Hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ağustos 2021 Pazar

Kışlık Domates Sosu


Bir şeyler ile meşgul olurken evde ya Halis Aydemir hocanın sesi duyulur ya da Sinan Canan'hocanın, maneviyatıma katkı için Halis hocayı,beynime malzeme olması içinse Sinan Canan hocayı dinlemeyi seviyorum.Hangi sohbetinde geçtiğini hatırlamıyorum ama şöyle bir şeyler söylemişti Sinan hoca:


Kendi gündemi olmayan ve kendi programı doğrultusunda gününü planlamayan kişileri yönlendirmek daha kolay(!)

Konu son iki yıldır insanları maddi manevi allak bullak eden virüstü yanlış hatırlamıyorum ve bu pandemi süresince insanlar üzerindeki bilgi kirliliği ve toplumdaki etkisinden bahsediliyordu ama benim aklım tam da bu söze takıldı.
Benim kendi gündemim var mıydı acaba?
Gece yatmadan evvel sonraki gün bana biraz heyecan katacak üretmeme neden olacak oluşturulan algı dolu toksik gündemden bir nebze bile olsa uzaklaştıracak bir gündemim var mıydı acaba?
Tabii ki yoktu!

HERKES MUTSUZ MU?

Gündemim genelde hep acı hep kaygı hep felaketler!..koca dünyadan neşe üretmenin getirdiği mutluluk sayısını bilmediğim hobiler bir anda yok oldu sanki ama şunu söylemeden geçmeyeceğim bu durum Türkiye'de inanılmaz derecede ÇOK FAZLA!..bir çok blog takip ediyorum bir çok Youtuber'in hayatından iyi kötü haberim oluyor evet onlar da bu dünyada yaşayan insanlar ama ne üretmeleri durdu ne de gündemden dolayı depresyona sürüklendiler gerçek bu...çok güzel,bu durumda benim beynim dışarıdan gelecek olan malzemeyi alıp gün boyunca çalıştırmaya çamaşır makinesi gibi çevirip durmaya ve algımın onların istediği yönde oluşmasına olmuyor mu?.

BANA NE YAPMAYA ÇALIŞIYORSUNUZ?

Benim için önemli olan şeyler gölgede kaldı,beni dolduran mutlu eden geliştiren her şey sıfırlanmaya odaklı sanki,buna da izin veren kapıyı açıp içeriye buyur eden benim..faydası az zararı doğruluk payı tartılışır ve şüpheli olan malzeme ile saldıran haberler/sosyal medya vs tarafından seçmediğim tartmadığım yalan/yanlış olduğunu bile tam olarak kestiremediğim hazır malzeme veriliyordu..
Elimde olmadan çocukluğumdaki yıllarla karşılaştırırım yaşadıklarımı daima bu sefer de öyle oldu.Eskiden insanların bir gündemi vardı ne bileyim mevsimlerden yaz ise tarla bahçe işleri ile meşgul olurdu insanlar kış mevsimi ise daha başka uğraşları olurdu  ama sürekli bir meşguliyetleri bir gündemleri vardı ve toprağa da çok yakın hatta geçimleri toprağa baplı insanlardı bunlar.
Şimdilerde çekilmez bir hal alan internet ve özellikle sosyal medya ile televizyon insanların ruh halini bozmak,algı oluşturmak kıyamet tellallığı yapmak dışında hiç bir işe yaramaz oldu..

Konu meşguliyet ise ve Rabbimiz de bizlere:

