15 Eylül 2021 Çarşamba

Lavabo Gider Hortumu Tamiri - Lavaboyu Kim Tamir Edecek?


Haftanın başında okullar açılmış büyük bir mutluluk yaşanmıştı,çantalar beslenme kapları su mataraları herşey hazırlandı derkeeen,lavabo sızntı yaptı mutfak felç oldu.

Bu sabah erkenden kafamda iki gündür kurduğum planı uygulamakla meşgul olmalıydım şu an ama değilim çünkü plan çocuklar gider gitmez temizliğe girişmekti ancak girişemiyorum.

Öyle olmadı..Son iki gündür su sızan lavaboyu tamir edecek olan tesisatçı zat dün de teşrif etmediği için bulaşlıkları parça parça sayısız gitgel yaparak banyoda yıkamaktan hem biraz bıkmış hem de sözünü tutmamanın bir kez daha ne derece çirkin bir şey olduğunu tekrar tatmış oldum..eşin nerde bu evin babası nerde şeklinde bir soru da belirebilir aklınızda haklı olarak,eşim buralarda tabii ki ama su arıtma sisteminden dolayı elini sürmekten çekindi tesisatçıyı beklemeyi tercih etti.


Dolayısıyla mutfak bu halde iken (felç) makinede bulaşıklar beklerken,tesisatçıdan ses çıkmazken evde nasıl temizlik yapılabilir ki diye kara kara düşünen bir ben kaldım geriye?..

Neydi bu lavabonun arızası ve neden dört gözle eli kolu bağlı bir şekilde tesisatçıyı beklemek zorundaydık?..bizdeki bu el ve evdeki malzeme iki minik deliği kapatmak için yeterli değil miydi acaba?

Her kadın gibi söylendim biraz söylenmeden de olmazdı ama içimden :) 

Çözüme odaklı bir kafa yapım var çözüm bulamayınca inanılmaz huzursuz oluyorum aşağıdaki sözü duyduğumda çok küçüktüm ama öyle bir yer etmiş ki hayatımda ne zaman bir sorunla karşılaşsam hep belirir ve beni motive eder..

''Karanlığa küfredeceğine kalk bir mum yak!''

Motivasyon dolu,bahaneye de pabuç bırakmayan türden bir söz.


Evet öyle olacaktı!..oturup bu duruma kızacağıma ve evimin kalbi olan mutfağımın felçli bir şekilde hem de okulların açıldığı daha ilk sabahında kalmasına göz yummamalıydım..yummadım da.

Elim tutuyorsa aklım biraz basıyorsa basmasa da youtube gibi bir yardımcı bulunuyorsa kolları sıvayıp girişecektim.

Giriştim de..



İki çeşit izola bant (biri parlak çok ince diğeri mavi ve çok sağlam görünümlü,ne işe yaradıklarını da bilmeden) seçtim alet kutusundan bir tane de üzerinde ''sağlam yapıştırıcı'' yazan uzun bir macun tüpünü aldım lavabonun hortumundaki su kaçağını bulmak için suyu açtım,iki yerden su kaçağı vardı keçeli kalem ile bu noktaları işaretledim,hortumu iyice kuruladım,sağlam yapıştırıcı macundan bolca işaretlediğim noktalara sürdüm üstüne parlak bantı çekip iyice hortuma yedirdim resmen üzerine bir tur da mavi banttan çektim sonra parlak banttan bir katman daha.

Suyu açtım..aktı aktı aktı..biraz bekledim,emin olmak istedim,hayır su falan akmıyordu artık.

Bu kadar mıydı yani?..



İki günlük çilemin çözümü bu kadar kolay mıydı?

Tesisatçı!..gelmedin gelmene de gerek kalmadı artık sevgili eşim sen anlarsın ama tartışma malzemesi olmasın şimdi çünkü ne demiş Cemal Süreya;


Bazen diyorum ki; ne olacak söyle gitsin. Sonra diyorum; söyleyince ne olacak, sus bitsin.

Sözlerin etkisini görüyorsunuz :)

..şimdi sayın tesisatçı zat-ı muhterem hem kendimle gurur duyarak hem de az biraz geleceğin zaman sana söyeleyeceğim sözleri düşünmekle meşgulüm..ne demeli insan sana?

