Günah Psikolojisi ve Stres


Allah’ın huzurundan kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım.
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla başlarım…

Sevgili dostlarım geçen gün bir sorumun cevabını ararken karşıma çıkıp içinde kendimden bir çok şey bulduğum kafamdaki sorulara güzel cevap ve tespitler içeren bir yazıyı sizinle de paylaşmak istiyorum.

Günümüz insanı bir çok şeye dalıp kendisi ve kalbi için özellikle de ahireti için elzem ve önemli olan meseleleri göz ardı etmiştir.

Rabbim gafletin her türünden muhafaza etsin günahın her çeşitinden korusun (amin)
Yazının bir kaç paragrafını aşağıa ekledim tamamını okumanız için (şiddetle tavsiye ederim) yayının sonunda yer alan bağlantıya tıklamalısınız.
Her kimin çözemediği bir sorunu içinden çıkamadığı bir sıkıntısı kalbinin daraldığı bir derdi varsa dilerim ki bu yazıdaki tepsitler vesilesiyle kendisine gerekli olan farkındalığa ulaşarak hatasını fark eder ve böylece de hatalı davranışını düzeltir..



(GÜNAHLARIN FERDİ VE SOSYOLOJİK TAHRİBATI VE ÇARELERİ)

M. Ali KAYA

(Yeni Asya Neşriyat Araştırma Merkezi)

GÜNAH PSİKOLOJİ


Günahların sel gibi insana hücum ettiği ahir zamanda yaşıyoruz. Dünya sevgisi ve meşguliyeti ile Kur’andan ve ahiretten çok uzaklaşmış bulunuyoruz. Rahatla yaşamak, dünyevi fantaziye ve oyunları ile meşguliyet “günahtan kaçma” hassasiyetimizi de kırmış bulunmaktadır.

Kötü, ayıp, şer ve günah bütün dinlerde vardır ve bu Allah’ın insanlara öğretmesi ve peygamberlerin talimi ile insanlar arasında yerleşmiştir. Bu nedenle dinin kesin “Haram” saydığı ve yasakladığı şeylerin tamamı kötüdür, şerdir ve günahtır. İyi ve kötünün, hayır ve şerrin ölçüsü Allah’ın emri, peygamberin sünneti, toplumun iyi veya kötü görmesi ve insanda bulunan “Vicdan”dır. Hıristiyanlık dahi “Vicdanı” Allah’ın sesi olarak kabul eder.

Bediüzzaman Said Nursi hazretleri kalbi anlatırken “Kalb bir latife-i Rabbaniyedir ki mazhar-ı hissiyatı vicdan, ma’kes-i efkarı dimağdır.” (İ. İ’câz, 85) demektedir. Demek ki kalbin his alanı vicdan, fikir alanı dimağ denen akıldır ve her ikisi “Vicdan”da toplanarak “İnsaf” denen duyguyu oluşturur. İnsaf ise dinin yarısıdır.

Peygamberimize (asm) “İyilik ve kötülük nedir?” diye sorulunca “İyilik kendisi ile kalbinizin inşirah duyduğu, rahat ettiği fiil ve davranışlardır. Kötülük ve günah ise kalbini ve vicdanını tırmalayan şeydir. Bu nedenle müftüler sana fetva verseler de sen vicdanına ve kalbine danış!” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 4: 227.) buyurmuşlardır. Yine “Günah kalbinizi rahatsız eden şeydir.” (Gazali, İhya, 3:99.) buyurmuşlardır.

Peygamberimiz (asm) “Bir şeyi yapacağın zaman şayet o konuda Allah’ın bir emri ve yasağı yoksa kalbine sor. İyilik kendisi ile kalbin rahat ettiği şeydir. Günah ise kalbini tırmalayan, gönlünüzün ve kalbinizin reddettiği şeydir.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 4: 226.) buyurmuşlardır.

VİCDAN ALLAHIN VARLIĞINA DELİLDİR

Bediüzzaman hazretleri “Vicdanı” Allah’ın varlığını gösteren dört delilden birisi olarak sayar. (Mesnevi, 398.) Diğer üç delil kainat kitabı, peygamberimiz (asm) ve Kur’ân-ı Kerimdir. (Sözler, 370.) Bediüzzaman “Alem-i gayb ve şahadetin nokta-i iltisakı ve berzahı ve iki alemden birbirine gelen seyyaratın mültekası vicdan denilen fıtrat-ı zişuurdur. Evet, fitrat-ı vicdan akla bir penceredir tevhidin şuaını neşreder. Akıl tatil-i eşgal etse, nazarını ihmal etse de vicdan Sanii unutmaz.” (Nokta, 7.) demektedir. Bu nedenle İslam büyükleri vicdanı Allah’ın varlığını haykıran bir duygu olarak ifade etmişlerdir.

Vicdan Allah’ın varlığına delil olduğu gibi iyi ve kötünün de ölçüsüdür. Bu nedenle müftüler fetva da verseler günahalarla bozulmamış, batıl inanç ve itikatlarla değişmemiş saf bir vicdan günahtan ve kötülükten, hayır olmayan şeyden rahatsız olur.

STRES NEDİR?
Stres ruh ve beden dengesinin bozulmasıdır. İnsanı güçsüz ve çaresiz bırakır. Uzun süre stres kalp krizi, hipertansiyon, damar sertliği, ülser, migren, cinsel soğukluk ve kanser gibi hastalıkları da tetikler. Stres ayrıca psikolojik rahatsızlıkların da sebebidir. Anormal, şuursuz davranışlar ve aklî dengesizlikler stresin neticesidir. Aşırıya kaçan stres inancı zayıf insanlarda intihar vakalarına da sebep olmaktadır.

Uzun süren stres insanların dişlerini döker, saçlarını beyazlatır, hoşgörüyü azaltır, sinir ve öfke krizlerine sebep olur. Böyle birinin ne zaman ne yapacağı belli olmaz. Bütün bunların asıl sebebi ise inançsızlık, maddeperestlik, hırs, kanaatsizlik ve dünya sevgisi ve aşırı hayalciliktir. Nitekim M. Hamdi Yazır “Allah’ı bilmeyen dünyaya sarılır. Dünyayı bilmeyen hülyaya sarılır. Hülyaya sarılan hakikate darılır.” demiştir.

GÜNAH VE KABİLİYET İLİŞKİSİ
Günah inancın tersini yapmaktır. İnancına aykırı hareket edenin ruh dengesi çatışma ve çelişkilerle bozulur. Çelişkinin sebebi yine günahlardır. Günah ayrıca fıtrata aykırı davranmaktır. Fıtrat fıtri olmayan şeye karşı tepki duyar, reddeder ve atar. İşlenen günahlar insanın his dünyasını da altüst eder. Bundan can sıkıntısı denen “Stres” meydana gelir.

Sres şiddete sebeptir. Stres insanın sinir sistemini, akli ve hissi dengesini bozar. Beyinle olan iletişimi bozulur ve bundan hafıza kaybı ve “unutkanlık” meydana gelir.

Kişi tövbe etmediği ve günaha devam ettiği sürece sinir sisteminde ve hafıza üzerinde kötü etki yapar. Düşüncesi zayıflar, karar verme gücü azalır. Şiddet insanın iç alemine yönelirse ruhunu tahrip eder ve psikolojik rahatsızlıklara sebep olur. Dış aleme yönelirse topluma zarar verir, asayişi ihlal eder, cana ve mala zarar vermeye başlar.

yazının tamamını okumak için tıklayın:GÜNAH PSİKOLOJİSİ VE STRES

Share:

Yorum Gönderme

Designed by OddThemes | Distributed by Blogger Themes