Anksiyete İçin İlaç Dua Kitap Esma Doğal Taş Yoksa Hacamat mı?


Google'a anksiyeteyi sordum karşıma bunları çıkardı:
Anksiyete için İlaç
Anksiyete için dua
Anksiyete için kitap
Anksiyete için esma
Anksiyete için doğal taş
Anksiyete için hacamat

Bende de var bu anksiyeteden,yani varmış bir yerlerde de şimdi ortaya çıktı..bütün ihtişamıyla üstelik!..
Nedir ne değildir bilmediğim halde..
Anksiyete nedir peki?..
Anksiyete kaygıdır,henüz olmayan derttir,henüz yaşanmamış şeyleri düşünerek ve hatta bunları bir tık ileriye alarak yaşanmış gibi kurgulayarak o hal içinde yaşatmaktır..
Anksiyete içine bir çok şeyi alabilecek kadar da esnektir..
Moral bozukluğu,sinir,dengesizlik,uyku bozukluğu vs..ve günümüzde olmaması gereken bir şeye daha neden oluyor,ya sizin çok yemek yemenize neden oluyor ya da iştahınızın çok ciddi oranda kesilmesine..

Hiç iyi bir şey değil bu,bağışıklık sistemimizin her zamankinden daha güçlü olması gerektiği böyle bir dönemde bu tür sorunlarla karşılaşmak hiç iyi değil..
Ama insanız işte,ne kayıtsız kalabiliyoruz ne de üstesinden gelebiliyoruz..
Peki ne yapacağız?..
Dualarla mı ilaçlarla mı doğal taşlar veya nefes egzersizleriyle mi aşacağız,anksiyeteyi nasıl yeneceğiz?..
Paranoyak olmadan böyle bir durumun içinden nasıl çıkacağız?..Virüsün ilk iki haftası anksiyetem tavan yaptı,boğazım kilitleniyor hem nefes almakta hem de yutkunmakta sıkıntı çekiyordum.
Huzursuzdum gün boyunca ve geceleri zar zor başımı yastığa koyduğumda çeşit çeşit kabuslar ete kemiğe bürünmüş senaryolar bizzat yaşanıyordu sanki..
Kaygı endişe iştahsızlık sonucu dört kilo vermeme neden oldu..uzmanların dedikleri gibi evde olmaktan keyif almak ne kelime bir kitap alıp okumak ne mümkün kendime veya aileme zaman ayırmak olası değildi..

Evet çocuklarla ilgileniyordum evet bu geçici yeni düzene ayak uydurmaya çalışıyordum ama ben iyi değildim.Tabii ki herkes iyi değildi ama ben daha da çok iyi değildim..içimdeki huzur hali ve dinginlik yerini bitmek tükenmek bilmeyen bir korku ve hatta zaman zaman panik haline dönüştü..

Bu şekilde devam ederse ben bu durumun içinden mutlaka daha başka sorunlarla çıkacaktım yönünde düşünmedim de değil hani,düşündüm..
Namazımı kılıyordum dualarımı ediyordum ama yetmiyordu..kitaplar okudum nefes egzersizleri ile ilgili videolar izledim olmadı,çok güvendiğim yaşananları çok daha gerçekçi ve objektif bir bakış açısı ile ele alanlar ile konuştum yine olmadı..hiç bir şey ama hiç bir şey yardım etmedi yeterli gelmedi..

Ruh sağlığım ciddi anlamda tehlike altındaydı ve ben hiç bir şey yapamıyordum..bir çare bulunmalıydı ama ne?
Ne!??
Ne..

Namaza devam duaya devam derken bir akşam oturduğum yerde yine bir senaryoyu dinlerken yakalıyorum kendimi..canıma tak etti,hem de ne tak!..
Tesbihimi alıp başka bir odaya gittim seccademi yere serdim bu canı bu ruhu sen yarattın Allahım Sana sığınıyorum diyerek sanırım beşyüze yakın HasbünAllah çektim..
Başımın tepesinde hissettiğim o yanma hissi durdu,içim daha dingin daha huzurlu oldu..seccademi toplayıp tekrar bizimkilerin yanına gittim..
Ama bitmedi,devamı hep geldi bu halin..günlerce gecelerce korku ve panik endişe ve kaygı.Kaygı üstüne kaydı senaryo üstüne senaryo..bilen bilmeyen konuşuyor herkes bir şeyler konuşuyor,son dakika haberleri,gerçekleşme ihtimali az veya çok fark etmeksizin ortaya atılan iddialar şu anda hatırlayınca kendilerine karşı büyük bir öfke duyduğum o çok bilmiş bilgisiz düşüncesiz insanları dinlemeye ve hatta yavaş yavaş söylediklerine inanmaya devam ediyordum..

