çocukluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çocukluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çocukluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çocukluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Ağustos 2021 Perşembe

Anne with an E Dizi Yorumu



My life is a perfect graveyard of buried hopes.

Will you swear to be my friend forever and ever?

But if you have big ideas, you have to use big words to express them, haven't you?

It would be lovely to sleep in a wild cherry-tree all white with bloom in the moonshine.


Bütün sezonları hemen hemen bir haftadan daha kısa bir sürede bitirdim ve etkisi solmadan düşünce ve yorumumu naçizane bloga eklemek istedim ki yazacak o kadar çok şey var ki bu dizi ile ilgili.
Bu şeylerin çoğu dizi ile ilgili bile değil esasen ancak benim bu dizi sayesinde çocukluğuma gidip sanki bir yerlerde çocukluğumu ve dile getiremediklerimi fark edemediklerimi beni yakından tanıyan birileri tarafından yazılmış ve kaleme alınmış gibi hissettim..
Bu kadar benzerlikten dolayıdır ki diziyi daha ilk bölümünden sıcaklara ve oturma odasındaki koltuğun delicesine terleten kumaşına aldırış etmeden izlemeye devam ettim.
Doyamadım ..daha kaç bölümü kaldı acaba?
Bu bölüme verdikleri başlık neydi?
Yazar veya yazar grubu senaryoyu yazarken neler düşünüyordu,her biri neler yaşadı nelerden esinlenerek böyle güzel bir çalışma meydana geldi?..sorularını sormadan kendimi alamadım.
En sarsıcı yanı ise çocukluğum ve çocukluğumdaki ben ile sayısız benzerlik içeriyor oluşuydu ve hala inanmakta zorluk çektiğim nokta tam da budur..
Dizi gerek oyuncuları gerek ortam ve muhteşem sahneleri ile olsun bir çoğumuzun yaşamak istediği veya olmak istediği çocuk arzusunu körüklüyor..bana öyle geldi..belki de bu kadar benzerlikten dolayı dediğim gibi son derece etkilenmeme ve kısa çaplı bir şok etkisi bile yaşattı ama güzeldi fevkaladeydi,bir kaç bölümünü kızlarım ile izledim çünkü özellikle kız çocuklarının hayal gücü inanılmaz olur ve bu tür diziler veya yapımlar onların ilgilerini son derece çeker ancak araya serpiştirilen ''eşcinsellik'' ve bir kaç öpüşme sahnelerinin hafızalarında yer etmesini istemedim.
Her bölümü önceden izlememin sebebi buydu zaten..belki daha ileride.
Anne with an E başdöndürücü şaşırtıcı heyecanlı zeki ve cesaretli yetim bir kızın hikayesini ele alıyor..

Diziden bir kaç kare..







Hani bir zamanlar ''Küçük Ev'' dizisi vardı heyecanla her hafta yeni bölümünün yayına girmesini beklediğimiz,yaşını başını almış kişiler bu diziyi eminim ki hatırlayacaklardır işte tam da o dizinin daha sinematik daha gelişmiş araçlar ile zenginleştirilmiş haline benzettim.

Tavsiye ederim.





O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

7 Şubat 2019 Perşembe

En Çok Neyi Özlüyorsun - 28 Günlük Meydan Okuma (7)


En çok neyi özlüyorsun bu hayatta hiç düşündün mü ?
Burnumu sızlatan anıları canlandırdı bu soru bana,benim için oldukça zor bunu cevaplamak,gözlerimi yaşartan anılarımı hatırlattı,düşündükçe hem mutlu oldum hem de üzüldüm açıkçası.

Neyi özlüyorum?

Herşeyin başında geçen ilkbaharda ahiret alemine göçen babannemi çok özlüyorum özellikle kokusunu.
Sanırım en çok onu özlüyorum.
Tabii ki çocukluğumu özlüyorum.
Çok çok yaramaz bir kız çocuğuydum erkek çocuklarına kafa tutar  bütün günümü dışarıda geçirirdim.
İlk kedim olan Naciye'yi çok özlüyorum.Yanımda iki kez doğum yapmış Allah onun vesilesiyle benzersiz bir mucizeyi bana tattırmıştı.
Üç yıl boyunca bir adada yaşadık hayatımın en güzel en parlak en huzurlu günleriydi.
Yıllarca dostluğun dibine vurmuş yaşlılığımızda bile beraber olacağımıza dair sözler vermiş,hayallerini bile kurmuş olduğum bir dostum vardı,şimdilerde yollarımız ayrı,onu ve onunla geçen zamanları çok özlüyorum.Bana yaşattığı herşey için ona teşekkür ediyorum aşağıdaki videoyu da onun için buraya eklemek istiyorum,bunu ne zaman dinlesem biraz içim acıyor onu hatırlıyorum.

A canım söyle neyleyelim
Sevmeyelim de taşa mı dönelim?..


