16 Kasım 2017 Perşembe

Gurbet Rengi-Muhacirler



Akşam üzeri kanallar arasında dolaşırken yine TRT Diyanete demir attım.
Muhacir belgeseli vardı.
Dış cephesi beyaz,bahçesinde hamak sallanan bir evin önünde sohbet eden biri genç biri orta yaşlı bir kadın yanlarında da kucağında 4-5 yaşlarında bir kız çocuğu olan bir adam vardı.

Masanın üzerinde yanlış hatırlamıyorsam vişneler vardı.
İki kadın Halep ile ilgili konuşuyordu adam da arasıra onlara katılıyordu.
Orta yaşlı kadının yüzünden tebessüm eksilmiyordu,hani yapmacık desem yapmacık olamazdı çünkü yüzünden bir saniye olsa silinmedi,yapmacık olsa silinirdi arasıra.

Orta yaşlı kadın artık Halep'te taş üstünde taşın kalmadığını,insanların herşeyini bırakıp gittiklerini anlatıyordu.Küçük kız çocuğu da onları dinlerken arasıra masadaki vişnelerden yiyordu.
Bu insanlarda nasıl bir ümit nasıl bir iman var bir kez daha şaşırdım.
Topraklarını özlediklerini,savaştan kaçtıklarını ve Allah'a olan inançlarını dile getirirken o nasıl bir algı biçimidir nasıl bir bakış açısıdır anlamış değilim..

Anlatılanlar beni her zaman duygulandırır ve bazen bu belgesel karşıma çıksa da izlememeyi tercih ediyorum.
Ağlıyorum.
Kadınları dinlerken özellikle..
Savaştan kaçarken evde yaşadıkları son anları anlatırken,son yaptıkları şeyleri anlatırken ağlıyorum.
Hazırlıksız bir şekilde apar topar çocuğu yatağından çıkararak veya oynadığı bir oyundan keserek tutup evden çıkarmak ne kadar sert bir şey olabilir.

Bu insanlar başka bir ülkeye taşınmak için hazırlık yapmamış örneğin bizim gibi,önceden yardım edebilecek kişilerle irtibata geçmemiş,kalacakları yeri bulmamış kısaca bizim yaptığımız gibi yeni bir hayata adım atmamıştı yine de öyle ümit dolu konuşuyorlar ki insan kalakalıyor ekranın karşısında.

Kadınlar.
Ve çocuklar
Ve gözler.

Tebessüm ve dualar..onların bir çok duygusunu anlayabiliyorum.Biz savaştan kaçıp gelmedik buralara ama o yabancılık hissi,o alışma süreci o kendini hiç bir yere uygun görememe durumlarını yaşadık.

İkinci el eşya kullanmanın başkasının verdiği yastıklara baş koymanın başkasının yorganıyla örtünmenin nasıl bir şey olduğunu biliyorum.
Penceredeki manzaranın verdiği hüzün ve yemek yapmak için bulamadığın alışık olduğun melzemelerin yokluğu ve ayağının alıştığı komşularının yokluğu ve esnafın sıcaklığı hatta ve hatta o görünmez bizi birbirimize bağlayan kavga ettiğimiz halde bile iki dakikada onarılan bağımızın yokluğu bile acı veriyor insana..

Şükrediyorlar Allah'a ve Türk halkına minnetlerini dile getiriyorlar.

Türkiye'de iken bir çok kişi onların varlığından rahatsız olduklarını işittim.Suçların artmasını da onlara atfedenler vardı.
Ben de kendi kendime tüm bunları düşünürken dedim ki;Onlar gelmeden hiç suç yok muydu Türkiye'de?
İnsanları ntümü dürüst müydü kimse mi sahtekârlık yapmamış kimse mi kimseyi aldatmamıştı?

Çok mu temizdi çevre ve kusursuz bir hayat mı yaşıyorlardı o zaman insanlar?..
Yoksa Suriyelilerin yani muhacirlerin varlığı tüm bu suçları birine yığmak için birine atmak için uygun bir kitle gibi mi göründü gözlerinde?..

