3 Ocak 2022 Pazartesi

[Belgesel] Ağacın Türküsü (1987)

 


Suha Arın tarafından güzelim 80'li yıllarda çekilen nefis bir belgesel paylaşmak istiyorum bugün,hem tadımız değişsin hem de blogumdaki ağır hava azıcık hafiflesin diye..

Youtube'da buna benzer bir çok video bulmak mümkün,buradaki belgeselin benim için bir kaç özel yanı var bunlardan birisi ağaç ustalarının kendileriyle kaybolup gitmemeleri için paylaştıkları meslek sırları bununla beraber eski yıllardan günlük yaşam kareleri ev yapımında gözetilen incelikler hassasiyet ve daha sağlıklı olmak için mutlak elzem olan çalışma taktik ve malzemeleri.

Keyifle izlemenizi tavsiye etmek istiyorum,gün içinde belki zaman bakımından sıkıntılı olabilir ancak bir akşamınızı bu güzel belgesele ayırın lütfen..

Çayınızı alın çerezinizi kâsenize doldurup tadını çıkarın bu güzel belgeselin ve artık bir daha geriye dönmeyecek olan adetlerin,ustaların ve muhteşem kültürümüzün bir parçası olan ahşap evlerin..

Blogumun temasında bayağı değişiklik yaptım bu sabah,sevdiniz mi?

Fikriniz benim için önemli,düşüncelerinizi de yorum kutucuğuna bırakırsanız memnun olurum..



İyi seyirler dilerim..




O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

2 Ocak 2022 Pazar

Öyle



Her şeyim iyi değil çok uğraşıyorum eskiden neleri sevdiğimi hatırlamaya çalışıyorum hatta tekrar yapmak için kendimi zorluyorum,olmuyor tabi o ayrı mesele ama durum bu.

Gülümsüyor olabilirim ama kalbim en son ne zaman güldü,hatırlamıyorum.

Hayır depresif değilim sadece gölgeli yanlarımın sayısı daha da artmış gibi hissediyorum.

Bunları neden yazıyorum biliyor musun?

Dünya üzerinde mutsuz olmasına rağmen mutlu olduğunu ispatlamak için çaba sarf edenlere inat sadece bir tek kişi bile olsa (ki o da benim diyelim) tam mutlu değil tam tamam değil oldukça üzgün bolca kırgın olduğunu yazıp ve yine belki de benim gibi hisseden birileri var ise şayet yalnız olmadığını haykırmak için.

Evet,yalnız değilsin.

Ben de üzgünüm ben de kırgınım ben de yorgunum.

Ben de.


O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

6 Kasım 2021 Cumartesi

Korona Evimizde:Sert Süpriz




KARMAŞA VE SERT SÜPRİZ 


Herşey altüst olunca anlıyor insan,rutinin sıradanlığın ve hatta monoton diye tanımladığımız hayatın aslında ne kadar büyük bir lüks olduğunu..

Elbette heyecan da lazım yeni keşifler de gezmek de öğrenmek tanımak tatmak da bunlar insanın iç dünyasının çeşitliliği ve zenginliğinden meydana gelen gayet doğal ihtiyaç ve ilgi alanlarıdır ..lakin bu günlerde heyecan ne kelime o sıradan hayatımı o beğenmediğim zaman zaman homurdandığım günlerin bir an önce tekrar yaşanamsı için dualar eder oldum..

Sebebi de bu virüs..

Bu sinsi gerçek bu görünmeyen imtihan sebebi..ona da şükür diyorum..onun da kattığı çok şey oldu..belki biraz sert bir terim ama oldu oluyor..Örneğin hayata ve insanlara bakamadığımız açılardan baktırdı bir çok şeyin kıymetini tekrar hatırlattı gün yüzüne çıkarttı değerleri ışık düşürdü görmek istemediklerimizin üzerine ve haykırdı sinsiliği ile..

Korona evimizden taşınıp bu sefer en sevdiklerimizin evine yerleşti..

Belirtisiz 12den vurdu..


NERDEYİM?


Sağıma baktım soluma baktım sorguladım bir kez daha bütün bu yaşananları.Şu anda o kadar yorgunum ki ekrandaki kelimeleri bile tam göremiyorum hoş okuma gözlüğümü kullanmadan yazdığımın da katkı payı var ama beynim son bir kaç gündür kafatasımdan göçüp gitti sanki bir şeylerim vucüdumun dışında yaşıyor sanki..

