5 Şubat 2018 Pazartesi

Goethe'nin Evi


Batı dünyasının gelmiş geçmiş en büyük edibi olarak kabul edilen Wolfgang von Goethe (1749-1832)
Avukat-Yazar-Diplomat-Doğa Bilimci-Şair-Diplomat-Filozof

Daha geniş araştırma ile Goethe hakkında daha fazla bilgiye sahip olunabilir hatta bilmediğimiz şöyle bir iddia ile de karşılaşabilirsinz:

Insanlik her seyini Hz. Muhammed'e (s.a.v.) borcludur " derken, hem kendi cagdaslarini, hem de 20. yüzyilin Avrupa'sini hayrette birakiyor.

Onun Islamiyet hakkinda ileri sürdügü düsünceleri, disaridan bir sempatizanin sörleri olarak degil, icinden bir mensubunun ifadeleri olarak kabul etmek gerekir. Goethe'nin "Mahomet's Gesang- Muhammed'in Nagmesi" isimli siiriyle (bkz. Bir Gül Demeti, s.18) baslayan bu alâkasi, Faust'tan sonra en büyük eseri kabul edilen, "Dogu-Bati Divani"'nda zirvesine ulasmis ve yazar, bu eserin girisinde, "son derece sasirtici" olarak yorumlanan su ifadeyi kullanmistir:

"BU KITABIN YAZARI, BIZZAT MÜSLÜMAN OLDUGU SEKLINDEKI KANAATI REDDETMEZ"

Yukaridaki sözler, Goethe'nin Islâmiyeti kabul ettigine dair son derece kuvvetli bir delil teskil etmektedir. Zaten kendisi, Kur'an-in indirildigi geceyi, yani Kadir gecesini bizzat kutladigini da aciklamaktan cekinmemistir. Goethe'nin Islâmiyetle ilk karsilasmasi, 23 yasinda iken inceledigi bir Kur'an tercümesiyle olmustur.

Bu tercüme, Kur'an'in orijinal metninden cok uzak olmasina ve ifade yanlislariyla dolu bulunmasina ragmen Goethe'yi hayran birakmis ve ona su sözleri söyletmisti:

"Kur'an'in, kitaplarin kitabi olduguna Islâmi vecibeden dolayi inaniyorum."

Goethe, gelinin 1820 yilindaki hastaligindan duydugu aciyi, bir arkadasina yazdigi mektupta söyle ifade ediyordu:

"Burada da kendimi Islâmiyette tutmaya çalismaktan baska yapacak bir seyim kalmiyor"

Goethe ölümünden bir yil önce de Eckermann'a söyle demisti:

"Sevgili çocugum, bizim Uluhiyyet fikrinden ne haberimiz var ki ? Ve bizim dar tasavvurumuz, o yüce varliktan neler anlatabilir ki ? Ben de bir Türk gibi Allah'in yüz isimle tâbit etmeye çalissam, yine de o sonsuz kudrete karsi bir sey söylemis olamazdim"




Goethe 22 Mart 1832 yilinda hayat yolculugunu tamamladi. Ölmeden önce eliyle gögsüne sürekli olarak W harfini çiziyordu. Leo Kettler, bu W harfinin Goethe'nin ilk ismi Wolfgang'a isaret ettigini açiklamisti. Oysa ki Goethe'nin Kur'an harflerine uzun süre calistigi ve Allah lafzini cok iyi yazdigi bilinmekteydi.

Size okumus oldugunuz yazisini tercüme ederek yayinladigimiz A. Moghaddas:

"Iste bu sebepten dolayi Goethe'nin, birçok hristiyanin ölüm aninda gögüslerine elle çizdikleri haç yerine, Allah lâfzini yazdigini saniyoruz" demektedir. (Bilindigi gibi Allah lâfzinin basindaki elif olmazsa, mânâ degismemekte ve Allah kelimesinin yazilisi tam olarak W harfine benzemektedir)

Zafer dergisi, Sayi 200, 1993


Doğruyu Allah bilir..benim dileğim Goethe'nin müslüman olarak bu dünyadan ayrılmasıdır..ki;en azından kendisiyle Cennette görüşme fırsatımız olsun :)

Büyük bir adamın evini gezmek,bilginin büyüklüğü ve ona verdiğim değerdir kendimi küçük,ilim ve bilim adamlarını gözümde büyük görüyor oluşum..

