11 Eylül 2018 Salı

Kendime Notlar Tuttum Şimdi Sıra Bunları Birer Birer Prensip Haline Getirmekte


Ev sahibi evin kirasına zam yapınca komşu hanım Almanya'daki ev bulma sıkıntısına rağmen ani bir karar ile evden çıkışına Prensip Meselesi Bu' diye cevap verdi...
Bu tarz prensiplerim yoktur benim ama o Prensip Meselesi demesi gerçekten çok görkemliydi,yazmak istedim.
Aşağıdaki notlarımın birer prensip haline gelmeleri gerek.
Kendime verilen bir emir eşliğinde.
Cayılabilir ama cayılmasa prensip daha sağlam olur kanaatindeyim..
Çoğunu prensip haline getirdim diyebilirim ama getiremediklerim de var,tamamı benim prensibimdir desem bu yalan olur yalan söylememek gibi de bir prensibi daha evvel edindiğimden dolayı şüphe bulutları hemen şimdicik dağılsın lütfen! :)
Tamam az biraz eğlenceli olsun diye böyle dediğimi belirtmek isterim zira kibirle de suçlanabilirim yalnız bu notlar öylesine yazılmış şeyler değildir.
Kırk yaşına girdi bu kadın müsaadenizle bildiğim bi şeyler olsun azıcık.Hem ağırlıkları defalarca denenmiş olmalarından ileri gelir benim için.
Bu sebeple sevgili dostlarım,hayatımı daha da kaliteli bir hale getiren bu notların prensibe dönüşmelerini sizinle de paylaşmak güzel olur dimi?.
Akıl hocalığı yapmaktan Allah'a sığınırım,şöyle kısa kısa deneyimlerimi ve sonuçlarını aktarıyorum diyelim buna olur mu,insan yaşadıkça öğreniyor çoğu öğrendikleri de hata ve yanlışların sonucudur,Elhamdülillah..

Notlarım şöyle:

*Tabakları küçültmek,gıdanın olabildiğince temiz olabildiğince faydalısını almak,insan yemeği çöpe atmaya kıyıyor ama ona verdiği paraya nedense kıyamıyor hain nefs gereği :)

*Tabakların küçülmesi demek çöpe giden yemek miktarının azalması demektir,bu çok çok önemli.

*Daha büyük dolap yerine var olanlardan önemli ve gerekli olanları ayırmak.Dolaplar genişledikçe boş yerler insanın gözüne çarpıyor böylece farkında olmadan o boşluğu doldurmaya çalışıyor ve tekrar alışveriş yapıyor,genellikle de sabahları uyandığında ''Giyecek hiç bir şeyim yok'' diye bir sitemle boğuşup duruyor oysa daha az eşya olsa böyle bir derdi de olmaz,beş parça eşyan var üç tanesini seç içinden giy.
Dipnot:Özel gün ve durum giysileri bu nottan itina ile uzaklaştırılmıştır.

*Bakımı zor meşakkatli eşya yerine bakımı kolay ve pratik olanını seçmeli.Yoğun bakım veya ilgi gerektiren eşyalar tehlikelidir,insanın sabrı taşabilir sinir sistemi hata verebilir.
Ya çocuğundan korur ya eşinden,kibre de yol açar ''Baaak,benim eşyam ne kadaaar dakaliteli pahalı ve lüks!''..olmamalı...Bakımı için hem vakit hem de para harcamak zorunda kalır.Kendini yıpratmak da cabası.Yazık sana be dimi ama,bir biblo devlet memmuru gibi koruma altına alınmaz ki.
İnsansın sen eşya için yaşamak için yaratılmadın.
(Sorry)

*Yürümek için sebepler bulmalı,dışarıya çıkarken telefon alınsa bile telefon olarak kullanılmaya özen gösterilmeli yani dışarıdayken interneti kendine yasaklamalı veya kısıtlamalı.