Panik korku çaresizlik kuşanmışlık tüm bunlar hakimiyet ilan etti..bir çok filmin karesi anbean yaşadıklarımın görseli gibi beliriyor gözümde..Bakkaldan aldığım makarnanın her ne kadar o günü kurtarmam için seçilen bir nimet olduğunu görsem de yine o aynı makarnanın bile bir anda ne denli önemsiz olabilieceğini vuruyor yüzüme hayat..

Hayat annemin etrafında dolanıyor bir diğer yandan da ölüm dolanıyor sanki..o noktayı pek büyütmedim gözümde nokta olarak kalması için gerçekten gerçekten çaba sarf ettim..hayır çok can acıtıcı şeyler olmadı isyana sürükleyecek derecede de durumlar yaşanmadı ama ince mesajlar  yağmur gibi yağdı üzerime..


Bir annenin değeri,bir evladın değeri bir mal varlığının değeri..komşuluğun değeri insanlığın değeri arada yakınının değeri,hepsi hepsi yeri geldi önemli oldu yeri geldi kaybedilebilecek şeyler olduğunu gösterdi..


ALLAH VAR


Allah'a sonsuz şükürler ediyorum..ümitle gelişmeleri takip ettiğim anlarda en yüksek gökdelenin en derin yerinde belki de temel taşlarındaki bir kum tanesi gibi hissettim kendimi..nasıl yüce bir güçtür Allah ve bunu insanlardan neden çaldıklarını anladım bir kez daha mesela..

Dua etmek için seccadeye oturuyorsun ve ellerini açıp içinde ne varsa en ham en saf,insanlara anlatsan belki en çok yadırganacağın en çok kınanacağın hallerini bile geniş net ve bazen kelimesiz anlatmanın nimetinden bahsediyorum..bir yandan bu gerçek var,Allah var ve her zaman var her an var istediğin an var.

Ne zaman kapısına gitsen müsait değilim demez daha sonra gel demez sen gidince orada yokmuş gibi bir davranış sergilemez..hep oradadır her zaman müsait her zaman acınla acılığınla siteminle dağınık darmadağın görünüşünle seni kabul etmeye ve dinlemeye hazır..bu durum insanın kendini yanlız hissetmemesi için muhteşem bir şey değil de nedir?..

Dünyanın her gün değiştiği gündemin ne olduğu tam olarak kestirilemediği,bu kalabalık bu gürültü bu haykıran reklam panoların reklam spotlarının alışveriş torbalarının kafe bardaklarındaki logoların yanıp sönen neon tabelaların tam göbeğinde kaybolmaya mahkum insan..

Ama öyle olmuyor..her ne kadar günümüzde her insanın bir reklam panosuna dönüşmesi bir gerçekse çağın özellikle de son iki yılın olaylarından meydana gelen ruhsal karışıklığı karamsarlığı çaresizliği ya da çözebilecek insanı sakin bir koya ulaştıracak Allah var..


BİLİNÇ OFF


Bilincim yorgun gözlerim yorgun kalbime de bir şeyler dokundu en keskininden üstelik,doğal olarak cümleler dengesiz ve ayarsız olabilir ama yazmalıyım böyle sıcağı sıcağına yazmalıyım..çünkü zor anlar fırından çıkan tepsi gibidir dışı yakar kavurur ama içi damağı muhteşem doruklara taşıyan lezzetle dolu..

İşte imtihan ve zor günler böyledir..devasa bir kapıyı açamamak kadar zordur,büyük bir lokmayı boğazından aşağıya indirememek kadar zordur gözlerini yaşartır insanın nefesini keser ama o lokma o boğazdan geçer o kapı mutlaka açılır ve ardından ya güneş selam eder ya da doyuma ulaşmanın rahatlığı mayhoş eder insanı..

Çok çelişkili çok ıslak bir zemini olan bir çağdayız..hastalık ve vakalar aşılar ve destekleyicileri ve karşıtları benim gibi tam ortasında olanları ile tarihin bir bölümünü yazıyor...dolu dolu dersler alıyoruz herkes kalbinin kalitesi ve çapına kapasitesine göre değerlendirecektir bunu..

Asla maskeden mesafeden aşıdan dem vurmayacağım..çünkü gerçekten ama gerçekten tam olarak neyin nasıl bulaştığını nasıl ilerlediğini anlamak mümkün değil,budur kaygan zeminin bir kısmı ve canı yanıyor insanların..






