mutfak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mutfak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mutfak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mutfak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Eylül 2021 Çarşamba

Kakaolu Kurabiye

 

Kızımın gideceği pik-nik için hızlıca hazırlanan pratik yapımlı kakaolu kurabiyeyi bloga alalım dedik..kendisini yüreklendirmek adına :)
Mutfağımı artık onunla paylaşıyorum henüz istediği tarifi yaptıktan sonra temizliğe burun kıvırsa da zamanla eli hızlanmaya başladı oldukça da başarılı sayılırız..
Ben evde yokken açlıktan kıvranmasınlar diye bir kaç tarif öğretmeye özen gösteriyorum,kızlarım ise mutlaka yemek yapmayı bilsinler istiyorum..
Buyuralım tarife yoksa konu başka yerlere çıkabilir :)


MALZEMELER:

2 adet yumurta

Yarım su bardağı şeker

1 bardak un

1 paket kabartma tozu

1 paket vanilya

100gr eritilmiş tereyağı

3 kaşık kakao

Pudra şekeri


YAPILIŞI:

  • Yumurtalar şeker ile çırpılır
  • Diğer malzemeler de eklenir.
  • Kulak memesi yumuşaklığı elde edilir.
  • Şekillendirilir.
  • Pudra şekeri serpiştirilir
  • 180 derecelik fırına verilir
  • 15' boyunca pişirilir



Yapılan tarif muhakkak tattırılır tatmayana yan yan bakılır :))



Başarılı ve güzel oldu bana da fotoğraf çekmek için fırsat da cabası :)



Anne tarifi unutmasın diye mutfak dolabına da iliştirilir..


Çocukların yapabileceği bir tarif,elbette dolaplar ve zemin pudra şekeri oldu spatulalar yetmedi ellerimiz biraz yandı ama olacak o kadar canım :)

Deneyecek olanlara afiyet olsun,tarif elimizin altında artık Bahar hanım :)

Seni seviyorum canım..Gut gemacht!





O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

15 Ağustos 2021 Pazar

Kışlık Domates Sosu


Bir şeyler ile meşgul olurken evde ya Halis Aydemir hocanın sesi duyulur ya da Sinan Canan'hocanın, maneviyatıma katkı için Halis hocayı,beynime malzeme olması içinse Sinan Canan hocayı dinlemeyi seviyorum.Hangi sohbetinde geçtiğini hatırlamıyorum ama şöyle bir şeyler söylemişti Sinan hoca:


Kendi gündemi olmayan ve kendi programı doğrultusunda gününü planlamayan kişileri yönlendirmek daha kolay(!)

Konu son iki yıldır insanları maddi manevi allak bullak eden virüstü yanlış hatırlamıyorum ve bu pandemi süresince insanlar üzerindeki bilgi kirliliği ve toplumdaki etkisinden bahsediliyordu ama benim aklım tam da bu söze takıldı.
Benim kendi gündemim var mıydı acaba?
Gece yatmadan evvel sonraki gün bana biraz heyecan katacak üretmeme neden olacak oluşturulan algı dolu toksik gündemden bir nebze bile olsa uzaklaştıracak bir gündemim var mıydı acaba?
Tabii ki yoktu!

HERKES MUTSUZ MU?

Gündemim genelde hep acı hep kaygı hep felaketler!..koca dünyadan neşe üretmenin getirdiği mutluluk sayısını bilmediğim hobiler bir anda yok oldu sanki ama şunu söylemeden geçmeyeceğim bu durum Türkiye'de inanılmaz derecede ÇOK FAZLA!..bir çok blog takip ediyorum bir çok Youtuber'in hayatından iyi kötü haberim oluyor evet onlar da bu dünyada yaşayan insanlar ama ne üretmeleri durdu ne de gündemden dolayı depresyona sürüklendiler gerçek bu...çok güzel,bu durumda benim beynim dışarıdan gelecek olan malzemeyi alıp gün boyunca çalıştırmaya çamaşır makinesi gibi çevirip durmaya ve algımın onların istediği yönde oluşmasına olmuyor mu?.

