklerin büyümek için senin kadar acele etmemiş :)
Gülerim planlarıma..
Ama bolca papatya ektim,çekirdekten limon,dört tane üstelik bir tane de satın aldım minik bir ağaç gibi şimdi.
Çekirdekten ektiklerim onlar da ponçik,kolum kadar boya ulaştılar ne yapalım onların da ritimleri böyle..
Nar ağacı kapı gibi dimdik ayakta,kesmeyi düşünüyorum.Her ne kadar harika nar ekşisi için ekşi narlar verse de temizliği çok zor.Dökülen yaprakların miktarı çok fazla duvarların sararması ayrı dert narları toplarken ellerimin kan içinde kalması ayrı dert..Yerine limon diksem,sarı sarı limonlarım olsa,gerçi onun da dalları dikenli..her güzel şey dikenli..
Güller,narlar,limonlar..


Hırkam üzerimde yetmedi çorap dahi giydim bu sabah..gökyüzünde bulut katmanları..pencereden hafif bir rüzgâr esiyor,taze bir kahve daha..
Penceremdeki kaktüslerim de pek büyümedi belki de ben biraz aceleciyim onların hızına ayak uyduramıyorum..
Sonbahara dair yazmak istediğim çok çok şey var ama biraz manzaraların değişmesini beklemeliyim çünkü akşamları cırcır böcekleri hala konser vermekte,uyuyana dek evin içi hala sıcak olmakta yani yaz tamamen gitmedi üzülmeyin sevgili yazseverler son demlerin de tadını çıkaracağız şükredeceğiz bir yaz mevsimine daha ulaşmak için Allah'a niyazda bulunacağız ve bir sonraki yaz mevsimine dek hem mümin hem insan olarak daha bilgili daha donanımlı olmak için dua etmeyi unutmayacağız..
Dünya mevsimleri ve günleri belirli bir sayıdan ibaret,nefeslerimizin kaçını tükettik bilmeden yeni güne uyanıyoruz,ne olacak bilemiyoruz,olmuş olanları değiştiremiyoruz tem etkimiz ve yetkimiz bugünde..bugün daha anlamlı olsun bugün sadaka verelim bugün ''Cennetteki ben'' için bir şeyler yapalım,kimsenin elinde yok tapusu malının kimsenin elinde yok garantisi yarının,böyle böyle diyerek yol alalım..
Konular birbirine karışmış gibi olabilir..olabilir :) içinden size en yakın olanı alın ;)
Dünya takvimlerinde asla bir daha geri dönmeyecek bir yaza veda ederken ve bununla beraber dünya takvimlerinde asla bir daha geri gelmeyecek bu güzel Pazartesi gününde güzel bir gün ve hafta dilerim.



Yarin kekik topladigimiz gun ile ilgili yayin girmeye niyetliyim,takipte kalana bolca💛



O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

26 Ağustos 2021 Perşembe

Kuşadası - Altın Saray Oteli - Kuşadasında Tarih Kokan Deniz Manzaralı Temiz Bir Otel Önerisi


Aylardan Kasım sezon sonu,koca otelde üç çift iki de çalışan vardı.

Hamam kapalıydı,biz çıktıktan sonra otel de kapanacaktı,Yorgundu otel,her halinden belliydi.Çok kişi ge.miş olmalıydı buradan.Havalar sıcaktı,akşamalrı hafif rüzgarlı,hırka şart.

İnternetten bulmuştum bu oteli,alelacele.İki günlük kafa dinleme amaçlıiİzmirden kaçıp gelmiştik.Yoğun ve telaşlı bir düğünün ardından.Nasıl iyi gelmişti.

Otele bayıldım.Hayatımda kaldığım en güzel otellerden biriydi.Her tarafı tarih kokuyordu sanki,bakımlı ve temizdi,sezon sonu olduğu için oda fiyatları da çok uygundu.

Oda dediğime bakmayın,küçük bir daire verdiler bize,yatak odası ek olarak ayrı küçük bir oda bir de oturma bölümü vardı..detaylıca fotoğraf ekledim aşağıda..sağ olsunlar,deniz manzaralı üstelik..Balkon kafesliydi,otelin bir çok yeri kafesliydi,sevmiştim..

Aylarca kalabilirdim burada ama serindi odalar,normal çünkü aylardan Kasım ayındaydık.

Salon çok güzeldi,koltukalra gömülüp yazmak okumak kahve içmek geliyordu hep içimden.Çıkasım yoktu pek.Nasıl olsa her tarafı mavi her tarafı deniz görüyordu.

Ahşap doğramalar az biraz çürümeye yüz tutmuştu,gece esip durdu biraz üşümüştük ama olsun..

