28 günlük meydan okuma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 günlük meydan okuma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 günlük meydan okuma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 günlük meydan okuma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Şubat 2019 Perşembe

Meydan Okumada Neler Oldu - 28 Günlük Meydan Okuma (28)


Bugün meydan okumanın son günü, neler oldu, koca bir ay nasıl geçti, meydan okuma nasıldı merak ettim..

Neler oldu biliyor musun?..anlatayım,gel.
Bir ay boyunca farklı şehirlerde bir çok insan buraya yani bloglara odaklandı ve her gün okuyacağı konuyu yazacağı konuyu bilmek güzeldi?.
Gün oldu zamanla yarıştı gün oldu yazamadığı veya geç kaldığı için kötü hissetti bu da tabii ki meydan okumaya gösterdiği önemi ifade ediyor.
Güzel ve kıymetli yazılar yazıldı çizildi,duygular ve dünyalar paylaşıldı.İddiamdır;bloglar kadar seviyeli ve kaliteli ortam pek yoktur internet aleminde!
Keyifliydi.Bununla beraber bloglarımızın arşivi daha da zenginleşti,blog yazarları birbirini daha da iyi tanıdı birbirilerine daha da çok yaklaştı.
Bugün meydan okuma sona erince haydaaa yarın veya bir sonraki yayın konum ne olacak diye de bir soru belirdi?
Eh,tabii..öyle hazır konu listesi olunca yazmak epey kolay ama ama peki ya şimdi :))
Ezgi kurtar bizi de diyemeyiz garibim bir ay boyunca kimse kırılmasın kimse gönül koymasın hassasiyetiyle hepimize yetişmeye yazdıklarımızı okumaya yorumlamaya çalıştı değil mi :)
Gayretli ve her zamanki gibi seviyeli bir şekilde yollarımıza devam etmek gerek.
Bu güzel etkinliği başlatan sevgili Ezgiye ve katılan tüm blog komşularıma kattıkları güzellik ve çeşitlilik için teşekkür ediyorum sizinle beraber olmak mutluluktur güzelliktir,iyi ki varsınız canlarım.
Aşağıda bir ay boyunca yazdığım yazıların başlıkları yer almaktadır.
Okumaya fırsat bulamayan veya tekrar okumak istedikleriniz varsa hemen başlığa tıklayarak ilgili yayına ulaşabilirsiniz..
Sevgilerimle.

28 Günlük Meydan Okuma Yazılarım (tümü)


O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

27 Şubat 2019 Çarşamba

Moralimi Düzelten Şeyler - 28 Günlük Meydan Okuma (27)



Modun Düşükse nasıl motive olursun ?
Bazı günler enerjin düşük uyanırsın ya da birşey olur modun düşer. Ne yaparsın da toplarsın? Var mı sihirli bir kaç önerin ?

Bi kere o mod nasıl düştü onu çözmeye çalışıyorum ben.Neden düştü?Sebebi neydi?
Mutlaka bir sebebi veya sebepleri var bunun.
Yorgunluk mudur?
Bıkkınlık mıdır?
Yaptığım bir hatanın ürünü mü?
Bir günahın sonucu mudur?
Hata sonucu kendimi kötü hissediyorsa özürler gönül almalar devreye giriyor yok eğer  yorgunluktansa dinlenmek için bir şeyler yaparım yok eğer bıkkınlıksa sebebi değişik bir şeyler yaparım olmadı sadece yürürüm,işlenen bir günahın sonucuysa dua ve tövbe etmek yüreğimi hem hafifletiyor hem de moralimi düzeltiyor.İki rekatlık bir namaz bana öyle iyi geliyor ki,üzerimde taşımakta zorluk çektiği o ağır ruh halim seccadenin üzerinde kalıyor sanki,seccadeyi dürünce tüm sıkıntılarım bitmiş gibi hissediyorum,en azından içimdekileri en güvenli yere arz ettiğimi biliyorum.
Zaten halini kime havale edebilir ki insan.
Yaradan varken ve her an kapısı açıkken nasıl varılmaz ki o kapıya değil mi?
Kulsun insansın mutlaka bir şeyler olmuştur ki sen kendini tatsız ve kötü hissediyorsun veya bazen sırf o kapıya gitmen için tüm yollar tıkanabiliyor.Tecrübeyle sabit..
Kısaca;
Gözden geçirip kaynağını bulmaya çalışıyorum çünkü kaynağını bulunca çözümünü bulmak daha kolay oluyor benim için.
Moral bozulmaya meyilli bir şeydir ama sebepsiz de bozulmuyor işte.
Olur da mantıklı bir açıklama bulamayacak kadar yerlerdeyse moralim o zaman dediğim gibi son çare olan idabete yönelirim.
Beni olumsuz etkileyen etkenlerden uzak durmaya çalışırım asla ve asla depresif şeyler dinlemem/izlemem.
Sevdiklerime sarılmak da bana iyi gelir,sarılmak öpmek onlarla biraz zaman geçirmek moralimin düzelmesine katkıda bulunuyor.
Sevdiğim bir şeyle meşgul olmak da öyle örnek misal fotoğraf çekmek beni dünyadan da kendimden de tamamen uzaklaştırıyor.
:)