BANA NE YAPMAYA ÇALIŞIYORSUNUZ?

Benim için önemli olan şeyler gölgede kaldı,beni dolduran mutlu eden geliştiren her şey sıfırlanmaya odaklı sanki,buna da izin veren kapıyı açıp içeriye buyur eden benim..faydası az zararı doğruluk payı tartılışır ve şüpheli olan malzeme ile saldıran haberler/sosyal medya vs tarafından seçmediğim tartmadığım yalan/yanlış olduğunu bile tam olarak kestiremediğim hazır malzeme veriliyordu..
Elimde olmadan çocukluğumdaki yıllarla karşılaştırırım yaşadıklarımı daima bu sefer de öyle oldu.Eskiden insanların bir gündemi vardı ne bileyim mevsimlerden yaz ise tarla bahçe işleri ile meşgul olurdu insanlar kış mevsimi ise daha başka uğraşları olurdu  ama sürekli bir meşguliyetleri bir gündemleri vardı ve toprağa da çok yakın hatta geçimleri toprağa baplı insanlardı bunlar.
Şimdilerde çekilmez bir hal alan internet ve özellikle sosyal medya ile televizyon insanların ruh halini bozmak,algı oluşturmak kıyamet tellallığı yapmak dışında hiç bir işe yaramaz oldu..

Konu meşguliyet ise ve Rabbimiz de bizlere:

Bismillahirrahmanirrahim

“Bir işi bitirince diğerine koyul.” (İnşirâh Suresi, 7.ayet) buyurduysa o halde bizim daha yeni gün doğmadan bir gün öncesinden bir gündemimiz bir planımızın olmasını elzem kılıyor.
Bizim için iyi olanı birilerinin tavsiyeleri değil bizim tecrübelerimiz belirlemeli durum böyleyken biz de bu şekilde günümüze bizi mutlu edecek üretmeye sevk edecek bir şeyler bulmak zorundayız..
Konu domates sosuydu biliyorum ama bu yazdıklarımın da önemli olduğunu düşünüyorum zira çevremden sık sık duymaya başladığım şikayetlerin başını kaygı çekmeye başladı ve gitgide de büyüyerek canvarlaşmakta.
Bu canavar bizi yiyip yutmadan küçücük bile olsa her gün bizi mutlu eden üretebileceğimiz bir şeyler bulmak gerek..
Evet sevgili dostlar,insanoğlunu en en en iyi yaratıcısı bilir,kullanım kılavuzu Onun elindedir,emirlerine bir de bu gözle bakalım,bir işimiz bitince boş kalmamaya özen gösterelim böylece insanlığımızı en azından küçük eylemlerde bulunarak hatırlayalım.
Havalar iyiden iyiye serinlemeye başladı manzaralar değişmeye başladı artık geceler daha da serin gündüzleri ise öğle vakti dışında yoğun sıcaklardan uzak geçmeye başladı elhamdülillah..


Patatesli pişiler için hamur yoğrumuştum,patatesler kaynamaya bırakıldı,ikinci kahve pişirildi yan tarafıma alındı şimdide sırada ARTIK kışlık domates sos tarifininde.

Pazardan alınan salça domateslerini daha fazla bekletmeden kolları sıvadım.Geçen yıl hem burada (Yunanistan) hem de Türkiye'de domateslerin pek iyi olmadığı bir seneydi,tanıdıklarım bundan şikayet etmişti de aklımda yer etmişti ancak bu sene kime sorsam domateslerin çok güzel büyüdüğünü renk ve koku bakımından çok güzel olduğunu mutlulukla dile getiriyordu.

Hem fiyatı çok uyguken (1kg 70cent) hem de tam zamanıyken biraz kışlık domates sosu yapmak istedim.

