Merhamet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Merhamet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Merhamet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Merhamet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ağustos 2021 Çarşamba

Zor Zamanlar Güzel Kapılar Açar-Nebi Yıldız

 

Bazı kitaplar güzeldir..satırlarında yürüdüğün yolda sırdaşlığı hissettirir,benim gibisini yaşamış benim geçtiğim yollardan geçmiş gibi dersin,yükünü hafifletir.

Evet,çok güzeldir üstelik.içlerinde ışık var çünkü.Yollar var umut var hatta heyecan bile var.Merhamet şefkat empati,adalet!..Sevgi denizinin bütün malzemeleri içinde toplanmış sanki..bu kitap da öyle bir şey işte..




"Unutma, kendine yakışanı yapmazsan kendine yakışmayan bir hayat yaşarsın."


Unutma evlat, Allah, kalbine layık olmayan insanları senden alır. Bunun için üzülmek değil, şükretmek gerekir....


Bir zaman sonra öyle bir hale gelmiştim ki ; umuda, güzel günler yaşayacağıma veya mutlu olacağıma dair içimde bir damla bile inanç kalmamıştı. İşin en acı tarafı ise artık hiçbir şeyi düzeltmek istemiyordum. Sanırım pes etmiş ve yok olduğumu kabullenmiştim. Sanki ölmüştüm ve birilerinin gelip beni gömmesini bekliyordum...


Unutma, canını acıtan insanlardır ama yaranı saracak olan Allah'tır
Kazanmak mı istiyorsun? Öyleyse kalbini Allah'a emanet et


Değer verdiğin şeyleri hak ediyorsan onlar senin için bir sınavdır. Eğer değer verdiğin şeyler seni hak ediyorsa, onlar da senin için mükâfattır.

Hiç şüphen olmasın! Bir gün sen de kaybettiklerinden çok daha fazlasını geri alacaksın.
Kazanmak istiyorsan; nefsinle değil kalbinle, Şeytanla değil Allah'la beraber ol.



Bu hayat bana şunu öğretti ; bir insan, sevdiği insandan yapamayacağı ya da hoşlanmadığı şeyler istemez. Eğer istiyorsa o sevgide eksiklik vardır, kusur vardır ya da çıkar vardır. Sana tavsiyem;mutsuz olmak ya da kaybetmek istemiyorsan insanlara hayır demeyi bir an ince öğrenmelisin.Eğer tutanacak bir dal arıyorsan ve o an içindeki intikam filizleri sana güzel görünüyorsa, bil ki o dal yapaydır. Ve bir gün kırılacak, seni yine aynı fırtınanın içine bırakacaktır.Unutma ; intikam sana hiçbir şey kazandırmayacak. Ama affedici olup Allah'a havale edersen Allah'ın hazine kapıları sana ardına kadar açılacak. Onlar gibi olursan kaybedeceksin. Kendin olup hayatına devam edersen hak ettiklerini bir gün mutlaka elde edeceksin.


..."Hayırdır ne kaybettin?" diye bir ses işittim. O an istemsiz bir şekilde, "Her şeyimi." cevabını verdim. Karşıdaki ses, "Her şeyini kaybeden bir insanın bir şeyler aramak aklına gelmez. Demekki bulacağına inandığın bir şeyler var ki onları arayabiliyorsun."



"Üzülme! Eğer Allah sarsılmana müsade etmişse, bu, hak etmeyenler yüreğinden dökülsün diyedir."




Seni ağlatanlara de ki; Her bir gözyaşımın hesabının sorulacağı bir günde sizlerle tekrar karşılaşacağım.O gün ki, kimse kimseden kaçamayacak ve ben hakkımı hepinizden söke söke alacağım.




Sıkıldıysan ortamı değiştir. Mutsuzsan çevreni değiştir. Umutsuzsan bakış açını değiştir. Mutlu olmak istiyorsan kendini değiştir.



Unutma, duaların seni kapıya kadar götürür ancak sana kapıyı şükürlerin açacaktır.
Umut, insanın ayakları gibidir...




"Düştüğünde seni bir tek Allah'ın terk etmediğini, medet umduğunda Allah'tan başka kimseden fayda olmadığını ve acı çektiğinde tesellinin bir tek Allah'ta olduğunu sakın aklından çıkarma."




