Zikir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Zikir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Zikir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Zikir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Nisan 2020 Cumartesi

Anksiyete İçin İlaç Dua Kitap Esma Doğal Taş Yoksa Hacamat mı?


Google'a anksiyeteyi sordum karşıma bunları çıkardı:
Anksiyete için İlaç
Anksiyete için dua
Anksiyete için kitap
Anksiyete için esma
Anksiyete için doğal taş
Anksiyete için hacamat

Bende de var bu anksiyeteden,yani varmış bir yerlerde de şimdi ortaya çıktı..bütün ihtişamıyla üstelik!..
Nedir ne değildir bilmediğim halde..
Anksiyete nedir peki?..
Anksiyete kaygıdır,henüz olmayan derttir,henüz yaşanmamış şeyleri düşünerek ve hatta bunları bir tık ileriye alarak yaşanmış gibi kurgulayarak o hal içinde yaşatmaktır..
Anksiyete içine bir çok şeyi alabilecek kadar da esnektir..
Moral bozukluğu,sinir,dengesizlik,uyku bozukluğu vs..ve günümüzde olmaması gereken bir şeye daha neden oluyor,ya sizin çok yemek yemenize neden oluyor ya da iştahınızın çok ciddi oranda kesilmesine..

Hiç iyi bir şey değil bu,bağışıklık sistemimizin her zamankinden daha güçlü olması gerektiği böyle bir dönemde bu tür sorunlarla karşılaşmak hiç iyi değil..
Ama insanız işte,ne kayıtsız kalabiliyoruz ne de üstesinden gelebiliyoruz..
Peki ne yapacağız?..
Dualarla mı ilaçlarla mı doğal taşlar veya nefes egzersizleriyle mi aşacağız,anksiyeteyi nasıl yeneceğiz?..
Paranoyak olmadan böyle bir durumun içinden nasıl çıkacağız?..Virüsün ilk iki haftası anksiyetem tavan yaptı,boğazım kilitleniyor hem nefes almakta hem de yutkunmakta sıkıntı çekiyordum.
Huzursuzdum gün boyunca ve geceleri zar zor başımı yastığa koyduğumda çeşit çeşit kabuslar ete kemiğe bürünmüş senaryolar bizzat yaşanıyordu sanki..
Kaygı endişe iştahsızlık sonucu dört kilo vermeme neden oldu..uzmanların dedikleri gibi evde olmaktan keyif almak ne kelime bir kitap alıp okumak ne mümkün kendime veya aileme zaman ayırmak olası değildi..

Evet çocuklarla ilgileniyordum evet bu geçici yeni düzene ayak uydurmaya çalışıyordum ama ben iyi değildim.Tabii ki herkes iyi değildi ama ben daha da çok iyi değildim..içimdeki huzur hali ve dinginlik yerini bitmek tükenmek bilmeyen bir korku ve hatta zaman zaman panik haline dönüştü..

Bu şekilde devam ederse ben bu durumun içinden mutlaka daha başka sorunlarla çıkacaktım yönünde düşünmedim de değil hani,düşündüm..
Namazımı kılıyordum dualarımı ediyordum ama yetmiyordu..kitaplar okudum nefes egzersizleri ile ilgili videolar izledim olmadı,çok güvendiğim yaşananları çok daha gerçekçi ve objektif bir bakış açısı ile ele alanlar ile konuştum yine olmadı..hiç bir şey ama hiç bir şey yardım etmedi yeterli gelmedi..

Ruh sağlığım ciddi anlamda tehlike altındaydı ve ben hiç bir şey yapamıyordum..bir çare bulunmalıydı ama ne?
Ne!??
Ne..

Namaza devam duaya devam derken bir akşam oturduğum yerde yine bir senaryoyu dinlerken yakalıyorum kendimi..canıma tak etti,hem de ne tak!..
Tesbihimi alıp başka bir odaya gittim seccademi yere serdim bu canı bu ruhu sen yarattın Allahım Sana sığınıyorum diyerek sanırım beşyüze yakın HasbünAllah çektim..
Başımın tepesinde hissettiğim o yanma hissi durdu,içim daha dingin daha huzurlu oldu..seccademi toplayıp tekrar bizimkilerin yanına gittim..
Ama bitmedi,devamı hep geldi bu halin..günlerce gecelerce korku ve panik endişe ve kaygı.Kaygı üstüne kaydı senaryo üstüne senaryo..bilen bilmeyen konuşuyor herkes bir şeyler konuşuyor,son dakika haberleri,gerçekleşme ihtimali az veya çok fark etmeksizin ortaya atılan iddialar şu anda hatırlayınca kendilerine karşı büyük bir öfke duyduğum o çok bilmiş bilgisiz düşüncesiz insanları dinlemeye ve hatta yavaş yavaş söylediklerine inanmaya devam ediyordum..

