13 Ekim 2017 Cuma

Okuyalım:Zamanın Kıymeti


Hızlı geçen günlerin hesabını tutmak ne mümkün..haftalar değil aylar su gibi akar oldu,gündem sürekli gün içinde defalarca renk değiştirir..peki bu hal bize ne sağlar,ne katar...

Düşünmeye biraz vaktimiz var mı?..

Buhari Sahih'inde;

''Aziz ve Celil olan Allah,altmış (60) yıl yaşatıp ölümünü geri bıraktığı kimsenin (kendisini tanıması hususunda)hiç bir özrünü kabul etmez.

Allah Resulü (s.a.s);

''Allah kendisine altmış (60) yıl ömür verdiği insanın özrünü kaldırmıştır..

Açıklamamız gerekirse,dünya üzerinde altmış yıl boyunca yaşamış bir insanın Allah'ı tanıma ile ilgili vereceği hesapta özrün kabulu olmayacaktır..

Günlerimizin su gibi aktığı bu devirde belki geçen zaman belki geçen mevsimleri pek önemsemiyoruz,biran duraksayıp yaşımızı düşünürsek,aynı anda bir de çocukluğumuzdan bu güne ne kadar bir zaman geçtiğini düşünürsek,çocukluğumuzun bizden hayalen ve anı olarak çok uzak olmadığını ancak çocukluk ile bugünkü bizim arasında onlarca yıl olduğunu fark edeceğiz.

Sonuç?

Zaman su gibi akıyor.Durdurulamaz.

Alimlerin Gözüyle Zamanın Kıymeti incecik yüzyirmibeş(125) sayfalık bir kitaptır.
Tavsiye üzerine temin edip okumak istedim.Kitap bir süre elime geldi sayfaları aralandı hızlıca göz gezdirildi ama kalbimi açıp da okuyamamıştım.

İnce olmasına rağmen derin bir kitap olduğu anlaşılıyordu ve ben yaz günlerinde kitap okumak için pek fırsat bulamadığım için okumayı sonbahar veya kışa ertelemiştim.

Kitabı bitirdim.Tam olarak hazmettiğimi söyleyemem.

Kitabı birkaç satırda anlatmak benim gibi cahil,bilgisi az bir insan tarafından kitaba tam bir zulüm olurdu.Büyük İslam alimlerinin eserlerini yazdıkları dönemlerden ve zamanı nasıl değerlendirdikleri ile ilgili açıklayıcı noktal ve kıssalar içeren bu kitabı okumak bile belirli bir seviye ve kapasite gerektirir.Okunmasına okunur,okuruz biz çünkü.

Anlayacağımızı sanarak okuruz,bize mutlaka hitap ettiğini düşünerek okuruz ama şu var ki kıymetli bir kitabı çünkü bu çok kıymetli bir kitaptır,anlamak için hak ettiği ruh hali ve kalp rengini bile henüz yakalayamamış derecede toyuz.

En son ümit ölür,ümitvar olmak gerek diyerek kitabı tavsiye edip sarsıcı ve düşündürücü olan bu eserin her müslümanın evinde olması gerektiğini vurgulamak isterim yine de.

KİTAPTAN ALINTI EKLEMEDEN OLMAZ HANİ..

Salih bir zat olan Halife Ömer ibn Abdulaziz de (allah ondan razı olsun) şöyle demiştir:

''Gece ve gündüz,bedenin üzerinde kendi fiillerini icra ediyorlar(seni yaşlandırıyorlar).Sen de onlar üzerinde düşen vazifeni yap.''

BU SÖZ SANA YETER

Hasan-ı Basri:

''Ey,Ademoğlu!Sen günlersin.Bir gün geçince bir parçan gidiyor demektir.''
Düşünceni mühim olmayan ile meşgul ettiğin takdirde,mühim olanı hakir görmüş olursun.Batıl yolda sarf ettiğin malı hak yolda sarf etmek istediğinde çoktan elinden çıkarmış bulunursun.Ahlakı eksik kimselerle ilgi ve alaka gösterdiğin zaman,zora düştüğünde faziletli kimselere teveccüh göstermemenin sıkıntısını çekersin.İhtiyacın dışındaki şeylerle gece ve gündüzünü meşgul etmen durumunda ihtiyacın olanı bir köşeye itmiş olursun.


Hayatımın çok yoğun ve günlerimin çok hızlı geçtiğini yazmıştım yazımın başında.Bu hal kitabı okumadan evvel bana sıkıntı,yer yer sitem etmeme sebep oluyordu.Çocuklar var,yapmak istediklerimi yapamıyorum ki yapmak istediklerim sadece kendime kısa bile olsa bir zaman dilimi ayırmak),elbette onlara öncelik tanımalıyım başka bir seçeneğim zaten yok diyerek erteliyordum her şeyi ve ertelemeye de devam ediyorum hala..öyle olmalı,şimdilik en azından...