Kimsin sen,iddian neye dayanıyor sen neye göre anlatıyorsun bunları,elinde bir ıspatın bir delilin var mı ve bu güne kadar nerdeydin?..demem gecikmedi..
Stres ve kaygımın kaynağını bulmaya çalıştım ve bunun Instagram olduğunu fark ettim,Instagram'ı telefonumdan sildim böylece,Facebook zaten pek kullanmıyordum ama onu da gözden çıkardım,haber sitelerine hiç girmedim ve gelişmeleri sadece bir kişiden her gün hazırlanan on onbeş dakikalık günün özeti şeklinde güvenilir Almanya'da yaşayan Türk bir gazeteciden ve eşimden öğrendim..

Ciddi oranda kaygılarım yatıştı ama dinmedi,dinmiyordu..
Dinemiyordu çünkü gece gündüz belirli aralıklarla başımın üzerinde askeri helikopterler ve uçaklar geçip duruyordu,dinmedi çünkü bir şekilde bir kıyamet senaryosu karşıma çıkıyordu,WhatsApp gruplarımdan bir yakınımdan örneğin..
Teknolojiden tamamen kopmak da akıl işi değildi peki ne yapmalıydım..kendi evimde kendimi güvende hissetmem için ne yapmalıydım?..teknolojiden uzak kalmak zaten uzak olduğum ailemin diğer bireylerinden değer verdiğim uzağımda yaşayan insanlardan da uzak kalmak anlamına da geliyordu çünkü..

Bir sabah karşıma bir zikir videosu çıktı arasıra bakıyordum zaten hem zikir videolarına hem nefes egzersizleri videolaraına ama bunları gerçekten ciddiye almak istememe rağmen ciddiye alamıyordum odaklanamıyordum...
Bu zikir videosunun altında zikrin anksiyeteye iyi geldiğine dair bunu deneyimlemiş bir bayanın yorumunu okudum..
Evet bunu da deneyecektim,namazım dualarım yanısıra zikri daha da artıracaktım..

Burdan yola çıkarak kendime bir zikir zamanı belirledim..her gece aynı saatte aynı ortamda zikir çekmeye başladım..
Aşağı yukarı otuz ile kırk dakikamı alıyordu ve evet daha ilk günden itibaren içim sakinleşti ve kaygılarım yok olmaya başladı.
Boğazım bir daha düğümlenmedi,kıyamet senaryoları bir şekilde kulağıma ulaşmaya devam etti ama zikirden öncesi gibi etkilemiyordu,korkutmuyordu..

Günlük işlerimi daha rahat bir şekilde yapmaya başladım,her öğün yemeğimi güzelce yiyebildim hatta duş bile alabildim çünkü günlerdir kısa bir öksürük veya yüzümdeki stresten kaynaklı yanma hissi hep virüs alameti mahiyetindeydi benim için..zikirlerin üçüncü gününde ne endişe kaldı bende ne sıkıntı.
Ne anksiyete vardı artık ne endişe ne korku.Hiç bir şey..
Haberleri yine aynı gazeteciden dinliyor ve eşimin bana söylediklerini daha temiz bir bilinçle değerlendiriyordu ve hatta gerçekleşmesi daha mümkün görünen senaryoları tartarak ileriye yönelik her ihtimale karşı küçük küçük planlar da yapmaya başladım..
Sabahları uyandığımda kahvemi rahatlıkla içiyorum artık ama hala Instagramı geri yüklemiş değilim,hala haberlerden bilinçli olarak uzak duruyorum..penceremi açıp derin derin nefes alıyorum,gece gökyüzüne bakıp bu yaşıma kadar içime çekemediğim bu denli temiz havayı bol bol içime çekiyorum..bu korku saçan korku tellalarını dinlemek istemiyorum ve ne olursa olsun daha en başta yapmam gerekeni yapmaya çalışıyorum yani Allah'ın planına güvenmek ve kadere söz verdiğim gibi iman etmek..

