Ağaçlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ağaçlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ağaçlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ağaçlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mayıs 2020 Perşembe

Lale Ağacı & Google Resimli Arama Özelliği


Çevremize karşı ne kadar kör olabiliyoruz bazen,son beş yıldır sık sık gittiğim parkın tam göbeğinde kocaman lale ağacı varmış da fark altından geçmeme rağmen etmediğimde anladım bu körlüğü..
Ve hatta lalenin ağaç olarak bir türü olduğunu bile bilmiyordum ki ben,bu sabaha dek :)

Belki de daha evvel böylesine açmış halini görmediğimden kaynaklı olabilir ama yine de garipsedim kendimi,nasıl olurdu da ben bu güzel ağacı bu harika çiçeklerini daha evvel fark edememişim?..
Dolu dolu çiçekleri dikkatimi zaten..bildiğin ağaç üzerine kondurulmuş lale gibi bir ağaç..
Ağaç işte..Lale ağacı..


En ihtişamlı en cazibeli haliyle karşıma çıktı bugün..
Ama parktayken bunun ne olduğunu anlamak epey zor tabii ki..
Dolayısıyla Google'ın resimli arama özelliğini kullanarak gördüğüm ağacın hangi ağaç olduğunu öğrenmiş oldum,çevremdeki bitki ve ağaçları genelde bu özelliği kullanarak tanıdım..kuşlar için de aynı yöntemi kullanıyorum ve tavsiye de edebilirim..
Resimli arama özelliğinden çok çevrenizdeki bitkilere daha dikkatlı bakmanızı öneriyorum,benim gibi günün birinde şaşırıp kalmayın..


Nasıl güzel ama değil mi?
Sizin bu ağaçtan haberiniz var mıydı?..
Düşüncelerinizi merak ediyorum :)





O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

30 Aralık 2017 Cumartesi

Doğa Alemi



Bazen güzellikler karşında durmasına rağmen fark edemeyebiliyor insan..bu günlerde hava soğuk olduğundan örneğin çevremdeki güzellikleri soğuktan bir an evvel kurtulmak için eve girme telaşımdan dolayı fark edilmiyor..

Her zaman doğaya bakmak için bir kaç dakikalığına bile olsa zaman ayırırım..bu,benim doğa ile olan bağımı güçlendiriyor sanki,gökyüzüne günde en az bir kere dalıp dalıp bakmak gibi..
Gökyüzüne bakmadığımı fark ettiğim günün birinde kendimi nasıl olur da hayata böyle çok kaptırdığıma şaşarım..

Soğuk her ne kadar beni evin içine içine itse de bazı şeyler dışarıya çıkmam için çok iyi bir neden olabiliyor..
Fotoğraf çekmenin üzerimdeki etkisine bir kez daha şahit oldum dün..
Kısa bir zaman diliminde bir kaç güzellik karşısında,onlara biraz daha yaklaşarak onalrın güzelliğini fark ederek günümün rengini değiştirdi..


Boncuk boncuk bir salkım..üstelik eflatun renginde..öylece duruyordu..ama yakından bakınca pırıl pırıl ve naif..


Aralık ayında açacak kadar güçlü bir o kadar da naif bir ağaç..ne olduğunu bilmiyorum ama öyle güzeldi ki tomurcukları..


Ç,çekler yumuk yumuk..biraz beyaz biraz pembe biraz kırmızı.


Doğa varken ve insan onu fark ederken nasıl mutsuz olabilir?..doğaya yaklaşmak kendi ruhuma yaklaşmak gibi bir şey..


Fotoğraf çekmek için en güzel detayını en güzel açışını arama esnasında ise bambaşka bir alemdeymişim gibi hissediyorum..


Herkesin gözü önünde olduğu..


Ama çok az kişinin bir adım atıp ona yaklaşarak kendini bu aleme teslim ettiği bir alem..



O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

9 Aralık 2017 Cumartesi

Orman


Dünya kelâmı ile tarif edilemeyecek yerlere gitmeli bazen insan.
Ormana
Mezarlığa
ve benzeri yerlere.
Kendisinden daha yüce daha ihtişamlı daha inanılmaz ve mütevazi varlıkların ve durumların mevcut olduğu yerlere gitmeli.
Bunların hakimiyeti altında kendini küçücük hissetmeli.Ezilmeli.
Tarifsiz kalmalı dilindeki sözlüğün kelimeleri
Her biri anlam kaldıramayacak kadar yetersiz kalmalı.
Utanmalı bazen insan taşıdığı kibirden.
Bazen susmak lazım.
Susmak için bir yerlerde olmak lazım..