O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

26 Şubat 2019 Salı

İhtiyaçlar - 28 Günlük Meydan Okuma (26)


Maddi ya da manevi neye ihtiyacın var ?
Son zamanlarda maddi anlamda ihtiyacım olan bir şey yok hatta elimdekilerin sıkıntısını dahi çekiyorum diyebilirim,bir çok eşyayı örneğin elden çıkartmaya çalışıyorum çok fazla şeye sahip olmak insanı havasız bırakabiliyor işinin miktarını da artırabiliyor bu sebepten ne kadar az eşya o kadar ferah bir dünya diyorum :)
Manevi anlamda ise sohbet edebileceğim samimi bir insana ihtiyacım var,seyahat edip yeni yerler görmek için geniş zamanlara ihtiyacım var,sabahların biraz daha geniş olması da güzel olurdu benim için (okula iki çocuk hazırlamak bazen stresli olabiliyor).
İbadetlerimin daha da güzel ve iyi olmasını da isterdim,daha kanaatkâr olmayı daha da sabırlı olmayı isterdim.
Yıllar geçtikçe bu anlamda yol almayı isterdim,zamanın ve yaşadıklarımın bıraktığı demi görmeyi isterdim,ilim bakımından daha bilgili daha duyarlı daha dikkatli olmayı isterdim.
Kendim için bunları dünya için biraz daha insanlık biraz daha merhamet isterdim.


O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

25 Şubat 2019 Pazartesi

Alfabe - 28 Günlük Meydan Okuma (25)


Alfabe oyunu gibi düşün. A-Z ye sevdiğim şeyler listesi. A denince aklına ilk ne geldi mesela ? Böyle tüm alfabeyi hazırla bakalım.


A-) Allah ve Ailem

B-)Bahar (büyük kızım)

C-)Can ve cam

Ç-)Çınar ağacı

D-) Deniz ve Doğa

E-) Emre (oğlum) 

F-) Fotoğraf makinem

G-)Gönül

Ğ -

H-)Hava

I-)Ihlamur ve Işık

İ-)İskeçe (Yunanistandaki şehrim) 

J-)Japonya 

K-)Kitap 

L-)Limon 

M-)Mushaf 

N-)Nane 

O-)Oruç 

Ö-)Özlem 

P-)Papatya 

R-)Rain/Yağmur (aklıma ilk hep bu gelir)

S-)Sevgi 

Ş-)Şemsiye 

T-)Türkiye 

U-)Uzaklık 

Ü-)Üzüm 

V-)Vazo 

Y-)Yıldızlar 

Z-)Zeynep (küçük kızım)

Sevgilerimle..


O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

24 Şubat 2019 Pazar

Yaşadığım Yer - 28 Günlük Meydan Okuma (24)


Farklı şehirlerdeyiz ya da aynı yerde bile olsak herkesin önerisi kendine özel olur eminim. Bulunduğun şehir ile ilgili öneri listesi şahane olur bence. Bir günüm var neler yapabilirim orada ? Nerede leziz birşeyler yiyebilirim bir düşün bakalım ?
Frankfurta yakın bir kasabada yaşıyorum,buralarda bir günde yapılacak şeylerin sayısı oldukça azdır ancak doğaya yakın bir gün geçirmek için nefis bir yerdir diyebilirim.


Havalimanına çok yakın bir yerdir oldukça sakin ve huzurludur,kasabamıza sabahtan gelirsen Cafe Ernst'e kahvaltılık çok güzel şeyler bulabılırsın,elmalı çörekler,pastalar kakaolu muffinler,mermer kekler ve tabii ki kahve.
Ortamı çok samimi ve kasabanın tabiri pek yerinde olmasa da merkezi bir alanına bakar,burayı seveceksin.
Öğle yemeğini sayıları çok fazla olan İtalyan restoranlarında yiyebilirsin bir kaç tane de Yunan lokantası var o da iyi bir seçim olurdu ama ben Türk mutfağını tercih ederim diyorsan kasabamızın dört dönerciden birini seçebilirsin.
Kasabamızda güzel yerlere ulaşmak için hiç bir araca gerek duymazsın,gidilebilecek güzel yerlerin nerdeyse tümü yürüme mesafesindedir aşağı yukarı on dakikanı ya alır ya almaz.