Kimsin sen,iddian neye dayanıyor sen neye göre anlatıyorsun bunları,elinde bir ıspatın bir delilin var mı ve bu güne kadar nerdeydin?..demem gecikmedi..
Stres ve kaygımın kaynağını bulmaya çalıştım ve bunun Instagram olduğunu fark ettim,Instagram'ı telefonumdan sildim böylece,Facebook zaten pek kullanmıyordum ama onu da gözden çıkardım,haber sitelerine hiç girmedim ve gelişmeleri sadece bir kişiden her gün hazırlanan on onbeş dakikalık günün özeti şeklinde güvenilir Almanya'da yaşayan Türk bir gazeteciden ve eşimden öğrendim..

Ciddi oranda kaygılarım yatıştı ama dinmedi,dinmiyordu..
Dinemiyordu çünkü gece gündüz belirli aralıklarla başımın üzerinde askeri helikopterler ve uçaklar geçip duruyordu,dinmedi çünkü bir şekilde bir kıyamet senaryosu karşıma çıkıyordu,WhatsApp gruplarımdan bir yakınımdan örneğin..
Teknolojiden tamamen kopmak da akıl işi değildi peki ne yapmalıydım..kendi evimde kendimi güvende hissetmem için ne yapmalıydım?..teknolojiden uzak kalmak zaten uzak olduğum ailemin diğer bireylerinden değer verdiğim uzağımda yaşayan insanlardan da uzak kalmak anlamına da geliyordu çünkü..

Bir sabah karşıma bir zikir videosu çıktı arasıra bakıyordum zaten hem zikir videolarına hem nefes egzersizleri videolaraına ama bunları gerçekten ciddiye almak istememe rağmen ciddiye alamıyordum odaklanamıyordum...
Bu zikir videosunun altında zikrin anksiyeteye iyi geldiğine dair bunu deneyimlemiş bir bayanın yorumunu okudum..
Evet bunu da deneyecektim,namazım dualarım yanısıra zikri daha da artıracaktım..

Burdan yola çıkarak kendime bir zikir zamanı belirledim..her gece aynı saatte aynı ortamda zikir çekmeye başladım..
Aşağı yukarı otuz ile kırk dakikamı alıyordu ve evet daha ilk günden itibaren içim sakinleşti ve kaygılarım yok olmaya başladı.
Boğazım bir daha düğümlenmedi,kıyamet senaryoları bir şekilde kulağıma ulaşmaya devam etti ama zikirden öncesi gibi etkilemiyordu,korkutmuyordu..

Günlük işlerimi daha rahat bir şekilde yapmaya başladım,her öğün yemeğimi güzelce yiyebildim hatta duş bile alabildim çünkü günlerdir kısa bir öksürük veya yüzümdeki stresten kaynaklı yanma hissi hep virüs alameti mahiyetindeydi benim için..zikirlerin üçüncü gününde ne endişe kaldı bende ne sıkıntı.
Ne anksiyete vardı artık ne endişe ne korku.Hiç bir şey..
Haberleri yine aynı gazeteciden dinliyor ve eşimin bana söylediklerini daha temiz bir bilinçle değerlendiriyordu ve hatta gerçekleşmesi daha mümkün görünen senaryoları tartarak ileriye yönelik her ihtimale karşı küçük küçük planlar da yapmaya başladım..
Sabahları uyandığımda kahvemi rahatlıkla içiyorum artık ama hala Instagramı geri yüklemiş değilim,hala haberlerden bilinçli olarak uzak duruyorum..penceremi açıp derin derin nefes alıyorum,gece gökyüzüne bakıp bu yaşıma kadar içime çekemediğim bu denli temiz havayı bol bol içime çekiyorum..bu korku saçan korku tellalarını dinlemek istemiyorum ve ne olursa olsun daha en başta yapmam gerekeni yapmaya çalışıyorum yani Allah'ın planına güvenmek ve kadere söz verdiğim gibi iman etmek..

