13 Kasım 2017 Pazartesi

Bir Karınca Ne Kadar Muhteşem Olabilir?


Bir karınca yuvasına günde 2.400 böcek taşır.

* Dört satır okuduğunuzda dünyada 40 insan ve 700 milyon karınca doğmakta, 30 insan ve 500 milyon karınca ölmektedir.


* Karınca boyu 0.01 ile 3 cm arasında değişen, ağırlığı 1 ile 150 miligram arasında, sperm hücrelerinin sayısına göre dilediği kadar yumurtlayan, herşeyi yiyen ve nüfusu milyarların çok ötesine varan bir böcek türüdür.

* Karıncalar dünyamızın 150 milyon yıl önce doğan ilk bilinçli hakimleri ve ilk toplum kuranlarıdırlar.


* Karıncanın aerodinamizmi mükemmeldir. Her eklem mekanik bir harikadır, Deri ve kabuk kısımları sanki bir bilgisayarın yardımıyla yerleştirilmiştir. Üçgen kafası havayı deler, uzun ve bükülebilen bacakları toprakta yürürken bedenin rahat bir şekilde yaylanmasını sağlar sanki spor bir otomobil gibidir. Pençeleriyle tavanda yürüyebilir, gözleriyle 180 derecelik bir çevreyi görür.

Antenleriyle bizim göremediğimiz binlerce bilgiyi ve uç kısımlarını çekiç gibi kullanır. Karnı keseler ve boşluklarla doludur, oralarda gerekli maddeleri stok eder. Çeneleriyle keser, sıkıştırır ve yakalar. Bedenindeki muazzam boru sistemi kokusal haberlerin depolanmasını sağlar.



* Arjantin karıncaları ilk kez 1866´da Buenos Aires´de görüldüler. 1891´de ABD´de, 1908´de Güney Afrika´da, 1910´da Şili´de, 1917´de Avustralya´da ve 1920´de Fransa´da ortaya çıktılar ve Fransa´nın güneyinde ortaya çıkar çıkmaz yöredeki tüm yerli karıncalara karşı savaş açarak onları yendiler. 1960´da İspanya´da, 1967´de Roma´da görüldüler, 1990 sonlarında ise kuzey Avrupa´ya doğru yayıldıkları belirlendi.


* Karıncalar insanlardan daha kalabalıktırlar. Daha çok siteleri vardır ve çevreye daha uygun yuvalarda yaşarlar. Hiçbir insanın yaşayamayacağı kuru, buzul, sıcak veya nemli bölgelerde yaşarlar.


* Karıncaların bulunmadığı 1 km2´lik bir toprak parçası yoktur.

Karıncalar da insanlar gibi, iyi bir ev bulmak için “emlakçıya” başvuruyormuş.
Bristol Üniversitesinin araştırmasına göre, bir koloni göçeceği zaman önceden, iyi bir yuvanın nasıl olacağını bilen kaşifler gönderiyor. “Emlakçı karınca”, içgüdüsel olarak yerleşilecek doğru yuvanın neresi olduğunu biliyor ve yuvayı bulduğunda da bu seçimini diğer karıncalara kabul ettirmeye çalışıyor.



*İngiliz bilim adamları, karıncaların yuvalarının içinde konuştuğunu ifade ediyor.

İngiliz gazetelerinde yer alan habere göre, yuvaların içine minyatür mikrofon ve hoparlör yerleştiren araştırmacılar, kraliçe karıncanın işçi karıncalara yönelik sesini kaydedip tekrar çaldı. Oxford Üniversitesi'nden Jeremy Thomas, kraliçenin sesini çaldıklarında işçi karıncaların antenleri havada ve çeneleri açık saatlerce hareketsiz savunma durumunda beklediklerini kaydetti. İngiliz bilim adamı, "En önemli keşif, değişik seslerin karınca kolonisinin değişik tepkilerine yol açması' dedi.
Araştırma Science dergisinde de yayınlandı.


1400 kusur sene evvel Kuran Neml suresinde bu bilgi zaten vardı:

''27/17. Süleyman'ın cinlerden, insanlardan ve kuşlardan müteşekkil olan ordusu toplandı. Hepsi toplu olarak gidiyorlardı.
27/18. Sonunda, karıncaların bulunduğu vadiye geldiklerinde bir dişi (kraliçe) karınca: "Ey karıncalar! Yuvalarınıza girin, Süleyman'ın ordusu farkına varmadan sizi ezmesin" dedi.
27/19. Süleyman, onun sözüne hafifçe güldü ve: "Rabbim! Bana ve ana babama verdiğin nimete şükürde, hoşnut olacağın işi yapmakta beni muvaffak kıl. Rahmetinle, beni iyi kullarının arasına koy" dedi.''

