Yağmur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yağmur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yağmur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yağmur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ekim 2019 Pazar

Sonbaharımsı Şeyler:Mantarlar-4


Yağmurun ardından hemen cadde kenarında bulunan çimlerin arasında nice mantar topluluğu gözüme ilişti..her yağmur sonrası olduğu gibi sayıları bol duruşları dimdik ve son derece sempatiklerdi.
Bu sene sonbahar kendini yavaş yavaş hissetiriyor gibi..henüz sonbahara dair bir şey paylaşamadım,ağaçlar sararıyor yavaş yavaş ve gün aşırı yağan yağmurlar çevreyi değiştiriyor..
Bu senenin ilk sonbahar yayını bu olsun o halde..






O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

9 Nisan 2019 Salı

Nisan Yağmurlarının Faydalarından İstifade Edelim


Peygamberimiz (sav)’den rivayet olundu ki:
‘’Cebrail as Bana öyle bir ilaç öğretti ki, (o ilaç sayesinde,insanların) doktorların ilaçlarına hiç ihtiyacı kalmaz’’
Eshab-ı Kiram : (o ilaçtan) Bize de haber ver,Ya Rasulullah dediler, Rasulullah (sav):
‘’Nisan yağmurunu alınız (toplayınız) Ona; 70 defa Fatiha-i şerife, 70 defa İhlâs-ı şerif, 70 defa Felak suresini, 70 defa Nâs suresini, 70 defa Tesbih duasını (SübhanAllahi vel-hamdüLillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vâllahü ekber ve lâ havle velâ kuvvete illâ billâhil-aliyyıl-azîm) okuyunuz Sonra, 7 gün devamlı olarak sabah akşam birer bardak içiniz Beni hak Peygamber olarak gönderen Cenâb-u Hakk’a yemin ederim ki, Cebrâil Bana dedi ki ; “Bu sudan içen kimsenin, cesedinden, damarından, sinirinden, etlerinden, o kimseye ağrı, acı veren rahatsızlığını Cenâb-u Hakk giderir ve o kimseye sıhhat ve afiyet verir’’


Yine başka bir Hadis-i Şerif’te :

‘’Beni hak Peygamber olarak gönderen Cenâb-u Hakk’a yemin ederim ki, çocuğu olmayan bir erkek, bu sudan hanımına içirirse, Cenab-ü Teala’nın izni ile hanımı hamile kalır Hanımının başı ağrıyan bir erkek bu sudan hanımına içirirse, bu su ona (sıhhati için) yeterlidir İçen kimsenin balgamını keser Rüzgar ona zarar vermez, çirkin haller kendisine isabet etmez Bel ağrısından, karın ağrısından, şikayeti kalmaz Alaca hastalığından korkmaz Göğüs ağrısı çekmez Kalbine gelen vesvese (evhâm), gönlünden çıkar gider Kendini çok beğenmek, hased, kibir, düşmanlık, gıybet ve koğuculuk (gibi manevi hastalıklar dahil), dünyada yaşayan her fani (geçici) olanlar için Allahü Teala’nın izni ile fayda vericidir’’


Sevgilerimle..

O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

26 Ocak 2018 Cuma

Hobi Bahçelerinde 19'


Büyük kızımın okuldan çıkmasına tam yirmi dakikalık bir zaman vardı..okula yakın bir konumda olan hobi bahçelerine ne zamandır uğramamıştım.Toprak yol olduğu için çamuru da fazlaca olur kış aylarında dün de yağmur yağıyordu ama olsun artık dedim ve gittim..

Yağmurda fotoğraf çekmek oldukça zor bir eylemdir ama öyle güzel görüntüler de çıkıyor ki insanın karşısına nasıl çekmesin makineyi ıslatmayı nasıl göze almasın?..hem göze aldım hem ıslatım..bir sorun çıkmadı ;)

Bahçelerin daracık yollarında yürürken daha ilk dakikalarda kızıl bir kuyruk gördüm şöyle en kabarık olanlarından..ne zamandır bir sıncap fotoğrafını çekmek istiyorum ama yerinde durmazlar..mümkün değil yakalamak hele ki fotoğrafını çekmek ..ama bugün bir tanesini yakaladım..

Yağmur yağdığı için başka güzel görüntüler de vardı..damlalar ve suyun yansımaları...sıncabın masum ve ürkek bakışları eşliğinde..



Su herşeye yakışıyor..


İnci gibi damlalar..



Bir topluluk olarak meydana çıkan görüntü..


Ve sadece bir damlanın zarafeti..