Bismillahirrahmanirrahim

“Bir işi bitirince diğerine koyul.” (İnşirâh Suresi, 7.ayet) buyurduysa o halde bizim daha yeni gün doğmadan bir gün öncesinden bir gündemimiz bir planımızın olmasını elzem kılıyor.
Bizim için iyi olanı birilerinin tavsiyeleri değil bizim tecrübelerimiz belirlemeli durum böyleyken biz de bu şekilde günümüze bizi mutlu edecek üretmeye sevk edecek bir şeyler bulmak zorundayız..
Konu domates sosuydu biliyorum ama bu yazdıklarımın da önemli olduğunu düşünüyorum zira çevremden sık sık duymaya başladığım şikayetlerin başını kaygı çekmeye başladı ve gitgide de büyüyerek canvarlaşmakta.
Bu canavar bizi yiyip yutmadan küçücük bile olsa her gün bizi mutlu eden üretebileceğimiz bir şeyler bulmak gerek..
Evet sevgili dostlar,insanoğlunu en en en iyi yaratıcısı bilir,kullanım kılavuzu Onun elindedir,emirlerine bir de bu gözle bakalım,bir işimiz bitince boş kalmamaya özen gösterelim böylece insanlığımızı en azından küçük eylemlerde bulunarak hatırlayalım.
Havalar iyiden iyiye serinlemeye başladı manzaralar değişmeye başladı artık geceler daha da serin gündüzleri ise öğle vakti dışında yoğun sıcaklardan uzak geçmeye başladı elhamdülillah..


Patatesli pişiler için hamur yoğrumuştum,patatesler kaynamaya bırakıldı,ikinci kahve pişirildi yan tarafıma alındı şimdide sırada ARTIK kışlık domates sos tarifininde.

Pazardan alınan salça domateslerini daha fazla bekletmeden kolları sıvadım.Geçen yıl hem burada (Yunanistan) hem de Türkiye'de domateslerin pek iyi olmadığı bir seneydi,tanıdıklarım bundan şikayet etmişti de aklımda yer etmişti ancak bu sene kime sorsam domateslerin çok güzel büyüdüğünü renk ve koku bakımından çok güzel olduğunu mutlulukla dile getiriyordu.

Hem fiyatı çok uyguken (1kg 70cent) hem de tam zamanıyken biraz kışlık domates sosu yapmak istedim.

Buyrun tarife.

MALZEMELER

4kg domates

3 adet acı biber

3 adet kırmızı kapya biber

4 diş sarımsak

1 çay bardağı zeytinyağı

1 çorba kaşığı tuz


YAPILIŞI

  • Domatesler gelişigüzel doğranıp derin bir tencereye alınır.
  • Kaynamaya başlamadan biraz su bırakıp tencerenin dibi tutmaması için hafifçe ezip biraz suyunu çıkaralım.
  • Ardından acı ve kırmızı biberleri 4 diş sarımsağı da yine gelişigüzel doğrayarak domateslerimize ekleyelim.
  • Tenceremiz kapağı ile tamamen kapatmadan domates ve biberler yumuşayıncaya dek kaynatalım.
  • Tencereyi ateşten alarak el blenderi ile domateslerimizi çekelim.
  • Bu aşamada geriye kalan malzemelerimizi de eklemenin zamanı gelmiş oluyor.
  • Zeytinyağı sarımsak tuzumuz da eklendikten sonra bir kaç taşım daha sürekli karıştırarak orta ateşte bir müddet daha pişirelim.
  • Kavanozlarımız temiz ve kuru olmalı.
  • Bir cezve yardımı ile sosumuzu kavanozlara alalım.
  • Domateslerimiz hazır olunca kavanozları doldurup ters çevirelim.
  • Bu şekilde bir gün bekletip karanlık ve mümkünse serin bir yerde bekletelim.

RAF ÖMRÜ

Bu domates sosunu açtıktan sonra 1 haftaya yakın kullanabilirsiniz ekşime veya asitlenme diye bir şey söz konusu olmuyor.

Karanlık ve serin bir yerde muhafaza etmeniz ömrüne ömür katacaktır bunu da mutlaka ekleyeyim istedim.

Harika bir tadı oluyor bu sosun,pizzalara eklenebilir şipşak menemen yapılabilir bir kaç malzeme daha ekleyerek nefis makarna sosu yapılabilir,hazır salçanın miktarı azaltılıp yemeklerin hem bir tık daha lezzetli hem biraz daha hafif olmasını sağlayabilirsiniz.

Mutfakta domates olmazsa olmazım diyenler için harika bir tarif.Ben bir posta yaptım elimdeki kavanozlar miktarına göre biraz daha kavanoz temin edip bir posta daha yapmayı düşünüyorum..

Yapacak olanlara kolaylıklar dilerim..

Giderayak da Anne with an E dizisindeki bir sözü not etmiştim mutfak dolaplarıma şuracığa bırakıyorum.Sözün güzelliği umut verici biz de umuda hasret kaldık.