-Sizi gören hacı olur mu demeli yoksa siz gelene kadar insan tesisatçı olur mu demeli?

O değil de bu tesisatın dört ay evvel sıfırdan yapılmış oluşuna da ne demeli,bilemedim.

Biz kadınların bazen nelerle uğraştığımızı görüyorsunuz değil mi?

Enteresan şeyler olabiliyor hayatta.

Şimdi temizlik!



O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

11 Eylül 2021 Cumartesi

İmaret:Bir Mektep Bir Medrese Şimdilerde İse Bir Otel



Yiyorum içiyorum ama gözüm hep o tarafta,ne kadar da farklı bir görüntüsü vardı diğer yapılara kıyasla ve bir koku bir maneviyat havası uzaklığa rağmen hissedilebiliyordu..
Neydi burası?


Kubbeli silüeti nedense bana Topkapı Sarayını hatırlattı..bu yapı ile ilgili kısa bir araştırmak yapmak için cep telefonumu çıkartıp Google'a baktım ve karşılaştıklarım inanılmaz bilgilerle doluydu..
Ege'nin denizinde bir deniz kenti olan Kavala'nın en gözde yerinde tıpkı Topkapı Sarayı gibi dingin sıcak ve huzurlu bir şekilde alçak tepenin eteklerinde konumlandırılmış bütün pencereleri denize bakacak şekilde tasarlanmıştı..

Orada bir şeyler var orada bir şeyler olmalı ve bu şeyler bizim olmalı en azından bizden olmalıydı,hissediyordum ve çekiciliği daha da çok ilgimi cezbetti..
Yakınlaştırabildiğim kadar yakınlaştırdım objektifimi..bu Osmanlıydı..bu ilim merkeziydi,bu tahsil yuvasıydı..bu bir tarihin önümde duran yaprağı silinmeyen ayakta duran haliydi..

Hüzünle sevinç karıştı birbirine..

Onlarca yıl geriye çevirdi beni,verilen yemek siparişini bir anda iptal edip yanına gitmek için içimde kabaran arzu kadar gerçekti gördüklerim..
İnternetten,günümüzde otele dönüştürüldüğü,bazen kafeterya bazen gece kulübü bazen diskotek olarak bu yapıya hiç de yakışmayan şekilde kullanıldığı yazıyordu,bu bilgiler can acıtıcıydı,odalarının fiyatlarına baktığımda ise fiyatları el yakacak kadar yüksekti..dolayısıyla uzaktan seyredilebilirdi şimdilik ama buruk bir acı ve büyük hayranlıkla..
Ecdadımın izlerini bu topraklarda görmek,istemsiz bir şekilde yüzümde bir tebessümün belirmesine neden oluyor,azıcık canımı acıtsa da..
Allah onlardan razı olsun..

Daha fazla bilgi BURADA mevcut meraklısı okur mutlaka..



Çekebildiğim karelerin sayısı azdı ancak başka bir gün gelmek daha yakından incelemek için içime bir kor düştü,en azından ona daha çok yakınlaşmalıydım,taş duvarlarına eski demir kapılarına dokunabilmeliydim,uzaktan bile olsa bunu yapmalıydım..
Belki bu yapıyı ve içinde yaşayan alimlerin ruhuna iyi gelebilirdi belki onca emeği ve ulvi anları birilerinin unutmadığını başka bir alemde olsalar bile hissettirebilirdi..bir Fatiha okuyarak ruhlarına hediye edilebilirdi..uzun zaman sonra yine gidip bu güzel yeri ziyaret etme imkanım oldu ancak çektiğim fotoğraflar (dışarıdan ve pencerelerden bahçe kapılarından göründüğü kadar) hafiza kartımda yer alanlar kartın kırılma sonucu yok olmuş oldu..




Yukarıdaki görseller bana ait aşağıdaki görseller ise internetten alıntıdır.









Batı Trakyada yaşayan Türkleri inkâr edememelerinin en güçlü nedenlerinden biri bu tür yapılardır..surlar,imaretler,camiler medreseler hamamlar ve hatta çeşmeler bile Osmanlının varlığını günümüze kadar hissettiriyor yaşatıyor ve dolayısıyla kimse ''sizin burada ne işiniz var,nerden geldiniz-gidin buralardan'' şeklinde cümleler kuramaz hale geliyor..
İçimde bir güven hissi,çok eskilerde kalmış olsa bile bir zamanların yaşanmışlığı canlanıyor sanki..