Giriş ücretini verdikten sonra yanınıza kişisel eşya yasaklanıyor haliyle yiyecek içecek de..kişisel eşyalarınızı özel bir alana kilitleyip ziyaret sonuna kadar anahtarı tutabilirsiniz,çıkışta iade..


Evin hemen girişinde sağ tarafta mutfak var,bir çok eşyası hala durmaktadır,mutfağın bir köşesinde yerden tavana kadar uzanan devasa bir su pompası mevcut..


Mutfak gereçlerinin çoğu bakırdan üretilmiş ve hepsi bırakıldığı gibi durmakta,yerlerine özenle son kullanımda olduğu gibi yerleştirilmiş deseler de ben pek inanmadım....


Mutfağın hemen ardından ve karşımıza hemen hemen herkatta çıkan bekleme veya misafir ağarlama salonu duruyor..bu yapı üç kattan oluşmaktadır..sanırım doya doya gezmek ve elinizdeki broşürü okuyarak girdiğiniz her odayı ve kullanımı hakkında bilgileri sindire sindire gezmek iki saatinizi alır ama değer...çünkü insan hem eski hayatı görüp mevcut hayat ile karşılaştırıyor hem de artık orada olmayan ve asla göremeyeceğinden emin olduğu bir insanın evini gezmiş oluyor..bu biraz garip aslında..

Artık hayatta olmayan bir insanın evinin müzeye dönüşmesi fikri çelişkili bir şey olsa gerek..beni kimse tanımasa bile ölümümden sonra yaşadığım yeri hiç tanımadığım insanların gezmesini görmesini istemem bu kişisel bir görüş tabi..

Bu karelerde gördüğümüz el işi Goethe'nin annesitarafından örülen ve yarım kalmış olan dantel perde uçlarıdır...
Bütün odaların dekorasyonu döneme uygun ve pahalı süs eşyaları ile doluydu...Goethe dekorasyon sevdalısı biriymiş ayrıca..


Evin en çok pencerelerini sevdim..pencerelerin havası bambaşkardı..hemen hemen hepsinin önünde renkli sardunyalar vardı..bu yapı yaşayan ve canlı olan tek şey..


Küçüktü odalar,bekleme salonları,müzik odaları,oturma odaları dışında ev halkının yaşadığı odalar küçük sayılırdı ben daha büyük daha ihtişamlı olmalarını bekliyordum..odalardan bahis açılmışken hiç birinde yatak mevcut değil..odaların içinde sandalye masa vs gibi eşyalar sergilenmekte..

Masa üzerinde görünen porselen takımlar Goethe'nin annesine ait olup kişisel koleksiyonudur..zevkli kadın,benim gibi porselen sever :)


Aynalar...bir çok ayna vardı ..ama aşağıdaki çok farklı göründü gözüme..ve eminim ki çok çok eskiydi..


Evin her odası farklı renkteydi ve enteresan gelebilir ama bütün ev aslında çok renkliydi..mavi,yeşil,kırmızı..



Birinci katta karşıma bu ikidevasa dolap çıktı,broşürde;giysi dolapları olduklarını ve içerdikleri eşyaların çokluğu sebebiyle yılda sadece üç kez yıkandığı bilgisi verilmişti bu bölüm ile ilgili..


Ama her biri insana şiir yazdırır,roman yazdırı,hikaye yazdırır..bu resimdeki masa mesela..iki dakikalığına dahi olsa çayın elinde kalemin kitabın yanında olduğunu hayal ederek yazdırır..evin her köşesinde en sevdiğim köşe kesinlikle bu köşe oldu...