O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

11 Ekim 2017 Çarşamba

Sonbaharımsı Şeyler:Mantarlar-1


Mantarlara karşı özel bir sempati duymaktayım.
Karşıma çıktıkları zamanlarda da pek mutlu olurum.
Geçen Pazar günü küçük bir kasabada yaşamanın dezavantajı olarak bir yerlere gidememe gibi durumlar yaşanabiliyor özellikle hava iyi değilse ne bir sinema ne tiyartro ne de başkabir etkinliğe katılabiliyoruz haliyle de her zaman yanımızda bulunan orman ve yürüyüş yollarına gideriz...

İnsanalrın çoğu da bu sebepten dolayı bazen mecbur kaldıkları için bile dışarıya çıkıp doğa dışında veya doğa içinde yapacak bir şeyler bulmak zorunda kalıyorlar :)

İyi mi kötü mü bilmem..
Geçen hafta çocukları alıp hafif bulutlu ve öğleye doğru genelde açılan havanın moduna ayak uydurarak yürümeye çıktık.

Kahvelerimizi aldık yola koyulduk zaten iki adımlık yerdir ormanlık alan,arabadan iner inmez hafif bir yağmura tutulduk.
Ağaçların altında dolaşırken yağmurdan etkilenmek pek mümkün olmuyor ama şu var ki bazen hafif bir yel bile sizi ıslatabiliyor :)

Olsundu..

Geri dönemezdik...

İyi ki de dönmedik..karşımıza bu nemli ve ıslak hava ile çoşan kocaman bir mantar cumhuriyeti çıktı resmen..çocuklar her birine hayran hayran baktı,ben şahsen,bayıldım!

MANTAR CUMHURİYETİ

Aşağıda yer alan tüm fotoğraflar bir tek ağaç kökünün gövdesinde yaşayan mantarlardan ibarettir.
Evet,sadece bir ağaç kökü üzerinde bile başka bir alem başka dünyalar yaşamaktadır..


Artık hayattan pek bir ümidi kalmamış olan bu ağaç kökünün üerinde başka yaşamlar mevcut..mantarlar öyle bir güzellik sergiliyor ki insan düşünmeden edemiyor:Nasıl olur da Allah küçücük bir alanda bile muhteşem sanatını böylesine kusursuz ve mükemmel bir uyum ile yaratıyor..

Allah işleri mükemmel..Subhanalla..ve doğa kesinlikle ama kesinlikle çöp diye bir şey üretmez..o bizim işimiz ne yazık ki..













MANTAR FOTOĞRAFLARINA DOYMAK ADINA,DEVAM..




Rabbimiz Rum suresi 41'nci ayeti kerimesinde:“İnsanların kendi işledikleri (kötülükler) yüzünden karada ve denizde bozulma ortaya çıktı. Pişman olmaları için Allah, yaptıklarının bazı (kötü) sonuçlarını onlara tattıracaktır.”buyurmuştur..

Bu yaşatılacak olan pişmanlık elbette ki dünyada meydana gelecektir..anlaşılan o ki,insanlar bir çok şeyin dengesini bozup layıkıyla koruyamadıkları için bu davranışın sonuçlarına katlanmak zorunda kalacaktır..


Peygamber Efendimiz bir hadisi şerifte şöyle buyuruyor:

“Allah’ın ölçülerine, emir ve yasaklarına dikkat edenlerle bu konuda ihmalkâr davrananların durumu, su üstünde duran bir geminin içindeki insanlara benzer. Bunlar, geminin alt ve üst kısımlarını paylaşmak için aralarında kura çekerler. Çekilen kura sonucu bazılarına geminin üst kısmındaki yerler düşerken bazılarına da alt kısımlar düşer. Aşağıdakiler, ihtiyaçları için yukarı çıkıp su almak durumundadırlar. Ancak bunu yaparken yukarıdakilerin üzerlerine su sıçratırlar. Bunun üzerine üst kısımdakiler, ‘Yukarı çıkıp bize bu şekilde sıkıntı vermenize izin vermeyeceğiz. ’ derler. Aşağıdakiler buna, ‘Geminin alt kısmından delik açarak suyumuzu alırız.” diye karşılık verirler. Eğer üstekiler bu durumda onlara engel olurlarsa hepsi birden kurtulurlar; şayet kendi hallerine bırakırlarsa hepsi birden boğulurlar.” (Tirmizî, Fiten, 12)

