28 Kasım 2019 Perşembe

Kötü Nazar Emojisi var mı?


Akşam yemeği bitmiş sofra toplanmış bulaşıklar makinedeki yerini almış,tezgâh da mis gibi görünüyor bir kahve yapıp en son okuduğum kitap ile ilgili bir yazı yazmak için uygun bir zaman dilimi düşüncesiyle açtım bilgisayarımı bu akşam.
Daha yazı yazmaya başlamadan en son paylaşılanlara göz attım hızlıca okuma listesinde.
Karşıma sevgili GeCe'nin yazdığı yazının başlığı takıldı..aklımdan geçen değildir umarım başına gelen diyerek yazıya tıkladım ancak tam da korktuğum şey ile ilgili yazmıştı ne yazık ki..
Kaleme aldığı yazısından sahiplendikleri ikinci kuşları Loly'den bahsediyordu evet ikinci kuşlarıydı Loly çünkü ilk kuşları uçup gitmiş kayıplara karışmıştı yanlış hatırımda kalmadıysa.
Çocukların minik canlılara karşı olan hassasiyeti az çok hepimiz biliyoruz sevgili GeCe yeni bir kuş alarak çocukları mutlu etmişti ancak ömrü ne yazık ki beklenenden de kısaydı..
Yazısında kuşun korkudan geçirdiği şok sonucu son nefesini verdiğini bununla beraber bir ihtimal instagramda paylaşılan bir görselden ötürü kötü nazar ihtimaline de değinmiş..işte tam da bu sözü beni çok etkiledi.
Bir kaç kez hemen bir paylaşımın ardından paylaştığım şey ile ilgili olumsuz bir şeyin yaşandığına şahit olmuştum çünkü.
Bir keresinden yol kenarından ilkbahar mevsiminde bir avuç pembe çiçekler avuçlamış büyük kızımın fotoğrafını paylaşmış hemen ardından bir kaç saat içindeydi yanılmıyorsam kızım ellerini öyle bir yaraladı ki korkudan ne yapacağımı şaşırmıştım,buna benzer bir örnek daha var ki yaz tatilinden paylaşılan bir fotoğrafın ardından yolculuk esnasında ailece yasadığımız sıkıntılı bir durum başımıza gelmişti bu bunun gibi ve daha niceleri var..Acaba diyorum çok mu düşüncesiz hareket ediyoruz acaba diyorum çok mu iyimseriz?
Paylaşımlarımız çoğu zaman düşüncesiz veya gerçekten sevincimizi paylaşmak için yapılmaktadır veya art niyet taşımadan belki de gerçekten sevincimizi bizi sevenlerle paylaştığımızı düşünerek paylaşıyoruz kimbilir ama bu sevincimiz veya saf niyetimiz kötü nazar ihtimalini veya nazara gelme ihtimalinin önüne geçememiştir.
Instagram hesabımı gizli tutmama rağmen ve takipte olanları yakından tanıyor olmama rağmen nazar konusu her daima beni korkutmuş,defalarca frenlemiştir.
Bu durum blogum için de geçerli.
Nice fotoğraf var ki paylaşmaya çekiniyorum,ekranın karşısında nasıl bir insan hangi ruh hali ve niyetle blogumda veya Instagram sayfamda dolaştığını bilemiyorum dolayısıyla benim için çok değerli olan ne varsa bu gerek bir süs eşyası gerekse sevdiklerim olsun şöyle bir duraksıyor ve düşünmeden edemiyorum.Elbette arada bir paylaşıyorum ama sonrasında daima istisnasız her seferinde bir huzursuzluk meydana geliyor,defalarca paylaştıklarımı tek tek incelemiş hatta bir çoğunu yani benim için çok çok değerli olan şeyleri silerek kaldırdıktan sonra huzur bulamıyorum..
Günümüzün sosyal medyada yoksan,yoksun mantığı bir çok şeyi hafife almamıza veya biçtiğimiz değeri aşama aşama düşürmemize mi neden oluyor acaba?
Diğer yandan da bir insanın neye kötü nazar ile bakacağını tahmin etmek epey zordur örneğin takip ettiğim ünlü bir anne/kitap yazarı hanımefendinin paylaşmış olduğu bir fotoğrafta bir diğer hanımefendi fotoğraftaki havlu kenarının ne muazzam şekilde ütülenmiş olduğunu dile getirerek takdir etmiş,evet bu güzel bir davranış belki ama bu bana biz insanların sırada sanılan paylaşımları hayal bile edemeyeceğimiz şekilde incelediğimizi kimi zaman takdirden çok hem hased hem kıskançlık duygularımı körükleyebileceğini düşündürdü..
İçimiz rahat edemeyip bir çok şeyi paylaşınca hem mutlu oluyoruz hem de mutluluğumuz beğeni baloncukları göründükçe artıyor ama bu artışın yanısıra artan başka şeyler de var anlaşılan..
Gören her göz güzel görmez,güzel sözü yazar belki veya yazmaz ama kötü göz kendini sosyal medyada belli etmez,kötü niyet emojiler ile ifade edilemez itina ile de gizlenmektedir tabii ki.