Minnet duygusunu biliyor mu konuşanlar,böyle konuşanlar?
Bir insanın küçücük bir yardımı bile seni o insanın avuç içini öpmene iten o minnet duygusunu hiç yaşadılar mı acaba?

Hiç yurtlarından ayrıldı mı öyle konuşanlar?
Başka topraklarda sevdiklerinden uzak en sevmediğim dediklerini özleyecek kadar hasretlik hissettiler mi acaba?

Göçenlerin,topraklarından ayrılanların artık ortak bir duygusu ortak bir rengi var diye inanıyorum.
Herşeyi yerle bir eden bir fırtınanın ardından beliren gökkuşağının altında toplananlarvar artık.
Tek rengi vardır bu gökkuşağının o da gurbet rengi.





Kiremithanem
Kiremithanem

”Bu Dünyada Çiçeklere Bakmak İçin Cehennemin Çatısında Yürüyoruz,Haydi Gelin,Çatıya Çıkalım!”

1 yorum:

  1. İçim acidi okurken.zaten onlari gordukcede hep icim aciyor.ama oyle yapma degil burds yazip unutulan bir aci degil hissettigim baya kalbime bir bıçak saplamislar gibi nefesimi kesen bir aci bu.oyle zamanlar varki uyuyamadigim sabahlara kadar evin icinde kivrandiran bir aci...bir donem esimin tv.yasaklayip bakmayacaksin aglamsyacaksin takmayacaksin kafana diye ambargo uygulattigi bir aci..
    Halada sancisini cekiyorum ne kadarda zordur o savasta bir kadin olmak.hadi cocuksun zaten zor elbette ama anne baban olmediyse vayahutta birisi bari yanindaysa şansliyim dersin etegine basini yaslayinca belki agrin acin diner eline bir kuru lokma tutustursalar veyahutta camurda bir cubuk bulsan oynar sevinirsin...bilirsin aciksanda susasanda basinda bir annen var nasilsa seni korur nasil olsa karnini doyurur..

    Peki ya o anneleri kim koruyacak.kim Allah c.c tan korkmayip bir lokma vermese karinlarini doyuracak..yurt yok yuva yok en basiti kadiniz yahuu ayda bir hafta izinliyiz diyelim bu en mahrem ihtiyacini bile temin edecek luksun yok.bir ekmek parasi verseler bunun icin kapi arkasina çekecek kadar senin acligindan fayda saglamayi dusunecek kadar aciz ve zavalli yaratiklara kim muhtac olmak isterki.pecelerinin altindan sadece gozlerini gordugumde yuzune bakmaya kiyamayacagim hanimlarin defalarca trafikte otoyolda 1 tl.icin kucagindanki bebegine bir sut parasi toplayabilmek icin kac adamin tacizine ugradigini kac kez aglayip bu hallerde caresiz kaldigimi hatirladim yeniden..

    Malesef guzel memleketimde guzel insanlar kadar menfaatci insanlarda cok var.firsatcida cok kendini bilmezde..Allah c.c o firsatcilara firsat vermesin dilegim duam budur..

    Hamile karisini ve iki yasindaki oglunu turkiyede iki eskiyanin katlettigi suriyeli bir baba malesef ben karimi ve cocuklarimi savastan korumak icin turkiyeye getirip buraya sigindim evet savastan korudum ama namuslarini ve kendilerini koruyamadim keske savasta olselerdi dedigi gunlerce cikmadi kulagimdan ve hala o hanimin tabuttaki yuzu gozumun onunde.cunku gunlerce seyrettim defalarca baktim o yuze.her baktigimda insanligimdsn utanarak baktim onun kendisini kurtardigini yattigi yerden gidecegi yeri seyrederek huzur buldugunu ahiretini kazandigini dusunerek ya bizlerin nasil kendisini kurtaracagini defalarca dusunerek baktim gunlerce o yuze ben

    Sanki gene mektup oldu gibime geliyor.napayim bacim nerde yurek yaram varsa onlari bulup yaziyorsun icime gomup bosverde diyemiyorum iste boyle agla agla otur

    YanıtlaSil