*Gülümsemek,tebessüm ederek hoşgörülü olmaya çaba göstermek,her olumsuzluk karşısında bir hikmet aramak.Hikmeti bulana dek olumsuzluk zaten kalkmış veya unutulmuş oluyor.
Gülümsemek kederli bir insana da iyi gelebiliyor biz bilemeyebiliriz ama bir tebessüm bazen büyük bir enerji ve yaşam gücü belirtisi olabiliyor,düşmanlar da nasiplenebiliyor bundan :)

*Hayatımızdan gitmek isteyen veya çıkmak isteyen insanların önünde durmamak.
Gidenin kalbinde yerimiz varsa bu durum dünyanın neresine giderse gitse nasıl olsa değişmez.
Gözlemlerime göre karşısında durduğun her neyse önce bana çarpıyor,kenara çekilmeyi tercih ediyorum artık böylece.

*Doğruyu söylemek.
Bir şey edepten uzak ise veya kişiyi zarar verecekse veya kötüyse bunu dile getirmek tepki göstermek.Net ve kısa bir cümle ile ama kırıcı olmadan.Bu gerçekten çok etkili.

*Boş zamanın olduğunda alışveriş yapma,sevdiklerine vakit ayır.Bu kıymetli zaman dilimleri veya küçük kaçışlar şaşırtıcı sonuçlara gebe olabiliyor.

*Evde zaten var olan bir eşyanın farklısını almamak.Var olanla farklı bir şey yapmak.
Tamir edilebilen eşyayı atmamak,eğer tamir edilebiliyorsa hala kullanılabiliyor demektir.

İleride kullanılır veya belki lâzım olur mantığı ile eşya satın almak veya saklamak.
Elinde olan,kullanılmayan bir şeyin sahibini bulmak.Hiç bir eşya kullanılmamak üzere üretilmedi,nasıl ki biz insanların bir kaderi ve ömrü varsa eşyaların da bir kaderi ve bir ömrü vardır,biz kullanamıyorsak bizim için olmadığı anlamındadır,eşyadan faydalanabileceklere vermek gerek bu yüzden,böyle biri çevremizde yoksa sokakta düzgün bir yere bırakmak yeterli oluyor,herşey nasibine ulaşıyor nasılsa..

*Hanımların ''Bugün ne pişirsem''diye kafa patlattıkları soruya şöyle bir cevap verebilirim
Bugün var olan malzemelerle yeni bir yemek yap,daha önce pişirmediğin bir şey yap yeni bir tarif dene.Hemsana eğlence olur hem evdekilere yenilik ve süpriz.
Dolapları tıka basa gıda doldurmamak da ayrı bir sıkıntı,bu yüzden kaliteli yiyecek almak onu itina ile tüketmek anlamına da geliyor olabilir,pahalı yiyeceğin ambalajını bile çöpe atmaya kıyamıyor insan.

*Ambalaj demişken pahalı ambalajlı deterjanlardan uzak durmak gerek bunlar hem çevreye zararlı hem cebimize,öyle ambalajlar var ki gerçekten insan çöpe atmak zorunda kaldığı için üzülüyor,demek ki orada bir şeyler var.
Ambalajını bile atmaya kıyamıyorsan emeğinin bir kısmını boş yere harcadığın meydana çıkıyor.

İnanılmaz uzun bir liste oldu ama bunlar hep aklımda olan şeyler.
Almanya beni değiştiriyor olabilir mi!?
Lütfen yorum kutusuna düşünce görüş ve bilhassa kendi notlarınızı eklemeyi ihmal etmeyin,deneyimlemiş olduğunuz,meyvesi elinize gelmiş notları taaaam mı?.
Bu tür notları seviyorum.

Sizi de.

Kemal yine doktora götürülecek.
Üstelik şimdi!..

Allah'a emanet,yorum kutusunda buluşmak üzere ;)






Kiremithanem
Kiremithanem

”Bu Dünyada Çiçeklere Bakmak İçin Cehennemin Çatısında Yürüyoruz,Haydi Gelin,Çatıya Çıkalım!”

