10 Temmuz 2019 Çarşamba

Az İnsan Çok Huzur Getirir Mi?


Az insan çok huzur cümlesini duymuşsunuzdur.Genel olarak kalabalıktan sıkılan,tahammülü azalmış,epey de yorulmuş insanlar tarafından söylenir.Bir ara ben de bu cümleyi söylesem mi diye düşünmedim değil,ama emin değildim.
Söylediğim her söze elbette kelimesi kelimesine dikkat edemiyorum insanım sonuçta ancak bazen böyle okkalı sözleri söylemeden şöyle bir duraksayıp üzerinde düşünürüm.
-Bana yakışan bir söz müdür bu?
-Peki içimdeki bir takım birikimlerin özeti olabilir mi?
-Arkasında durabileceğim bir şey mi? üçlemesinden geçirdikten sonra bir sözü veya kelimeyi alıp basarım gönül sözlüğümün yapraklarına ama bu az insan çok huzur sözünü diyecek gibi olmama rağmen diyemedim..
Arabayla dolaştım kasabamızda bugün.Yaz tatili gereği kasaba nerdeyse ıssız.Marketlerde sebzeler çürümeye yüz tutmuş fiyatlar indirime girmiş,sıkça kullanılan bir ürün tüketildiği takdirde yenisini bulup almak sıkıntı,yollarda insan sayısı da öyle az ki..
Karşılaştığım insanları nimet sayıyorum nerdeyse..
Oysa bir çok kişiyi sürekli görüyorum bazen görmesem de olur demişliğim vardı,ne oldu ki şimdi?..
Bunca insanın yokluğu bana bir bakıma huzur verecekken neden ikindi saatlerinde kahvemi alıp balkona oturduğumda kahvem ve kırmızı sardunyalarımla mutlu olamıyorum?..
Akli dengesi yerinde olmadığı için gün içinde defalarca balkonuna çıkıp yoldan geçenlere,çocuklara ve komşulara anlamsız sözler söyleyen belirsiz emirler yağdıran komşumun sesinden rahatsız olan ben değil miydim?..şimdi neden yokluğu bu kadar ağır gelmeye başladı?
Pencereler kapandı perdeler çekildi,sokakta araba sayısı azaldı,otobüslerdeki yolcu sayısı bir avuç kadar nerdeyse ve uçuşlar da artık eskisi kadar sık değil..gökyüzünde bulutlar toplandı,uçakların seyrek seferleri bulut oluşumuna dahi engel değil artık,nicedir bulut olmayan gökyüzünde bembeyaz koca koca bulutlar oluştu..
Bu ıssızlıktan çocuklar da payını aldı,sokakta oyun oynayacak çocuk sayısı nerdeyse bir elin parmakları kadar oldu ve pencereden çocuklara şeker atan yaşlı Yunanlı amca artık avuç avuç değil,sadece bir kaç şeker atar oldu..sevinç çığlıkları da yok oldu..
-Az insan çok huzur mu?..bu cümle yerinde mi,yoksa yersiz midir bilemem.
Daha önce varlığını hissetmediğimi düşündüğüm insanların yokluğunu hissediyorum ve neden,neden diyorum insan yokluğu ile de etkiliyor diğer insanları?..
Göçmenleri sevmeyen,her fırsatta bunu bir şekilde dile getiren yerlilerin gözleri bile birilerini bir şeylerini arar oldu..
-Herkes nereye gitti dediklerini duyar gibiyim..
-Gitme fırsatı olunca arkasına bakmadan gidilebiliyormuş demek ki insanlar,diyesim var diyemiyorum ama anlıyorum,her birinin yokluğunu hissediyorum..
Bir gevşeklik bir sıkıntı var havada..nereye gitti bunca insan?..
Sokakta çocukalarını azarlayan ana,hani her seferinde gözümün ucuyla baktığım kadının yokluğu neden bir boşluğun içine salıyor yüreğimi..