Yaz sebze ve meyvelerinden olabildiğince nasiplenemediğim doğrudur,pazar ve annemin bahçesi envai çeşit nimetlerle dolu dilerim ki daha fazlasını da yaparım,yapalım bir şeyler az veya çok imkanımız doğrultusunda bir şeyler üretelim canlarım yoksa bu gündem bizi yok edecek demedi demeyin :)

Rabbim afiyetle tüketmeyi nasip etsin.Uzuun bir post oldu epey emek vermişim lütfeeen siz de bir kaç satır yazarak yorumlarınız ve düşüncelerinizle zenginleştirin burayı canlarım.

Sevgilerimle :)


O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

16 Nisan 2020 Perşembe

Virüs Hayatımda Neleri Değiştirdi - 16 Gün/16 Yazı #1


Harika bir etkinlikle blog alemini tekrar havalandıran Ezgi'ye ve ona bu uğurda destek ve yardımcı olan herkesin aklını seveyim!..
Yeni bir meydan okumamız var a dostlar,gerçi son zamanlarda blog alemi bayağı bir ısınmıştı,yayınlar daha sıklıkla görünür oldu ancak kim nerede nasıl geçiriyor bu günleri takip etmek epey zordu..
Bu etkinlik vesilesiyle (konulardan yola çıkarak)sanıyorum ki bir çoğumuz bu dönemdeki kendimizin bir haritasını çıkartacağız...
Neşeli düşündürücü ve bol bol eğlenceli olmasını diliyorum,meydan okumanın başını tabii ki tanıtım yazısı çekiyor,blogumda kendim ile ilgili bir yazı HAKKIMDA sayfasında mevcut okumak isteyen hemen ışınlansın! :)

İlk Gün İlk Konu

1 . Belki aramıza yeni katılanlar vardır ya da olacaktır. Önce birbirimizi tanıyalım.
 ilgili yazı hakkımda kısmında dostlar.
Karantina döneminden önce neredeydin nasıl bir yaşam şeklin vardı, şimdi neredesin ne yapıyorsun, günlerini nasıl geçiriyorsun, neler değişti hayatında bu süreçte?

Karantinadan önceki hayatım ile şimdiki hayatım arasında aslında pek bir fark göremiyorum sadece şu var ki ve benim açımdan epey sevindirici bir şey oldu,insanların kendilerine kalma ve daha fazla düşünme imkanı doğduğunu görüyorum.

Ev hanımıyım ben ancak bir çok hobim olduğundan karantinadan evvel/sonra yaptıklarım hiç değişmedi diyebilirim,yine eskisi gibi gözlemciyim yine eskisi gibi doğa ile iç içeyim yine eskisi gibi blog yazmaya çalışıyorum okumaya çalışıyorum ve yıllardır devam eden kendimi ve hayatı anlamaya kolaylaştırmaya ve daha anlamlı kılma gayretimi sürdürüyorum.

Gündelik hayatımızda da fazla bir şey değişmedi,temizlik ve hijyen kurallarını artırmak dışında.

Son bir kaç yıldır tüketilen gıdaların temizliğine,evimizde kullanılan tüm ürünlerin olabildiğince daha doğal veya zararsız olmamalarına zaten yüksek bir önem veriyordum,alışveriş merkezlerini gezmek veya alışveriş ile pek ilgili olmadığım için işletmelerin kapanması pek rahatsız etmedi,çocukların okulları ve evin dışındaki sosyal hayatlarının minimuma inmesi dışında pek bir değişiklik yok ha şu olabilir,işim artmış olabilir yalnız,çocuklara daha fazla anlayış ve ilgi ile yaklaşma için de gayret ediyorum.Dostlarım yıllardır uzakta başka şehir veya ülkelerde yaşadıklarından iletişimimiz ve muhabbetimiz hep telefon yardımıyla oldu dolayısıyla bu anlamda da bir değişiklik yok ama komşularımla çat kapı kahve içmeyi özledim diyebilirim :)

Farkında olmadan sanki bu günlere yıllar evvel bir düzen kurmuş gibi hissediyorum,zorluk çekmemem ondan olsa gerek..
Tüketimi azaltalı yıllar oldu,daha duyarlı bir tüketici olmanın meyvelerini şimdi topluyorum desem yeridir.
Son zamanlarda gerek gıda gerek bir çok senaryoların uçuştuğunu görüyoruz,her halükarda elimizdekilerin zaten yeterli olduğunu anlamanın ve bunu çevremde de görmenin mutluluğu içindeyim..