PEKI YA KARINCALARIN YUVALARI?
ONLAR NE KADAR MUHTEŞEM OLABİLİR?



Görselde yer alan yapı,karıncalar topluluğu tarafından inşa edilen bir yuvanın içidir..Sıvı alüminyüm doldurularak yuvanın elle tutulur gözle gözrülür hale getirilerek bu muhteşem tasarım ve ilhamı tefekkür etmek her müslüman için faydalı olmaz mı?..belgeseli izlediğim günden bu yana aklımdan gitmeyen bu görüntüyü aşağıda paylaştığım videodan aldım..sıradan diye düşündüğümüz gözle görünmeyen ve çoğu zaman ayaklar altında ezilen bu canlılara böyle bir düzeni böyle bir taksimi kim ilham ediyor..



Resme baktıkça böyle bir çalışma ancak çok tecrübeli bir mühendis tarafından tasarlanabileceğini düşünmeden edemiyorum..tek bir beyin tarafından..bir karınca böyle bir beyne böyle bir birikime böyle bir zekaya sahip olabilir mi?




Bir karınca şehrinin yavaş yavaş gün yüzüne çıkışını izlemek için tıkla:Giant Ant Hill Excavated

Karıncalar, cisim itibariyle küçük ve basit gibi görünmelerine rağmen, içlerindeki hayat onlara öyle bir kıymet ve genişlik vermektedir ki, hayatı olmayan dağları ve galaksileri sanat itibari ile geride bırakıp "süper organizmalar" tabirini hak etmektedirler.


Aşağıda eklenen şemada yuvanın iç kısmı ve bunların işlevi hakkında madde madde bilgiler yer almaktadır...

1. Hava savunma sistemi

Karıncaların en büyük düşmanlarından biri kuşlar. Bir kuş yuvaya yaklaştığı zaman, savaşçıların bir kısmı yuvanın ağzında karınlarını hemen havaya doğru çeviriyorlar ve kuşlara doğru bir asit maddesi püskürtüyorlar.

2. Solaryum


Güneye bakan bu odada ana kraliçenin yumurtaları olgunlaşıyor. Odanın sıcaklığı genellikle 38 derecede sabit kalıyor.

3. Ana giriş ve yan girişler


Bu girişleri "kapıcı" karıncalar koruyor. Tehlike anında düz kafa-larıyla kapıların girişini kapatıyorlar. Koloninin diğer sakinleri kapıdan girmek istediklerinde, kapıcı karıncaların kafasına antenleriyle özel bir ritimle vuruyorlar ve kapıcı karınca da girişi açıyor. Bu ritmi unuttukları takdirde koruyucu karıncalar tarafından oracıkta öldürülüyorlar,

4. Hazır odalar


Karıncalar, yuva inşa ettikleri yerde eskiden kalma bir yuva bulurlarsa, bulunan eski yuvanın sağlam kalmış odalarına da el koyuyorlar. Böylece sitenin tamamlanmasında önemli ölçüde zaman kazanıyorlar.

5. Depo-mezarlık


Karıncalar, bu odalara, topladıkları tahıl tanelerinin tüketemedikleri kabuklarını ve ölen diğer karıncaların cesetlerini koyuyorlar.

6. Muhafız birliği odası


Buradaki asker karıncalar 24 saat alarm halindeler. En küçük bir tehlike durumunda hemen harekete geçiyorlar. Formlarını korumak için zaman zaman aralarında turnuvalar düzenliyorlar.

7. Dış yalıtım


Çalı-çırpı ve küçük dal parçacıklarından oluşan bu yalıtım, yuvayı sıcaktan, soğuktan ve yağmurdan koruyor. Yalıtım tabakasının azalıp azalmadığı işçi karıncalar tarafından sürekli denetleniyor.

8. Emzirme odası


Emzirici karıncalar karınlarından şekerli bir sıvı salgılıyorlar. Yetiştirici karıncalar ise antenleriyle onların karınlarını delerek bu sıvıdan yararlanıyorlar.

9. Et ambarı


Böcekler, sinekler, çekirgeler ve düşman karıncalar öldürüldükten sonra ambarda saklanıyorlar.