Kasabanın tarihi evlerini görmek için on dakika,nehrin kıyısında bulunan Yunan lokantası ve parkına gitmek için on dakika hatta havaalanına gitmek için bile on dakikaya ihtiyacın var ama yürüyerek değil şimdiden de kasabaızdan ayrılma yolunu sana tarif etmeyeceğim çünkü burası gerçekten çok güzel bir yer,Almanyanın bir çok yerini gidip gördüğüm için kıyaslayıp değerlendirip emin bir şekilde söyleyebiliyorum bu sözü bak kasabamızın çok güzel mangal yerleri de mevcut.


Yaz aylarında çeşitli ülkelerden buraya yerleşmiş olan insanlar aileleriyle birlikte tüm günü bu yerlerde geçirirler.
Çocuklar yapay göletlerde ıslanır,sofraların çoğunda nargile veya semaver tüter,her taraf cıvıl cıvıl olur.


Ezanı dışarıdan duyulmasa da dışarıdan görünen minaresi olan bir camiimiz de var Alla'a çok şükür,Ramazan ayında buraya gelip o mübarek günleri daha da güzel kılan cemaat sayesinde müslümanlığımızı daha da çok anlıyor ruhumuz da doyuyor.
Dedim ya burası epey huzurludur,illa daha hareketli bir şey arzuluyorsan yine de tarif edeyim bak sana, Türkiyedeki deyimiyle tramvay ile burdaki demiyile S-Bahn ile on dakikada Frankfurta ulaşabilirsin.
Orada zaten arzu ettiğin hemen hemen herşeyi bulabilirsin,sakinlik ve huzur hariç.
Devasa yapılar,yüksek gökdelenler,dünyanın bir çok yerinden çalışmak için gelen insanlar.Pek hareketlidir Frankfurt her metropol şehir olduğu gibi,ama sen yine de bizim kasabada kal olmaz mı..
Bak her mevsimi nasıl güzel
Bak bi..


Uçaklar üzerimizden geçer nerdeyse,seyir teraslarımız bile var,içecek bir şeyler alıp oraya gidebiliriz seninle..günbatımında uçakla daha da muhteşemdir,bilir misin?


Kano kulübümüz bile var ya,yaz kış demeden insanlar nehirde dolaşır bunlarla..


Lezzetli yiyecekler tatlılar tuzlular da bulabilirsin bak..


Gizli cennetler de var,saklılar yalnız,sadece yerlerini iyi bilenler götürebilir seni buraya.
Seni götürebilirim buraya..


Bolca oksijen depolarsın,yürürsün susarsın,bakarsın tefekküre dalarsın,asla çok konuşmam,bölmem seni,Doğa ile arana girmem,mutluluk duyarsın..



Yaz mevsiminden olan bu kare nehrin kenarında çekildi biliyor musun,bir ceviz ağacının gölgesine oturmuştuk ve akşam vakti yaklaşıyordu,böyle anlar nerdeyse sıradanlaştı burada..








Benim gibi suyu seven biriysen seversin kasabamızı,bir çok yerinden su geçer çünkü yani bir şekilde o su çıkar karşına..





Yaz mevsiminde gelirsen kanola tarlalarını da gezdiririm sana,bu sarı denizin içine girip kaybolabilirsin bu bitki nerdeyse bir insan boyunda..






Ama kış aylarında gelsen bile güzeldir buraları,küçücük evler,karlı günlerde daha da güzeldir bak..


Her mevsimi ayrı güzeldir,huzurludur çünkü hem ben de varım buralarda eşlik ederim sana,gezdiririm arabamla,çay da var seversen Yunan kahvesi de istersen...

O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

23 Şubat 2019 Cumartesi

Neler Yapıyorum - 28 Günlük Meydan Okuma (23)



Neler Yapıyorum yazısı hazırlıyoruz. Maddeler için benim bir yazıma bakabilirsiniz. Örnek yazı linki için buraya bir tık.
 Kalmadı kalmadı..meydan okumamızın yavaş yavaş sonuna geliyoruz kış mevsiminin sonuna yaklaştığımız gibi.Her ne kadar kış mevsimi benim için en sevdiğim mevsim olsa da bu sene oldukça sıcak geçiyor diyebilirim,iki kez kar yağdı ardından güneş bir çıktı ki saklanmak bilmedi.
Önümüz Mart neler yaşanır bilinmez yine de ama bir şekilde ilkbaharın kokusunu azar azar almaya başlayacağız..

