13 Temmuz 2021 Salı

Çocuklar İçin 4 Güzel Fİlm Tavsiyesi #2


Nerdeyse bir yılı aşkın süreyle çocuklar için film tavsiyesinde bulunmadığımı fark ettim,son zamanlarda bir kaç güzel film izlemiş ve bir kaçını hazır not almışken uzun ve sıcak yaz günlerinde çocuklarımızın keyifle izlenebilecek filmler benim için de çok değerli.
Buyrun hep beraber bu filmlerin hangi filmler olduğunu beraber görelim..


Film yorumu ve açıklamanın hemen altında izlenme linki de mevcut,şimdiden iyi seyirler dilerim..


GAMONYA:HAYALLER ÜLKESİ
Gülgüy güldür çocuk tiyatrosu ekibinden oluşan güzel hareketli ve eğlenceli bir film..
Mutsuzluk kuyusundan mutsuzlukların üstüne basarak çıkış fikrini özellikle çok beğendim..
Filmlerin çocuklara değerli ders ve mesajlar veriyor oluşuna bayılıyorum.
Bu mantık ile yapılan filmlerin sayısı artmalı bence.

















BAK ŞU LEYLEĞE
Kendini leylek sanan ve onu sahiplenen leylek ailesi ile göç etmek için elinden geleni yapmaya çalışan cesur serçenin eğlenceli maceraları.
Filmle beraber verilen en güzel mesajlardan biri aile ve birlik olmanın kıymeti ele alınmıştır.
İzlemek için aşağıdaki linke tıklayın:

Bak Şu Leyleğe 







SEVİMLİ HAYALET



Gündüz uyanık kalmak için elinden geleni yapan sevimli hayalet filmi bol macera ve bol eğlence içeriyor.
Tavsiye edilir bu yüzden.
İzlemek için aşağıdaki linke tıklayın:










SEN BENİM HERŞEYİMSİN
Son olarak da benim de çok keyif aldığım bir film tavsiyesi yer alıyor.Sonunda ailece ağladığımız bir film :(
Ancak çok çok güzel,fedakarlığı çok güzel ele almışlar..
Mutlaka ailece izlemenizi öneriyorum.
Fİlm ile ilgili bilgi vermemek en güzeli zira film beklenmedik bir şekilde son buluyor.
İzlemek için aşağıdaki linke tıklayın:

Sen Benim Herşeyimsin








Sizin de buna benzer film tavsiyeleriniz varsa yorum kutusuna yazmayı unutmayın..
Sevgilerimle..








O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

Küçük Koy


 Olsa olsa en fazla 10 metre genişliğinde,önü deniz arkası kayalık,yüzmek için pek elverişli değil ama minik kayaları aşıp denize girip yüzmek mümkün.Minik bir koy yolun çok altında yer alıyor yoldan görünmeyen kuytu bir güzellik.



Çadırımızı kurup sessiz ve sakin geçirdiğimiz bir kaç saat ruhumuzu dinlediriyor.Denize girişi zorlu ama kalabalıklar tarafından tercih edilmeyişi de tam da bu yüzden.Ben seviyorum burayı..çakıl taşlarına benzer taşlar ve bolca midye kabukları mevcut..kurumuş otlar,otların üzerinde daha evvel görmediğim canlılar..az ileride minik bir kİlise,fotoğraf çekimi için gelen çiftler olur zaman zaman..

Çok mavi çok tuzlu çok büyük bir nimet olan denizi düşündüren bir yer..

Sen nasıl bir nimetsin,tuzlu bünyende sayısız canlıları nasıl barındırır nasıl yaşatırsın?

Seni çozemeyen insanoğlu seni var edene kafa tutmaya kalkışıyor..güzelliğin ve gücüne hayranım.



Keyifle ve hatta açgözlülükle toplamış olduğum bunca şeyi nasıl değerlendirebilirim,içlerinde mor renge bakanları bile var,rüzgargülü müydü adı neydi tam aklıma gelmiyor şu an yapsam balkonuma assam yaz boyunca sabahın serinliğinde çıkardıkları sese koşsam..