Her odanın ısınması sobalar ile gerçekleştiği için her odada kocaman sobalar görmek mümkün,resimdeki gördüğüm en küçük sobaydı..şu mavili porselen yapıdan bahsediyorum :))


GOETHE'NİN KÜTÜPHANESİ

Muazzamdı!!..


Burası da okuma köşesi ve okuma koltuğu...dokunmak KESİNLİKLE YASAK!..koltuğun iç kısmı oturmaktan yıpranmıştı..belki saatlerce okumuş belki saatlerce düşünmüştü burada..sağında solunda pencere vardı ışıktan daha fazla istifade edilmesi için belki de..Sürekli kullandığı,kitap okuduğu eskimiş ve üzerinde izlerini taşıdığı koltuğu ..oldukça etkileyici..bir zamanlar bu koltukta Goethe oturuyordu...vay be!..


Kitap kokusu kitap dokusu,ilim,merak,dalmak ve çıkmamak,açlığı unutmak,dünyayı unutmak kendini unutmak için şahane bir yer ve sebep...
Kitaplarını gördüm,okuduklarını gördüm,merak ettiklerini gördüm,göremediklerimi de hayal ettim..kitaplar devasaydı(el yazısı olabilir).

Buram buram kitap kokuyor..




Ve merdivenleri iniyorsunuz,gıcırtılar eşliğinde,görebileceğiniz tüm detaylara bakıp bakıp bakışlarınızı alıp gezinizi sonlandırıyorsunuz..sizinle beraber orada bulunan herkes farklı düşüncelerle ayrılıyor,güzel bir hatıra olacak güzel bir deneyimdi,yetmediği kesindi ama çocuklarla bu kadarı olabilridi..hiç de olmayabilirdi..

İstediğim kadar kalamadığımı itiraf ,verdiğim bilgilerin de çok az olduğunu kabul ediyorum..elbette Goethe ile ilgili bilgiye internette ulaşmak mümkün ama aynı olmuyor..ben yıllarca kendisini duyduğum bildiğim halde evini ziyarete gittikten sonra hayatı ve yaptıklarına ilgi ile bakmaya başladım..


Evin çıkışında bahçe vardı .ıslaktı,yağmur yağıyordu ve gitmeyi hiç ama hiç istemiyordum,çay servisleri yok mu bunların,dedim :)
Yokmuş!..
..çıkış büyük sokak taşları ile döşenmişti ve düşen her yağmur damlası o döneme dair hayaller kurdurdu bana,hayaller içtim de geldim..
Nasıl hayaller mi??

İşte el feneri ile yaklaşan bir adam..
Köşeyi dönen atlı arabanın sesleri..
Yatmaya hazırlanan birinin penceredeki silüeti..

Ve dahası ve dahası...


Kiremithanem
Kiremithanem

”Bu Dünyada Çiçeklere Bakmak İçin Cehennemin Çatısında Yürüyoruz,Haydi Gelin,Çatıya Çıkalım!”

6 yorum:

  1. Goethe'nin hakkında bu kadar detaylı bilgim yoktu, evini çok güzel resmetmişsiniz. Benim için çok yararlı bilgiler içeriyor, elinize sağlık.

    YanıtlaSil
  2. Gezmiş kadar oldum valla ellerine sağlık

    YanıtlaSil
  3. Yaşanmışlıkların oldugu mekanları gezmek resmen insanı içine çekiyor,o dönemde yaşıyormuş büyüsü sarıyor insanı...
    Harika bir gezi olmuş,bize de bu zevki tattirdin, teşekkür ederim 😊 ev de çok guzel,sobaya bayıldım 😊
    Okuma köşesi beni de çok etkiledi...başlangıçta bahsettiğin bilgileri hiç bilmiyordum,merak uyandırdı bende...
    Teşekkürler canım 💕

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kütüphane üst katlardaydı üstelik ve yola bakıyordu karlı bir günde de görmek güzel olurdu buranın manzarasını,eski evler genel olarak ahşap ağırlıklı olduğu için bizi içine çekiyor ben de çok beğendim.
      Sevgiler.

      Sil