Yolunuz bu tarafa düşerse İmaret bana geldiği gibi size de biraz pahalı gelebilir ama her zaman Kiremithanem'inizi arayıp sizi misafir etmesi hatta gezdirmesi için bana ulaşabilirsiniz..Size göstermek istediğim çok çok fazla şey var burada.
Ücretsiz üstelik :)

Sevgilerimle..






O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

6 Eylül 2021 Pazartesi

Yaz/2021


Pek fazla beklentim ve hayalim olmayan bir yazdı.Daha başındayken meydana gelen bir gelişme sonucu kanatlarımızın kırıldığını hissettik.Zorlamayalım,koşullar neyi uygun görüyorsa ve acil olan neyse onlara yoğunlaşıp olabildiğince az yara ile önümüzdeki bulutlu dönemi geçirmeye anlaşmış gibi hareket ettik eşimle..pek de öyle olmadı ama gücümüz miktarınca gayret ediyoruz,kolay değil çünkü.İyi idare ediyoruz,kriz hala devam ediyor çünkü ama içimdeki olumsuzluklar ve korkular yanısıra Allah'ın kulları için her zaman iyi bir şey hazırladığına inanmaya devam etmek istiyorum.

Çünkü Allah güzeldir ve güzel olanı sever.

Bununla beraber sıradışı zamanlar içindeyiz.Yunan hükümeti yönetim anlamında defalarca sınıfta kaldı,her gün değişen kararları gündemi de insanların aklını da allak bullak etmeye yetti..


Bu oyunu görmemek için kör kütük aptal olmak gerek..dengesiz bir yönetme şekli içinde bütün kuralları yerle bir etmeleri yetmezmiş gibi tutarsızlıkları da manda boyunda..


Bir yandan ''ölümcül bir virüs var,öleceksiniiiiiz'' diye bağıran çığırtkan medya ve bakanlar bir diğer yandan yaptıklarına bakınca söylediklerini tamamen iptal edip onları ciddiye almamıza imkan tanımayan şeyler..

bkz:önlemler duyurusunun ardından hemen sonraki gün,balkonunda misafirlerine harika bir masa hazırlayan başbakan örneği.


Hem köpeğim tok kalacak hem de böreğim bitmeyecek mantığı..çok ölümcülse bu virüs bu insanlar neden oradan oraya gidiyor,neden kafeteryalar lokantalar dolup taşıyor,masaya kadar maskeli masada maskesiz..garson maskeli müşteri maskesiz kadehi elinde kahkahalar atabilecek..ve sen bunca sıkıntı çekmiş bunca fedakarlık yapmış olan halkının gözü önünde nasıl misafir ağarlayabiliyorsun nasıl kongreler vs düzenliyorsun!


Aşıların dozları da aldı başını gidiyor..her altı ayda bir aşılanma gerekecek diyorlar..ölene kadar aşı olmak anlamına gelmiyor mu bu?..aşı dışında bir ilaç bir terapi bir yöntem geliştiremediler mi zaaar??

Hukuk kanununda alternatifi olmayan bir şeyi halka dayatmak,seçenek sunmamak zulüm değil miydi?


Bir şeyler uyuşmuyor bir şeyler ters..Kapat sınırları iki aylığına,dondur faturaları bizi de evlerimize tıka küçük de bir yardım ver her aileye bu iki aylık süresi boyunca olabildiğince rahat geçirmek için dönemi bak bakalım sonra geriye virüs diye bir şey kalıyor mu?


İnsanlar ikiye ayrıldı kimisi aşı taraftarı kimisi aşıya karşı..her iki tarafı da anlıyorum sonuçta her iki taraf da haklı..bir taraf korkusundan veya markete sinemaya gitmek için aşı oluyor bir diğer taraf ise (haklı olarak) aşıdan korktuğu için şüpheyle yaklaşıyor..


Aşıyı bulan kişi ''Ben aşıyı iki saat içinde yaptım!'' dedikten sonra güven ortamı oluşabilir mi?..Hiç bir sorumluluk da almıyorlar sonra...güvenebilir mi insanlar bilemiyorum..Bekleyeceğim bir süre daha bu yüzden çünkü güvenemiyorum.