Kalbimin en derin bir yerinde bu zor dönemin ardından insanların daha duyarlı ve daha az tüketme alışkanlığını kazanmış olarak daha iyi bilinçli bir toplum olmarak dünyadaki hayatımızı sürdürmeyi şiddetle arzuluyor..
Var olan zaten yeterli bu güne dek bizim olamayanlar zaten bu güne kadar elimizde değildi bu da demek oluyor ki bir şeylere sahip olarak mutlu olunmuyor,yeni alınan bir şeylerin öncesinde de bir hayatımız vardı ve olmaya da gayet sıkıntısız bir şekilde devam edebilir.
Herşeye sahip olmak diye bir zorunluluk yok.
Reklamların etkisidir :)


Sevgiyle ve umutla ayrılmadan evvel katılan herkesi tebrik ediyorum takip etmeye okumaya gayret edeceğimi de bilmelerini istiyorum..
Sanırım meydan okumanın 2'nci günündeyiz hemen bir sonraki konuya geçiyorum.

Allah'a emanet olun.


O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

16 Nisan 2019 Salı

Umudu Uçurtma Gibi Sıkıca Tutmak Gerek


Sıkıca tutulması gereken şeyler vardır dünyada,umut bunlardan biridir.
Bir uçurtma gibidir bana göre umut,ipi ince rüzgâra muhtaç.
Son günlerde okuduğum gördüğüm tüm gelişmelerin verdiği bir tek mesajı var.
Dünya asla barış içinde olmayacak buna rağmen umudun daima canlı tutulması için çaba sarf etmek gerek..
Başka türlü yaşanırı yoktur bu dünyanın..
Uçurtmayı yüksekte tutmaya çalışırken ellerimizi kesecek olan ipi de unutmamak gibi bir şey..


İlkbahar geldi,önümüz Ramazan ötesi Bayram sonrası yaz tatili derken epey zamanımız var gibi görünüyor ama anlar..anlar bir şekilde hayatımıza renklerini yansıtmaları gerek çünkü renkler de umut katar insana..


Uçurtma uçurtmanın insana neler öğreteceğine şahit olduk bir kaç gün evvel..bir hedefe ulaşmanın güçlüğü ile beraber hissedilen başarı duygusu..ve tabii ki ayakta tutabilmek için gösterilen özen ve emek..hepsi bir uçurtma ile öğrenildi..


Elimizin değdiği herşey bambaşka bir hal alır..insan elinin dokunduğu herşeyde bir sır gizli..nasıl ifade edeyim ki..






Çirkinlik güzelliği yansıtır,yokluk varlığı,güçlük kolaylığı ve böyle sürer gider hayat..incelikler ve hikmetler arasında..
Her gülün dikeni her dikenin bir gülü olduğu gibi örnek misal..
Bir yerde güzellik varsa başka bir yerde acı vardır demek.
Bir yerde güneş parlıyorsa başka bir yerde zifiri karanlık hakimdir demek..
Anlarsan,çözmüşsün demek..



O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

24 Eylül 2018 Pazartesi

Dün,ben..


Dün,ben uzunca bir yola çıktım..
Allah güzel manzaralar ve gözümü hoş eden görüntüler dışında sevdiğim insanlarla da vakit geçirip konuşmayı,hasbihal etmeyi,dert anlatıp dert dinlemeyi nasip etti..
Dert dinlemek veya dert anlatmak hiç nasip olur mu?..demeyin..