Çok sessiz kaldım kendi içimde son zamanlarda,bir çok şeyi yapmaz oldum,yaşadığım hayatı sorgular hatta beğenmez oldum..


Fotoğraf çekmeyi özledim uzun uzun yürüyüşleri,titizlikle aradığım köy evi hayalini gerçeğe dönüştürecek evi bulamadım.

Bulduklarım uygun değil veya içindeki yapı oldukça eski,tamirat/tadilat işine girişecek kadar gücü bulamıyorum kendimde.

Hayatım yine değişti,dengeleri yine farklılaştı,onları anlamak kabullenmek de tadımı kaçırıyor bazen,bazen yoruldun artık düşünme diyorum,geçiş dönemlerini pek sevemiyorum düzenimin bozulmasını bu şekilde bozulmasını pek sevemiyorum ama içindeyim ben ne ara böyle düzenbaz oldum bilemiyorum :)) işte durumum bu..

Aaayh!..karardı içim karadı..her bir değişimin içindeki dersi bilmiyormuş gibi konuştum Allah'ım affet..

Girişimlerim oldu çünkü tadsız oluşum bu yüzden,hayallerimi de kurdum  yani boş boş durmak istemedim ama istediğim türde bir köy evi bulamadım..

Yaz bitmeden bulunsaydı ilk yağmurlara denk gelirdi belki oraya yerleşim ama olmadı..kimisi çok küçük kimisi çok viran halde..

Nasibi unutmuş olmalıyım anlaşılan..nasip işte dedim..

Nasip..

Vakti var belli ki,aceleye getiriyorum anlaşılan,zaman kaybetmeyeyim ilk yağmurlarda ıslak toprağa basarak yeni köy evime koşa koşa gireyim dedim,hayal ettim çok hayal ettim şiddetli ve yoğun arzulu istedim,olmadı..

Islak naneler toplamadan maydanozları doğrayıp buzluğa atmadan geçecek bu yaz.Ben pek kendimde değilken ve aylardan Temmuz iken köy evi hayali ufak ufak uzaklaşıyor benden,el sallıyor utanmadan..

Evet biraz karamsarım evet oldukça da olumsuz düşüncelerden kurtulamıyorum..çok isteyince olmayacak tam zamanıyken olacak biliyorum ama aceleci,insanoğlu çok aceleci..

Olsun,hemen olsun olsun olsun istiyor..

Sonrasını ve getirisini bilmeden hesaplayamadan geleceği bilmeden olsun istiyor..



O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

21 Haziran 2021 Pazartesi

Sinan Canan Sözleri-Kitap Alıntıları



-Zihninizin derinliklerini yoklarsanız kendinizi, yapabileceğiniz birçok şeye karşı "yetersiz" yahut "geç kalmış" bulduğunuzu fark edeceksiniz.

-Sosyal beyin devrelerimiz nedeniyle, diğer insanlar etrafta olmadığında hissedeceğimiz her türlü duygu; ağır, derin bir keder ve bunalım sarmalına dönüşme potansiyeli taşır.
İFA: İnsanın Fabrika Ayarları 2. Kitap





HER DİZİ İZLENMEZ,AÇTIĞI YARALAR SAYMAKLA BİTMEZ.



Şiddete ve suça eğilimli insanların çocukluk öykülerine bakıldığında büyük bir kısmının yoğun şiddete uğradıklarını ve muhtelif amaçlı istismarların söz konusu olduğu aile ortamlarında yetişmek zorunda kaldıklarını görüyoruz. Özellikle erken gelişim dönemlerinde duygusal ve bilişsel olarak ihmal edilen, istismara uğrayan, yoğun ve nedensiz şiddete maruz kalan çocukların beyinlerinde ciddi gelişim anormallikleri oluşabildiğini biliyoruz. Bu
anormallikler herkeste aynı düzeyde oluşmasa da oranları hiç de azımsanacak gibi değil.
Beynin Sırları