Tüm bunların ardından sevgili okuyucularım ve kıymetli arkadaşlarım olur da benim gibi olanlar varsa (inşaAllah yoktur)ve bu gibi durumlarla baş edemiyorsa,kaygı ve endişe ile zaten zor olan bu günleri daha da zor geçiriyorsa,tembellik göstermeden düzenli bir şekilde bu zikir programına hemen başlamasını en kalbi en samimi duygularımla tavsiye etmek istiyorum..

ANKSİYETE İÇİN ZİKİR PROGRAMI

Hazılık:
Olabildiğince sessiz hareketsiz kimselerin girmeyeceği bir yer seçin.
Odanın havalanmasına veya sürekli olarak odanın dışarıdan oksijen almasına özen gösterin.
Işık açmayın ama karanlıkta da durmayın,bunun için bir mum yakabilirsiniz ben genelde limon kokulu bir mum yakıyorum.
Mümkünse abdest alıp seccadenizi serin ve zikirlerinize başlayın.

Önce dua:

Her zikirden önce yapılır.

Ya Rab,muhakkak ki ben kendime çok zulmettim.
Günahları ise ancak Sen afv-u mağfiret edersin.
Hakkıyla Gafur ve Rahim olan ancak Sensin.
Beni kendi indinden bir fazl-u keremle afv-u mağfiret eyle,bana lütf-u ihsanınla merhamet eyle.
Benim istihkakım olmayarak mahza fazl-u kereminle cehennemden halas edip cennet ve cemaline kavuştur.

Niyet ettim Allah rızası için zikrimi ifa etmeye..

100 kere: Estağfirullah el Azim
100 kere: Allahumme salli alâ seyyidina Muhammed
(Peygamber efendimize salavat-istediğiniz her hangi bir salavat da olabilir).
700 kere: Lâ ilahe İllallah her 30 veya 40'da bir Muhammedun Rasulullah diyerek zikrimizi tamamlıyoruz.Ben genelde kolay olması için tesbihteki duraklarda derim bunu yani her 33'ten sonra..

Zikrin sonunda isterseniz dua edin isterseniz iki rekât namaz kılın şükür secdesi yapın isterseniz hiç birini yapmayın zikir zaten başlı başına çok güzel bir ibadet şeklidir. Allah'ın izniyle ama böyle güzel bir ibadetin sonunda ve böylesine güzel bir hal içindeyken bu manevi ruh halinden olabildiğince istifade etmenizi tavsiye ederim,bolca dua edin istiğfar edin ya da..bunların tümü sizin kendinizi daha iyi hissetmenize ve bu manevi gıdanın ruhunuzu iyileştirmenize vesile olacaktır Allah'ın izniyle..
Daha ilk seferde faydasını göreceksiniz sonraki günlerde ise daha rahat daha huzurlu bir hal gözlemleyeceksiniz..inanarak yapın.
Şifa olsun inşaAllah..


Son olarak müslümanlar olarak birbirimize rahmet okumayı da unutmayalım olur mu?..bu zor günlerde birbirimize habersiz yapılacak dualar daha da makbuldur  bu sebeple çok güzel bir salavat ile sonlandırmak istiyorum bu yayını..
Bu arada bu gibi durumlarda olan daha çok kişiye bu bilgiyi ulaştırmak için bu yayını paylaşmanızı rica ediyorum.
Hepiniz en güzele en emine emanetsiniz..

Bismillahirrahmanirrahim
Allahumme salli alâ seyyidina Muhammedin abdike ve resulike ve salli alel mü'minine vel mü'minat vel müslimine vel müslimat.








O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

6 Şubat 2020 Perşembe

Günah Psikolojisi ve Stres


Allah’ın huzurundan kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım.
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla başlarım…

Sevgili dostlarım geçen gün bir sorumun cevabını ararken karşıma çıkıp içinde kendimden bir çok şey bulduğum kafamdaki sorulara güzel cevap ve tespitler içeren bir yazıyı sizinle de paylaşmak istiyorum.

Günümüz insanı bir çok şeye dalıp kendisi ve kalbi için özellikle de ahireti için elzem ve önemli olan meseleleri göz ardı etmiştir.

Rabbim gafletin her türünden muhafaza etsin günahın her çeşitinden korusun (amin)
Yazının bir kaç paragrafını aşağıa ekledim tamamını okumanız için (şiddetle tavsiye ederim) yayının sonunda yer alan bağlantıya tıklamalısınız.
Her kimin çözemediği bir sorunu içinden çıkamadığı bir sıkıntısı kalbinin daraldığı bir derdi varsa dilerim ki bu yazıdaki tepsitler vesilesiyle kendisine gerekli olan farkındalığa ulaşarak hatasını fark eder ve böylece de hatalı davranışını düzeltir..