Sözler merhem gibi,dursunlar burada,lazım olunca bir parça süreriz yaralarımıza,umudumuz güçlenir :)
Sevgilerimle..


O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

6 Şubat 2020 Perşembe

Günah Psikolojisi ve Stres


Allah’ın huzurundan kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım.
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla başlarım…

Sevgili dostlarım geçen gün bir sorumun cevabını ararken karşıma çıkıp içinde kendimden bir çok şey bulduğum kafamdaki sorulara güzel cevap ve tespitler içeren bir yazıyı sizinle de paylaşmak istiyorum.

Günümüz insanı bir çok şeye dalıp kendisi ve kalbi için özellikle de ahireti için elzem ve önemli olan meseleleri göz ardı etmiştir.

Rabbim gafletin her türünden muhafaza etsin günahın her çeşitinden korusun (amin)
Yazının bir kaç paragrafını aşağıa ekledim tamamını okumanız için (şiddetle tavsiye ederim) yayının sonunda yer alan bağlantıya tıklamalısınız.
Her kimin çözemediği bir sorunu içinden çıkamadığı bir sıkıntısı kalbinin daraldığı bir derdi varsa dilerim ki bu yazıdaki tepsitler vesilesiyle kendisine gerekli olan farkındalığa ulaşarak hatasını fark eder ve böylece de hatalı davranışını düzeltir..



(GÜNAHLARIN FERDİ VE SOSYOLOJİK TAHRİBATI VE ÇARELERİ)

M. Ali KAYA

(Yeni Asya Neşriyat Araştırma Merkezi)

GÜNAH PSİKOLOJİ


Günahların sel gibi insana hücum ettiği ahir zamanda yaşıyoruz. Dünya sevgisi ve meşguliyeti ile Kur’andan ve ahiretten çok uzaklaşmış bulunuyoruz. Rahatla yaşamak, dünyevi fantaziye ve oyunları ile meşguliyet “günahtan kaçma” hassasiyetimizi de kırmış bulunmaktadır.

Kötü, ayıp, şer ve günah bütün dinlerde vardır ve bu Allah’ın insanlara öğretmesi ve peygamberlerin talimi ile insanlar arasında yerleşmiştir. Bu nedenle dinin kesin “Haram” saydığı ve yasakladığı şeylerin tamamı kötüdür, şerdir ve günahtır. İyi ve kötünün, hayır ve şerrin ölçüsü Allah’ın emri, peygamberin sünneti, toplumun iyi veya kötü görmesi ve insanda bulunan “Vicdan”dır. Hıristiyanlık dahi “Vicdanı” Allah’ın sesi olarak kabul eder.

Bediüzzaman Said Nursi hazretleri kalbi anlatırken “Kalb bir latife-i Rabbaniyedir ki mazhar-ı hissiyatı vicdan, ma’kes-i efkarı dimağdır.” (İ. İ’câz, 85) demektedir. Demek ki kalbin his alanı vicdan, fikir alanı dimağ denen akıldır ve her ikisi “Vicdan”da toplanarak “İnsaf” denen duyguyu oluşturur. İnsaf ise dinin yarısıdır.

Peygamberimize (asm) “İyilik ve kötülük nedir?” diye sorulunca “İyilik kendisi ile kalbinizin inşirah duyduğu, rahat ettiği fiil ve davranışlardır. Kötülük ve günah ise kalbini ve vicdanını tırmalayan şeydir. Bu nedenle müftüler sana fetva verseler de sen vicdanına ve kalbine danış!” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 4: 227.) buyurmuşlardır. Yine “Günah kalbinizi rahatsız eden şeydir.” (Gazali, İhya, 3:99.) buyurmuşlardır.

Peygamberimiz (asm) “Bir şeyi yapacağın zaman şayet o konuda Allah’ın bir emri ve yasağı yoksa kalbine sor. İyilik kendisi ile kalbin rahat ettiği şeydir. Günah ise kalbini tırmalayan, gönlünüzün ve kalbinizin reddettiği şeydir.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 4: 226.) buyurmuşlardır.