Bu yazın en güzel gelişmelerinden biri Kurban bayramıydı..evet insanlar hala biraz temkinli ama kapılarını açtı çoğu,hem şeker hem para hem mutluluk topladı çocuklar..



Düzenli olarak yürüyebileceğim hoşuma giden bir yerlerin olmayışı aşırı derecede canımı sıkıyor ben de bu yüzden tarihi semtlerde turladım,bol bol desem de inanma,o kadar da bol turlamadım..
Eski yapıların içini görmek için can atıyorum,belediye her birine vurmuş kilidi,giriş yasak pencerelerin çoğu da içinde suç işlenmişçesine kapalı.
Aferin.



Çok fazla kahve tükettiğim bir yaz oldu bu yaz..kaldığım şehir kahve cenneti gibi,hemen hemen her sokağın başında harika kahve çeşitleri yapan dükkanlar var,yanında küçük şişe soğuk suyu da bedava..
Plastik pipetleri de yasakladı devlet güya ama kahve ambalajları plastik,verdikleri suyun şişesi pet şişe :))
Gül veya ağla,sen seç..
Yönetime geeel :)!



Koyun keçi kuzu..küçük baş hayvanlara yakın olmak güzel..bazı şeylerin hala normal olduğunu görmek sevindirici..




Ah..
Her gece yatsı namazını evin bahçesinde kıldım..annemin köy evine gidince de vakit namazlarını toprağa çok yakın bir yerde,arka bahçede kıldım..gerilmiş tellere asılmış çamaşırların uçuşması da ayrı bir güzellik..dışarıda namaz kılmak çok güzel..yüzlerce şahidiniz oluyor.




Kızlarımın Kur'an kursundan küçük bir hatıra..çok güzel bir etkinlikle yaz tatiline girildi,kurstaki eğitmen kızlara hayranım..




Zannediyorum ki bu yaz orta halliydi,moral böyle olunca mevsim sana ne yapsın?




Bu yazın güzel gelişmelerinden bir tanesi de düğün nikah evlenme teklifi gibi atraksiyonlarda fotoğraf çekimi yapmış oluşumdu..çok keyifli bir şey,araya giren cep telefonu ile kareye sokulan akrabaları saymazsak çok güzel fotoğraflar çıktı ortaya..




Geceleri de güzeldi elbette,o sıcak kavurucu olanları hesaba katmazsak eğer,ömrüm boyunca bu kadar sıcak bir yaz görmedim..grafik semtlerdeki kafeteryalar akşamları harika görünüyordu,sanki adada yaşıyormuş gibi hissettim..




Çocuklarımın buraya ne kadar alıştıklarını,mutlu olup olmadıklarını sormaya korkuyorum.Bu tür meseleleri daha ben kendi içimde çözememişken böyle bir soru sormak aptallık olurdu.Davranışlarından yola çıkarak anlamaya çalışıyorum ama bu toplum var ya..toplum ve çevrenin kalitesi vallahi ve billahi ekmek-su kadar önemli..
Sihirli değneğim nerde?




Zamanın çok çabuk geçtiğine dair şikayetler işiyorum büyük kızımdan,haksız da değil hani..o,yazın bitmesinden şikayetçi,ben,onların hızlıca büyümelerinden..



Çok yakın iki arkadaşım iş hayatına atılarak iş kadını oldular..destek yardım ne gerekiyorsa veya elimizden ne geliyorsa yaotık/verdik..Allah yardımcıları olsun..burada istedikleri kadar buluşamayan ama buluşunca da kaldıkları yerden devam etmeyi başaran şahsiyetleri görüyoruz.




Ölümcül virüse karşı insanı koruyan muhteşem alet/edevat!..Maske!
Miiiis gibi havalarda maskesiz dolaşmanın inanılmaz hafifliği sona erecek mi acaba,kıın neyse de yazın çekilmiyorsun!?..
:)))
Gül veya ağla..
Yine.




Az veya çok herkesin gündemi virüs,kimse inkar edemez..neyse güzel şeylerden bahsedeyim.
Bolca meyveler sebzeler geçti mutfağımdan bu yaz,kirazlar annemin bahçesinden..ağaca çıkılarak toplandı bunlar,kızlarım çok mutlu oldular.