(GÜNAHLARIN FERDİ VE SOSYOLOJİK TAHRİBATI VE ÇARELERİ)

M. Ali KAYA

(Yeni Asya Neşriyat Araştırma Merkezi)

GÜNAH PSİKOLOJİ


Günahların sel gibi insana hücum ettiği ahir zamanda yaşıyoruz. Dünya sevgisi ve meşguliyeti ile Kur’andan ve ahiretten çok uzaklaşmış bulunuyoruz. Rahatla yaşamak, dünyevi fantaziye ve oyunları ile meşguliyet “günahtan kaçma” hassasiyetimizi de kırmış bulunmaktadır.

Kötü, ayıp, şer ve günah bütün dinlerde vardır ve bu Allah’ın insanlara öğretmesi ve peygamberlerin talimi ile insanlar arasında yerleşmiştir. Bu nedenle dinin kesin “Haram” saydığı ve yasakladığı şeylerin tamamı kötüdür, şerdir ve günahtır. İyi ve kötünün, hayır ve şerrin ölçüsü Allah’ın emri, peygamberin sünneti, toplumun iyi veya kötü görmesi ve insanda bulunan “Vicdan”dır. Hıristiyanlık dahi “Vicdanı” Allah’ın sesi olarak kabul eder.

Bediüzzaman Said Nursi hazretleri kalbi anlatırken “Kalb bir latife-i Rabbaniyedir ki mazhar-ı hissiyatı vicdan, ma’kes-i efkarı dimağdır.” (İ. İ’câz, 85) demektedir. Demek ki kalbin his alanı vicdan, fikir alanı dimağ denen akıldır ve her ikisi “Vicdan”da toplanarak “İnsaf” denen duyguyu oluşturur. İnsaf ise dinin yarısıdır.

Peygamberimize (asm) “İyilik ve kötülük nedir?” diye sorulunca “İyilik kendisi ile kalbinizin inşirah duyduğu, rahat ettiği fiil ve davranışlardır. Kötülük ve günah ise kalbini ve vicdanını tırmalayan şeydir. Bu nedenle müftüler sana fetva verseler de sen vicdanına ve kalbine danış!” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 4: 227.) buyurmuşlardır. Yine “Günah kalbinizi rahatsız eden şeydir.” (Gazali, İhya, 3:99.) buyurmuşlardır.

Peygamberimiz (asm) “Bir şeyi yapacağın zaman şayet o konuda Allah’ın bir emri ve yasağı yoksa kalbine sor. İyilik kendisi ile kalbin rahat ettiği şeydir. Günah ise kalbini tırmalayan, gönlünüzün ve kalbinizin reddettiği şeydir.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 4: 226.) buyurmuşlardır.

VİCDAN ALLAHIN VARLIĞINA DELİLDİR

Bediüzzaman hazretleri “Vicdanı” Allah’ın varlığını gösteren dört delilden birisi olarak sayar. (Mesnevi, 398.) Diğer üç delil kainat kitabı, peygamberimiz (asm) ve Kur’ân-ı Kerimdir. (Sözler, 370.) Bediüzzaman “Alem-i gayb ve şahadetin nokta-i iltisakı ve berzahı ve iki alemden birbirine gelen seyyaratın mültekası vicdan denilen fıtrat-ı zişuurdur. Evet, fitrat-ı vicdan akla bir penceredir tevhidin şuaını neşreder. Akıl tatil-i eşgal etse, nazarını ihmal etse de vicdan Sanii unutmaz.” (Nokta, 7.) demektedir. Bu nedenle İslam büyükleri vicdanı Allah’ın varlığını haykıran bir duygu olarak ifade etmişlerdir.

Vicdan Allah’ın varlığına delil olduğu gibi iyi ve kötünün de ölçüsüdür. Bu nedenle müftüler fetva da verseler günahalarla bozulmamış, batıl inanç ve itikatlarla değişmemiş saf bir vicdan günahtan ve kötülükten, hayır olmayan şeyden rahatsız olur.

STRES NEDİR?
Stres ruh ve beden dengesinin bozulmasıdır. İnsanı güçsüz ve çaresiz bırakır. Uzun süre stres kalp krizi, hipertansiyon, damar sertliği, ülser, migren, cinsel soğukluk ve kanser gibi hastalıkları da tetikler. Stres ayrıca psikolojik rahatsızlıkların da sebebidir. Anormal, şuursuz davranışlar ve aklî dengesizlikler stresin neticesidir. Aşırıya kaçan stres inancı zayıf insanlarda intihar vakalarına da sebep olmaktadır.