Buyrun tarife.

MALZEMELER

4kg domates

3 adet acı biber

3 adet kırmızı kapya biber

4 diş sarımsak

1 çay bardağı zeytinyağı

1 çorba kaşığı tuz


YAPILIŞI

  • Domatesler gelişigüzel doğranıp derin bir tencereye alınır.
  • Kaynamaya başlamadan biraz su bırakıp tencerenin dibi tutmaması için hafifçe ezip biraz suyunu çıkaralım.
  • Ardından acı ve kırmızı biberleri 4 diş sarımsağı da yine gelişigüzel doğrayarak domateslerimize ekleyelim.
  • Tenceremiz kapağı ile tamamen kapatmadan domates ve biberler yumuşayıncaya dek kaynatalım.
  • Tencereyi ateşten alarak el blenderi ile domateslerimizi çekelim.
  • Bu aşamada geriye kalan malzemelerimizi de eklemenin zamanı gelmiş oluyor.
  • Zeytinyağı sarımsak tuzumuz da eklendikten sonra bir kaç taşım daha sürekli karıştırarak orta ateşte bir müddet daha pişirelim.
  • Kavanozlarımız temiz ve kuru olmalı.
  • Bir cezve yardımı ile sosumuzu kavanozlara alalım.
  • Domateslerimiz hazır olunca kavanozları doldurup ters çevirelim.
  • Bu şekilde bir gün bekletip karanlık ve mümkünse serin bir yerde bekletelim.

RAF ÖMRÜ

Bu domates sosunu açtıktan sonra 1 haftaya yakın kullanabilirsiniz ekşime veya asitlenme diye bir şey söz konusu olmuyor.

Karanlık ve serin bir yerde muhafaza etmeniz ömrüne ömür katacaktır bunu da mutlaka ekleyeyim istedim.

Harika bir tadı oluyor bu sosun,pizzalara eklenebilir şipşak menemen yapılabilir bir kaç malzeme daha ekleyerek nefis makarna sosu yapılabilir,hazır salçanın miktarı azaltılıp yemeklerin hem bir tık daha lezzetli hem biraz daha hafif olmasını sağlayabilirsiniz.

Mutfakta domates olmazsa olmazım diyenler için harika bir tarif.Ben bir posta yaptım elimdeki kavanozlar miktarına göre biraz daha kavanoz temin edip bir posta daha yapmayı düşünüyorum..

Yapacak olanlara kolaylıklar dilerim..

Giderayak da Anne with an E dizisindeki bir sözü not etmiştim mutfak dolaplarıma şuracığa bırakıyorum.Sözün güzelliği umut verici biz de umuda hasret kaldık.

Yaz sebze ve meyvelerinden olabildiğince nasiplenemediğim doğrudur,pazar ve annemin bahçesi envai çeşit nimetlerle dolu dilerim ki daha fazlasını da yaparım,yapalım bir şeyler az veya çok imkanımız doğrultusunda bir şeyler üretelim canlarım yoksa bu gündem bizi yok edecek demedi demeyin :)

Rabbim afiyetle tüketmeyi nasip etsin.Uzuun bir post oldu epey emek vermişim lütfeeen siz de bir kaç satır yazarak yorumlarınız ve düşüncelerinizle zenginleştirin burayı canlarım.

Sevgilerimle :)


O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

17 Mayıs 2020 Pazar

Köy Eriştesi-Erişte Nasıl Pişirilir


Kime yedirdiysem bu şekilde de harika olacağını düşünemediğini söylediler hatta 'aklıma asla gelmezdi' sözü de çok kez söylendi.
Burada da mutlaka olmalı mutlaka paylaşmalıyım dedim.
Türk mutfağının mütevazi bir o kadar da olmazsa olmazlarından biri olan eriştemiz hem tek başına hem de başka bir yemeğin yanına çok yakışıyor.Besleyici bir o kadar da hazırlanması kolay bir yemektir.
Gelin bu sefer zaman içinde geliştirdiğim çok küçük ama lezzetinde büyük fark oluşturan bir şekilde pişirmeyi de deneyelim.
Gerek ev yapımı (ki bence o eriştelerin en lezzetlisidir) gerek hazır aldığımız erişteyi bu tarife göre de pişirmenizi öneririm.