10. Tahıl ambarı


Büyük parça tahıl taneleri "değirmenci" karıncalar tarafından öğütülüp küçük tabletler haline getiriliyor. Daha sonra kış aylarında bunlardan ekmek olarak yararlanılıyor.

11. Kurtçuk ve nimfalar için kreş


"Hemşire" karıncalar yavru karıncaları hastalıklardan korumak için antibiyotik özellikler taşıyan tükürükleriyle yalıyorlar.

12. Kış odası


Kasım ayının başında kış uykusuna yatıp mayısta yeniden uyanan karıncalar, uzun kış mevsimini bu odada geçiriyorlar. Uyandıklarında da ilk iş olarak bu odayı temizliyorlar.

13. Merkezi ısıtma bölümü


Yaprak parçacıkları ve çalı-çırpıların burada birbirleriyle harmanlanması belli bir ısı sağlıyor. Bu ısı tüm yuvaya 20 ile 30 derece arasında değişen bir sıcaklık veriyor.

14. Kuluçka odası


Ana kraliçenin yumurtaları, yumurtlama sırasına göre bu kuluçka odasında istif ediliyor. Daha sonra buradan alınıp zamanı geldiğinde solaryuma taşınıyor.

15. Kraliyet odası


Ana kraliçe bu odada yumurtluyor. Bu odada sürekli kendisini besleyen ve odanın temizliğini yapan yardımcılar bulunuyor.

(Focus, Ekim-1996)

Biraz daha bilgi:

Karıncaların ilham kaynağı olan davranışları şunlardır:

Koloni hâlinde yaşayan karıncalar, yiyecek bulmak için, ilk olarak öncü karıncaları çevreye tek başlarına gönderirler. Öncüler, etrafı araştırarak uygun yiyecek kaynağını bulmaya çalışır.
Öncülerden biri yiyecek bulduğu takdirde, koloniye geri dönerken, feromon isimli molekülleri etrafa yayar, böylelikle arkasında hususi koku izi bırakır. Aynı yiyecek kaynağını keşfeden başka bir öncü karınca, daha kestirme bir yol bulmuş da olabilir. Yiyecek kaynağını başarıyla bulan öncü karınca geri dönerken, en kısa yoldan dönmemiş de olabilir.

Hattâ 3-4 öncü karıncanın her biri, farklı bir kestirme yol da bulabilir. Peki, kolonidekiler, hangi öncünün kestirme yolunu izleyecektir? Bu durumda kolonideki diğer karıncalar, karmaşık ve uzun yollarla yiyeceğin kaynağına gitme durumuyla karşı karşıya kalabilir. Ama kestirme yollardaki kimyevî koku izleri, düzenli olarak yenilenir ve bu sayede de karıncalar daha belirgin izi olan, yani daha çok tercih edilen yolu kolayca anlar.

Az tercih edileni değil, çok tercih edileni, yani güçlü feromen kokusu aldıkları yolu tercih ederek, uzun yollardan yiyecek kaynağına gitmek mecburiyetinde kalmazlar.
Karıncaların kullandığı bu çözüm plânının benzeri, zaman alan karmaşık bilgisayar problemlerinin çözülmesinde de kullanılmaktadır.2 Bu çok tercih edilen ve güncellenen feromen izi sayesinde diğer karıncalar da, zaman ve enerjilerini israf etmeden, doğrudan yiyecek kaynağına yönelir.

Mühendisler, bilgisayar ortamında oluşturdukları sa­nal karıncaların davranış ağlarına bakarak, bazı problemleri daha kolay çözebilmektedir. Haberleşme ağlarında kullanılan yönlendirici sinyallerin en kısa rotadan gönderilmesi, trafik sıkışıklığının önlenmesi, bunlara çarpıcı misâllerdir.



SubhanAllah...


Kiremithanem
Kiremithanem

”Bu Dünyada Çiçeklere Bakmak İçin Cehennemin Çatısında Yürüyoruz,Haydi Gelin,Çatıya Çıkalım!”

2 yorum:

  1. Karıncalar her haliyle ibret alınması lazım olan varlıklar.. İnsan düşündükçe hayret ediyor.
    Karıncalar hakkında güzel bir yolculuk yapmış olduk. Teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Videoyu izlediniz mi bilmiyorum hayret vericidir..küçücük bir yuvanın içi bile ayrı bir alem..
      Ben teşekkür ederim.

      Sil