Bu yazın izleri ve kattıkları Aralık ayına doğru kendini belli eder tahminimce..havalar serinlemeye başlar başlamaz mahalle sakinleri tonlarca odunu daracık arnavut kaldırımlı yollara yığmaya başladı..soba sezonu yaklaşıyor,odun almak şart,biz almadık henüz..
Önce (Allah'ın izniyle) daha iyi ısıtma kapasitesi olan bir odun sobası almayı düşünüyoruz..ateşi izlemek çok keyifli olur,şimdiki sobamız buna elverişli değil..
Özetle yaz bu şekilde geçti,iç dünyadaki gelişmelere ne ömür ne kalem yetmez,Allah bizi affetsin,içimizden geçenlerin çoğu zaten vesvese..





En küçük kızım Zeynep ilkokula başlayacak,yeni çantamızı aldık heyecandan yerimizde duramıyoruz,gözlerindeki ışık mutluluğunun eser Ya Rabbel Alemin bu mutluluğu koru Allahım çok heyecanlılar çok hevesliler gün saymaktalar.. 



O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

3 Eylül 2021 Cuma

Film:The Dreamseller/Hayalcı


Psikoloji,kapitalizm,insan ilişkileri,zenginlik/fakirlik,modern hayat unsurlarını ele alan ve güzel bir kurgu ile içinde bulunmamızı istedikleri o planlı hali anbean hissettiren bir film.

İzleyici ekranın karşısında izleyici olmaktan çıkıp bizzat izlemkete olduğu filmin kendisi oluyor sanki.Her insanın mutlaka kendisinden bir şeyler bulacağı bulmakla kalmayıp bulunduğu hayatı sorgulayabileceği bir film.

Yani,en sevdiğim film türü!..

The Dreamseller-Hayalci filmini geçen hafta izledim..kitapalrdan not alışkanlığımı bir üst kademeye taşıyarak filmlerden de sözler not etmek gibi bir alışkanlık edinmiştim bir zamanlar sahi ne oldu o alışkanlığıma dedim bu filmi izledikten sonra.

Not etseydim çok güzel sözler kalırdı geriye ama ziyanı yok -Ne izliyorsun? diye soran eşime filmi bittikten sonra anlattığımda şaşırıp bir de beraber izleyelim dediğimi hatırlıyorum böylece bu yayına filmden bir kaç çok gerçekçi söz de ekleyebilirim ileride..


Materyalist dünyanın zibidi patronlar,koca dişleri görünmeyen hayat parçalayan pazarlama müdürleri,temiz ruhlu insanları kandıran pis herifler :p !

Tümü bu filmde var ve daha fazlası.Nihayetinde bir kitaptan alınmıştır yazarı da psikologtur,saygı duruşu! :)



Film İpsanyolca,yapım da İspanyol yapımı tabii ki (yazarı İspanyol kız!)..,demek istediğim var böyle bu Güney Amerika ülkelerinde kalbi film yapımları burada bahsettiğim SEN BENİM HERŞEYİMSİN filmi de öyleydi,kalbi ve çok etkileyici,severim.Hem anlamlı hem düşündürücü yapımlar (Allah sayılarını artırsın) çok iyi bir filmdi kesinlikle öneririm.

Film ne yazık ki NETFLIX'te başka bir yerde var mı hiç bakmadım.Burada fragmanı var .

Bu hafta kendime NETFLIX'i yasakladığım için daha neler eklendi bilemiyorum hatta güncellemelerini ne sıklıkla yaptığını (yapıyordur mutlaka) bilmediğim için aklımda kalan bu etkileyici filmi sizinle paylaşmak istedim.

NETFLIX yeni keşfettiğim bir platform hiç masum değil anneler babalar dikkatli kullanın veya hiç çocuklara çaktırmayın,iyi filmler belgesel ve diziler de içerir o ayrı ama riskli bir zemin,haber vermek istedim.

Mutlaka izlenecekler listenize ekleyin,çok tavsiye ederim :)

Şimdiden iyi seyirler,filmdeki konuşmaları dikkatle dinleyip not alan olursa yorumla bana da gönderin olur mu :)

BİR VİRGÜL SATIN ALDIM aklımda kalan bu.


Güzel geçsin gününüz..




O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

Yemek Bloguma Davetlisiniz

YUKARI