Buyurun tarife.


MALZEMELER:

Erişte
Kaynar su
2 yemek kaşığı tereyağ
2 yemek kaşığı sıvıyağ
Limon
Tuz
Pul biber


YAPILIŞI:

  • Erişte miktarı ihtiyaç veya kişi sayısına göre ayarlanır
  • Sıvıyağda eriştemizi kızarana dek kavuralım
  • Diğer yandan kaynar suyumuz beklemede olsun
  • Eriştemiz kavrulduktan sonra tencereyi ocaktan çekip sıcak suyu az azar dikkatlice ekleyelim suyumuzu ekleyip kaynama normale döndüğünde tuz ve limonu ekleyelim
  • Eriştemizin suyu üzerini örtecek kadar olmalı gerektiği takdirde sıcak su ilave edilmeli
  • Kontrollu bir şekilde zaman zaman karıştıralım
  • Eriştemiz pişerken ayrı bir tavada tereyağımızı yakalım
  • Eriştemiz suyunu tamamen çekince tereyağı eklenir.
  • Arzuya göre rendelenmiş kaşar peyniri de ekleyebilirsiniz.
  • Servis vakti üzerine arzuya göre pul biber eklenir

Bu tarifin püf noktası kesinlikle limondur.
Evet,limon erişteye inanılmaz yakışır ama bir şartla;tereyağı yakılarak eklenince.
Hem hafif ekşi hem de tereyağın verdiği tat ile farklı bir lezzet yakalayacaksınız,garanti ;)
Limonu fazla kaçırmayın yalnız :)
Muhakkak deneyin,şimdiden kolaylıklar diliyorum afiyet şifa olsun..



O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

14 Nisan 2020 Salı

Yumuşacık Ev Ekmeği Tarifi


Buğdayın,hamurun,ekmeğin genlerimize işlediğini kimse inkar edemez,evde pişmiş bir ekmeğin kokusu vatana olan özlemi çocukluğa olan hasreti de beraberinde getirir..zaman zaman evde yapılan veya sadece mecbur kalınca pişirilen ev ekmeği son zamanlarda bir çok alışkanlığın ve hatıraların tekrar canlanmasına vesile oldu..zannediyorum ki bu karantina günlerinde evde en az bir kez yaptığımız yiyecek ev yapımı ekmek oldu..

İnsan yeniye ve hazıra ne kadar alışmış olursa olsun eskiye olan sevgisi daima galip gelmektedir..ev yapımı ekmek de olsa olsa bu gerçeğin yapı taşıdır,temelidir..
İçinde bir çok anı bir çok emek bir çok duygunun da olduğu ekmek kıymetini ve gerekliliğini biz hızlı yaşayan insanlara en güzel şekilde hatırlatmış oldu..

Elhamdülillah...

Elhamdülillah ki biz evlerinde daima ekmek kokusu ile uyanmış çocuklar olduk,hamd olsun ki sokakta oyun oynarken bizlere her zaman bir dilim ekmek verenimiz olmuştur..
Nice eski dediklerimizin altın değerinde olduğunu fark etmek de güzel bir nimet..tıpkı evde pişen ekmek gibi..

Bir akım aslında ya da daha modern bir tabirle evde ekmek yapmak son zamanlarda moda oldu..
O halde biz de bu akıma uyalım,modaya ayak uyduralım diyerek evde ekmek nasıl yapılır bir bakalım..genelde ben özellikle kış aylarında sık sık ekmek yapmayı seviyorum..çocukların talebi de ekmeği benim yapmam yönünde..

Amin ya Rabbi diyerek bu niyet üzere devam etmek istiyorum..mecbur kalmadıkça da ekmek satın almamayı düşünüyorum..umarım bu duruşuma sadık kalabilirim..

Buyrun tarife:

MALZEMELER:

1 paket yaş maya yoksa 2 paket instant (kuru) maya
1 çorba kaşığı tereyağı
1 tatlı kaşığı tuz
1 su bardağı süt (ılık)
1 tane yumurta
1 çorba kaşığı yoğurt (bir kahve fincanın içinde sulandırılmış şekilde)
Aldığı kadar un  (unu ölçülü eklemekte fayda var)


YAPILIŞI:


  • Mayamızı bir kabın içine alarak ılık su ile kabarmasını (çözülmesini) bekleyelim.
  • Bu işlemi muhakkak yapın en azından 5dk bile olsa mayanın çözülmesine ve aktif hale gelmesini sağlayın.
  • Mayamız aktif hale geldikten sonra un hariç(!) diğer malzemelerimizi de ekleyelim.
  • Son olarak da unumuzu mümkünse eleyerek mayalı karışıma katalım.
  • Güzel bir harç elde ettikten sonra hamurumuzu dinlenmeye alıp kabarmasını bekleyelim.
  • Kabaran hamurumuzu unladığımız tezgahın üzerinde bezelere ayırarak ekmek şeklini verelim.
  • Hamuru daima dıştan içe doğru yoğurmaya özen gösterin.
  • EKmeklerimiz şekillendikten sonra keskin bir bıçak ile üzerini çizelim.
  • Şekillenen hamurlarımızı yağlı kağıt serdiğimiz tepsiye alarak üzerini nemli bir bez ile örterek tepsi mayası için 15-20dk kadar biraz daha mayalanmasını sağlayalım.
  • Ekmeklerimizin tepsi mayası da geldikten sonra üzerine sulandırılmış yoğurdumuzu fırça yardımı ile sürelim.
  • Daha yumuşak ekmekler elde etmek için fırınımızın en alt kısmına ısıya dayanıklı bir kase içine su doldurmakta fayda var.
  • Bu su ısındıkça fırınımıza ekstra nem sağlayacaktır böylece ekmeklerimiz daha da yumuşak olacaktır.


Ekmekler iki gün kadar yumuşacık ve taze kalıyor üçüncü günde gözle görülür bir kuruma meydana gelebilir ki bu da gayet doğaldı,içinde her hangi lezzet artırıcı ve katkı maddesi olmadığı için bunu garipsememek gerek buna rağmen ekmekler o kadar güzel oluyor ki ikinci günü görmeleri biraz zor :)


Dışarıdan alınan ekmeklerden hem daha doyurucu hem daha lezzetli olduğunu tahmin edersiniz,bir kaç dilim tüketmek yerine bazen bir dilim bile yeterli olabiliyor ek olarak bayatlamış olsa bile çorbaların içine inanılmaz yakışır ev ekmeği..

Bu günlerde epey vaktimiz var diyebilirim akşamdan yoğurarak da yapabilirsiniz sabah ilk işiniz ekmeğinizi pişirmek sevdiklerinizi bu harika koku ile uyandırmak kalıyor.
Deneyecek olanlara şimdiden kolaylıkalr dilerim,afiyet şifa olsun..




O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

27 Ocak 2020 Pazartesi

Fellah Köftesi - Resimli Anlatım Hikayesi/Kelime Anlamı ve Püf Noktaları


Günümüzde sofralarımızda yer alan bir çok yemeğin kökenini veya tarihçesini bilmediğimiz doğrudur,merak edip biraz araştırdığımızda ise belki bir yemeğin çeşitli öykü ve tarihçeleriyle karşılaşabiliriz.hangisi doğru hangisi yanlış diyerek ikilem de yaşayabiliriz..
Fellah köftesi de böyledir..hakkında bir çok hikaye ve söylenti mevcuttur ancak ben bunların hiç birinden burada bahsetmeyeceğim bir tek adından bahsetmek istiyorum kısaca..
Fellah kelimesinin anlamı biraz şaşırtıcıdır..evet Fellah'ın kelime anlamı ''çiftçi'dir.. Arapçada fellah, çiftçi demektir.
Bu isim Adana ve Mersin illerinde yaşayan Araplara verilen isimdir aslında. Fellah olarak adlandırılmalarının sebebi Çukurova'da sadece çiftçilik yapmalarıdır.Yani aslında bu yemeğin adı çifti köftesi olarak da tercüme edilebilir..
Yemeğin tam hikayesini bilemesek de biraz hayalgücü ile kendi hikayemizi üretebiliriz..örneğin bu güzel yemek günümüzde süslenerek güzel tabaklarda servis ediliyor olabilir ama kimbilir belki de bir zamanlar çiftçilerin olmazsa olmazıydı belki de bir zamanlar yapabildikleri kısıtlı yemeklerdendi..

Bir avuç bulgur ve evde bulunan malzemeler ile elde edilen bu güzel yemeği henüz denemediyseniz şiddetle denemenizi tavsiye ediyorum..
Hemen tarifine geçiyorum..


MALZEMELER

Köfteleri için:
2 su bardağı köftelik ince bulgur
2,5 su bardağı sıcak su
Yarım su bardağı un
1 tane yumurta
1 çay kaşığı kimyon
1 çay kaşığı kadar karabiber
1,5 tatlı kaşığı tuz
1 yemek kaşığı biber salçası

Sosu için:

1 adet orta boy soğan
1 çay bardağı zeytinyağı
1 çay kaşığı pul biber
2 adet sivribiber
4 adet rendelenmiş domates
1 tatlı kaşığı biber salçası
2 diş rendelenmiş sarımsak
1 çay kaşığı tuz
1 çay kaşığı karabiber
Bir tutam toz şeker
1 tatlı kaşığı nar eksişi


YAPILIŞI:

Sosun yapılışı:
  • Bulguru sıcak suya kabarıncaya dek örtülü bir vaziyette beklemeye alıp sosumuzu yapmaya bailıyoruz.
  • Soğanı yemeklik doğrayarak tavada kavuruyoruz
  • Kullanacağımız tavanın derin olması gerekiyor
  • Soğanın ardından çok ince kıyılmış sivri biberleri de ekliyoruz
  • Salçayı da ekleyerek tümünü iyice kavuruyoruz
  • Salçanın ardından domatesler toz şeker ile beraber eklenir.
  • Domateslerimiz kavrulduktan sonra geriye kalan tüm baharatları da koyarak yarım su bardağı kadar sıcak su ekleyip orta ateşte sosumuz kıvamını alana dek pişiriyoruz.

Köftelerin yapılışı:

Derin bir tencereye sıcak su koyarak içine hızlı kaynaması için bir mitkar tuz koyup kaynamaya bırakıyoruz.
Kabaran bulgurumuzun içine köfte malzemelerini ekleyerek elimizi zaman zaman ıslatarak iyice yoğuruyoruz.
Arada bir sosumuza göz atmayı unutmayalım.
İyice unlamış olduğumuz geniş bir tepsiye köftelerimizi diziyoruz.
Köftelerimizin tam ortasında serçe parmağımızla minicik bir oyuk açıyoruz,neden mi?...bilmiyorum :)) ama görüntüsü çok hoş oluyor bu şekilde..
Köftelerimiz hazır olunca unun köftelerin her yerine ulaşması için köfteleri iyice yuvarlıyoruz.
Kaynayan suyumuza köftelerin yarısını koyuyoruz,köfteler tencereye girdikten sonra suyun sakinleşip kaynamanın durması daha fazla köfte eklememiz gerektiğini gösterir.
Eklenen köfte miktarı suyun hararetini söndürecek kadar olmalı.
Haşlanan köfteleri domatesli sosumuzun içine aldıktan sonra geriye kalan köftelerimizi de haşlıyoruz.
Sosun altını iyice kısmayı unutmayın.
Tüm köfteler haşlanınca köfteleri haşlamış olduğumuz sudan yarım kepçe kadar su alıp sosumuzun içine ekleyerek köfte ile sosu güzelce karıştırıyoruz.

Bir kaç püf noktası:
  • Köfteleri uzun süre pişirmenize gerek yok köfteler suyun üstüne çıkmaya başladığı anda tencereden alabilirsiniz.
  • Fellah köftesinin tümünü tüketemeyecek olursanız dondurucuda gönül rahatlığı ile muhafaza edebilirsiniz.
  • Sosun içine mutlaka sivri biber ve nar ekşisi ekleyin,bu iki malzeme sosu köfteleri soğuk vaziyette bile yemenize neden olacaktır.


Köftelerin unlanmış görüntüsü.


Köfte yapımında minik eller çok işe yarıyor :)


Köftedeki minik oyukları en güzel minik serçe parmakları veriyor çünkü :)


Lezzete lezzet katan arkadaşlarımız :)


Köftelerin haşlanmış hali..


Fellah köftesini hazırlarken mutfağın genel hali..



Maydanoz bu tarifi çok çok yakışıyor ben maydanoz bulamadığım için yine favorim olan kuru nane kullandım.



Görüş ve öenrilierinizi çok merak etmekteyim,yorumlarda buluşmak üzere..
Deneyecek olanlara şimdiden başarılar dilerim,afiyet şifa olsun..
Sevgilerimle..
Allah'a emanet olun.

O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

20 Ocak 2020 Pazartesi

Ev Yapımı Yoğurt Tarifi - İlk Yoğurdumu Yaptım


Yoğurdu yaptım,fotoğraflarını çektim buraya aldım düzenledim hatta dün akşam yoğurdu bitirdik ama henüz yayına giremedi bi türlü :))
İnşaAllah bugün paylaşacağım artık.
Evet yayınımın konusu evde yoğurt nasıl yapılır?
Yılalr yılı zor olduğundan değil,kolaya kaçmaya alıştığımdan satın alıyordum hep yoğurdu..Zamanla bir çok gıdanın içine katılanları öğrendikçe de elimden geleni yapmaya çalıştım en azından kendimi bildim bileli yapılanı yapmak lazımdı değil mi?..mesela yoğurt genelde hep evde yapılırdı ben küçükken sonra ne oldu da evimizde ne yoğurt ne de ekmek yapılır oldu,dediğim gibi belk ide kolaya kaçmaya alıştık tembel olduk belki de neyse toparlayacağız yavaş yavaş inşaAllah ben artık yoğurdu mesela son iki aydır evde yapıyorum abuk sabuk denemelerden sonra yoğurdum çok güzel olmaya başladı gönül rahaltığıyla da sevdiklerime yediriyorum..
Denemek isteyenler için tarif aşağıdadır..



EV YAPIMI YOĞURT TARİFİ

MALZEMELER:

500 lt süt
1 çorba kaşığı yoğurt


YAPILIŞI:

  • Sütü bir taşım kaynatıyoruz
  • Mayalamadan önce sütün sıcaklığı çok önemli
  • Yoğurdun tutması (mayalanması sütün sıcaklığına bağlıdır,süt gerektiği kadar sıcak olmazsa yoğurt tutmaz.
  • Sütü kaynattıktan sonra serçe parmağımızı daldırarak 10'a kadar sayalım parmağımız sıcaklığa dayanabiliyorsa sütümüzün sıcaklığı mayalanmaya hazır demektir.
  • Sütümüze yoğurdumuzu ekleyerek karıştırıyoruz.
  • Yoğurdu fırında mayalandırmak isteyenler sıcaklığı 50 dereceye alarak 5 saat boyunca mayalamaya bırakabilirler.
  • Ben yoğurdu battaniye veya bir kaç adet seccadeye sararak mayalıyorum,genelde akşam mayalayarak sabaha kadar bekletiyorum.
  • Yoğurdu saklanacak kabın içinde mayalamakta fayda var.