VİCDAN ALLAHIN VARLIĞINA DELİLDİR

Bediüzzaman hazretleri “Vicdanı” Allah’ın varlığını gösteren dört delilden birisi olarak sayar. (Mesnevi, 398.) Diğer üç delil kainat kitabı, peygamberimiz (asm) ve Kur’ân-ı Kerimdir. (Sözler, 370.) Bediüzzaman “Alem-i gayb ve şahadetin nokta-i iltisakı ve berzahı ve iki alemden birbirine gelen seyyaratın mültekası vicdan denilen fıtrat-ı zişuurdur. Evet, fitrat-ı vicdan akla bir penceredir tevhidin şuaını neşreder. Akıl tatil-i eşgal etse, nazarını ihmal etse de vicdan Sanii unutmaz.” (Nokta, 7.) demektedir. Bu nedenle İslam büyükleri vicdanı Allah’ın varlığını haykıran bir duygu olarak ifade etmişlerdir.

Vicdan Allah’ın varlığına delil olduğu gibi iyi ve kötünün de ölçüsüdür. Bu nedenle müftüler fetva da verseler günahalarla bozulmamış, batıl inanç ve itikatlarla değişmemiş saf bir vicdan günahtan ve kötülükten, hayır olmayan şeyden rahatsız olur.

STRES NEDİR?
Stres ruh ve beden dengesinin bozulmasıdır. İnsanı güçsüz ve çaresiz bırakır. Uzun süre stres kalp krizi, hipertansiyon, damar sertliği, ülser, migren, cinsel soğukluk ve kanser gibi hastalıkları da tetikler. Stres ayrıca psikolojik rahatsızlıkların da sebebidir. Anormal, şuursuz davranışlar ve aklî dengesizlikler stresin neticesidir. Aşırıya kaçan stres inancı zayıf insanlarda intihar vakalarına da sebep olmaktadır.

Uzun süren stres insanların dişlerini döker, saçlarını beyazlatır, hoşgörüyü azaltır, sinir ve öfke krizlerine sebep olur. Böyle birinin ne zaman ne yapacağı belli olmaz. Bütün bunların asıl sebebi ise inançsızlık, maddeperestlik, hırs, kanaatsizlik ve dünya sevgisi ve aşırı hayalciliktir. Nitekim M. Hamdi Yazır “Allah’ı bilmeyen dünyaya sarılır. Dünyayı bilmeyen hülyaya sarılır. Hülyaya sarılan hakikate darılır.” demiştir.

GÜNAH VE KABİLİYET İLİŞKİSİ
Günah inancın tersini yapmaktır. İnancına aykırı hareket edenin ruh dengesi çatışma ve çelişkilerle bozulur. Çelişkinin sebebi yine günahlardır. Günah ayrıca fıtrata aykırı davranmaktır. Fıtrat fıtri olmayan şeye karşı tepki duyar, reddeder ve atar. İşlenen günahlar insanın his dünyasını da altüst eder. Bundan can sıkıntısı denen “Stres” meydana gelir.

Sres şiddete sebeptir. Stres insanın sinir sistemini, akli ve hissi dengesini bozar. Beyinle olan iletişimi bozulur ve bundan hafıza kaybı ve “unutkanlık” meydana gelir.

Kişi tövbe etmediği ve günaha devam ettiği sürece sinir sisteminde ve hafıza üzerinde kötü etki yapar. Düşüncesi zayıflar, karar verme gücü azalır. Şiddet insanın iç alemine yönelirse ruhunu tahrip eder ve psikolojik rahatsızlıklara sebep olur. Dış aleme yönelirse topluma zarar verir, asayişi ihlal eder, cana ve mala zarar vermeye başlar.

yazının tamamını okumak için tıklayın:GÜNAH PSİKOLOJİSİ VE STRES

O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

25 Ocak 2020 Cumartesi

Muezza


Evde kedi beslemek sevaptır, çocuğun merhamet duygusunu geliştirdiği ve eve bereket getirdiği için Peygamber Efendimiz (S.A.V) özellikle tavsiye etmiştir.

