4 Aralık 2018 Salı

Paskalya Çöreği


Paskalya bayramı yaklaşırdı,yumurtalar kırmızıya boyanırdı,tatlılar kurabiyeler hazırlanırdı Yunanlı komşularımızın evlerinde,Paskalya günü de bir çok komşudan çörekler ve tatlılar kırmızı yumurtalar gelirdi ancak benim gözüm sadece bir komşumuzun çöreğindeydi.
Tadının sırrı yapım aşamasında olan,özel aromalar ile kokusuyla baş döndüren bir çörek tarifim var bugün.
Çocukluğumu hatırlatan damla sakızı ile mahlebin şaşırtıcı uyumu,yumuşacık dokusuyla her Paskalya bayramlarında Yunanlı komşumuz Katina hanımın evimizin kapısını tıkırdatmasını heyecanla beklediğimi hatırlatan..
Kimse onun gibisini yapamazdı,Yunanlı olmak iyi çörek yapmak anlamına da gelmiyordu çocuk aklıma göre,işin içinde başka güzellikler olmalıydı,beni mest eden bu çöreğin kokuları nereden geliyor ve elbette bunların bir adı olmalıydı,merağımı uyandırıyordu,neden diğerleri de Katina hanım kadar çörek yapma konusunda başarılı değildi türünde sorularım olurdu.
İkram edilen çöreğin miktarı hiç bir zaman yeterli değildi,evimizin arka pencereleri Katina hanımın evine bahçesine bakardı,sık sık uğradığımız bir yerdi ama evi bir çocuk için epey sıkıcıydı.
Mutfak evin can damarıydı,penceresi bahçeye bakardı,iki çekyat ile bunların arasında büyükçe bir masa vardı mutfak dolaplarının kenar köşesinde ikonalara ev sahipliği yapan minik ahşap vitrin gibi bir dolap ve sürekli içinde yanmakta olan bir mum vardı,buzdolabın üzerinde bir televizyon,net göremediğim için kendisini hiç bir zaman sevemediğim iri yapılı ekranı hafif dışa taşan televizyon sürekli çalışırdı ancak onu dinleyen pek olmazdı.

Mutfak genelde kalabalıktı,komşular sabah kahvelerini burada içerdi,bahçeyi mutfaktan daha çok severdim,evin giriş kapısında kubbeli sarmaşık gülleri vardı ve bahçe çoğunlukla minik ağaçlara benzeyen yaşlı güllerden oluşurdu,bir kenarda beyaz metal masa ve sandalyeler vardı ancak bunlara oturmak için dikenli ve mis kokulu güllerin arasından geçmek şarttı..bahçeden içeriye her girişimde gözüm mutfak perdesine,içeride (kış mevsimlerinde özellikle)sabahın erken saatlerinde yanmakta olan lambaya ve hemen pencerenin önünde oturanlar çarpardı.
Raziye yenge,Harikliya hanım,Nedime abla,annem ve bir kaç Yunanlı komşu daha.
Bunlar sürekli olarak bir araya gelen kadınlardı.Muhabbetleri daima şen şakraktı,sıcacıktı mutfak gibi..Paskalya bayramlarında dağıtılan o çörek gibi sıcacık ve samimiydi,canlıydı,hayat kokardı dostluk kokardı,çöreğinin tam ortasına gömülen kırmızı yumurta kadar samimiyet ve güven kokardı..
O yıllardan elbette çok fazla hatıram var,sayfalarca yazabilirim lakin bugün konumuz Paskalya çöreği..
Kokulu ve yumuşacık,yapımında biraz özen istemesine rağmen sonucu herkesi mest edecektir.
Katina hanımınki gibi olmasa da (kimse ondan tarifi almayı akıl edemedi mi?)en azından onunki kadar lezzetli ve nefis bir tarif bu..


Hatıralar çok güzel ama anlatmaya devam edersem Paskalya Çöreği tarifi gelmeyebilir :) dolayıısyla buyrun dostlar,güvenle deneyebilirsiniz..şimdiden kolaylıklar dilerim..


MALZEMELER:

150ml su (oda sıcaklığında olacak)
15gr kuru maya veya 2 paket toz maya (instant )
500gr un
10-15gr mahlep
yarım çorba kaşığı şeker
1 çay kaşığı damla sakızı
1 çay kaşığı kakule
Bir tutam tuz
1 portakalın rendesi
2 orta boy yumurta (mutlaka orta boy olmalı)
2 adet vanilya
50gr eritilmiş tereyağı
150gr bal
100gr tereyağı (oda sıcaklığında)
Üzerine sürmek için yumurta akı
Süslemek için file badem


YAPILIŞI:

