25 Aralık 2017 Pazartesi

İstanbul Özlenmez mi Güzelim?

'Sevgisi içimde yaşayıp duran
Nazlı güzellerin şirin İstanbul
Hayali kafamda hükümler süren
Görmez gözlerime görün İstanbul ''

demiş Aşık Veysel ''Sevgisi İçimde'' şiirinde..

Görün be İstanbul,görün gözüme..
Dumanında tütsün bu özlem birlikte dolsun semalara hasret..
Güzel günlerin hasret kokusu koksun her yer..
Kavuşmak koksun her yer..
Ana koksun..anaç olsun her yer..
Sen bana vatan,sen bana kucak ol istersen..
Yeter ki görün bana İstanbul..deyip İstanbul'dan eski kareler ile klavyenin başındayım yine..ne güzel olurdu sana gelmek..
Mevsimi fark etmez..gelişi fark eder..sana gelmek hep mi güzeldir İStanbul seni anmak özlemek hep mi keder..Ah görün gözüme görün yeter diyerek içimdeki özlemi biraz da olsa bu şekilde hafifletmiş olayım..Özlemişim çok,sevmişim daha da çok..


O yıl İstanbul laleler ile doluydu ve o yıldan sonra takip eden diğer yıllar...ama sanırım ilk kez o yıl böyle çok sayıda İstanbulun bir çok yerinde lalelere rastlamak mümkündü..geç bile osla bu şekidle bile olsa lalelerimize sahip çıktığımız için mutluyum..
Yeni inşa edilen 3'ncü Havalimanının yanılmıyorsam Hava Trafik Kontrol Kulesine de lale şekli verildi ve bu yönde ödül bile kazandı dolayısıyaa bize ait olanlara sahip çıkmak umut verici..

Her ne kadar Batı tarihimizin bir çok olayını değiştirmiş olsa da bu gayretlerini sona erdirmek yine bizim çabalarımzıla mümkün..okumakla mümkün gündemimize taşımakla mümkün,bilinçlendirmekle mümkün..
Evet insanımızın büyük bir kısmı her şeye kolayca kanacak inanacak kadar saf (temiz anlamında) tarihimizi bu şekidle bile gündeme taşımak ve onlara ecdadımızın neler başardığını öğretmek gelecek nesiller için de büyük bir adımdır...
Bu tür yapıları görünce çok heyecanlanıyorum çok ümitleniyorum ''Uyan Türk Uyan'' diyorum..''Benzerin Yoktur Dünyada'' diyorum..daha neler diyorum Allahım..bu göğüsleri iman dolu zatlar hürmetine Türkleri tekrar şerefli ve güçlü kıl inşallah..(Amin..)



Historia otelinin acilen tadilata girmesi gereken odalarının iç durumunu unutturan güzel bir Boğaz manzarası karşıladı bizi..küçük balkonları vardı bu otelin..burada kahve içmek oldukça güzeldi..tam altımızda da sanırım Kum kapı vardı ve o mahallenin sesleri ve çocukları ve seyyar satıcılarını izlemek İstanbulu izlemek gibiydi..


İstanbula gelen zamanını elbette otelde geçirmez ama gerçekten eski olmasına rağmen zaten isminden de anlaşılıyor otel çok güzeldi yine gitsem yine ona giderdim..kahvaltıyı güzel bir bahçede yapmıştık..turist sayısı yine çoktu ama güzeldi..bahçe yapay değil gerçekti ve bu mekanı daha da samimi kılmıştı..ama gezilmeliydi bir kez daha İstanbul otelde kalmak akıl işi değildi..

Sultanahmetten Eminönüne doğru yürüdük..zaten mesafeler çok kısa bir çok şeyi görmek mümkün Sultanahmet meydanında..Eminönü her zamanki gibi kalbalık ama öğle vaktiydi ve namaz kılınacaktı..Yeni Camii'nin arka sokağında bir türbeye denk geldik daha evvel fark etmediğim bir mekandı.


İstanbul Eminönü'nde Yeni Camii'nin hemen yanında yer alan Turhan Hatice Valide Sultan Türbesi.
 Türbeyi ziyaret etme imkanımız oldu ancak tarihin sadece bir kısmını ayak üstü ''okuyarak'' anlamak elbette ki mümkün değil.