Nice evliya zatların, çoğunun etrafında kedilerin olduğu düşünülürse bu bir rastlantı olmasa gerek…
Kedi beslemek sünnettir.Ancak bir kedi vardır ki, tüm İslam âlemindeki kedilerin kaderini değiştirmiştir. Belki de değiştirmesi görevi ona yüklenmiştir. O’nun adı Muezza’dır. Çünkü o, Peygamberimiz Hz. Muhammed’in kedisidir. Muezza, birden fazla kedisi olduğuna inanılan Peygamberimizin en sevdiği, bazı kaynaklarda karamel rengi bazılarında da siyah beyaz olduğu söylenen habeş kedisidir. Hz. Muhammed, Uhud seferinde, ordunun önüne yavrularını emziren bir kedi çıkınca, kedinin başına ezilmemesi için bir nöbetçi dikip koca bir orduyu o kedinin etrafından dolaştırmış. Ve seferden döndüğünde o nöbetçiden kediyi istemiş ve sahiplenerek adını Muezza koymuş. Ağzının içinde üst damağında lekeleri varmış. Bu sık rastlanmayan damağında leke olan kedilerin Muezza’nın soyundan geldiği kabul edilir.

Hz. Muhammed, kedisi Muezza’yı o kadar çok severmiş ki, Muezza bir gün sedirde oturan Hz. Muhammed’in giysisinin ucunda uyuya kalmış. Her kedi dostu gibi uyuyan bu güzelliğe kıyamayan Hz. Muhammed, Muezza’yı uyandırmaktansa giysisinin ucunu usulca keserek kalkmayı tercih etmiş. Hz. Muhammed, kedisi Müezza içtikten sonra kapta kalan su ile abdest alacakken Sahabe-i Kiram Ebu Nuaym “Ya Resul o sudan kedi içti” deyince, Resulullah “Onlar en temiz ağıza sahiptirler” buyurmuş ve abdest almıştır.

( Hz. Aişe)

Sahâbeler içinde en fazla (5374 adet) hadis rivâyet eden Abdurrahman bin Sahr ed-Devsî‘ye, kedilere düşkünlüğü sebebiyle Peygamberimiz (kedicik babası anlamına gelen) Ebû Hureyre lakâbını vermişti.

Evliyâ Çelebi, Ebû Hureyre için der ki: “Sağlığında binlerce kedisi vardı. Kabri (aslında makâmı) Mısır’da Giza şehrinde olan bu sahâbenin mezarının (makâmının) etrâfında da nice yüzbin kedi vardır”
Buhari’den:

Peygamber efendimiz (s.a.v): -“Kediyi sevmek imandandır“,

–“Niçin?” diye sormuşlar.

–“Ebu Hureyre bilir” demiş. (Hadis No: 2161)
Buhari’den:

Resulullah (s.a.v) buyurdular ki: –

“Bir insan, eve hapsettiği bir kedi yüzünden cehenneme gitti. Kediye yiyecek vermemiş, yeryüzünün haşeratından yemeye de salmamıştı.” Hadis No: 1977
Ravi -ki, İbnu Ebi Katade’nin nikahı altında idi- anlatıyor:

“Ebu Katade (ra) yanıma girdi. Kendisine abdest suyu hazırladım. Bu sırada, sudan içmek üzere bir kedi geldi. Ebu Katade kabı uzattı, kedi içti.”

Kebşe sözlerine devamla der ki:

Ebu Katide kendisine bakmakta olduğumu gördü ve:

“Ey kardeşimin kızı, buna hayret mi ediyorsun?” dedi.

Ben de: “Evet!” demiş bulundum.

Bunun üzerine Resulullah (s.a.v):

“Kedi necis değildir. Kedi sizin tarafınızda çokça dolaşır buyurdular” dedi. Hadis No: 3513
Davud İbnu Salih İbni Dinar et-Temmar, annesinden anlatıyor:

“Efendim beni, Hz. Aişe (ra)’ya bir miktar yemekle gönderdi. Gelince Hz. Aişe’yi namaz kılıyor buldum. Bana, elimdekini koymamı işaret etti. (Ben de bıraktım). Ancak bir kedi gelerek üzerinden yedi. Hz. Aişe (ra), namazından çıkınca, kedinin yediği yerden yemeği (bir miktar) yedi. Sonra da şu açıklamayı yaptı: “Resulullah (s.a.v): “Kedi necis değildir, o sizi çokça dolaşan birisidir” demişti. “Ben ayrıca Resulullah (sav)’ın kedinin artığıyla abdest aldığını gördüm.” Hadis No: 3514
Bir olay üzerine de yaygın olarak bu hadis söylenmiş ;

“Sahabe’den bir zât daima Peygamber Efendimiz (S.A.V) in yanında bulunur, söze karışmaz daima dinlermiş, munis, orta boylu, siyah saçlı, siyah gözlü, zayıf bünyeli fakir bir zât imiş. Eshab-ı sofa ile yemek yer, çok konuşmaz, İyiliği severmiş.”