Lidere veya otoriteye dayanma, bizi olduğumuzdan çok daha gaddar, çok daha gözü pek hale getirebilir.
Beynin Sırları



DÜŞÜK STRESLİ BİR YAŞAM İÇİN 10 ÖNERİ


1. Anda kalma tekniklerini öğrenin ve rutin olarak hayatınıza yerleştirin.
2. Hayatınızı olabildiğince sadeleştirin.
3. Dijital teknolojiyi bilinçli ve akıllıca kullanın. Kullanımınızı planlamaya zaman ayırmayı unutmayın.
4. Kendiniz için kendinizden fedakârlıklar yapın. Erken kalkın, spor yapın, dengeli beslenin ve İnsanın Fabrika Ayarları’na uygun bir yaşam için planlı adımlar atın.
5. Durmayı, dinlenmeyi ve kendinize vakit ayırmayı ciddi olarak planlayın.
6. Ömrünüzü aşacak bir hayal belirleyin ve o hayale doğru küçük adımlar atma alışkanlığını hayatınıza yerleştirin.
7. Akış’a geçecek bir uğraş edinin. Bu uğraşınızda ustalaşmak ve derinleşmek için planlı vakit ayırın.
8. İnandığınız gibi yaşayın; “mış gibi” yapmaktan kaçının.
9. Karşılıksız ve beklentisiz iyilik yapın. Bunu elinizden geldiğince sık tekrarlayın.
10. Her fırsatta elinizdeki hayat, kaynak, imkân ve fırsatları düşünün ve bolca şükredin.
Eğer güzel, işinize yarayan bir hizmet için para ödemiyor ve bundan özgürce faydalanabiliyorsanız, bu sistemin sattığı ürün aslında sizsiniz.
İFA: İnsanın Fabrika Ayarları 2. Kitap



Konfor ve rahat , bizi uyuşturuyor ve beynimizin çalışmasını engelliyor.

Yaratıcılık eksikliğinin , yenilik arzusunun , zenginlik arayışının ve iç sıkıntılarının temel çözümü , insanın yaşadığı hayat tarzını değiştirmesinde yatar
İFA: İnsanın Fabrika Ayarları 3. Kitap








O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

Şeker Hastaları için -Doktor Tavsiyesi- Denenmiş Tarçın Kürü

 
Bismillahirrahmanirrahim
Dr.Aidin Salih hanımefendinin (Allah ondan razı olsun) Gerçek Tıp kitabında tarçın ile ilgili söylediklerinden bazıları şöyle:


Tarçın yüksek oranda kalsiyum, magnezyum, demir ve lif içerir. Kan hücrelerinin pıhtılaşmasını önleyen cinnamaldehyde, cinnamyl asetat ve cmnamyl alkol gibi antioksidan maddeler konusunda çok zengindir. Ayrıca tarçın, tam bir potasyum deposudur.


Aynı kitabın Doğal İlaçlar bölümünde:


" Kataraktı ve göz kararmasını giderir, nezleyi, öksürüğü, saç dökülmesini durdurur. Yüzdeki siğillere, titremelere, baş ağrılarına çok faydalıdır. Karaciğerdeki tıkanıklığa, rahim ve böbrek hastalıklarına iyi gelir. Vücut sistemlerinin çalışmasındaki düzensizliği giderir, atar damarları ve özellikle kalp damarlarını açar. Siyah çay ve kahvenin zararını azaltır. Yemeklerin üzerinde ve beyaz undan yapılmış hamur işlerinde kullanılabilir."


Tarçın yoğun ve kuvvetli bir bitki olduğundan dolayı ölçülü miktarda kullanılmalıdır.
Haftada 1-2 kez en fazla bir çay kaşığı kadar tüketilmelidir belki ondan bir tık daha az.