Bu türbede 5 Osmanlı Padişahı medfundur. Sultan IV. Mehmet, Sultan II. Mustafa, Sultan III. Ahmet, Sultan I. Mahmut ve Sultan III. Osman’dır. Safiye Sultan’ın 1598’de yapımını başlattığı camii Hatice Turhan Sultan tarafından tamamlanmıştır. Yeni Cami’nin güneyinde yer alan türbe ile cami arasında bir yol geçmektedir. Türbe Valide Sultan adına yapılmışsa da, daha sonra buraya oğlu Sultan IV. Mehmet ve üç Osmanlı Padişahı daha gömülmüştür. Hatice Turhan Sultan, Sultan İbrahim’in eşi, Sultan IV. Mehmet’in de annesidir. (Kaynak:Tas İstanbul)


Sanatımızın kapılara yansıması dikkatimi çekti..kapılar oldum olası dikkatimi çeker..her kapı farklı dünyalara açılır izlenimini uynadırır bende.




Ama bu türbedeki bebek mezarlar daha çok dikkatimi çekti..sayıca çok olan ölü bebeklerin mezarları çok düşündürdü beni..bu yaşları birbirine yakın olduğu belli olan bebekler nasıl öldü?..

Türbede toplam 44 mezar bulunmaktadır.Duamızı ettik ve çıktık.



Yollarda dolaşmak her zaman keyif verici..Türkten çok turistlere rastlıyoruz ama olsun sonuçta bu bölge artık turistik bir bölgedir..buna itirazımız yok..


Şirin oteller gördükçe eski İstanbul havası esiyor sanki..buraları cafe veya otel olmadan önceki hallerini araştırmak siterdim,bu mekanların sahipleriyle konuşmak yapıların geçmişleri hakkında bilgi toplamak isterdim ama iki günlüğüne gitmişim buna nasıl vakit bulurum ki ..isteğimle kalmış yoluma devam etmişim..


Eminönü hep mi güzel hep mi kalabalık hem mi balık kokulu ve dumanlı...


Pierre Lotti'ye kadar uzandık..çay bahçesinin çay ocağına girdim duvarlar çini ile kaplıydı ocağın bir çok objesi bakırdandı tarih kokuyordu bir fotoğraf çekildim hiç güzel çıkmadı ekleyemiyorum ama ortam çok güzeldi..

Yanlış hatırlamıyorsam Hediyelik Eşya satılan küçük bir yer vardı tam hatrımda kalmamış çay ocağının içinden mi geçip gördüm yoksa farklı bir yerden mi bilemiyorum ama güzeldi..satılıktı sergilenen bir çok şey..


Buradan İstanbul'un çok eski bir gravürünü satın almştım..siyah beyaz solgun bir tablo...eve döner dönmez çerçeveletmiştim..fotoğraf çok eski.


Nefis şeyler vardı burada İstanbul'a bir dahaki gidişimde mutlaka tekrar uğrayıp yeni bir şeyler almayı isterim..bakalım,nasip.


Sanırım Eyip mezarlığı olmadı...teleferikten çekmiştim mezarların üstündeki pembe ağaç hayatın devam ettiğini gösteriyor..


Taksime geçmiştik sonra..Mizah Festivali vardı..cadde yine cıvıl cıvıl müzkli danslı ve şendi..Tramvay süslenmişti mizahi panolar vardı renkli insanlar vardı..

İstanbul herhaliyle güzeldi..her semti güzeldi..daha o kadar çok yeri var ki henüz keşfetmediğimiz çünkü eminim İstanbulda yaşayanlar bile bu yayında daha evvel bilmedikleri şeyler olduğunu düşünecekler ve yaşadıkları bu büyük şehrin asla hiç bir zaman tam anlamıyla keşfedilemeyeceğini anlayacaklar..

Ben İstanbul'a doyamadım cancağızım..bi daha mı gitsek ...Gülhane parkında dolaşsak..Sarayburnunda o eski demliklerden alıp çaylar mı içsek Boğaza karşı..yoksa hala durur mu bilmem Limonlu bahçe'de kahvaltı mı etsek ayaklarımızın altında dolaşan kaplumbağalar ile birlikte..biraz maydanoz biz yeriz biraz onlar..