Az evvel buradan biri geçti..


Onun hemen ardından da bir tane daha geçti :)


Şirin canlılara şirin cansızlar gülümsedi..


Ve yağdı damlalar usul usul..


Kuş sesleri kanat çırpmaları..yağmur ve çamurlu bir yol..


Sıralanmış güzellikler..muntazam bir düzen..
Nasıl tutunuyor?..ne zaman düşeceğini nasıl biliyor..


Kızılgerdan kuşu..öyle güzel bir kuş ki..kondu çitin üstüne çek beni der gibi..


Bu küçük ev bile yeterdi bana..inan ki..
Bu küçük ev bir odun sobası..bir kaç kitap örgülerim kahve ve fotoğraf makinem..
Daimen veebeden değil tabii ki..


Bahçe yolu çamurlu olur..


İşte..
Size bahsettiğim o güzellik..
Korkuttum onu..sağa baktı sola baktı nasıl nereye atlayacağını hesapladı..gözümün içine baktı,öpücükler gönderdim hareket etmesi için,olmadı.
Olduğu yere çakılıp kaldı..



İnsanlar onları korkutmuş olabilir mi?
Yoksa doğaları gereği mi böyle ürkekler?..


Onunla vakit geçirmek çok güzeldi ama sürem azaldı..gitmem gerekiyordu zaten yağmur da iyice şiddetlenmeye başlamıştı..



Su yağdı suyun üstüne çitlerin üstüne çatıların üstüne varillerin içine ve taşlı yollara..yeşil daha da yeşil oldu iyice ıslanmaya başladım..tası çanağı toplayıp yola koyuldum..
Öyle bir keyif aldım ki..bıraksan günlerce değil haftalarca kalırım belki,belki de kalmam..şu küçücük zaman diliminde bile ya Rabbi ne çok güzellik vardı..


ve tüm bunlar sadece ondokuz dakika sürdü..



Allah'a emanet..
Gününüz güzel geçsin,hayırlı Cumalar..




O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

16 Aralık 2017 Cumartesi

Kırmızı Meyveli Dekorasyon ve Odun Sobam


Siyah gövdeli kırmızı meyveli çalının dallarıyla dekorasyon fikri güzel bir öneriydi ama uzadı uzadı ta nerelere kadar gitti..



Tatlı dostum sarı kızım..sen dedin ki;''O kırmızı meyveli çalıdan dallar kopar da evini süsle''...
Her gün önlerinden geçiyorum bunların ama artık bunu yapacak kadar bile aklım kalmadı desem yalan olmaz..dün eve girmeden önce aklıma geldi,bir kaç dal koparıp evi süslemek için çalılara yaklaştığımda daha evvel fark etmediğim bir şeyle karşılaştım..


Çalıların gövdelerinde kahverengi bir şeyler vardı..salyangoza benziyordu ama salyangoz değildi..


Mantar türü olsa gerek diye düşündüm,daha önce hiç görmedim ve dikkatimi çekti ve hoşuma gitti sonra bu mantarın dallara nasıl yapıştığını görünce içim bir garip oldu..

-Ya Sevgi..dedim kendi kendime..
-Çalıların bile dostu var bak,bir tek sen kaldın bir başına..
(garipliğin dip noktasındaydım belli ki :)))





Nasıl da azimle tutunmuştu dala..nasıl da bütünleşmiş onunla..küçük bir dal parçası kırarak bir tanesini içini görmek için düşürdüm..evet acımasız bir davranıştı doğru ama o anda içinin nasıl göründüğünü merak ettim..
Yere düşünce iç kısmının boş olduğunu gördüm..Ceviz kabuğuna benziyordu..yağmurdan dolayı da epey ıslanmıştı..parlıyordu gövdesi..

Kırmızı meyveli dallardan yoğun dikenlerine rağmen bir kaç adet kopardım eve getirdim..
Bir çay bardağı alıp dalları yerleştirdim..
Evet sarı kızım,haklıydın..
Evde çok güzel göründü bu kırmızı meyveler..dikenli dallarına rağmen güzel göründüler..


Demir döküm olan soba görünümlü mumluğumu yaktım ve küçük çay bardağını yanına koydum..mum yakmayı unutmadım..
Sobam yıla8lr evvel bir Yunan adasından alındı,hatırası vardı..sobaları çok severim..içimi ısıtır görsel olarak da yalnız olmadığımı hissettirir..
Bu görüntü karşısında eski evimde olan odun sobam için yazdığım şiiri hatırladım..