Tarçın öğütülmüş olarak (toz) bir de çubuk şeklinde satılmaktadır,günümüzde bir çok gıdayı olduğu gibi yapay içerikler ile doğal tarçını da tahrip ettiler dolayısıyla tarçını toz halinde değil çubuk tarçın olarak temin etmekte fayda var.


Yukarıda yer alan bilgileri sizden çok kendim için de burada yer almasını istediğim için eklemek istedim.Şimdi de yazımın konu başlığı olan küre geçelim.

Telefonumda kıymetli notlarım arasında yer alan ve şeker hastası olan babam için sakladığım denenmiş yani tecrübe ile sabit bir kür.

Şeker Hastalığı için Tarçın Kürü

2 adet çubuk tarçın ve 1 tatlı kaşığı zeytin yaprağı 250ml. kaynar suya konur,kaynatılmaz.

Ağzı kapalı 10 dk demlenmeye bırakılır.

Yemeklerden 2 saat sonra günde 3 defa birer bardak içilir.

Güçlü Anti diyabetik etki gösterir.

*kür Dr.Ümit Aktaş'a aittir.



















Son Söz-2 adlı kitabında yer alan bir tavsiye daha yer almaktadır izninizle onu da eklemek istiyorum,lütfen okuyun:

" Öğütülmüş tarçın ve melisa günde 3 defa birer çay kaşığı ayrı olarak su ile içilir. Öksürük hemen o gün yumuşar, balgam oluşur ve çok kolay bir şekilde akciğerden ayrılır. Böylece öksürük de biter. 
Bu ilacı 2 hafta veya 21 gün kullanmak yeterli olur ama ciddi problemlerde daha uzun kullanmak gerekir". Aidin SALİH diyor ki bu ilacı değerlendirmek için bana bir vakâ vesile olmuştu:

Bana gallop ritmi, kalbinde ritim bozukluğu olan yaşlı bir adam geldi ve durumu çok perişandı. Onun kalbini dinlediğimde belki 3 ay bir süre yaşar diye düşünmüştüm çünkü çok problemi vardı. Kalp problemli ve karaciğerde kötü durumdaydı. Böylelikle ona 3 ay sonraya kontrol verdim o da geldi. 5 sene oldu ve hâlâ geliyor. Bu kişi ömür boyu unla çalışmış. Değirmende bir süs kabağı asılıymış. Ne zamandan sonra bakmışlar ki o süs kabağının içi unla dolmuş. Ben anladım ki bu beyefendinin de akciğeri o hâli almıştı. Bu yüzden kalbi de bu denli bozulmuştu.

Bu hastanın önce öksürüğü başladı, ben de ona tarçın ve melisa verdim. O da balgam atmaya başladı. Bir sürü parça parça balgam attığını söyledi. Bu onun kalp ritmini düzeltti ve sadece kapaklardaki açıklık, yetmezlik kaldı. Eminim ki akciğer daha iyi olunca kalp de kendini toparlar. O zaman kapakçıkların açıklığı, yetmezliği de yok olur. Çünkü kalp toparlanır ve küçülürse kapaklar da otomatik olarak kapanır.

***

Yerlerin ve göklerin ve bunların arasında var olan herşeyin yaratıcısı ve sahibi olan Allah insanın şifa huzur rahatlık hatta mutluluk bulacağı bir çok bitki ile biz insanların yardımına yetişmektedir.

Yitirilen kadim bilgiler zamanla unutulan faydaları tamamen yok olmaması adına bir sonraki nesillere ulaşması,bu tür bilgilerin çoğaltılması için bu tür yayınları lütfen paylaşın,endüstriyel ortamda üretilmiş sentetik ilaçların tüketimi bazen elzem gibi görünebilir ama şunu unutmayalım ki Allah bir hastalık yaratmış ise şifaya vesile olacak ilacını da muhakkak kulları için yaratmıştır.

Allah kullarına zulmedici değildir.

Şifalı ve huzurlu günler dilerim.



O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

Yemek Bloguma Davetlisiniz

YUKARI