Havaların karışık olduğu bu kış mevsiminde ve bu aralar ben neler yapıyorum,bakalım :)

HİSSEDİYORUM:Son iki aydır evimizde hep birilerinin nezle veya grip oluşu halsiz hissetmeme neden oluyor,ateş düşürücüler,şuruplar çorbalar bitki çayları vs derken bitap düştüm diyebilirim.Sürekli üzerimde bir kırgınlık hissettiğim için son iki aydır kendim de hasta olduğumu ancak işlerimin çokluğundan bunu pek anlaymadığımı hissediyorum..Bana moral veren bir şey daha hissediyrorum yalnız,ilkbaharın yavaş yavaş yaklaştığını,dün bir kaç yerde açmış mor çğdemler bile gördüm..hadi bakalım,bekliyorum..

OKUYORUM:Başucumda bir İskender Pala bir de Bülbülü Öldürmek kitabı duruyor,ikisinden de biraz biraz okuyorum fırsatım oldukça ama pek fazla da üzerine gittiğimi düşünmüyorum.

İZLİYORUM:Son zamanlarda çok güzel filmler izledim ayrı bir yayın olarak da paylaşacağım bunları inşallah.

GÖZLEMLİYORUM:Zaman çok çabuk geçer oldu,yılllar da öyle.Sabah gözümü açar açmaz yılları ve geçen zamanı gözlemiyorum,bazen sorguluyorum bazen de bize çok az etki ederek günlerin nasıl akıp gittiğini merak ediyorum.Kırk yaşıma girdiğim günden beri ne kırk yaşında oluşuma inanabildim henüz ne de çocuklarımın yavaş yavaş büyüyor oluşuna.

ARZULUYORUM:Yaz tatilini büyük bir istekle arzuluyorum bu sene.Ayların geçmesini sırf bu sebepten dolayı çok istiyorum.Güneşi özledim ama Ege ve Akdeniz güneşini.Yunan adalarını özledim,maviyi denizi o ısıtan ama bunaltmayan sıcağı özledim,cırcır böceklerini bile.

ÖZLÜYORUM:İstanbulu çok çok çok özlüyorum,yakında laleler açacak,Sarayburnundaki cafeler cıvıl cıvıl olacak,Gülhane parkı da öyle,girişinde rengârenk macunlar satılmaya başlayacak.Eski hanlarda gezmeyi Kapalıçarşıdan geçmeyi,Pierre Lotti'yi,lokantaların önünden geçerken sergilenen o nefis yemeklerin görüntülerini ve daha bir çok şeyi özlüyorum deli gibi..

İÇİYORUM:Slovenyalı bir arkadaşım sayesinde bolca Slovenya kahvesi içiyorum son zamanalrda ama bizim Türk kahvesi ve Nescafem'den de taviz vermiyorum elbette.

 PİŞİRİYORUM:Evde sürekli yemekler pişiyor günde iki kez bulaşık makinesini dolduruyorum sadece biz miyiz bu kadar bulaşık çıkaran merak ediyorum :)
Ama!..Yeni makarna tarifleri öğrenmek istiyorum ben,makarnaya özel bir ilgi duyuyorum.Marketlere gittiğim zaman derin dondurucuda yer alan hazır makarna yemeklerinin isimlerini alarak telefondan tariflerini inceliyorum,düşüncesi bile beni mutlu ediyor biraz da acıktırıyor :)



Meydan okumamızın bitişine ço kaz kaldı,konular biraz zor gibi gelse de aslında her güne hazır bir konumuzun olması da güzel bir şey,bir çok kişiyi takip etmekte zorluk çekiyorum daha evvel de bahsettiğim gibi,gönül koymayın lütfen.Hepiniz çok değerlisiniz.

Sevgilerimle..


O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

22 Şubat 2019 Cuma

Stay Cool/Sakin Kal - 28 Günlük Meydan Okuma (22)


İnanıyorum bu yazı faydalı olacak, bildiğin şeyler hakkında ipucu verebilirsin. Ne bileyim mutfak ipuçları ya da fotoğraf ile ilgili ya da şu an hiç aklıma gelmeyen birşeyle ilgili.. İpuçları hayati önem taşırlar, içlerinde deneyim barındırırlar..