Uzun süren stres insanların dişlerini döker, saçlarını beyazlatır, hoşgörüyü azaltır, sinir ve öfke krizlerine sebep olur. Böyle birinin ne zaman ne yapacağı belli olmaz. Bütün bunların asıl sebebi ise inançsızlık, maddeperestlik, hırs, kanaatsizlik ve dünya sevgisi ve aşırı hayalciliktir. Nitekim M. Hamdi Yazır “Allah’ı bilmeyen dünyaya sarılır. Dünyayı bilmeyen hülyaya sarılır. Hülyaya sarılan hakikate darılır.” demiştir.

GÜNAH VE KABİLİYET İLİŞKİSİ
Günah inancın tersini yapmaktır. İnancına aykırı hareket edenin ruh dengesi çatışma ve çelişkilerle bozulur. Çelişkinin sebebi yine günahlardır. Günah ayrıca fıtrata aykırı davranmaktır. Fıtrat fıtri olmayan şeye karşı tepki duyar, reddeder ve atar. İşlenen günahlar insanın his dünyasını da altüst eder. Bundan can sıkıntısı denen “Stres” meydana gelir.

Sres şiddete sebeptir. Stres insanın sinir sistemini, akli ve hissi dengesini bozar. Beyinle olan iletişimi bozulur ve bundan hafıza kaybı ve “unutkanlık” meydana gelir.

Kişi tövbe etmediği ve günaha devam ettiği sürece sinir sisteminde ve hafıza üzerinde kötü etki yapar. Düşüncesi zayıflar, karar verme gücü azalır. Şiddet insanın iç alemine yönelirse ruhunu tahrip eder ve psikolojik rahatsızlıklara sebep olur. Dış aleme yönelirse topluma zarar verir, asayişi ihlal eder, cana ve mala zarar vermeye başlar.

yazının tamamını okumak için tıklayın:GÜNAH PSİKOLOJİSİ VE STRES

O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

18 Aralık 2018 Salı

Dinlediklerim ve Gördüklerim


Somuncu Baba:İnsan küçülmüş alem, alem açılmış insan mıdır?..der.
Öyle yerinde bir sorgulamadır ki bu..ne zaman doğanın içinde olsam hep bu söz gelir aklıma,kalakalırım şaşkınlığım ve hayranlığımla..
Nicedir paylaşmak istediğim fotoğraflarim vardı bunlara yenileri de eklenince bolca tek seferde paylaşmak istedim.
Aşağıda dinlediklerim de yer alıyor..belki dinlemek istersiniz diye ekliyorum ancak telefondan veya bilgisayardan dinlememenizi öneririm.Kulaklığı takarak kaybolarak dinleyin..özellikle de listenin sonunda yer alan zikir parçasını..

İyi dinlemeler,iyi seyirler..

R.E.L.A.X - Sahalé • NU • Oceanvs Orientalis • Acid Pauli • Fading Soul • David August




Gördüklerim çok başka.Tümü benimdir.Benim gözlerimin içindedir varlıkları,görünmez bir bağ sanki hepvar ama hiç olmayan bir güç gibi bir şey,anlatamam ki,Allah haberdar.. benim bakışımın onlar üzerine her düşüşü onlara gözlerimle her dokunuşumda yüreğime işliyor doğa yeni yeniden ve yeni yeniden acizliğimi ve yetersizliğimi hissederek mutlu oluyorum.









Mutlu olurum çünkü bu güzel taksimin ve yaradılmışlar Allahın varlığını haykırıyor sessizlikleriyle,inanılmaz büyüsüyle evet tabii ki ve muhakkak ''Allah var!''diyorlar..







Yürüyüşlerim bambaşka bir aleme açılan bir kapıdır.Görünürde kulaklığını takmış tesettürlü bir kadın olabilir ama insan içinde alem alemler içinde insanlar ve daha nice alemler vardır görünmeyen..
Yürüyüş esnasında dinlediklerimle mest oluyor ruhum,kanatlanıyorum kısa bir süreliğine olsa bile.










Ne kelâm ne nota ne de bir resim ifade edebilir Rabbimizin büyüklüğünü,güzelliğini..aklımı durduran,hayranlığımı kat kat artıran ve hem minnet hem merhamet hem sevgi ile dolduranların karşısında şükür dolup taşıyor hücrelerimden..


O K U
PAYLAŞ: Whatsapp
YUKARI