Resûl-ü Ekrem de kendisine hoş nazarla bakar, kendisini severmiş. Ara sıra kendisi ile görüşürmüş ve bazı görüşmelerde tebessüm ederlermiş. Küçük bir kulübe gibi evde otururmuş. Sokakta kalmış kedileri götürür onları yedirir severmiş. Efendimiz (S.A.V) in bundan haberi yokmuş. Sahabeler bir gün Resûl-ü Ekrem’e söylemişler:

“Pis kedileri toplayıp kulübesinde bakıyor!” demişler.

Resûl-ü Ekrem bir şey söylememiş.Sonrasında bir gün bu zatı sokakta bir kedi yavrusunu kucağında severken görmüş.Sahabelerin kendisini Efendimiz (S.A.V) e söylediklerini bildiği için Efendimizin kendisine birşey söylesinden çekinerek kediyi hemen hırkasının içine saklamış.

Resûl-ü Ekrem kendisine,

“Hırkanın altında ne sakladın” demiş. Hırkayı açmış, küçük bir kedi yavrusu…

Resûl-ü Ekrem yavruyu sevmiş, okşamış, ve o zâta:

“Ebu Hureyre: Sen kedi babasısın” demiş.

İsmi artık böyle kalmış.

Bir gün bir sohbette Resûlullah Efendimiz:

“Hubbül hırratı minel iman” Buyurmuş. Yani “Kediyi sevmek imandandır.”

“Niçin?” diye sormuşlar.

“Ebu Hureyre bilir” demiş, başka bir şey söylememiş.





O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

18 Aralık 2018 Salı

Dinlediklerim ve Gördüklerim


Somuncu Baba:İnsan küçülmüş alem, alem açılmış insan mıdır?..der.
Öyle yerinde bir sorgulamadır ki bu..ne zaman doğanın içinde olsam hep bu söz gelir aklıma,kalakalırım şaşkınlığım ve hayranlığımla..
Nicedir paylaşmak istediğim fotoğraflarim vardı bunlara yenileri de eklenince bolca tek seferde paylaşmak istedim.
Aşağıda dinlediklerim de yer alıyor..belki dinlemek istersiniz diye ekliyorum ancak telefondan veya bilgisayardan dinlememenizi öneririm.Kulaklığı takarak kaybolarak dinleyin..özellikle de listenin sonunda yer alan zikir parçasını..

İyi dinlemeler,iyi seyirler..

R.E.L.A.X - Sahalé • NU • Oceanvs Orientalis • Acid Pauli • Fading Soul • David August




Gördüklerim çok başka.Tümü benimdir.Benim gözlerimin içindedir varlıkları,görünmez bir bağ sanki hepvar ama hiç olmayan bir güç gibi bir şey,anlatamam ki,Allah haberdar.. benim bakışımın onlar üzerine her düşüşü onlara gözlerimle her dokunuşumda yüreğime işliyor doğa yeni yeniden ve yeni yeniden acizliğimi ve yetersizliğimi hissederek mutlu oluyorum.









Mutlu olurum çünkü bu güzel taksimin ve yaradılmışlar Allahın varlığını haykırıyor sessizlikleriyle,inanılmaz büyüsüyle evet tabii ki ve muhakkak ''Allah var!''diyorlar..







Yürüyüşlerim bambaşka bir aleme açılan bir kapıdır.Görünürde kulaklığını takmış tesettürlü bir kadın olabilir ama insan içinde alem alemler içinde insanlar ve daha nice alemler vardır görünmeyen..
Yürüyüş esnasında dinlediklerimle mest oluyor ruhum,kanatlanıyorum kısa bir süreliğine olsa bile.










Ne kelâm ne nota ne de bir resim ifade edebilir Rabbimizin büyüklüğünü,güzelliğini..aklımı durduran,hayranlığımı kat kat artıran ve hem minnet hem merhamet hem sevgi ile dolduranların karşısında şükür dolup taşıyor hücrelerimden..


O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

Yemek Bloguma Davetlisiniz

YUKARI