KISACA:Bir millet örneğin başka bir milletin istifade etmesi gereken doğal imkanları bir şekilde onlara vermiyor veya istifade etmelerine engel oluyorsa o millet mutlaka doğal imkanlardan faydalanmak adına tüm insanlığa zarar verecek bir yola başvurabilirler..


Öyle bir uyum içindeler ki..içiçe olmalarına rağmen hiçbiri diğerini rahatsız etmiyor..insanlar neden böyle bir uyum içinde yaşayamıyor?


Bakınız...uyumun mükemmel görüntüsü..


Daracık bir alanda kocaman bir dünya..bakmaya doyamıyor insan..akıl da algılayamıyor bir yerden sonra..


Aşırı tüketim,daha konforlu ve rahatbir hayat arayışı,insanların doğasını yavaş yavaş unutması sebebiyle tüm bu güzellikler ve daha nicelerini hem ihmal eder olduk hem fark edemez olduk..

Bulunduğumuz dünyanın sadece bir bölümü ile ilgilenmek başımıza iş açmaya devam edecektir..oysa biraz daha geniş düşünebilsek oturduğumuz evin veya şehrin dışında da bir hayatın olduğunu dünyamızın evrende tek olduğunu,böylesine mükemmel bir dengenin bir parçası olduğumuzu kavrayabiliriz..

Güzel geçsin gününüz..


O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

27 Eylül 2017 Çarşamba

Gizli hazine - Göl


Gizli bir hazineyi uzun zamandır bizden gizleyen eşim bu Pazar günü nedenini açıklamış oldu..
Sizi bu yere getirmememin tek nedeni bu göl kenarına yaz mevsimi boyunca üzerinde bir parça giysi olmadan suya girenlerdi..

Yoksa çoktan bu güzel gölün kenarına gelir bazen yemek yerdik bazen çay içerdik bazen de öylesine seyrederdik..

Ama şu var ki artık bütün güzel yerler ahlaksız bir amaç üzere kullanılır oldu..
Aile ile gidilecek gibi değil haliyle de görülecek yerlerden değil..

Neden?

Neden günümüzde en güzel en nezih en temiz yerler ahlaksız bir amaç uğruna kullanılır oldu ve neden yarınımız olan çocuklarımızı  bile bu yerlerden sırf kendi keyif ve tercihlerimiz için mahrum ediyoruz..

Yani birileri üzerinde bir parça giysi olmadan yüzecek diye çocuklar bir gölü göremeyecek mi?
Gölden yüzen bir ördeği sadece televizyondan veya masallardan mı görecek..

Bir ağaçkakanı sadece ekrandan mı tanıyacak,sesini sadece ekrandan mı işitecek..peki ya o kuşun ağaç gövdesinde açmış olduğu her biri sanat eseri olan delikleri nasıl görecek nasıl bilecek?

Ben bu yaşımda bile hayatımda ilk kez ağaçkakanın açmış olduğu delikleri görebildim..
Bu güzel göle doğru yürürken kendimi orada olmaması gereken biri olarak hissettim,korktum bir de üstelik birileriyle karşılaşır onun görmemem gereken yerlerini göreceğim diye..

Aşağıya bir kaç adet resim ekledim,gölün güzelliklerinden bir kaç kare var bir de o göle ulaşmadan evvel geçtiğimiz yollarda karşımıza çıkan ağaçlardan..insan bu güzelliklerden çocukları nasıl mahrum bırakır.?












Bu ormanlık alanda bir çok canlıya ve türü koruma altına alınmış mantar türlerine rastlamak mümkün ama sonu göle çıkar bu yolun haliyle de çekinerek gidiliyor oraya..Ama değdi onca endişe :)

Evet bu sonbahar mevsiminde bile yüzmek için gelenler vardı ama hamdolsun ki üzerinde mayoları vardı yoksa gezimiz gerçekten kötü olurdu.


O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

Yemek Bloguma Davetlisiniz

YUKARI