Biliyorum nedenini..
Her biri bir renk bir nefes bir dokunuş çünkü..
Ağacın gövdesi gibi,yaprağın damarları gibi,derelerin ayrık otları gibi,balıkçıların çöpe attığı balıklar gibi,veyahut kaldırımların kenarında açan çiçekler gibi..
Anladım ki herşey ve herkes gerekli..
Varlığını fark etmemiş olabiliriz ama her biri bir bütünün detayıdır,gereksinimidir..
Olmazsa olmazıdır ya da..
Gitsinler,kalmasınlar,rahatlarız güzel olur bize koymaz dediğimiz her ne varsa,var olduğu için beynimizi meşgul etmiş dikkatimizi istemesek de çekmiş,hayatımızda seçmiş olmasak bile yerini almış bizlere bir şeyler katıyormuş anlaşılan..
Bir kez daha anladım ki insan yerini hiç bir şey almaz,yerine ne koysan dolmaz..
Patavatsızlığı,yarım aklılığı,aşırı tepkisi veya dağınık görüntüsüyle bile insan insana gereklidir,elzemdir..
Az insan çok huzur bu yüzden cümle daracığımda yer almayacak sanırım.
En azından uzun bir süre daha bu böyle devam edecek çünkü her insan,muhatabım olsa da olmasa da,varlığı beni memnun etse de etmese de bir yerde ise eğer bir amaç ve bir hizmet uğruna oradadır..
İnsana insan lazımdır velev ki o insan istediğin gibi biri olmasa da,beğenmesen varlığına tahammül gösteremesen bile o insan bir yerdeyse,o yerdeyse ve evet istemesen bile senin burnunun dibindeyse vardır bir sebebi ve her ne kadar anlamasan kabullenmesen bilmek istemesen bile hayatına bir katkısı vardır,hayatına girmiştir,sana istemesen de bir şeyler katmıştır,az değil çok miktarda,umduğun gibi değil gerekli olduğu kadar üstelik..
Herkes olması gerektiği yerdedir,herşey olması gerektiği gibidir.
İnan ki.


Kiremithanem
Kiremithanem

”Bu Dünyada Çiçeklere Bakmak İçin Cehennemin Çatısında Yürüyoruz,Haydi Gelin,Çatıya Çıkalım!”

23 yorum:

  1. İnsanlarında modası var. Modası geçen insanlardan arınmak gerek. Acımasızda olsa sadeleşmek için toksik bireylerle ile vedalaşmak önemli.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Toksik,zehirleyici insanlardan uzaklaşmak gerekli ancak çok yakınında ise böyle biri atabilir misin ki?
      Yazım tam bunu anlatmıyor ama sizin söylediğiniz türden insanların varlığını da es gecemeyiz.

      Sil
  2. bence getirir ne kadar az insan o kadar az sıkıntı :)

    YanıtlaSil
  3. insan çeşitliliğine evet de... aynı tip düşünen, aynı egolara hırslara sahip, benzer kötücüllükleri ile sürekli etrafı dizayn etmeye odaklı yaşayan insanlar söz konusu ise benim için kesinlikle "az insan, çok huzur"... zehirlerini uzağımda bir yerlere akıtsınlar, benim güzel bakışlı, güzel düşünceli insanlara ihtiyacım var...çünkü ancak böyle insan kalabilirim... aksi halde ya sürekli tırnaklarını gösteren birine dönüşmeliyim ya da onlarla iken onlar gibi olmalıyım... Ama senin kastettiğinde bu değil anladığım kadarıyla... her insanı olduğu gibi kabul etmek ve her insanın hayatta bir öğreticiliği olduğu gerçeği... evet onlar sayesinde büyüyor, kendimiz oluyoruz aynı zamanda... puzzle ın parçaları gibi hepsinin yaşamımızda bir yeri var... Yabana Doğru'nun Christopher McCandless'ı bile insandan kaçıp doğaya sığındığında mutluluğun gerçekliği için başka insanlarla paylaşılması gerektiğini deneyimler. İnsansızlık mutsuzluğa açılan kapıdır da bir bakıma... Bunu kabul etmekle beraber etrafımda beni aşağılara çekecek insanları hiç istemiyorum... hele hele 12 yıldır sınırlı bir çevre ile yaşamaya özellikle devam ederken, benim için "az insan, çok huzur".