Yirmi yıldır yaptığım işten yani artık iyi olduğumu düşündüğüm alandan bahsedeceğim bugün,onunla ilgili faydasını gördüğüm şeylerden ipucu ve önerilerde bulunacağım.Eklemek istediklerinizi de çok çok dikkate alacağım.

Evvela evlilik:


  • Aradan kaç yıl geçerse geçsin eşinle aranda bir ölçek espiri iki ölçek de saygı olsun.Asla ve hiç bir zaman gerçekten ne düşündüğünü söylememeye çalış,içini kusmak derler ya bunu asla yapma.
  • İkinci önerim de para için yani maddi sebeplerden dolayı eşinle asla tartışma,bu durum eşinle aranı kolaylıkla açabilir aranızdaki sevgi ve saygıya zarar verebilir.
  • Başbaşa vererek bazen sen onun yerine bazen o senin yerine geçerek ama en önemlisi aynı safta olduğunuzu bilerek maddi sorunları ele almak en güzeli.Senin ailen benim ailem diye bir kavramın yeşerip dal budak vermesine izin verme,sen onun o da seninse seninkiler benimkiler diye bir şey yok.Ailemizden olan herkes bizimkilerdir.
  • Karşına çıkmıştır diye tahmin ediyorum ama ben bir kez daha yazmak isterim ki anne ile babanın arasında bir kişi daha var bu üçüncü şahsı ilk gören de çocuklarımızdır bu üçüncü şahıs eşler arasındaki ilişkidir buna iyi bakalım.
  • Asla ve asla geceyi eşinle küs olarak geçirme,ilk fırsatta mutlaka barışmaya çalış,araya bir parça espiri katmayı unutma küsemesin sana,nefsin neyi öneriyorsa sen tam tersini yapmaya çalış,barış.

Çocuklar:


  • Çocuklarını başka çocuklarla aynı kefeye aynı hizaya koyma,birazcık uzaktan seyret hem kendine hem ona zaman tanı.Dikine gitme derler ya işte öyle bişey.kaderden kaçamazsın ne olacağı varsa olacaktır.Sen ona yapabileceğin verebileceğin her ne varsa en iyisini yap ver ve öğret yolunu mutlaka bulacaktır.
  • Çocuğun içindeki vicdanın mutlaka canlı ve aktif olmasına dikkat et yalnız,vicdan çocuğu kötülük yapmaktan acı veren biri olmaktan alıkoyan en etkili etkendir.Vicdan sahibi bir çocuk yaptıklarının muhasebesini mutlaka yapacaktır yanlış yapsa bile doğruyu mutlaka bulacaktır.
  • Çocuğunla asla ve asla inatlaşmamaya çalış bir şekilde hep onlar kazanır senin elinde kalan şey ise anne çocuk arasında zarar görmüş bir ilişkiden başka bir şey olmayacaktır.Sözünü bu şekilde geçiremeyecek geçirdiğini zannedeceksin.
  • Çocuk ister ergen olsun ister bebek olsun yumuşak ses ve sakin bir anneye asla karşı koyamaz,bu hep aklında bulunsun.
  • Mutlaka ama mutlaka eşinle olduğu gibi çocuklarınla da biraz espirili davranmaya çalış espirinin miktarı dozunda olsun her daim mevcut olsun,unutma ki çocuklar muzipliği çok sever.


Nacizane deneyimlediğim bir çok durumdan çıkardığım dersleri paylaştım,inşallah birilerine faydalı olur.

O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

21 Şubat 2019 Perşembe

Eleştiri - 28 Günlük Meydan Okuma (21)


Herhangi bir konuda eleştiri hazırlayabilirsin, telefon uygulaması, kitap, müzik ya da restoran ne istersen sana kalmış.Günümüz insanoğlunun kurduğu düzen içinde düzen mevcut insan içinde insan mevcut olduğu gibi.Bu gün iyi olan yarın kötü olabilir bu gün dinini yaşayan sabah dinsiz uyanabilir (Allahım korusun).
Herşey birbiriyle bağlantılı olduğuna inanıyorum,kalben.Her davranış da söz de tohumdur bana göre ekilen biçilmeye mahkumdur diye korkarım ve canıma kanıma imanıma dokunulmadıkça da bir çok şeyi hoş karşılamaya çalışırım,aptal veya saf görünme ihtimaliyle üstelik.Zulüm haksızlık ahlaksızlık bu çemberin dışındadır.
Kınasam yaşamadan ölmeyeceğimi de biliyorum.
Hal böyle olunca dünya üzerindeki düzen ile ilgili pek fazla hatta hiç bir şey söylemeyeceğim.
Her şeyin vardır bir hikmedi bir var oluş sebebi.Aslolan durumlar karşısında sergilenen tavırdır diyor ve huzurunuzdan ayrılıyorum.