Tüm bunların ardından sevgili okuyucularım ve kıymetli arkadaşlarım olur da benim gibi olanlar varsa (inşaAllah yoktur)ve bu gibi durumlarla baş edemiyorsa,kaygı ve endişe ile zaten zor olan bu günleri daha da zor geçiriyorsa,tembellik göstermeden düzenli bir şekilde bu zikir programına hemen başlamasını en kalbi en samimi duygularımla tavsiye etmek istiyorum..

ANKSİYETE İÇİN ZİKİR PROGRAMI

Hazılık:
Olabildiğince sessiz hareketsiz kimselerin girmeyeceği bir yer seçin.
Odanın havalanmasına veya sürekli olarak odanın dışarıdan oksijen almasına özen gösterin.
Işık açmayın ama karanlıkta da durmayın,bunun için bir mum yakabilirsiniz ben genelde limon kokulu bir mum yakıyorum.
Mümkünse abdest alıp seccadenizi serin ve zikirlerinize başlayın.

Önce dua:

Her zikirden önce yapılır.

Ya Rab,muhakkak ki ben kendime çok zulmettim.
Günahları ise ancak Sen afv-u mağfiret edersin.
Hakkıyla Gafur ve Rahim olan ancak Sensin.
Beni kendi indinden bir fazl-u keremle afv-u mağfiret eyle,bana lütf-u ihsanınla merhamet eyle.
Benim istihkakım olmayarak mahza fazl-u kereminle cehennemden halas edip cennet ve cemaline kavuştur.

Niyet ettim Allah rızası için zikrimi ifa etmeye..

100 kere: Estağfirullah el Azim
100 kere: Allahumme salli alâ seyyidina Muhammed
(Peygamber efendimize salavat-istediğiniz her hangi bir salavat da olabilir).
700 kere: Lâ ilahe İllallah her 30 veya 40'da bir Muhammedun Rasulullah diyerek zikrimizi tamamlıyoruz.Ben genelde kolay olması için tesbihteki duraklarda derim bunu yani her 33'ten sonra..

Zikrin sonunda isterseniz dua edin isterseniz iki rekât namaz kılın şükür secdesi yapın isterseniz hiç birini yapmayın zikir zaten başlı başına çok güzel bir ibadet şeklidir. Allah'ın izniyle ama böyle güzel bir ibadetin sonunda ve böylesine güzel bir hal içindeyken bu manevi ruh halinden olabildiğince istifade etmenizi tavsiye ederim,bolca dua edin istiğfar edin ya da..bunların tümü sizin kendinizi daha iyi hissetmenize ve bu manevi gıdanın ruhunuzu iyileştirmenize vesile olacaktır Allah'ın izniyle..
Daha ilk seferde faydasını göreceksiniz sonraki günlerde ise daha rahat daha huzurlu bir hal gözlemleyeceksiniz..inanarak yapın.
Şifa olsun inşaAllah..


Son olarak müslümanlar olarak birbirimize rahmet okumayı da unutmayalım olur mu?..bu zor günlerde birbirimize habersiz yapılacak dualar daha da makbuldur  bu sebeple çok güzel bir salavat ile sonlandırmak istiyorum bu yayını..
Bu arada bu gibi durumlarda olan daha çok kişiye bu bilgiyi ulaştırmak için bu yayını paylaşmanızı rica ediyorum.
Hepiniz en güzele en emine emanetsiniz..

Bismillahirrahmanirrahim
Allahumme salli alâ seyyidina Muhammedin abdike ve resulike ve salli alel mü'minine vel mü'minat vel müslimine vel müslimat.








Share:

14 yorum :

  1. Ben ilk bir kaç günden sonra hiçbir haberi okumadım, whatsapp tan gönderilen resimleri videoları indirmedim, linklere tıklamadım. Yapabileceğim şeyleri belirledikten sonra evde durup sevdiklerime yöneldim. Kardeşim senin gibi oldu. Günde üç dört posta konuşuyoruz telefonda. Annem en büyük korkum, onun için de elimizden geleni yapıyoruz. Allah'a emanetiz, hakkımızda hayırlı şeyler nasip etsin. Çok sevindim senin rahatlatacak şeyler bulduğuna. Ben de çok panik olunca Ayetel Kürsi okurum, çok iyi gelir.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bu günleri çok çok az kişi hazırlıklı bir şekilde bekliyordu Handan biz oldukça hazırlıksız yakalandık diyebilirim yani bunun olağanüstü bir durum olduğunu kimse inkar edemez bu yüzden ben ve eminim benim gibi daha bir çok insan da belki aşırı tepki verdi..kimileri daha soğukkanlı (iyi ki varlar) Rabbim bizi dinlendiren ve sakinleştiren insanların sayısını artırsın dilerim..Ayetel Kürsi her daim bir kalkandır ve hatta Euzu Besmele bile canım bol bol okumak gerek.