20 yorum:

  1. Bütün maddelere yürekten katılıyorum. Sonbahar bizi yeni kapılardan geçirmek istiyor sanırım, ben de kendime bir liste yapmayı düşünüyordum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında madde madde uygulayarak oturtmak kalıcı sonuç veriyor Handancım..ama yazılı tut notlarını gördükçe duyulan o vicdan da harekete geçiriyor çoğu zaman :))

      Sil
  2. Kiracı olmak zor Allah kolaylık versin tüm kiracılara, ev sahibi yapsın inşallah.:) Eşya konusunda aynen katılıyorum, fazla eşya sevmem, bizler iki, taş çatlasa üç oda salon evlerde oturuyoruz, dizilerdeki gibi yüzme havuzlu malikanemiz yok:))e 3+1 evi bir de hantal, ağır ve çok eşyayla doldurunca insan hava alamaz, boğulur. Bana öyle geliyor, ne kadar az eşya, o ev o kadar büyük ve ferah gözükür, ayrıca o kadar az toz olur, daha hijyenik olur, kolay temizlenir. İnsanı yormaz hizmetçilerim yok temizleyecek ağır eşyaya karşıyım çünkü çekmek zor oluyor altını nasıl temizleyeceğim? Her temizlik yaparken hamal tutacak ya da konu komşuyu çağıracak halimiz yok. Mesela bir komşumuz taşınıyordu tesadüf ben de güle güle demek için onlara gittim salondaki kocaman, ağır, hantal büfeyi hamallar alıp kamyona götürdüler altındaki topak topak tozları görecektin!!! Hiçbir zaman süpürülmüyor çünkü baza var altını süpürmek mümkün değil....koltuk, kanepe, gardrop vs. altına elektrik süpürgesi rahatça giren, rahatça vileda girebilmeli ....eşyayla övünmek hele hiç hoş değil, görgüsüzlük, benim kanepemin kolları lime lime, kedimden ötürü:)beğenmeyen gelmesin evime:))kedim mi önemli, kanepe mi? Tabii ki kedim.

    Sevgiler....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kedim olduğu için evime gelmek istemeyen bir tanıdığım var,senin söylediğine katılıyorum eğer ki kedimden dolayı gelmeyecekse ben de istemem gelmesini huzursuzluğunu yansıtacak ben de hissedip daha da huzursuz olacağum neyse bu ayrı bir konu,ağır eşya sevenler var elbette kınayacak değilim ama zor işte onalrın bakımı dediğin gibi.
      Rahat olmalı hayat,biz çok zorlaştırıyoruz.

      Sil
  3. Ne güzel yazmışsın, hepsini uygulayabilsek ne süpper olur ;)) Posiyonları küçültmeyi seviyorum ama ben geniş tabak sevenlerdenim zira içinde daha fazla görsellik yaratabilip, midemden önce gözümün nefsini doldurmak paha biçilemez oluyor. Belki lazım olur değil de bu kategoriye ayırabileceğim eşyaları dönüştürüp o an'a hazır hale getirmeyi ve kullanıma farklı devam etmeyi de seviyorum mesela ve bunun iki faydasını görüyorum, hem değerlendirme, hem kendime keyifli meşgaleler bulma gibi... Ve dahası... Umarım dr.güzel şeyler söyler, geç.miş, bitmiş olsun... Selamlar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tabağın düzgün ve temiz görünmesini ben de önemsiyorum ve evet geniş tabak elbette hoş görünüyor,onu da özel günelrde yaparız sıkıntı yok :)
      Eski eşyaları dönüştürmeye gelince ba-yı-lı-rım diyebilirim eski evim buna çok müsaitti şimdiki evde hiç bir oda buna uygun görünmüyor,halıları bile küvette yıkamak zorundayım gerisini var sen düşün :)
      Güzel temenni ve dileklerin için ayrıca teşekkür ederim canım selmaün aleyküm.

      Sil
  4. Çok güzel prensipler hatta birçoğu benim de uyguladığım şeyler. Bir de "Hayatı kendine zorlaştırma." diye bir kural koydum ama henüz bir prensip haline gelemedi. Bazen uygulamayı unutuyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet "Hayatı kendine zorlaştırma."
      Bu yeni bir slogan haline gelmeli..