Sevgiyle kalın..

O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

20 Şubat 2019 Çarşamba

Mainz - 28 Günlük Meydan Okuma (20)


Bugün hava nasıl ? Havaya göre bir liste hazırla mesela. ( film, kitap, kıyafet, yemek artık aklına ne gelirse )

Kış aylarında bu günlerde olduğu gibi ılık ve güneşli havalar görmek güzelliktir.Bu güzel havaları değerlendirerek ruhumuza bir şeyler katmak da görevimiz.Bugün yine hava oldukça güzel ve ılıktı daha iki gün öncesinde olduğu gibi.
O gün ben ve bir arkadaşım fotoğraf çekimine beslediğimiz tutkuyla yola çıkarak güzel fotoğraflar çekebileceğimiz bir yerlere gittik..
Barışın,güneşin huzurun örnekleri her yerdeydi ve gözlerimizin gördüğü her şey fotoğraflanmaya değer nitelikteydi..
Meydan okumamızın konusu da liste hazırlamak,ben bunu metin olarak değil görsel olarak hazırlamak istedim..herkes görüntüleri istediği veya hissettiği gibi yorumlayabilir böylece..

Buyrun..












Suya yakın bir yerdi gittiğimiz yer,deniz değil ama nehir vardı,küçük kayıklar değil ama gemiler vardı,martılar zaten her yerdeydi ve insanlar öylesine rahat ve huzurluydu ki..oturup sadece onları izlemek bile insana mutluluk veriyordu.Havadaki huzuru yudumlamak derim buna ben..

Böylesine güzel bir günü fotoğraflamak yapılacak en güzel şeydi..




O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

19 Şubat 2019 Salı

Blog Maceram - 28 Günlük Meydan Okuma (19)


En merak edilenlerden, baştan itibaren blog maceranı dinlemek isterim.

Blog tarihim epey zengindir benim..
Bir çok blog açmış biriyim çünkü.
Karşıma nasıl çıktı nasıl haberdar olduğumu da çok net hatırlıyorum.
Kendimi birileriyle buluşturmak gibi bir arayış içindeydim,ama blog diye bir kavramın olduğunu da bilmediğim yıllardı.
Bir şeyleri dışa vurma isteği baş gösterdi bir de o zamanlar ben daha yeni tesettüre girmiş biri olarak yaşadığım inanılmaz bir farkındalık durumum vardı.
Koskocaman yepyeni bir aleme girmiş gibiydim,yıllarca süren uyku veya gafletten çıkmış kendimi yepyeni ve taptaze hissediyordum.
Bu duygularımdan da bir şekilde başkalarını da haberdar etmek istiyordum.
İlk açtığım blogum dini bilgiler konulu bir blogdu ve o blogda epey bir yayın yaptım,az evvel gidip ilk bloguma yine baktım da toplam 2468 tane yayın girdiğimi gördüm.Buradan görebilirsiniz:tık tık
İnsanları bir şekilde dinimizden ve barındırdığı güzelliklerden haberdar etme çabasıydı bir bakıma.