O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

23 Ekim 2021 Cumartesi

Korona Evimizde





Allah biliyor ki bu yazıyı yazmak o kadar zor geliyor ki bana şu anda..kaç gündür girişini nasıl yapmalıyım akışını nasıl sürdürmeliyim sonunu nasıl bağlamalıyım yönünde düşündüm durdum.. 

Malumumuzdur ki bu virüsten sevdiklerini kaybeden insan sayısı oldukça fazla..Bundan dolayı bu insanların ne derece canı yandığını da olabildiğince önplanda tutup olabildiğince kendimi onların yerine koyarak bir diğer yandan da pandemi döneminde hedef gösterilen bir köyün sakinlerinden  dinlediğim bir çok gerçek hikayeyi de akılda tutarak incitmeden sizinle paylaşmaya çalışacağım..



Pandeminin İlk Ayları


Bu konu derin,acı ve ne yazık ki gerçek..Virüsten herkes istisnasız herkes bir şekilde etkilenmiş oldu, sonuç itibariyle..İlk aylarda büyük bir panik havası ve korku bununla beraber temel ihtiyaçlarımızın elden gitme kaygısı yaşandı..ve tabii ki sonrasında kimisi sevdiği birilerini kimisi işini kimisi eşini kimisi evini kaybetti..Çok hayatlar etkilendi kısaca..

Savaş gibi bir şey oldu ama silahlar patlamadı,bombalar insanların evlerini başlarına yıkmadı ancak hastaneler doldu,erzak sıkıntısı yaşandı,sınırlar kapandı..Gerek sosyal medya gerek televizyon her taraftan aynı uyarılar aynı görüntüler servis edildi..insanların psikolojisi çoğunlukla ağır darbe aldı.

Savaş gibi bir şeydi yani veya kendi tabirimle şeffaf bir savaş yaşandı..henüz tam olarak da bitmiş değil..dengeler oynadı,makamlar sallandı,ilişkiler zarar gördü hayatlar etkilendi..yazacak çok şey var..


Hakkınızı Helal Edin


Kimseyi incitmeden dile getirdiklerim hassasiyetime rağmen birilerini incitiyorsa hakkını helal etmesini rica ediyorum..derli toplu net bir açıklama yapmak bilim adamlarına bile zor gelirken benim değerlendirmeme lütfen gönül koymayın..

Bu virüs çok çok ciddi oranda benim hayatımı da derinden ve kökten etkilemiş oldu çünkü..buraya yansıtmadığım o kadar büyük gelişmeler yaşadım ki..bazen dilim varmadı yazmaya bazen de ifade edemem korkusuyla kelimelere dökmekten kaçındım..ama canım yandı hem de çok çok yandı..

Hamdolsun ki hiç bir sevdiğimi kaybetmedim.


Pandemi Ne Zaman Bitecek?


Pandeminin 2022 yılının Mart ayında sona ereceği ilan edildikten sonra (Almanya Sağlık Bakanı Jens Spahn ağzından çıkan resmi bildiri) başlangıcını ve sona ereceği tarihi bilen insanlara karşı şüphelerim daha da artmaya başladı..

Çünkü ters bir şeyler vardı,gerçekten mantığa ters gelen bir şeyler hep vardı..daha herşeyin başında uyuşmayan bu tabloyu tamamlamayan bir köşeyi delik olmayan bir parça sürekli çıkıyordu karşıma.

Hala şu anda bile bir çok sorularım ve belki de ömrüm boyunca çözülemeyecek sorularım merak ettiklerim var..


Kayıplarım Ne?


Yazmak istediğim o kadar çok şey var ki..neden yazmadığıma dair kendime kızdığım da aşikâr.

Yazmalıydım oysa..yaşadığım ve ailemle beraber yaşadığımız onca sıkıntıyı burada olmasa bile bir yerlere yazıp kaleme almalıydım..Çünkü olağanüstü durumlar yaşadık..Olağanüstü üzüldük olağanüstü kaybettiğimiz şeyler oldu..

Buraya yansımıyor değil mi?..hissedenler oldu mu ya da?..ben,kimse hissetmedi fark etmedi diye düşünüyorum.

İyi rol yapmışsın diyorum kendime bu yüzden,bazen de çok iyi idare ettin bu süreci iyi yönettin diyerek kendimi kandırmışlığım da olmuştu ama bu sonucu değiştirmiyor.Her şey de cümle olup yazılamıyor bazen

..



O K U
PAYLAŞ: Whatsapp