Günümüzde,dert dinlemek de anlatmak da değil nasip,büyük bir nimettir,lütuftur..
Hepimiz,kendine bir dünya kurup içine girip oynuyor artık..nasıl arzu edersek o şekil sergiliyoruz yaşantımızı..ve ne acıdır ki artık insan dertli olmayı nerdeyse kötü bir hastalıkmış gibi gizlemeye çalışıyor..açamıyor içini,gösteremiyor acısını..paylaşamıyor derdini,duman dolu gönlünde hiç bir pencere açılıp hava,nefes,oksijen alamıyor..
Bir lanet gibi görünüyor artık dert bize ve dertli insan yanına yaklaşılmayan biri gibi yansıtılıyor..
Enerji emici,kötümser,olumsuzluk taşıyan,itici biri olarak izole ediliyor.
Oysa herkesin bir derdi bir kederi var..böyle olmak zorunda çünkü hayat imtihan.
Dünyaya eğlenmeye geldiğimizi sanıyoruz bazen,koşuyoruz dünyanın peşinden.
Bir şeyleri düzenli tutmak,eksik bırakmamak,yetişmek için çırpınıyorum çoğu zaman..çevreden aldığım mesajlar ve belki de benim de verdiğim mesajlar da aynı içeriğe sahiptir bilemiyorum..
Dert yok keder yok imtihan yok,gibi yaşamanın ne denli yapay ve gerçek dışı olduğunu bir kez daha anladım ben,dün..
Çocukların üzerine ne kadar titrersem titreyeyim,onlara verebildiğim herşeyi versem bile,çocukların bir gün kolayca evimin kapısından çıkabileceğini,başka bir hayat tercih edelilceklerini,ardından beni ben kadar düşünemeyeceklerini anladım dün,ben..
Herkesin istisnasız herkesin her yaşta bir uğraşı olması gerektiğini anladım dün,ben..
Dün ben,hayat arkadaşımın veya eşimin benim için ne kadar kıymetli olduğunu anladım,birlikte çıktığımız bu yolun belki sonlarına doğru tekrar ilk adımlarımızda olduğu gibi başbaşa ve yalnız kalacağımızı anladım..


Dün,hiç ummadığım yerde hiç ummadığım bitkiler gördüm..duvar boyunca uzamış sarmaşıklar,koyu yeşil renkte ihtişamlı duruşuyla bir giriş kapısını süsleyen bitkiler gördüm..
Dün,ben bu bitkilerden evimde de ekip yetiştirmek için biri köklü diğerleri köksüz fidanlar aldım..


Dün,ben çok güzel bulutlar gördüm..
Bulutların altında otlayan inekler,bulutların altında dönüp duran enerji değirmenlerini gördüm.
İnsan,isterse,boyundan çok çok büyük işler başarabileceğini gördüm..





Dün,ben..hayatın tıpkı hava gibi değişken ve şaşırtıcı olacağını anladım..bazen kararacağını,bazen açacağını,buna rağmen ineklerin otlamaya devam edeceğini,hayatın süreceğini,ben olmasan bile bu düzenin akıp gideceğini,bir şekilde hayatın içindeki yerimi,çapımı ağırlığımı değerimi veya değersizliğimi anladım ve dün ben tüm bunları bir kaç saatte tattığım,anladığım ve yaşadığım için kendimi çok,çok dolu ve zengin hissettim..


O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

8 Eylül 2018 Cumartesi

Veteriner Ziyareti



Serin bir Eylül gününden herkese merhaba ki öyle serin ki bunları yazarken bile parmaklarımın dondugunu hissediyorum.
Demir Eksikliği başlığı altında dile getirdiğim sıkıntıma destek ilgi ve geçmiş olsun yorumlarınıza epey duygulandığımı söylemeden edemeyeceğim,hepinize tekrar tekrar buradan da teşekkür etmek istiyorum tüm önerileri de dikkate aldım içiniz rahat olsun Allah sizden razı olsun.
Seviliyorsunuz.
Bir günde iyice serinledi hava hoşuma giden bir gelişme,yağmurları bekliyorum şimdi yere düşecek olan yaprakları ağaçların gövdelerinde bitecek olan çeşit çeşit mantarları.
Parmaklarım gerçekten donmuş olmalı ki kısa kesip yazmak geçiyor aklımdan.