Tesettüre girdğim o ilk dönem var bir de..Onu da özlüyorum ve sık sık şimdiki vaziyeti o zamanki halimle kıyaslıyorum içim burkuluyor.
Oğlumun küçüklüğünü de özlemiyor değilim yani özlediğim bir çok şey var aslında.
Çok fazla şey.
Bu da demek oluyor ki ben gerçekten de çok güzel şeyler yaşamışım şimdiye kadar:)

Hamdolsun..



O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

24 Ekim 2018 Çarşamba

Bilirim..


Bilmez miyim sanıyorsunuz,doğada olduğunuz zamanı başka yerlerde geçirmek istediğinizi..
Elinize aldığınız bir sopa ile yerlere vuruşunuz bugün sıkıntıdan olduğunu söylersiniz ama gün gelecek o sopanın dahi dokusunu hatırlayacak özlemle anlatacaksınız ve yine bir gün bugün çok ilginizi çeken kalabalık ve renkli ortamların rengi solacak,doğanın havasını ağaç dallarının arasından süzülen ışık hüzmelerinin sıcaklığı ile belki hayatınızın çok zor bir döneminde yol alabilecek kadar kalbinizi sıcak hissedeceksiniz  ve yine kimbilir belki bir gün,suya dalıp gittiğiniz bu gün gibi geçmişe dalacaksınız.





İnsanlar ve dünya değiştikçe bugün içinize ekilen bütün tohumlar ve bütün anılar siz büyüdükçe büyüyecek yarenlik ettikçe yol almanızda etkili olacak,bilirim.
Büyüyün,yükselin,çoğalın..içinizde hep doğa olsun isterim ama en çok da o doğayı yaratanı da içinizde fark edin,görün,sevin isterim..
Ve yine bilirim ki çocukluk gidecek ama geriye mutlaka bir şeyler kalacak,ruhunuzdaki özünüz kalacak çocukluğunuzdan ve böylece yol aldıkça o özünüzle birlikte çamuru toprağı ağacı hatta minik böcekleri dahi görünce ''işte benim çocukluğum böyle birşeydi'' diyeceksiniz..




Ben nasıl ki tarlaların rengini,çeşmelerden akan suyun serinliğini,şeker su ve limon karışımı eşliğinde yenen yemeğin tadını,erik ağacının gölgesinde oturmanın güzelliğini unutamadıysam işte siz de öyle siz de aynen böyle unutmayacaksınız,unutmayın isterim..





O K U
PAYLAŞ: Whatsapp

5 Ekim 2017 Perşembe

Prova&Vatka Günleri


Daha küçücüktüm ben..annem terziydi hala da öyle..yeni evimizin üst katları hazır olana dek giriş katındaki 2 odada kalmaya mecbur kalmıştık..kira ödememe derdi falan..
Bir odası yatak odası ..bir diğer oda ise hem mutfak hem oturma hem de annemin çalışma  odası olmuştu yani dikiş yaptığı yerdi..
Dört metrekarelik bir oda..iki çekyat bir masa bir de televizyon dolabı vardı hah bir de sobamız vardı tabi..
Kardeşimle ikimiz bu çek-yat'larda uyurduk..
Sabahları erkenden çalınırdı kapımız..kahve kokuları ve heyecanlı konusmalar uyandırırdı bizi..
Aynı odada olup da her seferinde ''Uyumak istiyorum artık''diye isyan ettiğim çok olmuştur..
Üst katların bitmesi için uzun uzun dua ettiğim gunler..etmeseymişim keşke!

Kadınlar çarşı pazara veya internet alışverişine alıştırmamıştı henüz ayaklarını,eşlerin kazançları da buna musait değildi zaten çarşının kıyafet satan mağazaların sayısı da azdı o zamanlar..

Modeller,kumaşlar,kurdeleler..ince lastik kalın lastik..büzgüler,payetler,puantiyeliler ha bir de taftalar satenler kadifeler vardı  ..pullar..vatkalar..provalar,burda dergileri veya her hangi bir gazeteden koparılmış bir yaprağın üzerindeki fotoğrafın mankeni..omuz genişliği bel kalınlığı etek uzunluğu.
Hepsi gözümün önünde...
Modellerin çoğu güzeldi aslında ..hepsine severek bakıyordum..

..ve sonra büyük mağazalar açıldı..devasa alışveriş merkezleri..aynı kıyafetin sahipleri arttı..bir kıyafet herkesin kıyafeti olmaya başladı..klonlaşma gibi bir şey,özenti gibi bir şey..

Sanki herkes herkesle kardeş gibi bir şey oldu,sonra daha kötü bir şey oldu.
Zamanla insanların yüzü de birbirine benzemeye başladı ardından hareketleri de ardından hayalleri de.. annem hala terzi ama mahalledeki en eski ve tek terzi,diğer terzilere hele o sımsıcak üç odayı bir alanda barındıran evlere o mahallelere ne olduğunu bilmiyorum..



O K U
PAYLAŞ: Whatsapp