Giderayak sevgili GeCe'ye tekrar ve bir kez daha sabırlar bir an evvel çocuklarının da bu olayı yaşayacakları daha tatlı hatıralar ile değişmesini ve unutmalarını diliyorum.
İnsan bazı şeyleri iyi ki unutabiliyor ..
İyi ki unutmak var..özellikle de çocukları derinden etkileyen bu tür olaylar yaşanınca.
İyi ki..


O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

22 Kasım 2019 Cuma

Aroma Mutfak vs Kiremithanem


Çelişki içindeyim.
Nasıl oluyor da insan bir şeyi üretmek için zamanını verir,emek verir,özenir bezenir arzu ettiği yere ulaştıktan sonra kendi elleriyle yaptığını yok etmeyi ister?
Bu nasıl bir haldir a dostlar deyin bana?..
Kısa bir süre evvela Aroma Mutfak blogunu yayına aldım haberini de buradan vermiştim,ona özel olarak instagram hesabı da açtım minik minik ikonlar butonlar tasarladım logosuna kafa patlattım vs..sonra blogun genel görünümü ile de epey yordum kendimi bunun yanısıra fotoğraf çekimleri için ekipman aldım tabağı tepsisi arkaplanı derken kendimi biraz fazla kaptırarak makaleler okudum-izledim yetmedi bit pazarlarında dolaşarak en küflüsünden en eskisinden çatallar kaşıklar avına koyuldum..
Sonuç tatmin edici fotoğraflar da öyle kendimce güzel bir şey ortaya çıktığını düşünüyordum bu şekilde de yol almak istedim ancak ne ettimse umduğumu bulamadım,kendimi yalnız hissettim paylaşırken duyulan o keyifli hazzı bir türlü alamadım alamıyorum,geriye dönüp baktığımda verdiğim onca emeğin de heba olmasına gönül el vermiyor..
Tariflerimi kızlarım için bir sayfaya toplamak istedim asıl amacım buydu ve evet yavaş yavaş önce evimizde pişenleri paylaşmaya başladım lakin dediğim gibi gerek tariflerin hazırlık aşamasında gerek fotoğraflama süreci boyunca keyif alamadım belki bu halim görsellere de yansımıştır,bilemiyorum..
Sizce o blogda yayın yapmaya mı devam etmeliyim yoksa tariflerimi yine eskisi gibi burada Kiremithanemde mi paylaşmalıyım?..
Bana burası hem daha samimi hem daha keyifli geliyor zaman bakımından da daha tasarruflu oluyor tek blog yazmak çünkü artık herkes bilir ki olay sadece bir yayın paylaşmakla bitmiyor o yayının sosyal medyada da paylaşılmadan evvel belirli bir kitle oluşturma şartını beraberinde getiriyor bu da tabii ki ekstra vakit ayırmak demektir..
Aklım böyle böyle gelip gidiyor nicedir,tarifleri hazırlamış fotoğraflamış bekletiyorum da bir yandan..
Neyi nasıl sürdüreceğimi bilemedim..
Sizin bu konuda fikriniz nedir,siz olsanız iki blog iki instagram hesabı yürütebilir miydiniz veya nasıl bir formül bulurdunuz?..
Bu konuda düşüncelerinizi benimle paylaşmanızı rica ediyor herkese güzel bir gün diliyorum Cumamız bereketli olsun inşaAllah..

Yorumlarda buluşmak dileğiyle..


O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

21 Kasım 2019 Perşembe

Güzel Sonbahar


Sonbahardan görüntülerle doldu hafıza kartlarım..
Birazını paylaşayım en azından..aslında paylaşacak alem içinde alemler var ama işte..kafa biraz dolu yürek biraz başka şeylerle meşgul..dolayısıyla buna da şükür..
Şükür elhamdülillah..
Görüntüler benden düşünceler de sizden olsun..
