Cihangir sokakları arada bir karşıma çıkan denizi selamlamayalı ne çok oldu...ve hayır uğruna yapılmış ama hayrın akması ve yayılması için artık akmayan isimsiz çeşmeler bekler mi acaba beni?..

İstanbul onu seveni,onun hasretini çekeni hatırlar mı?..acaba..
Ne kadar oldu görmeyeli ne kadar oldu İstanbul kokmayalı..






Kiremithanem
Kiremithanem

”Bu Dünyada Çiçeklere Bakmak İçin Cehennemin Çatısında Yürüyoruz,Haydi Gelin,Çatıya Çıkalım!”

14 yorum:

  1. "Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul
    Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiç bir yer
    Ömrüm oldukça gönül tahtıma keyfince kurul
    Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer
    Nice revnaklı şehirler görünür dünyada
    Lâkin efsunlu güzellikleri sensin yaratan
    Yaşamıştır derim en hoş ve uzun rüyada
    Sende çok yıl yaşayan, sende ölen, sende yatan"

    Yahya Kemal de ne güzel anlatmış değil mi İstanbul'u. Bir de eski İstanbul'u bulabilseydik. Güzellikleri tüketmeseydik.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yabancılar tarihlerinin ve hatta yeni yapıların dahi bakımını çok çok büyük bir itina göstererek yaparlar bizdekiler kadar değil üstelik sahip oldukları şeyler..üzücü ama gerçek.
      Şiirler yetmez İstanbul'a ama mest eder yine de.

      Sil
  2. bakk yaa öyle bir anlattın ki istanbul'da olduğum halde bende özledim :)öznur dedim çık bir bak,sevgi abla içinde bak :) ama daha benim gitmediğim o kadar çok yer var ki seninde dediğin gibi asla tam anlamıyla keşfedemiyicez..bazen sıkılsam da her zaman söylerim başka yerde yaşıyamam her halde :) sende en yakın zamanda gelirsin ve bu hasret biter inşAllah..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sen daha Galatasaray kulesine gidecektin dimi?..
      Balat tarafında değilmiş bildiğim kadarıyla ama yaklaştın😘😘

      Sil
    2. eveettt :) yavaş yavaş adım atıyorumm :)

      Sil
  3. Pierre lotti vazgeçilmez manzarası var hayran kalmıştım. teleferiğe binmiştik. Solumuzda istanbul sağımızda mezarlık hem eğlenmiş hemde bol bol düşünmüştüm. Heyecanlıydı. Gezip gördüğüm heryerini özlüyorum. Tatlış kafeler türbeler çiçekler böcekler çok güzel hepsi hepsi:))) hatırlattın saol:)))

    YanıtlaSil
  4. Ne kadar güzel bir anlatım olmuş öyle insanın içini ısıtan bir yazı olmuş İstanbul Ah o Şehr-i istanbul adına binlerce şiirler yazılan dilden dile dolanan gözden göze deyen O Şehr-i İstanbul her haliyle güzel bir gelin gibi edası olan İstanbul ...Akla İlk gelen En çok sevdiğim Şiiri de bırakayım buraya ....NE Diyordu Orhan Veli Kanık ...İstanbul`u dinliyorum, gözlerim kapalı
    Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
    Yavaş yavaş sallanıyor
    Yapraklar, ağaçlarda;
    Uzaklarda, çok uzaklarda,
    Sucuların hiç durmayan çıngırakları
    İstanbul`u dinliyorum, gözlerim kapalı....Emeğine yüreğine sağlık canım benim Sevgiler ..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benzeri olmayan şiirlerimizden paylaştığın iyi oldu❤
      Okuduğun yorumladığın için ben teşekkür ederim.

      Sil
  5. Hadi gel de birlikte gezelim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kızlara oğlanlar baksın🙃

      Sil
    2. Baksınlar tabi, işleri ne :)

      Sil
  6. Memleket hasreti gibi burun sızlatanı yoktur sanırım... İnşallah yakın bir zamanda gelirsin ♥

    YanıtlaSil