Ve anladım ki;çocuklarımla koşuşturmacam olmasaydı ben şahsım adına nefsani şeyler ile ilgili ve içiçe olacaktım.Keyfim için yapıyor olacaktım bir çok şeyi hatta bunu artırmak ve bu alanda daha da keyif alıp nefsimi daha da çok tatmin etmek için çocuklarımın eve gelişinden dahi hoşlanmayacaktım veya zamanımın çabuk geçtiğini düşünecektim..

Oysa,çocuklarımla ilgilenmek ahiret hesabımı kolaylaştırıyor.
Gün içinde ''ne yaptın?'' sorusunun cevabını hazır bulunduruyor.Meşguliyetimin ne olduğu ortada,vucüdumu ve aklımı hangi yönde kullandığım da açıklanmış olurica inşallah.tüm kusur günah ve hatalarıma rağmen.

Allah'a hamd olsun ki bu kitap sayesinde bunun biraz daha farkına varmış oldum hayır tam olarak değil tam olarak anlamak için gerçek anlamda durmak ve düşünmek gerek ki bu nimeti günbegün kaybediyoruz,çocuklarımın biraz büyümesi için dua eden ben bu günlerde onların bana ihtiyacı olduğu için Rabbime şükrediyorum zamanın ve çocuk olmaları biraz daha sürsün diliyorum.Çocuklar büyüyünce daha verimli hem dünya hem ahiretim için faydalı işler ile ilgili olmak bu devirde zor olacağı için şimdiden ileride neler yapılabilir sorularının cevabını aramaya başladım.

Bu yayın yarımdır,eksiktir,kitaba da yazarına da yazık etmiştir belki ama bir ucundan ben tutmak istedim bir diğerinden de zamana değer verip değerlendiremeyen canlar tutsun...bu zaman ve bu telaşe içinde ben bu kadarını yapabildim..

Bereketli olmasını dilerim...


Kiremithanem
Kiremithanem

”Bu Dünyada Çiçeklere Bakmak İçin Cehennemin Çatısında Yürüyoruz,Haydi Gelin,Çatıya Çıkalım!”

6 yorum:

  1. Allah'tan gayri herşey senin putundur diye bir cümle okudum bugün. Vay halimize. Hiçbir şeyi hakikatte kalbine sokmadan sadece yaşamak,kullanmak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kalbimize hiç bir şeyin girmemesi mümkün mü kardeşim?..
      Evi çocuğu bırakıp bir işsiz yere gitmek gerek hoş orada bile şeytan türlü oyunların malzemesi eder bizi.
      Biz Allahın merhametine sığınalım elimizden de ne geliyorsa yapalım zaman zaten başlı başına zor.
      Allaha emanet ol.

      Sil
  2. Keyifli okumaların olsun Sevgiciğim. Allah günahlarımızı affetsin.

    YanıtlaSil
  3. Allah c.c ebeden razi olsun kardesim.en kisa surede edinip o deryaya dalmak istiyorum nasipse..

    Rabb'im ilmini ve ilmimizi artirsin inşAllah..

    Bende yakin zamanda bir cumle okumuştum,"boş bir kafayı şeytan doldurur" yaziyordu..

    Uzerine epey dusunmustum zira bende kafamin hep dolu olmasindan şikayet ediyordum aslinda.yani kafamda surekli uçuşan ev işleri çocuklarimla ilgili eşimle arkadaslarimla ilgili sorular cevaplar sorunlar yapilacaklar yapilmayacaklar uçuşup dururken ibadetlerim sadece bu uçusanlarin arasina sıkıştırılıyordu benim tarafimdan...

    Birkac gun imkan bulup bu sıralamayı degistirdim herseyi serip zamani kendime ayirdim ve olanlara inanamazsin o şeytan gercekten super çalısiyor kafam bos ya oooo nelerle dolduruyor bir bilsen.sonuç???
    Dedimki ben raziyim arkadas benim kafada hep es olsun is olsun ama biseyler olsun.yoksa insan Allah esirgesin kufre duser o derece...

    Nihayetinde her gun ahlanip vahlandigim seylerin aslinda benim için ne buyuk nimet olduklarina vakif olmama sebep oldu bu durum hamdolsun...

    Çok uzattim gene demek istedigim zaten bu beseri mesguliyetler bize imtihan sebebi olarak verilmis zaten.buradaki maksat Allah u alem acaba biz kullarin bu mesguliuetler arasinda ne kadar ne sıklıkta ve ne kadar samimi bir hâl üzere Yaraticimizi hatirlayip hatirlamayacagimiza bakmak..

    Hepsi bir test vesselam

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu durumu hepimiz yaşıyoruz Ayşegül..kafamızı boşaltamıyoruz hatta kafamızın ne ile dolu olduğunu bile anlayamaz olduk..

      Allah razı olsun.

      Sil