İlke kez deneyecek olanlara tavsiyem az miktar süt ile denemeleri böylece moralinizi bozabilecek sonuçlar karşısında yılmayı önleyebilirsiniz..ben bir kaç kez denedikten sonra istediğim kıvamı ve sonucu elde edebildim dilerim siz benden daha da başarılı olursunuz..






Ev yapımı yoğurdun tadı yapıldıkça daha da güzel oluyor,yoğurdunuz bitmeye yakın mutlaka mayalamak için bir miktar yoğurt ayırmayı ihmal etmeyin böylece kendi mayanızı kullanmış olursunuz;)

Başarılar dilerim🧡



O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

21 Haziran 2019 Cuma

Çilek Reçeli Tarifi (Resimli Anlatım)


Çilek reçelimiz kışa hazır ama kışı görür mü bilemiyorum :)
yapımı ile ilgili bir yayın ile hatırası kalsın diyerekten çilek reçeli tarifi paylaşıyorum bu yüzden hem görüntü olarak da çok güzel ve iştah açıcıdır Allah'a hamdolsun ki en lezzetli yiyeceklerin rengini kırmızı yapmış böylece insan istemsizce bile çoğu zaman sırf rengin çekiciliğinden dolayı bir çok nimeti tüketiyor.
Çilek tarlasından toplanan çileklerin çoğu ya okulda ya da doğum günlerinde afiyetle yendi ama bir kilo kadarı da elimde kalınca ve yavaş yavaş çürümeye yüz tutunca iyisi mi ben bunları reçel yapayım diyerek mutfağa girdim.
İlk gün elbette çilekleri ayıklayarak şekerini verip sonraki güne kadar bekledim.
Sonraki gün çilekler tamamen suyunu bırakmıştı sıra pişirmeye gelmişti.
Şirin kavanozlar alarak reçelimizi hazırladım.
Bir adet evimizde diğer iki kavanoz da hediye edilmek üzere hazırlandı.Sıra elbette tarifi eklemede,o halde buyrun dostlar buyrun..

Buyrun 

çilek reçeli tarifi 

ve yapımına:





MALZEMELER

1kg çilek
500gr toz şeker
Birkaç damla limon suyu veya limon tuzu


YAPILIŞI:


  • Çileklerin sapları temizlenir
  • Minik minik doğranır
  • Şekeri dökülerek kapalı bir kapta gece boyunca bekletilir
  • Sonraki gün çilekler bir tenecereye alınır
  • Kaynamaya başladıktan sonra 30dk kadar orta ateşte sürekli kontrol edilerek pişirilir
  • Arzu edilen kıvama yakın ateşten çekilir
  • Limon suyu veya tuzu eklenir.
  • Soğudukça koyulaşmaya devam etmektedir bu sebepten dolayı hafif sulu iken ateşten almakta fayda var.
  • Önceden streilize (kaynatılmış) kavanozlara reçelimizi doldurarak kavanozlar ters çevrilir
  • Soğuduktan sonra afiyetle yenir.

Hani olur da dlimizi bilmeyen birileri bloguma uğradıysa bir de görsel olarak tarif eder gibi yapayım ama amaç o değil amaç reçel yapımının ne denli keyifli bir eylem oluşunu belgelemektir aslında diyelim :)

LÜTFEN TEKRAR BUYRUN :)












Değerli düşüncelerinizi benimle paylaşmaktan çekinmeyin lütfen..
Sevgilerimi gönderiyorum Cumamız mübarek olsun canlar..

O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

Yemek Bloguma Davetlisiniz

YUKARI