O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

20 Kasım 2019 Çarşamba

Söz Dinle - Shakespeare Sözleri


Gizli müslüman olduğuna dair söylemler var..sözlerini daha dikkatlice okumaya çalıştım bu yüzden..
Olabilir mi acaba diye..
Sözlerinin çoğunda sabır tefekkür teslimiyete dair ciddi anlamlar var..kadere rıza hikmet ve nefse sesleniş gibi..
Buyurun bir de siz okuyun dostlarım..


“Huzur içinde ellerimi kavuşturuyor ve bekliyorum. Rüzgara gelgite ya da denize aldırmıyorum; artık zamana ya da kadere isyan etmiyorum. Bana ait olan, bana gelecek çünkü…” Shakespeare

“Acı çekin ve mükemmelleşin.” William Shakespeare


“Kendi kendimize verdiğimiz sözü tutmak, en çabuk unuttuğumuz şeydir ne yapsak.” William Shakespeare

“Bugün olduğun şey için şükret ve yarın olacakların için savaşmaya devam et.” William Shakespeare

“Akıllıca ve yavaşça ilerleyin. Acele edenler tökezleyip düşüyorlar.” William Shakespeare

Boya kullandığını da duydum senin, duymaz olur muyum? Tanrı sana bir yüz vermiş, sen tutup başka bir yüz yapıyorsun kendine.


''Kötü işler gömülse de yerin dibine
Çıkar bir gün insanların gözü önüne.''


"Kendi içindeki dikenler kanatsın vicdanını! "

Herkesi sev, azına güven, haksızlık etme hiç kimseye,
Kaba güçle değil, zekânla çık düşmanın karşısına.
Kendininmiş gibi savun dostunun hayatını,
Gevezeliğin için değil, suskunluğun için kızsınlar sana.

"Zina etmeyeceksin," denildiğini işittiniz.
Fakat ben size derim: Bir kadına şehvetle bakan her adam zaten yüreğinde onunla zina etmiştir.


"Kötü fallar umurumda değil benim. Serçenin ölmesinde bile bildiği vardır kaderin. Şimdi olacak bir şey yarına kalmaz, yarına kalacaksa, bu gün olmaz. Bütün mesele hazır olmakta..."


Madem bu dünya bile yok olacak bir gün
Sevginin bitmesine insan neden üzülsün?


"Ama benim sanatım, tüm varlığıyla sensin:
Beni kara cahilden bilgeye yükseltensin."


Şeytan, işine gelirse,
Kutsal Kitap'tan örnek verebilir.


'' Hoş renklerle boyadılar iğrenç amaçlarını. ''
Kızmak, yerinde duramamaktır yiğitlik ise, durup dayanmaktır.

"Sözlerim uçuyor havaya, ama düşüncem yerde;
Öz olmayınca söz yükselmiyor göklere!"


Biz ne kadar ölçüp biçsek de hedeflerimizi, onlara son şeklini veren ilâhi bir güç vardır.


İnanma yeminlerine. Kılıkları başka, kendileri başka.

Hiç kimse zorlanamaz merhametli olmaya
O ulu Tanrı katından kalbe düşer yavaşça
Narin bir yağmur gibi kalpleri yeşertir
İki kez kutsanmıştır o, çifte iyilik getirir
Merhamet eden ile merhamet alan
El ele geçmekteler o ünlü dar kapıdan
Kudreti karşısında pehlivanlar diz çöker
Saltanat sahipleri onla huzura erer.

Bundan böyle gövdeni küçültüp erdemlerini büyütmeye bak.

içini aç göklere
Beğendiğiniz bedenlere hayalinizdeki ruhları koyup aşk sanıyorsunuz!