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Elimizde istediğimiz türden insanları seçip yaşama imkanı olsaydı ne tür seçimler yapardık acaba?..Evet tek rip veya kalıplaşmış insan türüne benim de tahammülüm yok denecek kadar az ancak bazılarını aile bağı kan bağı nedeniyle de istesen de hayatından çıkartamaz insan belki de çok samimi olunacak seçkin insanlardan oluşan bir insan grubu olmalı insanın hayatında o zaman o az sayıda seçkin insanlar ile huzur belki de mümkün.
      Ve paylaşmak,insanoğlu tek başına yaşayamaz bence de mutlaka bir insana ihtiyaç duyar,paylaşmak için konuşmak için kendini başkasının gözlerinde görmek için ya da..çok zengin olmalı insanın iç dünyası tek yaşamayı göze almak için veya beklentiler tamamiyle sıfır olmalı.

      Sil
    2. istediğim türden insanlarla seçme şansım yok uzun süredir... ben de hakkımı istemediğim türden insanlarla bir arada olmamaktan yana kullandım... :) ama keşke öyle bir şansımız olsaydı... mesela ben pomakların bu kadar acımasız ve ben odaklı olduklarını bilseydim, yine de o kültürün, o kitlenin içine girmek ister miydim?... ama pozitif, yapıcı, destekleyici, empati yapabilen, insana bir şeyler katabilen, iyi niyetli, merhametli, çıkarsız insanlarla bir arada olmayı çooookkk isterdim. neyse ki beklentilerimi hayli minimize etmiş durumdayım... belki de en çok iç dünyamla başarıyorum yaşamımı güzellemeyi... yine de hepten yalnız olmamak güzel bir şey... :)

      Sil
    3. Fikrimce istediğim insanları seçme şansım olsaydı yine tam olmazdı yine memnunum diyemezdim çünkü insanım değişkenim ne bileyim bir de insanların bazen imtihanımız olduğuna inanıyorum bir görevleri var sanki o görev tamamlanınca çıkıyorlar hayatımızdan bir şekilde.
      Çok güzel sohbet ederdik sizinle😉

      Sil
  4. Sanırım ben kolay kolay genelleme yapamayanlardanım :) İnsanın az insana ihtiyacı olan anlar da oluyor, çok insan aradığu anlar da. Ve evet en sinir bozucu karakterlerin bile bize kattıkları oluyor. Mesela ben şu aralar karşı komşumla sınanmaktayım. Dur bakalım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de,haftada 4 kez balkonda mangal yapıyorlar nasıl tepki vereceğimi hatta verip vermemem gerekir mi diye kara kara düşünüyorum,balkon kapısını açamaz oldum 🙃

      Sil
  5. Kesinlikle getirir :) Az ama öz olmalı sanki..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beş yıl sonra bu konuyu tekrar gündeme getirelim ömrümüz yeterse🙃