Kemal ilk kez veterinere gitti bugün parazit için bir ilaç verdi doktor haftaya da aşı olacağını söyledi ardından senede bir kez kontrol amaclı götürülecek.
Kaydı yapıldı artık resmi olarak bu tatlı canlı bizim evimizde yaşadığına dair bir bildirge sahibi oldu hayırlı olsun.
Doktor çok sakindi,dokunuşları yavaş ve kaygısız kedimizin durmayacağını sanmıştım,evde bütün gün kıpır kıpır çünkü ancak hiç de öyle olmadı.
Yumuşak bir sesle konuştu önce kokusunu almasına izin verdi sonra yavaşça karnını elleriyle kontrol etti ardından gözlerine baktı en son da dişlerine.
Sakinliğini koruyarak yaptı bunları,kedi yerinden kıpırdamadı,bebek kontrolleri de böyle yapılır,inanılmaz bir sakınlık sergileyerek bebekleri rahatlatırlar.
Ses tonlarını da ona gore yumuşatıp kontrolün sorunsuz geçmesini sağlıyorlar.



Doktordan çıktığımızda güneş pırıl pırıldı sepeti arabaya koyduk arabanın park edildiği sokağın sağ tarafında güzel bahçeli bir ev vardı bahçesinde orta yaşlı bir çift adamın saçları beyaz ama vücudu dinç ve sağlıklı görünüyordu,kadının saçları kısa ve kızıla boyanmıştı kucağında bir bebek vardı başka biriyle ayaküstü sohbet ediyorlardı sohbet ettikleri kişi bahçe kapısında evin dışındaydı sohbetler böyle yapılır genelde burada içeriye davet etme alışkanlıkları yoktur,saatlerce bu şekilde sohbet etmeye razı olunur ama içeriye davet edilmez.bu anın içine kaptırdım kendimi,hayat güzeldi bebek sakindi kedimiz sepetteydi sonbahar güneşi heryeri aydınlatmıştı,sokak bitkileri bakımlı biçilmiş ve sulanmıştı,kaldırımlar yeni süpürülmüş az ileride bir kaç tane şirin İtalyan restorantı vardı,masaları henüz boştu ve tam o an içindeyken birden gezegenimizin çok başka bir yerine ışınlanmış gibi oldum gördüğüm mazralara başka manzaralar ile değişti aniden.

Açlıktan ağlayan çocuklar,başlarına bombalar atılan şehirler,toz duman içinde kalmış şehir meydanları,bir okulda öğrencilerin korku dolu çığlıkları.. dünyanın başka yerlerindeki acı zulüm ölüm ayrılık ve gözyaşı bu sakin ve bakımlı sokağa yansımıyor ulaşmıyordu..
Bombaların kokusu gelmiyordu,açlıktan ağlayan bebekleri sesigelmiyordu..

Hayat böylesine enteresandı ve acımasız ve adaletsizdi dünya,hepsine saydım sonra toparlandım,Allah'ın kader ve düzeni dedim,aşağıdaki ayeti hatırladım:

Bakara suresi 30. ayet meali:

“Düşün o zamanı ki, Rabbin melaikeye hitaben ’Ben yerde bir halifeyi yaratacağım’ dedi. 
Melaike de ’Yerde fesat yapacak, kan dökecek kimseleri mi yaratacaksın? 
Halbuki biz, hamdinle Seni tesbih ve takdis ediyoruz’ dediler. 
Rabbin de ’Sizin bilmediğinizi Ben biliyorum’ diye onlara cevap verdi.”

Mutlaka ve şüphesiz Rabbimiz bizim bilmediklerimizi bilmektedir,küçücük beynimiz bir incir çekirdeğini dolduramayan ilmimizle,meleklerin bile tam olarak belki bilemediği veya bildirilmediği şeyleri nasıl anlarız,biz anlamaktan yoksun ve aciziz insan yine de zaman zaman böyle düşünebiliyor işte..
Kemal ile parktayız şu anda,kızların camiiden çıkıp gelmesini bekliyoruz üşüyor olmalı,rüzgar esiyor hafif hafif..



Kızlar gelince salıncaklara binip sallandık hayat böyle de mutlu edebiliyordu işte insanı,hayat çok sıradan dediğimiz şeylerdi aslında ta kendisiydi hayat böyle sıradanlıklardan ibaretti işte,sıradan dediklerimiz birine nimet birine hayal gelirdi elbette,okullardaki öğrenciler için nimet sayılırdı,yavrusunu doyuramayan anne için nimet sayılırdı ama bizim için sıradandı,nimetleri sıradanlaştırdığımız için de mutsuzluk içinde yaşıyoruz memnun değiliz,olamıyoruz..