O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

16 Kasım 2019 Cumartesi

Dünya Koş Diyor


Büyük miktarda farkındalıklar biriktirdim son iki aydır.
Demini aldı bir çok şey bir başka ifadeyle.
İfade etmek bile gereksiz bir eylemmiş gibi görünüyor artık gözüme.
Dünyayı seyrediyorum.
İnsanları seyrediyorum.
Kendimi de onları da anlamak için çaba sarf ediyorum.
Gerçeklikten uzaklaşanların sayısı çoğaldı,ayak uydurmak zordur.
Hayat öyle hızlı bir şekilde hal ve renk değiştiriyor ki ben kendimle başbaşa kalsam bile kendime yaklaşamıyor,yakınlaşamıyorum kalbimle.
Belki yoğunluktandır derim bazen.
Yoğunluktandır bunca telaş bunca kayıp.
İnsan koşarken cebinden veya kalbinden düşürebilir ya bazı şeyleri,işte buna benzer bir şeydir yaşadığım.
Bazı şeyler kalbimden düştü bazı şeyler cebimden.
Her ikisi de emekti nihayetinde,kimisi az kimisi çok acıttı canımı ama yoğunluk acının ağırlığını da hafifletiyor artık.
Dünya koşturuyor insanı.
Ruhun yürüyüşe çıkmak istediğin zamanlarda bile koşmaya zorluyor seni.
Yokluyorsun biraz kendini.Bu koşmak neden bu telaş niye diyorsun ama nafile..hep bir şeyler çekiştiriyor seni.
Eline bir fincan çay alıp da temiz havayı soluyarak gökyüzüne bakamaz olduk.
Gökyüzünden bile mahrum bırakılıyoruz işte,göremiyoruz.
Bu sürat bu hız..ruhumu zayıflatıyor..nedir peşinde koşturduğum şey?..
Ne içindir bunca yorgunluk bunca çaba..
Sözlerim anlaşılır olmayabilir.
Çare yok okuyan bağışlayacaktır beni ya da sayfayı kapatıp gidecektir.
Hız yoksa,kâr yoksa insan bir yerde durmak istemiyor artık,görüyorum..
Aşırı derecede hızlandı bedenimiz,kalbimizi kaplara ve kılıflara sığdırmak için paralıyoruz kendimizi..
Bize yakışmayan veya içine sığmadığımız bir elbise gibi oldu hayat.
İstemiyorum bunu..
Daha latif daha sakin kaynaklar istiyorum..
Sözü olan,manâsı olan kelimeler istiyorum..
İnsan istiyorum.
Beni fırsat olarak imkân olarak görmeyen insanlar istiyorum.
İnsanlığından ve canından ve ruhunun renginden insanlığıma canıma ve renklerime renk katacak insanlar.
Maneviyatı olan insanlar isityorum,ruhumun bir ucunu çekinmeden sorgulamadan maneviyatına batırabileceğim bir insan istiyorum..namazımı daha da çok önemsemeye çalışıyorum bu yüzden,namaza sarıl Kur'an'a sarıl sünnete sarıl diye telkin ediyorum kendimi..ama kimi zaman ona da hak ettiği ilgiyi bu koşuşturma bu hız yüzünden gösteremiyorum..
Görüyorsundur,mevsimlerden sonbahardır..doğa ihtişamlı rengârenk ve dingin..
Çıkıp saatlerce ayak parmaklarım donana kadar yürümek istiyorum..tanıdık ağaçların yanından geçerken ne kadar değiştiğinin farkına vararak hayranlık duymak istiyorum..özellikle okulun dışında olan dalları yerdeki çimlere kadar ulaşmış söğüt ağacını..
Gökyüzüne karşı da mahçup hissediyorum kendimi son zamanlarda,gece ile gündüz dışındaki değişiklikleri izleyemez oldum..
Akşam yemeğini hazırlamak için balkona çıkışım ne kadar sürüyorsa o kadar bakabiliyorum gökyüzüne.
Bir sofra bezinde biriken ekmek kırıntılarını silkeleyecek kadar..
Darmadağın cümlelerim.
Biliyorum..
İkinci kahvem de bitti.
Dışarıya çıkacağım şimdi.
Ağaç çiçek çalı çırpı hangisi değiştiyse fotoğrafını çekeceğim..
Yapay olmadıkları için şükredeceğim,doğaya karşı gelmedikleri için şükredeceğim..
Böyle bir şey olabilirdi çünkü,olabilirdi.
Doğa da insanlar ve kalbimiz gibi isyan edebilirdi.
Yemyeşil kalabilirdi ağaçlar,çiçekler durmadan açabilirdi kış boyunca.
Hava yavaş yavaş serinlemek yerine gitgide ısınabilirdi.
Dolaplarda kalabilirdi onca kazak onca yorgan.Çoraplara gerek kalmayabilirdi..
Allah..
Allah'ım..
Özümüz ve ruhumuzdan uzaklaştırma ya Rabbi..
Ya Rabbel Âlemin..doğamızdan uzaklaştırma bizi..küçük veya büyük insanlığımızı ve bir ruhumuzun olduğunu bize hatırlatan ne varsa onları elimizden alma..
Bizi kendimizden ve kalbimizden uzak yaşatma böyle bir gurbetin tadını bize tattırma ya Rabbi..


..yalnız mıyım? yoksa böyle hisseden böyle düşünen başka birileri de var mıdır bilemiyorum.
Bilsem su serpilecek canıma.





O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

Yemek Bloguma Davetlisiniz

YUKARI