8 Kasım 2017 Çarşamba

Babalara Ne Oldu:2


Adam arabadan iniyor.
Çocuğun yanına gidip kemerini çözüyor,çocuk arabadan iner inmez parka doğru çoşku ile koşuyor.
Adam arabanın kapısını kitliyor,biraz geriye çekiliyor tekerleklere bakıyor sonra diz çözüp tekerlekteki bir kiri temizliyor elinin tersiyle..

Sonra arabanın önüne geçiyor uzaktan şöyle bir bakıyor sağına bakıyor soluna bakıyor arabanın ve nihayet parkta oyuna dalmış çocuğun yanına elleri cebinde yürümeye başlıyor.

Çocuk tırmanıyor tepetakla atıyor kumlarla oynamak için sopalar topluyor çırpılar seçiyor yapraklar alıyor..
Baba çocuğun yanında,ayakta,bir eli cebinde bir eli de..telefonda..
Çocuğun incecik sesini işitiyorum..

-Baba,bak yol yaptım
-Baba,bak pasta yaptım
-Baba,bak ne kadar yükseğe çıktım
-Baba,bak dengemi nasıl sağlıyorum baba düşmüyorum en tepelere çıktım baba bak..

Baba bak
Baba bak
Baba bak

Babanın cevabı ise her seferinde aynı.

-Çok güzel
-Çok güzel
-Çok güzel

Ha bir keresinde de aferin dedi..
Çocuk her seferinde gözlerini kaldırıp babasının gözleriyle buluşmak istedi,her seferinde hissettiği sevinci babası da hissetsin istedi,başardıklarını görsün istedi,onun gibi heyecan duysun istedi.

Baba yine aynı cevap.

-Çok güzel

Çocuk kendi haline oyuna dalamıyor,baba parkın sınırları içinde bir gidip bir geliyor tembel adımlarla bir eli cebinde diğer eli telefonda gözü telefonda dünya telefonda,ilginin tümünü o telefon kısaca emmiş durumda..arada bir başını kaldırıp çocuğa bakıyor iki saniye bile sürmeyen kısa bir tebessüm edip avucundaki dünyaya dönüyor.

Çocuk sonunda yoruluyor..ama oyundan değil.Babasının ilgisini çekemediği için yoruluyor.Uğraşmaktan yoruluyor başaramadığı için yoruluyor küçücük bir cihazın çocukluğunu yerle yeksan ettiği için üzülüyor ve kabulleniyor babasının davranışını,körlüğünü ve başını eğip elindeki kuru dal parçasını yere atıp babasının yanına gidiyor.

Dibindeki çocuğun coşkusunu,oynamak için çığlık çığlığa davetçi sesini işitmiyor,babanın ilgisini ne kumdan kaleler ne en üste tırmanmalar ne de salıncakla yükseklere çıkışlar çekmiyor..

Baba kendini dakikalarca telefonla eğlendirdikten sonra,çok sıkıcı bir iş yaparmış gibi ilgisiz davrandıktan sonra,oyuna katılmayı hiç ama hiç düşünmedikten sonra rahatlamış ve gururlu bir şekilde telefonu cebine koyuyor..çocuğu elinden tutup arabaya bindiriyor.

Çocuğu parka götürme görevi böylece başarıyla(!) sonuçlanmış oluyor.




Kiremithanem
Kiremithanem

”Bu Dünyada Çiçeklere Bakmak İçin Cehennemin Çatısında Yürüyoruz,Haydi Gelin,Çatıya Çıkalım!”

3 yorum:

  1. Çok güzel, çok anlamlı bir yazı. Sorumluluklar ve zorunlulukları düşündürdü bana...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle babalar da var ne yazık ki.
      Teşekkür ederim Makbule hanım.

      Sil
  2. Bu yeni bir şey değil. İnsanına göre değişiyor.
    Yine iyiymiş bu baba. Ben beraber parka gittiğimi de bilmem.

    YanıtlaSil