  • Derin bir kabın içine oda sıcaklığında olan suyumuzu ve mayamızı koyup tel çırpıcı ile karıştıralım.
  • Üzerine unu ekleyip mayalı karışımı un ile örtelim,amacımız maya karışımının aktif olması.
  • Kabarması için 20-30' bekliyoruz.
  • Blenderin içine mahlep  kakule damla sakızı şeker ve tuzu ekleyip iyice öğütelim.
  • Bu karışımı daha evvel hazırlanan mayalı karışıma ekleyelim.
  • Devamında portakal rendesini yumurtalar vanilyaları eritilmiş tereyağı ile balı ekleyelim.
  • Yoğurmaya başlayalım,yoğurma işleminde sabırlı olmak gerek,yumurtaların biraz büyük olması hamurumuzu cıvık yapabilir bu yüzden büyük yumurta kullanmayın,sabırla yoğurun.
  • Geriye kalan 100gr oda sıcaklığındaki tereyağını da ekleyerek hamur kendini toparlamaya başlayınca hamurumuzu örterek kabarması için ılık bir yere alalım.
  • Kabarması zaman alabilir yaklaşık 2 saat.
  • Hamurumuz kabardıktan sonra fırınımızı 180 derece gibi bir sıcaklığa ayarlayalım.
  • Hamurumuzun şeklini fotoğrafladım.
  • Kıvamı sulu gelirse şekillendirme esnasında biraz un ekleyip hamuru toparlayabilirsiniz.
  • Çöreğimizi şekillendirdikten sonra pişirme kağıdı koyduğumuz tepsiye alıyoruz üzerini yumurta akı ile iyice parlatıyoruz ardından da file bademlerimizi serpiştiriyoruz.


PÜF NOKTALARI:

Hamurun mayalanma süresine özen gösterin.
İyi bir sonuç almak için asla aceleye getirmeyin,iyice mayalanıp güzelce yoğurursanız sonuç çok çok iyi olacaktır Allah'ın izniyle.
Bu iki unsura mutlaka dikkat edin.





Minik yardımcılar eşliğinde hazırlandı bu çörek bir yandan ben hamur yoğururken onlar da hamurdan küçük miktarlar kaçırıp kendilerine göre pastalar yaptı,onların tarifi çok daha kolay ve renkli arzu eden onu deneyebilir :)) yerim o minik tatliş elleri ben..

Evin mis gibi kokması,lezzetinin mest etmesi ayrı güzel,vaktiniz olunca deneyin..mahlep kakule ve damla sakızını mutlaka ekleyin aksi takdirde sıradan bir çörek elde etmiş olursunuz ben bu üç aromayı da çok sevdiğimden evimde mutlaka bulunudururum kakule özellikle türk kahvesine çok yakışıyor mutlaka duymuşsunuzdur kendine has güçlü bir lezzeti var,kakuleli kahve içen bilindik kahveyi içemez olur benden söylemesi :)
Kolaylıklar diliyorum tekrar şimdiden afiyet olsun..


Kiremithanem
Kiremithanem

”Bu Dünyada Çiçeklere Bakmak İçin Cehennemin Çatısında Yürüyoruz,Haydi Gelin,Çatıya Çıkalım!”

13 yorum:

  1. Eşimin en sevdiği çörek. Bir de bu tarifle deneyeceğim. Emeğine sağlık :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de çok severim ama eşim hiç yapmadı :)
      Teşekkürler..

      Sil
  2. Nasıl da severim!
    Benim için de çocukluğu hatırlatan bir tat ve kokudur paskalya çöreği.
    2 haftada bir almazsam olmaz (evde yapamıyorum maalesef)

    Ellerine sağlık, enfes görünüyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Afiyet şeker olsun canım çok teşekkür ederim benim de dediğin gibi çocukluğumu hatırlatan ve her seferinde o anıları tekrar canlandıran bir lezzettir Paskalya çöreği :)

      Sil
  3. Emeğinize sağlık, nefis görünüyor.

    YanıtlaSil
  4. Bayılırım bu çöreğe, ne de güzel anlatmışsın Katina hanımı, evi... Ellerinize sağlık, şifa ve afiyet olsun...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Daha uzundu,yorucu olur diye kısalttım ki ben de yazdıkça yazmak istedim :(
      Belki ayrı bir yazı halinde yazarım bir gün kümbilir :)
      Teşekkür ederim.,sevgiler.

      Sil
  5. Hıdrellez'de ve bahar şenliklerinde soğan kabuğu,otlar, çiçekler, yapraklar ile kaynatılarak boyanan yumurtaları hatırlıyorum köylerimizde, kasabalarımızda. Aksaray'dan.
    Hayat iyiymiş, neşeli, eğlenceliymiş bir zamanlar. Şimdi koşturmaca :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Son bir kaç yılda hayat ciddi anlamda değişti Yasemin hanım dediğiniz gibi günümüz hep koşuşturmaca.

      Sil
  6. o kadar çok severim ki..bir kere daha deneyeyim bakalım bu tarifle

    sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kolaylıkalr dilerim Kadriye hanım siz yaparsanız eminim daha güzel bir çörek elde edeceksiniz :)

      Sil
  7. Oyle guzel anlatmissinki tanimis kadar oldum o hanimi.hatta orada bulunmus o masada oturmus cay sohbetlerine eslik etmis gibi canlandi gozimde hepsi teker teker.bizim evde hamur islerinin hepsi cok sevilerek tuketilir.insallah bende denemek istiyorum bu ozel sicacik tarifi.hazirlamakta emegi gecen o minnak elleride koklar operim canim.. bende torunumun minnak ellerinden yardim alayim en iyisi ;)

    YanıtlaSil