Blogcu'da bir takım değişiklikler sonucu başka bir platform arayışına girdim ve Blogger'i keşfettim.
O dönem bir çok kişi blogunu terk edip gitmişti benim samimi olduğum birileri yoktu amacım sadece bilgilendirmek ve İslamın güzelliklerini aktarmaktı.Aşık olmuştum çünkü.Ancak insanların yavaş yavaş bloglarını terk ediyor oluşu üzücüydü.
Genç Mümine blogunu kapattıktan sonra İstikamet Cennet diye bir blog açıp oradan devam etmeye karar vermiştim ama ömrü uzun olmadı.
Blogger üzerinde açtığım bir sonraki blogum Değmesin Yağlı Boya bloguydu.
Nasıl sevmiştim onu.
Konusu içeriği herşeyi bambaşkaydı,tasarıma olan tutkum işte o zaman baş gösterdi diyebilirim.
Temaya yapmadığım deneme görmediği değişiklik kalmamıştı.
Bir zaman sonra bu tutkum işe dönüştü gelir kapım oldu çok iyi para kazandığımı hatırlıyorum blogum da bir çok kişi tarafından tanınmış ve biliniyordu.
Hatta bilmelerini istemediğim okumalarını istemediğim birileri tarafından bile.
Böylece Değmesin Yağlı Boya her ne kadar başarılı ve popüler olsa da gözümde,soğudum ne ettimse ısınamadım devam edemedim ve kapattım.
Vurgun yemiş gibiydim o aralar.Kendimi kendimden kaçırıyordum sanki :)
Yeni bloglar açtım yazmayı denedim ama Boya gibi olmuyordu hiç biri.
Yazmak paylaşmak da bir ihtiyaç olmuştu artık yani blogsuz kalmak bir yanımın öksüz kalması anlamına geliyordu artık bir bakıma.
Kiremithanem bloguma gelince onun hikayesi de biraz ilginç aslında çünkü çok zorlandığım bir dönemde açmıştım,ondan evvel bir kaç blogum daha olmuş ama yazamamıştım ve bu durum beni öyle üzüyordu ki,arasıra Boya'ya gidiyor temayı tekrar düzenliyor içerik hazırlıyor ama yayına alamıyordum.Sürekli üzerimde bir göz var gibi hissediyor kendim olamıyordum..
Kiremithanem ismi içimi ısıtıyordu yaz diyordu korkma diyordu burası güvenli diyordu.
Ne olursa olsun yazmaya devam edeceğim deyip yayınlarımı girmeye devam ettim ve karşıma öyle güzel insanlar çıktı ki,onca gidenin ardından yeni insanlarla tanışmak beni bloguma daha da çok bağladı.
Bu güzel insanlar sayesinde bu yayını yazıyorum ben bugün..
Blog hayatımın bir parçası artık istesem de vazgeçemiyorum,anılarımı gidip gördüğüm yerleri hayattan aldığım dersleri bir şekilde buraya aktarmayı seviyorum..
Bunu seviyorum.
Sizi seviyorum..



O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

18 Şubat 2019 Pazartesi

Bir İnsan:Nedime Abla - 28 GÜnlük Meydan Okuma (18)


Evet bugün yaratıcı günümüz, bugün blogun için yeni bir seri başlat. Bu yazı ilki olsun ve elinden geldiğince her ay devam ettirmeye çalışabilirsin mesela..


Sever misiniz bilmem ama ben yine de yazmak istedim,hayatımzıda bizi etkileyen insanlar olur.Bir şekilde hayatımzıdan geçmiş insanlar biz geç fark etsek de bizlere bir şeyler öğretmiş olan insanlar.Bende bu tip insanların sayısı fazladır.Her biri için Bir İnsan başlığı altında ayrı ayrı yazı yazabilirim yazmasına ama ne kadar başarılı olurum bilemiyorum.
Bugün Meydan Okumanın konusu hayatımdan geçen bir insan ile ilgili olsun,bunu bir seri haline getirebilirim ancak sizin değerli düşüncelerinizi de merak ediyorum.
Devamı gelsin diyorsanız,gelir :)
Buyrun dostlarım..