      Sil
  2. Gündüzleri uğraşlar içinde akla gelmeyenler gece başımı yastığa koyar koymaz gelir benim de.Şu sıralar pek sık oldugunu söylemeliyim.Corona ile ilgili değil zira öncesinde başladı ve çoğu da ölüm ve sonrasına dair meseleler.Öyle ki titreme hali alır yer yer.Sonra başlarım içimden duaya ve sığınmaya.Zihnimi ve kalbimi bu doğrultuda sabitlemeye gayret ederim.Bir müddet sonra sakinleşip teselli bulurum. Sığınma hali şifa olarak zuhur eder üzerimde.Bundan sebep her türlü zikirin şifa olduğuna inanırım.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bilinçaltının normal işleme biçimi gündüz biriktirir gece saldırır veya tam tersi,o titreme halini ben de yaşadım gecenin bir yarısı daha önceden de yaşamadığım için ne olduğunu anlayamadım böylece panik daha da arttı titreme daha da çoğaldı hamdolsum ama bak yavaş yavaş yaşamadıklarımızı yaşıyor bir çok açıdan bir ok insanın halinden geçiyor veya empati kurabiliyoruz bu bile başlı başına iyi bir gelişmedir :)
      Her zikrin şifa her harfin bile deva odluğuna inanıyorum ben de aslolan inanarak iman ederek okumak,Rabbim ilmimizi ve imanımızı artırsın dilerim,selamlar.

      Sil
  3. heey, vuslat instagramda var, fevziyeaslisrgn :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. sen o yorumumu nasıl ne ara gördün yahu :)
      hemen takibe aldım onay bekliyorum teşekkür ederimmm!!

      Sil
  4. Merhaba! sizi eski bloğumdan ve sizin Aslıhan'ın Dünyası 'ndan biliyorum. Güzel bir yazı olmuş elinize sağlık.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hoşgeldiniz çok teşekkür ederim,aklımdasınız ziyaretinize geleceğim :)
      Sevgiler.

      Sil
  5. Geçmiş olsun inşallah... kaygı haliyle yaşanan rahatsızlıklar herkesin muzdarip olduğu bir konu bu günlerde... iyileşme programınızı paylaştığınız için çok teşekkür ediyorum...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Allah razı olsun faydalı olamsını can-ı gönülden temenni ediyorum..

      Sil
  6. Merhaba.
    Kaygı ne kadar zor bir duygu.
    Ben bunu kızım doğduktan sonra çok uzun zaman yaşadım.
    Ya başına bişey gelirseler, şöyle olursa böyle olurlar, tvde ki kadınlara, çocuklara yapılanları okudukça......
    Eşim bu konuda çok destek oldu bir de sizinde yazdığınız, dile getirdiğiniz gibi dua...bizi Yaradan'a sığınmak içimde ki kaygıyı, gelecek endişesini bir nebze azalttı.
    Ara ara yin geliyorlar hemen "yarınımızı biz bilemiyiz" düşüncesi ile değiştiriyorum.
    Allah bu zor günlerimizde "Allah Yar ve Yardımcımız"olsun.
    İyi akşamlar.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Amin inşaAllah..kaygı için evimizde Youtube'da bol miktarda bulunan rukye de açıp evde dinleyebilir dinletebiliriz..Kur'an'ın her şeyi şifa..insan haliyle korkuyor tabii ki ama neye veya kime sığındığı da çok önemli Rabbim daima kendisine koşup sığınanlardan eylesin,eşinizin destek oluyor oluşu da büyük nimet.
      Sevgiler.

      Sil
  7. Kalpler Allah'ı çokça anmakla huzur bulur der ayet. Tek dayanak noktamız bu.Cumartesi
    gecesi ülke tv da Konuşacaklarımız Var diye bir programa rastgeldim, öyle iyi
    geldi ki orada ki konuşmalar bence youtoube dan bul bak derim

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Allah sizden razı olsun..
      İzledim ve çok istifade ettim.

      Sil

Designed by OddThemes | Distributed by Blogger Themes