      Sil
  5. Ben sade yaşamın insanı mutlu edeceğine inanıyorum. Bunlar gerçekten uygulanabilse hayat ne kadar kolay ve güzel olurdu. Kemal'in doktora götürülmesi ise yaşamın yadsınamaz bir parçası. Geçmiş olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim.
      Dahasade yaşamak için birileri eşyalarımızı alıp götürmeli ya da bir eşya evden gitmeli ki bunun farkına varabilelim.
      En son iki tekli koltuğumu çok ucuza sattım,elde ettiğim boşluk ve rahat alan ise paha biçilemez.

      Sil
  6. Önerilerin çok güzel sevgiciğim. Umarım hepsini uygularsın. Bir bakıma minialist yaşama doğru adım atmak lazım.
    Sevgiler,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle Özlem abla,daha sade yaşamak aslında en ideal yaşam tarzı umarım en azından sahiplenme ihtirasımızı dizginleyebiliriz.

      Sil
  7. Sevgi'cim, bu yazınla şu anki düşüncelerime tercüman olmuşsun resmen.. Senin gibi listem yoktu ama dikkat etmeye ve hayat şeklimiz haline getirmeye çalıştığımız bu dönemde, böyle düşünen ve bu yolda olmak için çaba gösterenleri gördükçe mutlu oluyorum.. Kendimizi ruhen rahatlatmak gibi dünyaya da zarar vermiyoruz ve onunla armoni içinde yaşamak için çaba gösteriyoruz gibi geliyor bana.. Almanya mı değiştirdi demişsin, belki çok daha fazla insan var dünya için çabalayan. Ya da bizim ülkemiz tamamen tüketime yönelik oldu ki bu beni çok rahatsız ediyor..
    Bizim ailelerimiz azla yetinir, tutumlu ailelerdi.. Yani en azından ben öyle gördüm, öyle de devam etsin istiyorum..
    Bilmiyorum yanlış mı düşünüyorum ..
    Ne diyeyim, güzel yazmışsın.. Umarım bir çok kişiye temas eder.
    Kucak dolusu sevgilerimle ..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Secgili Ezgicim,less is more diye bir söylem var bilirsin belki yani azı bile fazla olarak tercüne edilebilir insan gerçekten daha az şey ile yaşayabilir,gerçi kolay değil bunu başarmak her tarafımız tüketimi destekliyor reklamlar afişler panolar,herşey..
      İnsan kaybediyor kendini veya hiç bir zaman da gerçekten tam olarak ihtiyaçlarını göremeyebiliyor.
      Bizim ailelerimiz de az ile yetiniyordu belki de o zaman öyleydi bilemiyorum.
      Benden de sevgiler canım kolaylıklar dilerim.

      Sil
  8. Ben en çok artan yemeklerin çöpe gitmesine üzülüyorum. Bu yüzden tabağı küçült maddesinin üstünden bayağı durulması gerekiyor. Artık bu konu üzerine zorunlu yayınlar da çıktı. Yani konu önemli.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O olay beni de üzüyor,daha az yemek yapıyorum ve günlük taze yemek yapıyorum.
      Sonraki güne yemeğim kalsın istemiyorum.

      Sil
  9. Hepsine yürekteN katılıyorum. Azalmak, hafiflemek hem ferahlık açısından hem maddi açıdan hem de ruhumuz için çok faydalı bence de.

    Geçen ay ben ufaktan uygulamaya başladım bunu. Bir süredir kullanmadığım her şeyi ayırdım ve kullanabilecek kişilere verdim. Giysi, ayakkabı, makyaj malzemesi... Artık az -öz mantığıyla gitmek istiyorum. Umarım böyle de devam ederiz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yapamıyoruz ama yapmalıyız gerçekten çok fazla eşya ağırlık ama biz bu ağırlığı da fark edemiyoruz.

      Sil