İki gün olmasına rağmen dinlenebildik.Akşamları merkeze inip balık yiyor çay içiyorduk.Turist furyasında neredeyse eser kalmamıştı..güzeldi Kuşadası.

Bir zaman karşıya geçmiştik buradan,Yunanistana yani..küçük bir bot gibi bişeydi,aşırı hızdan ödüm kopmuştu,geçmem bir daha..

Fotoğraflara geçerim ama :)







Merdivene bayıldım!



Otelin restoranı.





Yakınlarda bir kaç işletme daha.


İçine gömülesi malum koltuk.


Bahsettiğim ek küçük oda,güzel değil mi?..mekan ne kadar önemli aslında..


Detaylara bayılırım!..biraz detay çektim bu yüzden.
Bu daire harika ışık alıyordu.



Camların kirini bile sevdim :)


Meraklısı için havuzunu da ekleyeyim..


1.11.2016







O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

25 Ağustos 2021 Çarşamba

Zor Zamanlar Güzel Kapılar Açar-Nebi Yıldız

 

Bazı kitaplar güzeldir..satırlarında yürüdüğün yolda sırdaşlığı hissettirir,benim gibisini yaşamış benim geçtiğim yollardan geçmiş gibi dersin,yükünü hafifletir.

Evet,çok güzeldir üstelik.içlerinde ışık var çünkü.Yollar var umut var hatta heyecan bile var.Merhamet şefkat empati,adalet!..Sevgi denizinin bütün malzemeleri içinde toplanmış sanki..bu kitap da öyle bir şey işte..




"Unutma, kendine yakışanı yapmazsan kendine yakışmayan bir hayat yaşarsın."


Unutma evlat, Allah, kalbine layık olmayan insanları senden alır. Bunun için üzülmek değil, şükretmek gerekir....


Bir zaman sonra öyle bir hale gelmiştim ki ; umuda, güzel günler yaşayacağıma veya mutlu olacağıma dair içimde bir damla bile inanç kalmamıştı. İşin en acı tarafı ise artık hiçbir şeyi düzeltmek istemiyordum. Sanırım pes etmiş ve yok olduğumu kabullenmiştim. Sanki ölmüştüm ve birilerinin gelip beni gömmesini bekliyordum...


Unutma, canını acıtan insanlardır ama yaranı saracak olan Allah'tır
Kazanmak mı istiyorsun? Öyleyse kalbini Allah'a emanet et


Değer verdiğin şeyleri hak ediyorsan onlar senin için bir sınavdır. Eğer değer verdiğin şeyler seni hak ediyorsa, onlar da senin için mükâfattır.

Hiç şüphen olmasın! Bir gün sen de kaybettiklerinden çok daha fazlasını geri alacaksın.
Kazanmak istiyorsan; nefsinle değil kalbinle, Şeytanla değil Allah'la beraber ol.



Bu hayat bana şunu öğretti ; bir insan, sevdiği insandan yapamayacağı ya da hoşlanmadığı şeyler istemez. Eğer istiyorsa o sevgide eksiklik vardır, kusur vardır ya da çıkar vardır. Sana tavsiyem;mutsuz olmak ya da kaybetmek istemiyorsan insanlara hayır demeyi bir an ince öğrenmelisin.Eğer tutanacak bir dal arıyorsan ve o an içindeki intikam filizleri sana güzel görünüyorsa, bil ki o dal yapaydır. Ve bir gün kırılacak, seni yine aynı fırtınanın içine bırakacaktır.Unutma ; intikam sana hiçbir şey kazandırmayacak. Ama affedici olup Allah'a havale edersen Allah'ın hazine kapıları sana ardına kadar açılacak. Onlar gibi olursan kaybedeceksin. Kendin olup hayatına devam edersen hak ettiklerini bir gün mutlaka elde edeceksin.


..."Hayırdır ne kaybettin?" diye bir ses işittim. O an istemsiz bir şekilde, "Her şeyimi." cevabını verdim. Karşıdaki ses, "Her şeyini kaybeden bir insanın bir şeyler aramak aklına gelmez. Demekki bulacağına inandığın bir şeyler var ki onları arayabiliyorsun."



"Üzülme! Eğer Allah sarsılmana müsade etmişse, bu, hak etmeyenler yüreğinden dökülsün diyedir."




Seni ağlatanlara de ki; Her bir gözyaşımın hesabının sorulacağı bir günde sizlerle tekrar karşılaşacağım.O gün ki, kimse kimseden kaçamayacak ve ben hakkımı hepinizden söke söke alacağım.




Sıkıldıysan ortamı değiştir. Mutsuzsan çevreni değiştir. Umutsuzsan bakış açını değiştir. Mutlu olmak istiyorsan kendini değiştir.