      Sil
  6. Güzel bir konu seçmişsin yazmak için. Bundan yaklaşık bir iki hafta önceye kadar ben de az insan iyidir diyenlerdendim. Cemil Meriç'in fildişi kulesine saklanışı gibi bir şeydi benimki de. Ama bi şey oldu. Bi kırılma noktası... Artık öyle düşünmüyorum. Artık tamamen yazdığın yazının son paragrafındaki gibi düşünüyorum.Yeni insanlar tanıdıkça zenginleştiğimi ve kendime çok şey kattığımı farkediyorum. Ya da çevremdekilere katlandıkça keza... Velev ki o insanlar cahilce şeyler yapıyor olsalar bile. Kırk yaşın güzelliği olsa gerek, ya da bendeki tezahürü böyle oldu. (Önceki yazına yaptığım yorumda kırklı yaşların kabuk değiştirmesinden bahsetmiştim.) Yani kısaca herkesin bi yerde Rabbinin biriciği olduğuna inanıyorum ve artık insanlardan kaçmayı sonlandırdım. Kırılmaktan da korkmuyorum artık, çünkü o korku da insanı az biraz Nıtchze yalnızlığına itiyor ki o kırılmaktan daha kötü. Ayrıca dini öğretilere de ters. Biri kırarsa başkası olur diyorum, kırılmışsam hak etmişimdir bi şekilde diyorum. Diyorum da diyorum :) En kötüsü ve en cahili bile çok şey öğretir, kazandırır, güçlendirir o sebeple, insanlar iyidir diyorum kısaca. Kiminle yolum kesiştiyse ve bir araya geldimse şimdi karşıma çıkan esrar nedir didi bakıyorum ve mutlaka benimle alakalı bir dersi arşivliyorum o an. Güzel şey bu :) Sonuçları da güzel olmaya başladı şükür :) Sağolasın bu güzel yazı için de Sevgi,yine çok içtendi...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cağımızın öğreti ve yönlendirmeleri yalnızlığa itiyor insanları ben bunu fark ettim yani illa bir kusur bulunacaksa kusur çok ama birine tahammül etmek daha zordur haliyle de bu zorluk değişime zorlar biraz sabrın artar biraz tahammülün bir bakmışsın kendi sınırlarını öğrenmişsin bir bakmışsın sadece senin doğruların diye bir şey yok bor bakmışsın başka yolu da var bazı şeylerin böyle böyle katıyorsun kendini yaşamın içine,evet bir insanı hayatından çıkarmak uzaklaşmak çok kolay peki kazanmak?
      Benim için çok derin bir konudur bu ve inan ki bana öyle ters benimle ortak yanları olmayan bir insandan o kadar çok şey öğrendim ki kendim dahi buna inanamıyorum.

      Sil
  7. Evet kendimize hiç benzemeyen insanlarla olan birlikteliğimiz özellikle zenginleşmemizi sağlıyor. Hem manevi anlamda hem de sosyal anlamda. Ben kendimle hiç alakası olmayan bir aileye gelin olarak geldim. Son bir kaç yıldır onlarla yaşıyorum mesela. Kendi inancımı taşıyan insanlara nasıl bakıldığını ve nerelerde hatalar yaptığımızı görmemi sağlayan harika bir mekanizmanın içine girmiş oldum böylece. Eşimin ailesindeki muhalif tavrı çok önemsiyorum ve görüşlerine çok saygılıyım. Onlar da bana saygılı. Böyle olunca kimse hissettiklerini anlatmaktan çekinmiyor. Ve karşılıklı eksiklerimizi tamamlamaya çalışıyoruz. Dediğin gibi silmek kolay ama kazanmak hem daha kârlı hem de daha tatmin edici bir sonuç doğuruyor. O sebep toplum olarak farklılıklarımızla birbirimizi kabullenip zenginleşmeye bakmalıyız. Yazılarımı ve konuşmalarımı bu yöne çevirdim ben de son dönemlerde.Hepimiz elimizden geleni yapmalıyız bu konuda çünkü. Mekanın cennet rızasını kazanmak için en başta... Sonra da huzurlu bir toplumda yaşamak için...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazen gereksiz yere fazla samimi olduğumuzu düşünüyorum yani bunun da hayatımıza hiç olmayacak insanları nsızmasına neden olduğu bir gerçek belki iki çevresi olmalı insanın bir tanesi çok samimi ve benimsediği seçkin kişiler bir tane de sosyalleşebileceği bir çevre.

      Sil
  8. Galiba ister istemez çevremize de (tüm o kalabalık, yoğunluk ile birlikte) alışıyoruz. Bu yüzden büyük şehirlerden sessiz sakin yerlere yerleşenler ilk biraz bocalama yaşıyorlar.

    Galiba her zaman en güzeli seçilmiş yalnızlık...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kısmen katılıyorum belki ykarıda handanın dediği gibi kısa süreli veya tercihli yalnızlık veya kısıtlı çevre ile yaşamak iyi bir fikir ama sürekli değil.

      Sil
  9. az insan çok huzur kesinlikleeeee :)

    YanıtlaSil
  10. Selam. Yazınıza katılmamak mümkün değil.
    Yaş aldıkça daha az insan kısmına katılmaya başladım. Az olsun öz olsun diyenlerdenim.

    YanıtlaSil
  11. çok çok güzel bir yazı olmuş teşekkür ediyorum. size katılmakla birlikte az değilde, nitelikli, insan diyenlerdenim bende...

    YanıtlaSil