Sobam


Şiir yazma hüzün popüler değil dediler.
Ikibinli yıllar hüzün kaldırmaz dediler.
Kaldıramaz senin nar ağacını
Onun üzerindeki kuşları
Dalları arasından doğan güneşini
Kaldıramaz bu yıllar dediler..

Daha güzel olmak için haykıran dünyaya
-Ben çok çirkin oldum diyemezsin
Kalbimin dibine küller çöktü de
Rüzgar üfledi odam is koktu diyemezsin

Yanan ateşin alevleri günlerimi yaktı
O küllerin içinde o demir sobanın göbeğinde
Umutlarım vardı.
Camından alevleri izlerdim.
Kalbimin dumanına karışırken dumanı.
Isınıyordu yüreğimin elleri
Oysa..
Sıcak bir yanı kalmamıştı hayatın
Sobanın gövdesinden başka yoktu sıcaklığım.

Ve gittim..
Sobamın küllerini dahi temizlemeden gittim.
Gittim ve geriye kaldı hüznüm
Ve nar ağacım
Ve sobamın külleri
Ve üç yavrusunu bir gecede kaybetmiş kedim.
Ve yeri çimento rengine boyadığım merdivenim ve kireçli duvarlarım
Hepsini hepsini bir Kasım gakşamı
Maziye teslim ettim.

Oysa bilemedi anlayamadı dünya..
Sobam kadar
Kedim kadar
Kimse canımın yanışına ortak olmadı
Yanmadı
Anlamadı



Alevlerin bile dile geldiği,doğrudur.. 
Zikretmeyen hiç bir şey yok bu dünyada.. 
Dolayısıyla halimize şahit olmayan bir şey de yok..
SubhanAllah..


O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

25 Ekim 2017 Çarşamba

Sonbaharımsı Şeyler-Kışa Hazırlık



Okula yakın ormandan kareler.Her biri öyle dolu öyle renkli ki..onca fotoğraf çektim..ve mantarlar yine başrolü kaptı..
Sonbahar adımlarımın kısaldığı,ayaklarımın yavaşladığı mevsimdir.Hiç bir şeye acele etmediğim mevsim.


Demli bir mevsim sanki..demini almadan gitmesin istiyorum.Çocuklarla yürüdük biraz..Bahar kızım tepeciklere tırmandı,Zeynep kuzusu ise evden her çıkışta mutlaka yanına aldığı çantası ile boğuştu durdu.



Bir türlü omuzuna oturtup taşıyamadı sonunda çantaları montları yine ben taşıdım..
Yapraklar sırılsıklamdı,hava yumuşak.Tam kahve veya çay içmelik yerler çıktı karşıma,yine..
Doğa bile ''insanın bir dostu olmalı''haykırır gibi hissettim.
Haykıra dursun dostum çok uzaklarda..ama doğa hep yanımda bu yüzden onunla dostluk ederim..



Havalar yavaş yavaş değişiyor ama şunu fark ettim ki ilk kez bu sene sonbahar mevsimi uzun sürüyor.Arada bir hava soğusa da genel olarak yürüyüşe çıkmalık,keyfini çıkarmalık zamanlar sunuyor.



Fotoğraf çekmek için en güzel zaman.Ama fotoğraf çekmek için de daha geniş zamanlarım olsun istiyorum.Tüm fotoğraflar kaşla göz arası.Bazen bir güzelliğe dalarım,fotoğrafını çekmeden geçip giderim.



Geçen gün yağmur yağmıştı bir de rüzgar esiyor ki deli.Kahvemi alıp nehrin kenarına gittim.Yağrmula birlikte yapraklar da pıtır pıtır dökülmeye başladı.
Düşen yaprakların altında durasım var yağmurda ıslanasım var desem de arabanın sıcaklığı ile yetindim.Rüzgar pek şefkatli değildi :)




Nedir bu sonbaharın yaşattığı bilmem.Haftaya saatler değişecek ve gün kısalacak bu da bu güzel mevsimin fotoğraflarını çekmek için daha az zaman ve ışık demek oluyor.Vakit daralıyor.
Kış kapıda..komşular sobalarını temizletiyor.Eski evler hala gaz ile ısınıyor.Bu kışa hazırlık telaşını izlemek de keyifli..battanıyeleri geçen ay yıkamıştı hanımlar,eminim turşular da bastırılmıştır.Bende kışlık hazırlık yok.

Ama fotoğraf çok.
Bu da benim kışa hazırlığım olsun :)

Güzel bir gün dilerim..


O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

Yemek Bloguma Davetlisiniz

YUKARI