Belki de kafamıza bir bomba düşmeli arada bir şöyle senede bir mesela ki pırıl pırıl güneşin değerini tertemiz gökyüzünün kıymetini çocuklarımızla geçirdiğimiz zamanın nimet olduğunun farkına varalım.
Belki diyorum..ama hayat gerçekten enteresandı.
Hayat gerçekten çok enteresandı bugün..

Şimdi de ilacını verdim,yorulmuş olmalı.
Her hali yorgunum diyor.
Yorgunum,yatıp uyuyacağım halim yok keyfim yok bugün uyumak istiyorum ve yorgunum🙃..


O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

10 Nisan 2018 Salı

Tasarladığım Kartlar Evimin Duvarlarında


-Bak,bunu ben yaptım!..demek bir insanı ne denli mutlu ediyorsa işte o derece mutlu oldum..
Baktıkça da mutlu oluyorum.
Bir şeyler ürettim ve o ürettiklerime evimde yer verdim.
Daha ne olsun..


Kartları gerçek boyutunda görmek ve indirmek için:

Üç adet pano tasarımı yapmıştım ikisini çerçeve içine alıp duvarıma astım..benzer çerçeve bulamadığım için kartlardan birini basıp asamadım..
Kendi duvarına asmak isteyenler yukarıdaki linklere tıklayıp direk panolara veya ilgili yayına buradan erişip dosyaları indirebilirler.


İlk fotoğraftaki metal çerçeve içinde yer alan Hayat Üzme İnsanları kartımı aslında Deep için hazırlamış bu haliyle de göndermiştim kendisine.
Ama alıcı evde olmayınca paket postanede beklemiş ve nihayet bana geri gönderilmişti,paket perişan olmuştu çerçevenin içindeki cam kırılmış vaziyette paketten eser kalmadan bana geri gelmişti üstelik.
Kendisine tekrar göndermek isterdim ama yine benzer bir durum olur diye vazgeçtim anvak mutlaka başka bir yolunu bulup kendisine göndereceğim..

Bu camsız haliyle bile ve sevdiğim bir dost için hazırlanmış oluşu düşüncesi beni mutlu ettiği için evimde olsun istedim.

Üretmek,ürettiğine bakmak çok güzel bir duygu bu yüzden kusursuz olması önemli değil önemli olan sizin elinizden çıkmış olmasıdır,mutlaka bir şeyleri üretmeyi ihmal etmeyin..

Sevgiyle kalın..



O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

15 Aralık 2017 Cuma

Cuma Kartı:Hayat Üzme İnsanları-Bu Kimin Sözü?


Hayat bak!
Dur sen biraz ya da tamam; ya sen devam et ama bir izin ver, sürekli üstüme gelme. Her gün bir şey çıkarma, bir normal ol, aklını başına topla. Bak sen devam et ben şurada ineyim. Daha doğrusu; hemen şu anda bir uyuyayım, sen yavaşladığında uyanırım.


Hayat üzme insanları...demişti bir gün yukarıdaki satırların yazarı..sade ama öylesine derin bir sözdü bu..

Hayat üzme insanları..yapacak daha bir çok şeyimiz var..

Sevgili Deep,senin hakkında ne yazsam..kalbinin hep iyi ve güzel yanlarını ruhunun hep gülümseyen ve gülümseten tarafınla aramızdasın..iyi ki varsın..

Sana sözüm vardı,biliyorsun..bir çok kez denedim bir çok kart tasarladım ama hiç biri seni yansıtacak şekilde olmamıştı..

Ama bugün,oldu..

Bir çok şey hakkında yazabilirim de,vefa hakkında dilim tutulur..desteğin katkın varlığın için bir teşekkür etmiş olayım en samimi teşekkürlerini içersin..

İyi ki varsın..

Beğendin mi?


Kartı orjinal boyutta görmek veya indirmek için:

HAYAT UZME INSANLARI






UYARI:Tasarım tamamen bana aittir,gelir elde etme amaçlı kullanıldığı takdirde hakkım helal değildir.

Kişisel kullanım dışında hiç bir yerde kullanılamaz.

O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

Yemek Bloguma Davetlisiniz

YUKARI