Bir İnsan:Nedime Abla 

Hatırlamaz mıyım hiç seni?
Bembeyaz kireçlenmiş duvarlı bahçeni,gölgesinde oturduğumuz koca ceviz ağacını,rengârenk menekşe kadife sardunya çiçeklerini.
Nasıl da özenle bakıyordun onlara.Her biri öyle neşeliydi ki çiçeklerinin.Saksılarını tek tek her yıl boyar,sararan bir yapracık gördüğünde sohbet esnasında yerinden kalkar onu alırdın.
Komşuların geldiğinde mis gibi kahve kokularını,bahçede bulunan çeşmede sohbet ede ede bulaşık yıkayışını ve o deterjanın kokusunu..
Evini sonra.
Zemini muşamba,divanları çiçekli basma örtülü odalarını.
Nasıl temiz nasıl titiz bir kadındın sen.
Kendine göstermedin evine ve çocuklarına gösterdiğin ilgiyi.
Özel günler dışında ayağından çıkartmadın çiçekli şalvarını.Başında sürekli bir yazma,bakışların fırıl fırıl.
Komşular sabahları genelde kahvelerini senin bahçende içerdi,özellikle de yaz günleri.
Uyuduğum odanın penceresi açık olunca içeriye giren seslerinizi işitiyordum.
Kapalı gözlerimle yanınıza geldiğimi hatırlıyorum,her birinizin yüzünü ifadelerini mimiklerini öyle iyi biliyordum ki,bu benim için asla zor değildi..
Uzun saplı bir süpürgen vardı senin,evinin avlusunu yıkadıktan sonra köpüklü suları sokaktaki kanalizasyon ızgarasına kadar götürürdün.
Ne kadar uzun süren bir işlemdi bu.Çünkü her evden birileri çıkar iki dakika ayak üstü sohbet eder o şekilde yol alırdın.
Üç çocuk büyüttün sen,bir ev idare ettin,komşularına komşuluk ettin.
Sonra bir gün hayata veda ettin.
Mahallemizin Nedime ablası gözlerini bu dünyaya kapatıp gitti dediler.
Sen sadece gözlerini kapatsaydın iyiydi be Nedime abla.
Ama sen gittikten sonra o bahçe soldu,o ceviz ağacı yalnız kaldı,tavukların da vardı ya senin evet tavukların da vardı.
Hiç biri kalmadı artık.
Ne çiçek yetiştiren kaldı ne de muşambalarını silebilecek birileri.
Eşin evlendi biliyor musun?.
Evlenebileceğini asla tahmin edemediğimiz gibi evlendiği kişi de bizi şaşırttı.
Başka bir kadın girdi senin evine.
Emekle sevgiyle yaptığın ne varsa hepsini değiştirdi.Kendi elini sürmedi üstelik tümünü ustalara ücret karşılığında yaptırdı.
Kıt kanaat geçindirdiğin,masraf olmasın diye kendine almaya kıyamadığın ertelediğin onca şeyin vardı senin,kendine değil evin için ayırdığın para ile ödendi herşey.
Gözün gibi baktığın ne varsa hepsi çöpe gitti.
Sürekli aktarılan ve onarılan o çatı vardı ya hani,kış aylarında evinin içine damlayan tavanların.Hepsi değişti.
Pencerelerin ahşaptı senin onlar da değişti.
Kapılar camlar zemin değişti.Muşambalar da çöpe gitti.
O ev değişti,çocukların da o eve bu kadın yüzünden pek gelmez oldu.
Eşinin dini de değişti Nedime abla.İnsanlara bakış açısı da.
Değiştirmeye kıyamadığın ne varsa,hepsi değişti.Ah Nedime abla..
Bu kadar fedakâr olmaya ne gerek vardı?

*aşırı fedakâr kadınlara hediyemdir/hikaye gerçektir.

O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

17 Şubat 2019 Pazar

Atmaya Kıyamadım - 28 Günlük Meydan Okuma (17)


Takıntı denmez belki ama, bazı eşyalara takılırız eskise de hep onları kullanırız ya, var mı senin de böyle takılıp kaldıkların ?

Aslında bu takıntı mıdır bilemiyorum..Kullandığımız bir eşya değil,kullanacağımız bir eşya da değil aynı zamanda..bu gruba giren bu vasıfa sahip tüm eşyaları elden çıkartırım biriktirmem özellikle de kullandığım eskimiş veya bağlı olduğum eşyam da pek yoktur (insan hayatının tamamnını değiştirince böyle şeyleri pek olmuyor en azından kısa bir süre içinde)ama konu ile ilgili bir mevzu var.
Yukarıdaki manto.
Çocukların eşyalarını ayrıştırdığım bir gün karşıma yukarıdaki manto çıktı.
Bu mantonun rengi nil yeşilidir veya su yeşili işte nasıl dersen de,büyük kızım henüz 1,5 yaşında iken Polonya'dan almıştık.
Uzunca bir süre giydikten sonra vermeye kıyamamış saklamıştım.
Ardından küçük kızım olunca haliyle bu mantoyu o da giyebildiği kadar giydi.
Manto küçük kaldı,bir o çekmece bir o dolap taşındı durdu.
Ver dediler,bazı şeyler verilmez dedim,hatırası var.Ki öyledir işte.Bu mantoyu ne vermeye ne de atmaya kıyamıyorum.Biraz yıprandı biraz tüylenmesi de var ama kıyıp da veremiyorum.Kızlarımın bu mantosu ile çekildiği fotoğrafları var öyle eminim ki o fotoğrafları gördükçe mantoya üzüleceğime dolayısıyla saklıyorum onu halâ.





Artık biri giyer mi yoksa bizimle birlikte hep yaşar mı bilmem ama şu var ki gerçekten bazı şeyler atılmaz veya verilemez.
Onunla birlikte hatırası da gider yine de bir çok eşya ile ilgili böyle düşünmediğim aşikâr,ama bu mint yeşili bücür manto..


O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

Yemek Bloguma Davetlisiniz

YUKARI