Unutma, duaların seni kapıya kadar götürür ancak sana kapıyı şükürlerin açacaktır.
Umut, insanın ayakları gibidir...




"Düştüğünde seni bir tek Allah'ın terk etmediğini, medet umduğunda Allah'tan başka kimseden fayda olmadığını ve acı çektiğinde tesellinin bir tek Allah'ta olduğunu sakın aklından çıkarma."




Sözler merhem gibi,dursunlar burada,lazım olunca bir parça süreriz yaralarımıza,umudumuz güçlenir :)
Sevgilerimle..


O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

24 Ağustos 2021 Salı

Hollanda'da Bir Gün / Balık ve Peynir Pazarı


Hollandaya gidişimiz kış mevsimine denk gelmişti,aylardan Kasımdı daha doğrusu,kış aylarında değil de ilkbaharda gitmek gibi bir hayalim vardı ama nasip kış mevsiminde gitmekmiş.

Hollanda laleleri ve muhteşem çiçekleriyle ün salmış bir ülkeydi benim için,lale tarlalarını fotoğraf çekmeyi çok çok istesem de pek mümkün olmadı.

Günü birlik gitmiş Noel için hazırlanıp süslenen bir şehirle karşılaştık.Küçük sıcak ve samimiydi insanları sakin kendi hallerinde ve huzurlu görünüyordu,ben de öyleydim..

Lale tarlaları beklerken balık&peynir pazarına denk geldik,olsundu.

Oralardan kareler içeriyor bu yayın çoğunlukla..daha sonrasında sisli köy evleri var..Doğasever biri olarak buraları da çok beğendim.Düzen ve temizlik ne kadar harika bir şey.Benim gibi düşünenin çok olduğunu biliyorum ama nedense bizim gibi düşünen belediyeler yok sanırım.Memeleketimiz çok güzel insanları da cömert güleryüzlü yardımsever,bakınız bu üç vasıf yurt dışında daha doğrusu Avrupalılarda rastlanamaz.Elinde bozuk çekmecenin kulpu olsa satışa çıkarır sadece küçük bir örnektir bu,bizim gibisi az bulunur inanın bana ama işte bu düzeni ve temizliği doğaya olan hassasiyeti neden beceremiyoruz anlamış değilim,neyse..

Fotoğraflar konuşsun :)



Noel bayramı öncesi mağazalar inanılmaz güzeldi,bayıldım her birine,ışıklı ışıklı harika görünüyorlardı.


Kahveyi eline gücü ayağına ver ve yola çık :)



Her yerde bisiklet yolları vardı bu da bisiklet kullanıcıları için trafik ışıkları,ay çok güzeldi bisikletleri sırlanmış görmek burada :)



Mahallelerin bütün direklerinde bu LGBT stikerları vardı.






Manzara yazarlara özel..










Peynirlerden bol miktarda aldık,yanına da güzel bir ekmek,yol boyunca bunları yedik.Harikaydı.





Bu araba çok eski çok bakımlı ve içi çocuk doluydu,yüzleri de çiçek gibi gülüyordu :)


Sıcak şarap şeysi bu.


Amcanın ayakkabılarına dikkat :)


Bu fotoğrafların çoğunu Instagram hesabımda paylaşıp buraya yayın olarak girmeyi ihmal etmiştim,mübarek blog ihmal edilip o uygulamada paylaştığım için pişmanım şimdi..daha taze daha canlı duygularım vardı buraları ile ilgili Instagram öğüttü hepsini..neyse onu da geçiyorum..

Hollandada yaşanır mı diye soracak olursanız size tam cevap vermem doğru olmaz çünkü sadece bir gün kaldım ama bu tür ülkelerde daha evvel daha uzun süre kaldım geçtim gördüm ,doğa düzen denge üçlüsünü seven biriyseniz hay hay elbette yaşanır demeden edemeyeceğim.

Ben yaşardım buralarda,maneviyat bakımından biraz sıkıntılı olabilir çünkü konfor çok fazla ve insan dünyaya dalıp ahiretini ihmal edebiliyor ben bu anlamda sıkıntı yaşamıştım,camiler var minareler var ama ezan sesi yok o da büyük eksiklik olmuştum benim için bunlar dışında doğanın bu güzelliği tefekkürlük.

Ruhum rahatlıyor dinleniyor kendine geliyor desem tam yerinde konuşmuş olurum.Bundan fazlasını yapabilip de yapamayan bizlere aşırı kızdığımı da iliştiriyorum şuracığa.Kıskanmamamız için,kıskanmamalıyız çünkü böyle bir çaba içinde olmayan kıskanmamalı fikrindeyim.


Sevgiler..




O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

Yemek Bloguma Davetlisiniz

YUKARI