12 Ağustos 2018 Pazar

Okuyalım:Dostoyevski:Suç ve Ceza (Bir Kez Daha)



Suç ve Ceza bir kez daha okundu..
Bu kitap genç kızlık yıllarımda okuduğum ilk kitaptı.
O zamanlar ağır gelmiş pek anlamamıştım.
Henüz ne yara almış ne hayatı tanımıştım.
Oysa şimdi yıllar sonra ve bir çok ruh halini yaşamış biri olarak okuduğumda kendi ruh hallerimi ve ruhsal durumlarımi daha iyi anlayabiliyorum.
İnsan bunu yapıyor işte.
Kendisi maskesini düşüremeyince bir başkasının gerçeğine veya bir yazarın satırlarındaki kahramanına bürünmeyi tercih ediyor ve bu insanın ruh haliyle yola çıkarak kısmen hatalı veya yanlış olsa bile ruhundaki çıkmazları ve acıları fark edebiliyor.
Evet,konuşmamız için değil,artık kendimizi anlatmamız veya anlamamız için bile bir maskeye veya bir katilin kafasındakilere ihtiyaç duyabiliyoruz anlaşılan..

Çare hep ümit etmekte,hayal etmekte.
Dünyanın en kötü insanı olsa bile bir insan..toplumun kurallarına aykırı bir suç işlemiş olsa bile,canını ve ruhunu ancak ümit ederek hayal ederek aydınlığa götürebilir..
Yüreği milyonlarca yerinden çatlamış veya kırılmış biri olsanız bile o çatlaklardan ümit ışıklarını duyma ihtiyacını duyuyorsunuz içinizde..
İnsan aşırı gidebildiği kadar,batabildiği kadar dibe de batabilir.
Ve çoğunlukla bu batışı ve dibe vuruşu daha güçlü daha iradeli bir insanı gün ışığına çıkarır.


Ümit edeceksin katil olsan bile.
Ümit edeceksin herkesi kendi elinle kendinden uzaklaştırmış olsan bile.
Ümit edeceksin yapayalnız kalman gerektiğine kendini inandırmış olsan bile.
Sevgi isteyeceksin,istemiyorum desen bile.

Her davranışımız bu iki kurtarıcı duygu ile yeşerip tekrar can bulur.
Yürüyeceksin çünkü başka çaresi yok bunun..
Yaralarınla yürüyeceksin.
Kendini acıttıklarınla yürüyeceksin.


KISA BASİT VE ANLAŞILIR ALINTILARIN ÖNEMLİ OLMADIĞINI İDDİA EDEMEZ HİÇ KİMSE:

dolayısıyla..


*Doğayı reddediyorlar.Bu sebeplerden dolayıo tarihten hoşlanmıyorlar.Ondan budalalıklar dizisi olarak söz ediyor,orada aptallık,vahşet ve gafletten başka bir şey yok,diyorlar.
Hayattan,yaşamaktan nefret ediyorlar.Bu yüzden de yaşayan bireylere tahammül edemiyorlar.Ryhlarla ise,hiç ilgileri yok.Yaşayan ruh hayat ister.Ruh,matematikçilerin kurallarına uymaz,isyankârdır.
Onların istediği ise,belki Hint lastiğinden yapılmış bir şey.
İtiraz etmez ve matematiğin bütün kurallarına uyar.
Şunu söyleyebiliriz;tek düşündükleri,yeni yollar,binalar,fabrikalar yapmak.Her şey hazır,ama insan ruhu hayata doyamadı,yaşamak istiyor.
Mezarı özlemedi daha..
Doğayı mantıkla yenemezsin.
Mantık,ihtimalleri önceden hesaplar,ama milyonlarca ihtimal vardır.Bunları bırakalım da rahatlık problemlerine el atalım.,böylece çözümlemek yolunda bir adım atmış sayılırız.
Fakat bu çok açık,üstünde düşünmeye gerek yok.
Önemli olan bu..
Düşünmeyeceksin..
Hayatın bütün sırrı,iki kitap sayfasında yazılıdır..

*Bu çağda rahatlık,hayatın amacı olarak gösteriliyor.

*Fırtına sizi kıyıya sürükler ve güven içinde yaşatır.

*Bir gün zorunlu olarak inanacaksınız.Hayat sizi buna zorlayacak.

Suç ve Ceza kitabını henüz okumadıysan oku derim,okuduysan bir kez daha oku derim..
İnsanın ruh hallerini böylesine sürükleyici bir şekilde analiz edip heyecanı hep aynı dozda tutup verebilen başka bir yazar var mı bilmiyorum.
Okurken kendinizi de kahramanların yerine koymak dışında,dönemin durumlarını da iliklerinize dek hissedebilirsiniz..


Kiremithanem
Kiremithanem

”Bu Dünyada Çiçeklere Bakmak İçin Cehennemin Çatısında Yürüyoruz,Haydi Gelin,Çatıya Çıkalım!”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder